ORDU OLAY

ORDU OLAY

Cuma, 11 Ocak 2013 12:43

GENÇ ÇİFT MANGAL KURBANI

Çamaş’ta mangal faciası….
Ordu’nun Çamaş ilçesinde genç bir çift, mangaldan zehirlenerek hayatını kaybetti.
Olay, Ordu’nun Çamaş ilçesi Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilin bilgiye göre, taksici olan Ahmet Küçüköksüz (33) ile eşi Necla Küçüköksüz (32) ısınmak için yatak odalarına bıraktıkları mangaldan zehirlendi. Sabah saatlerinde Ahmet Öksüzoğlu’nun babası Mustafa Küçüköksüz oğlunu telefonla aradı. Oğlu ve gelini telefona bakmayınca eve gelen Mustafa Küçüköksüz, kapıyı açan olmayınca yedek anahtar ile eve girdi. Baba, evde oğlu ve gelininin cesedi ile karşılaşınca hemen polis ve 112 ekiplerini aradı. Olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptıkları ilk incelemede, çiftin ısınmak için kullanılan mangaldan zehirlendikleri tespit edildi.
Ahmet ve Necla Küçüköksüz çiftinin 8 ve10 yaşlarındaki iki çocuklarının ise olay gecesi dedelerinde kaldığı öğrenildi.-İHA-
Fatsa’da KOBİ’leri rahatlatan eski teşvik yasasının yürürlükten kalktığını hatırlatan Fatsa Ticaret Odası Başkanı Karataş, artık bölgedeki firmaların yaklaşık 6 bin çalışanı için daha fazla prim ödeyeceklerini söyledi. 
5084 Sayılı Teşvik Kanunun, 31 Aralık 2012 itibarıyla sona ermesiyle açıklama yapan Fatsa Ticaret Odası Başkanı Tayfun Karataş açıklamalarda bulundu.
Karataş, “10 ve üzeri işçi çalıştıran firmalar bu teşvikten yararlanırken en son 2009 yılında süre üç yıl daha uzatıldı. Bizim ilimiz ve Fatsa’yı da kapsayan ve 49 ilde uygulanan teşvik kalkarsa büyük sıkıntılar doğacaktır” diye konuştu.
 
İş ve istihdam yaratan teşvik sona erdiğinde, eski firmalardan işçi çıkarmalar veya kayıt dışılıklar olabileceğini, firmalar şimdilik işin farkında olmadıklarını kaydeden Karataş, “Ama sigortalılarını beyan etmeye başladıkları anda işin farkına varacaklar, işte o zaman kıyamet kopar. Neredeyse iki misli sigorta primi ödemek zorunda kalkacaklar. Biz Fatsa ticaret odası olarak üyelerimiz bilgilendiriyoruz ama bizim de yapabileceğimiz bir şey yok. TBMM de 5084 sayılı kanunun uzatılması için görev siyasilerde. Yeni iş ve yatırım kuranlarla ilgili teşvik uygulamasının yürürlükte olması, yeni yatırımcı firmalar için olumlu olsa da eski firmaların teşviklerinin kaldırılması çifte standart oluyor. Haksız rekabet oluyor.
 
Teşvikin kaldırılması işsizliğin artması demektir.

Sadece Fatsa bölgesinde işçi çalıştıran firmaların 6 bin çalışanına artık yüksek oranda prim ödemesi yapacaklarını ve bunun firmalara büyük bir yük getireceğini hatırlatan Karataş, devamla şunları söyledi: “Biz Odalar Ve Borsalar Birliği olarak Rıfat Hisarcıklıoğlu başkanlığında konuyu hükümete bildirdik ama bir değişiklik olmadı. Yine de umudumuzu korumak istiyor başta hükümetin ve siyasetçilerimizin yardımıyla bu teşvik uygulamasının uzatılacağını bekliyoruz.” Ordu OLAY/ Yılmaz DERE

Ordu Devlet Tiyatrosu “İstanbul Efendisi” isimli oyunla bugün ve yarın Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.  
Ordu Devlet Tiyatrosu Ocak ayı etkinlikleri çerçevesinde “Bit Yeniği” isimli oyunun ardından “İstanbul Efendisi” isimli oyunla Ordulu tiyatroseverlerin huzuruna çıkacak. Ordu Devlet Tiyatrosu Ocak ayında sırasıyla, “Tek Kişilik Şehir” ve  “Zalım Mahmut Bir Kurtlu Kıssa” isimli oyunları sergileyecek.
 
Oyunun konusu
Musahipzade Celal’in yazdığı, Kemal Başar’ın yönettiği oyunun konusu ise şöyle: Osmanlı’da “Lale Devri”nin sonrasında geçen oyun, Osmanlının kültürel ve etnik çeşitliliğini sergilerken bir taraftan da  dönemin toplumsal yapısı, sosyal ilişkileri ve yozlaşan değerlerini de hicvederek ayna tutmaktadır. Tüm İstanbul’ un korktuğu, millete kök söktüren, esnafı falakadan geçiren Kadı Savleti Efendi, kızı Esma‘ya hayırlı bir kısmet aramaktadır. Fakat Savleti Efendi fallara, perilere, cinlere düşkünlüğünden kızına münasip damat adayını bu yolla seçmeye kalkınca işler karışır. Velhasıl kızı Esma sarığı güllü, yanağı benli, sümbül kâküllü Safi Çelebiye gönlünü kaptırmış, iki genç mümkünü olmayan bir aşka düşmüşlerdir. Koskaca İstanbul’da bu derde derman olacak, Kadı Savleti Efendi’yi kandırıp alt edebilecek tek kişi Çengi Afet’tir. Böylece bir çetrefil ki başlar, çözene aşk olsun.  
Oyuncular: Selçuk Veysel Zurnazanlı, Nesimi Kaygusuz, Kerem Yücel, Ozan Kalkan, Burçhan Göze, Can Atak, Fulya Ulvan, Filiz Uysal, Begüm Şahin, Burcu Ongun Altay, Özge Günay
 
 

 

Çınarlarımıza ve Değerlerimize saygı
Ordu Üniversitesi Gençlik Kulübü yılın belgeselini seçti. Kulüp TRT’de yayınlanan “Ömür Dediğin” adlı belgeseli ‘yılın en değerli belgeseli’ seçti. Yapımcılara törenle ödül verilecek.Ordu Üniversitesi Gençlik Kulübü tarafından düzenlenen yılın belgeseli yarışması sonuçlandı. Kulüp TRT’de yayınlanan “Ömür Dediğin” adlı belgeseli yılın en değerli belgeseli seçti. Yapımcılara törenle ödül verilecek.  
Ordu Üniversitesi Sağlık Kültür Daire Başkanlığı 21. Yüzyıl Gençlik Ve Münazara Kulübü tarafından yapılan etkinlikte “Ömür Dediğin” adlı belgesel  “Yılın Belgeseli “ oldu. Belgeselde Anadolu’da çetin yaşam koşulları içinde yaşayan insanların yaşam öyküleri kendi ifadeleri ile anlatıyor. Etkinle ilgili açıklama yapan kulüp yetkilileri, “Değerlerimize ve çınarlarımıza duyduğumuz saygıyı taçlandırıyoruz” dediler.
TRT televizyonlarında yayınlanan belgeseli çeken ekip adına Zeliha İlhan Doymuş ve arkadaşlarına ödülleri törenle verilecek. Ödül töreninin 15 Ocak Salı günü saat 18’de Ordu Atatürk Kültür Merkezinde yapılacağı, törene öğrencilerin ve vatandaşların da katılabilecekleri bildirildi. Ordu OLAY
İkinci yarı hazırlıklarını Antalya'da sürdüren Orduspor, bugün 2.hazırlık maçını oynayacak.
Daha önce Kazakistan'ın Tobol takımı ile karşılaşan ve rakibini 3-2 mağlup eden mor beyazlı ekip bugün saat 13.30’da Bulgaristan Süper Lig takımlarından "Pirin" ile kozlarını paylaşıyor.  Tam adı "Pirin Gotse Delchev" olan Bulgar ekibi 6 Ocak günü Antalya'da daha önce KDÇ Karabükspor ile karşılaşmış ancak rakibine 3-0 mağlup olmuştu…
Bu arada Orduspor, devre arası kamp çalışmalarını Antalya'da sürdürüyor. Teknik direktör Hector Cuper yönetiminde gerçekleşen dünkü antrenmana futbolcular, düz koşu ile başladı. Daha sonra FC Tobol maçında görev alan futbolcular yenileme çalışması ile antrenmanı tamamladı. Diğer futbolcular ise taktik çalıştı. Kaleciler ise kaleci antrenörü Hüsnü Karakoyun yönetiminde takımdan ayrı antrenman yaptı.

‘Transfer çalışmalarımız sürüyor’
Antrenmanın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan teknik direktör Hector Cuper, takım olarak ligin ilk yarısında istedikleri sonuçları alamadıklarını belirterek, ''İkinci yarıda ilk yarıda gösterdiğimiz performansın daha iyisini göstermeyi hedefliyoruz'' dedi. İlk yarıda istedikleri şekilde dengeyi tutturamadıklarını, çünkü ilk 6-7 maçta galip geldikten sonra performans düşüklüğü yaşadıklarını dile anlatan Cuper, ligin ikinci yarısında daha iyi şeyler yapmayı hedeflediklerini belirtti.Kamp çalışmalarının çok güzel geçtiğini kaydeden Cuper, takımın konsantrasyonun yüksek olmasından memnun olduğunu söyledi. Bugün bir özel maç daha yapacaklarını bildiren Hector Cuper, ''Bir transfer yapıldı gibi diyebiliriz. Yakın zamanda kesin olarak sonuçlanmasını bekliyoruz. Diğerlerinde de pazarlıklar sürüyor. Pozitif bir şeylerin olmasını bekliyoruz'' diye konuştu.
Cuma, 11 Ocak 2013 11:56

ORDUSPOR’DAN SUÇ DUYURUSU!

Orduspor Kulübü tahsilat makbuzlarında sahtecilik yaptıkları iddiasıyla Şükrü Bodur, Temel Aşar, Hüseyin Yüce, Erkan Demirci ve Ahmet Gürpınar hakkında Ordu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. 
Orduspor Kulübü, eski kulüp başkanı Şükrü Bodur, Kulüp Müdürü Hüseyin Yüce, Muhasebe Müdürü Erkan Demirci, Gazeteciler Temel Aşar ve Ahmet Gürpınar hakkında “Dernekler kanununa muhalefet, resmi evrakta sahtecilik, zimmet, emniyeti suiistimal” suçlamalarıyla Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
 
Savcılığa sunulan iddialar“
Cumhuriyet Savcılığına verilen dilekçede şu ifadelere yer verildi; 2009 Haziran ayı öncesi dönemde Şüpheli Şükrü Bodur Orduspor Kulübü eski başkanı, Hüseyin Yüce eski kulüp müdürü, Ahmet Gürpınar ve Temel Aşar dernek aidatlarını toplamakla görevli üye, Erkan Demirci ise kulüp muhasebe müdürüdür. Şimdiki Yönetim Kurulu Başkanımız Nedim Türkmen’in talimatı ile dernek birikmiş aidatlarının tahsili ve aidatlarını ödemeyen üyelerin üyelik durumunun belirlenmesi açısından 2012 yılı Aralık ayı içerisinde aidat borcu olan tüm dernek üyelerine iadeli taahhütlü ihtar kâğıdı gönderilmiştir.”
 
120 lira 30 lira olarak gösterildi
“Yakup Kırca isimli üye Orduspor Kulübünü arayarak aidat borcunu ödediğini ve elinde makbuzu olduğunu beyan ederek kendi işyerine ait faks numarasından kulübümüze faks göndermiştir.  Yakup Kırca tarafından 014017 numaralı, 120 TL tutarlı 2008 aidatı ile 014559 numaralı 120 TL tutarlı 2009 yılı aidatına ilişkin iki adet makbuz kulübe gönderildiğinde; esasen 014017 numaralı makbuzun müvekkil kulübün uhdesinde olan koçanda boş olmasına karşın üye defterinde 120,00 TL tahsilat girişi yapıldığı anlaşılmıştır.  
Yine Yakup Kırca tarafından gönderilen 014559 numaralı makbuzda ise 120,00 TL tahsilât yapıldığı görülmesine karşın dernek uhdesinde olan 014559 numaralı makbuzda ise 30,00 TL tahsil edildiği ver üye defterinde bu makbuza bağlı 30,00 TL tahsilat girişi yapıldığı görülmüştür.”
 
Kayıtlar arasında 90 liralık fark
“Kulüp muhasebe birimi tarafından yapılan incelemede esasen aynı numara altında makbuz koçanından iki adet bastırıldığı, dernekte bulunan makbuzda resmi olarak 30, 00 TL tahsilat girişi yapıldığı ancak sanıkların uhdesinde tuttukları makbuzlarda ise 120,00 TL ödeme aldıkları, dernek kayıtlarına tahsil edilen bu tutarların girilmediği anlaşılmıştır. Yine listesi sunulan üye Yakup Kırca tarafından gönderilen makbuzların bağlı olduğu makbuz koçanı incelendiğinde burada üyelerden hep 30,00 TL tahsil edildiği ve üye defterine de 30,00 TL tahsilat girişi yapılmış olduğunun görülmesine rağmen, 2009 yılında üye aidatlarının 120,00 TL olarak belirlenmiş olması nedeniyle arada resmi kayıtlara işlenmeyen tahsilatlar yapıldığı ve bunun da dernek kayıtlarına işlenmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle aynı seri numarası altında birisi resmi diğeri ise suçta kullanılmak üzere iki adet makbuz koçanı basanlar, dernek kayıtlarında bunu kullananlar ve işleyenler, iki adet makbuz koçanı basmak ve iki farklı tahsilat girmek suretiyle bundan menfaat temin edenler ile bu suça iştirak eden şahıslar hakkında kovuşturma yapılmasını talep ediyoruz.” Ordu OLAY
Perşembe, 10 Ocak 2013 13:22

İÇMEYİN KARDEŞİM

Sigaraya ve içkiye her zam geldiğinde, yurdum insanının büyük bir çoğunluğu, bu zamlardan müthiş keyif alıyor! Neredeyse zil takıp oynayacaklar!
Zamlarla ilgili bir iki söz etmeye kalksanız, bu kesimin tepkileri hemen hazır: "İçmeyin gardeşim siz de; sigara, içki keyif işi!"

Yanlış anlaşılmasın, sigaranın ve içkinin avukatlığını yapacak değilim… Sigaranın hem sağlığa, hem keseye verdiği zararı da iyi bilirim… Ayrıca, içki içmeyi meslek edinen adamlarla da işim olmaz.
Benim dikkatimi çeken şey, toplumun zamlar karşısında takındığı ikiyüzlü tavır…
Sigara zamlarına, "oh olsun" diyeceksin, akaryakıt zammına ise köpüreceksin!
Akaryakıt zamları için: "Siz de otomobil almayın kardeşim, dolmuşa binin; bana ne benzin zammından, araçlarınızın vergisinden" desem, hoş olur mu?
Ete, tavuğa, şekere zam geldiğinde: "Siz de et yemeyin kardeşim, ot yeyin. Şeker kullanmayın; tatlı yemeseniz de olur!" diyerek, insanlarla dalga mı geçeyim?
Ne garip bir ülke olduk arkadaş… Zamlara yaklaşımımız bile, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" zihniyetinin bir yansıması!
Doğalgaza zam mı geldi, evinde soba yakan vatandaş göbek atıyor! "Oh, iyi olmuş; var mı öyle bedavaya keyif çatmak!" diye…
Bu ülkedeki tuhaflıkları anlayamadım gitti…
"Komşunun tavuğu, komşuya kaz; karısı kız görünür" diyenlerin demek ki bir bildiği varmış…
Zamlar karşısındaki bu ilginç tavrı, başka şeylerde de görürsünüz.
Dikkat edin, çay üreticisine yüksek fiyat verildiğinde fındık üreticisi, hop kalkar hop oturur; içten içe kıskanır çay üreticisini!
Pamukçu, ayçiçeği üreticisine; zeytinci, kayısıcıya dikmiş gözünü!
Pideci, kebapçıyı sevmez; kasap da balıkçıyı…
Ücretli kesimde ise, maaşları kıyaslama hastalığı vardır…
Akşama kadar masada oturup internette oyun oynayan "bazı" memur kardeşlerimiz, işi gücü bırakır, yerin yüzlerce metre altında kömür çıkarmak için ciğerlerini çürüten madencinin aldığı parayla uğraşır!
Yahu babam, senin başka işin yok mu? Kömürde çalışanların çoğu, ellisine bile varmadan ya ihtiyarlıyor, ya ölüyor! Göçük altında kalanlar, günlerce cesedi çıkarılamayanlar bu ülkenin gariban madencileri değil mi?
Kapitalizmin "rekabet" dünyası ve bu rekabet ortamının getirdiği birtakım "ahlâksız" piyasa oyunları, emeği ile geçinen milyonlarca insanın beynini bile süngere döndürmüş!
Bu yazdıklarımdan kimse, "devlet, vergi de almasın; zam da yapmasın" anlamı çıkarmaya kalkmasın… Ancak, zamların da, toplanan dolaylı vergilerin de bir vicdanı olmalı.
Ülkemizdeki  "dolaylı vergi" oranlarının, birçok Avrupa ülkesinin iki katı olduğunu çoğumuz biliyoruz…
100 liralık bütçenin 70 lirasını, vatandaşın cebinden KDV, ÖTV ve benzeri vergilerle şıp diye çekivermek; 75 milyon insanı "vergi mükellefi" yapmak büyük bir ustalık değil mi?
Uçana da vergi, kaçana da! Hey yavrum hey, ne güzel memleket!
Bir de, sigara zamlarını bir ay önceden ilân etmek de neyin nesidir? Stokçulara karşı bir önlem alınmış mıdır? Neyse, geçelim...
Sigaradan ve içkiden alınan vergilerin oranını, bütçe gelirleri içerisindeki payını görmezden gelerek akıl satan "cins"ler var ya!
Bak, kıl bıyıklı kardeşim, içki ve sigaradan alınan vergilerden senin maaşına yansıtılan bölümü evine götürme! Bir şişe rakının yüzde 60- 70'i vergi. Sigara da öyle…  Bu vergilerden senin maaşına da bir şeyler yansıyor değil mi?
Aklınca, "ideolojik" yaklaşımlarla kolayca yargılamaya kalktığın, aşağıladığın içici takımının ödediği bu vergiler, ya "haram"sa!
Ne yapcen o zaman?
Perşembe, 10 Ocak 2013 13:19

BUGÜN BAYRAM DEĞİL

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.
İnsan şöyle bir bakıyor kaç yıl geçmiş aradan dünden bugüne diye benim için 1992 yılı oluyor bu mesleğe yöneldim tarih yani 1992 yılı bizim mürekkebe doğru yol aldığımız tarih yani aradan 20 yıl geçmiş.
Bugün ülke genelinde geleneksel bayramlara Ocak çalışan gazeteciler günü olarak anılıyor. Bu meslekte Sarı Basın kartı olanın ayrıcalığı bir başkaydı. Önceden 5 yıl yıpranma payımız vardı.5 yıl erken emeklilik meslektaşlarımız için. Şimdi bu Ocak tarihinde gazetecileri kendi reklamları için arayanlarla devamlı bu mesleğe yürekten saygı duyanları ayırmak gerekiyor. Gazeteciler günü bir gün için hatırlanmamalı.
Bu mesleğin çalışanlarının 5 yıl yıpranma hakkı geri verilmelidir. Şimdi bu anlamlı günde 5 yıl yıpranma hakkının geri verilmesini istiyoruza mı değinelim, yoksa bu mesleğe girmemesi gereken mesleğin saygınlığına zarar veren sağa sola sünnetçi korkusu vererek mesleğe olan saygıyı azaltan yapılara mı değinelim. Yoksa biz bağımsızı, tarafsızız diyerek aslında tamamen taraf olan yanlı haber yapan yapılarımı konuşalım.
Objektif haber yapamayan eleştirinin ne olduğunu bilmeyen sadece kötü göstermeyi gazetecilik zanneden esas işi gazetecilik olmayan yapılardan mı söz edelim.
Yoksa bu camiada abi bırakmadınız mı, liman bırakmadınız, saygı ve sevgiyi azalttınızı mı konuşalım. Ya da duruş sergilemesi gerekenlerin gerekli duruşu sergilemediğinden sıkıntıların daha da arttığına mı değinelim. Evet, yazımızın başında söylediğimiz gibi 10 Ocak sözde çalışanlar için bayram günü uygulamada büyük üzüntüler var.
Ordu 19 Eylül Gazeteciler Derneği olarak bugün Ankara’da tüm siyasi partilerin grup başkan vekilleriyle, siyasilerle görüşerek çalışan gazetecilerin 5 yıl yıpranma hakkının geri verilmesi isteyeceğiz. 10 Ocakta en anlamlı çalışmayı böyle bir konuya değinmek olarak gördük.
Aslında daha birçok konu var. 10 Ocak çalışan gazeteciler günümüzü kutlayan tüm kesimlere dostlara selam olsun bugün Ankara’dayız.
Perşembe, 10 Ocak 2013 13:00

BAYRAKTAR’A ORTAK TEPKİ

TZOB’un Ordu Ziraat Odası’nı kapatma kararını sert bir şekilde eleştiren CHP İl Başkanı Osman Güngör ve MHP İl Başkanı Cemal Enginyurt, alınan kararın Ordu çiftçisine ihanet olduğunu söylediler.
TZOB tarafından Türkiye’nin en büyük ziraat odası unvanına sahip Ordu Ziraat Odasının kapatılarak, Perşembe Ziraat Odası'na bağlanmasına tepkiler sürüyor. CHP İl Başkanı Osman Güngör ve MHP İl Başkanı Cemal Enginyurt, Şemsi Bayraktar’ın aldığı bu kararın kişisel olduğunu belirterek, mahkeme süreci bitmeden yapılan uygulamanın yanlış olduğunu belirttiler.
 
Güngör: İbretle takip ediyoruz
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Osman Güngör, alınan kararın anlaşılır olmadığını belirterek, “Ziraat Odası üzerinde TZOB’un yaptığı uygulamaları ibretle takip ediyoruz. 2012 yılında fındık üreticileri mağdur edilmiştir. Bunlarla ilgilenmeyen Şemsi Bayraktar, kendi bünyesinde yapacağı seçimlerde kendini garantiye almak için Ordu Ziraat Odası üzerinde yaptığı uygulama anlayışlarını ifade etmektedir. Meslek odaları üzerindeki bu tip demokrasi dışı uygulamaları doğru bulmuyoruz. Bayraktar’ın çiftçiye yönelik olmayan davranışlarını kendi çıkarlarına tercih etmesi anlaşılır gibi değil. Bir ilin ilçe ziraat odasına bağlanması da ibretlik bir konudur. Buradaki yönetim kuruluyla iyi çalışamıyorsa seçim yoluyla bu işler çözülebilirdi. Ordulu üreticiler adına söyleyeceğimiz söz, içe dönük spekülatif hareketler değil, yapılan çalışmalar üreticinin emeği üzerine olmalıdır. Fındık üretimi olan bölgelerde ziraat odaları en aktif yerlerdir” dedi.
 
Enginyurt: Bayraktar şahsi davranmıştır
Milliyetçi Hareket Partisi Ordu İl Başkanı Cemal Enginyurt, kapatma kararının Ordulu üreticilere yapılan bir hakaret olduğunu söyleyerek, “Ordu Ziraat Odası, Türkiye’nin en büyük odalarından birisidir. 24 bin üyesiyle Ordu çiftçisinin yüz akı olan Ordu Ziraat Odası’nın kişisel sebeplere, dahil edilerek kapatılması Ordu’ya yapılabilecek en büyük yanlış olmuştur. Şemsi Bayraktar şahsi davasını ve hesabını Ordu Ziraat Odası’nı kapatarak gerçekleştirmiş ve Ordululara ihanet etmiştir. Şemsi Bayraktar’ı ve bu zihniyeti şiddetle protesto ediyoruz. 24 bin kayıtlı üye 30’un üzerinde çalışanıyla bu kurumun kapatılması ilimiz için önemli bir kayıptır. Ordulu siyasileri ve sivil toplum kuruluşlarını bu tutumun şiddetle kınanması noktasında fikir birliğine davet ediyorum. Ordu Ziraat Odası tekrar açılıp kongre yapılarak hayatına devam edilmelidir. Biz ortada bir yanlış olmadığına inanıyoruz ama varsa bile bunun yeri mahkemelerdir ve adalettir. Mahkeme kararı beklenmeden alınan bu karar bir hukuksuzluktur” diye konuştu. Ordu Olay Ersin ÖZMEN
Sayfa 85 / 222