Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • DÜNYA
  • Ordu Olay dünyanın sesini sayfalarına taşıdı. DÜNYA EVE KAPANDI

Ordu Olay dünyanın sesini sayfalarına taşıdı. DÜNYA EVE KAPANDI

Ordu Olay dünyanın sesini sayfalarına taşıdı. DÜNYA EVE KAPANDI

Ordu Olay Gazetesi, dünyayı kasıp kavuran korona virüsü salgını nedeniyle dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular ve Ordu sevdalılarına ulaştı. Gurbetçiler, dünyadaki salgının boyutunu anlattı.

OTELLER, HASTANE İÇİN KİRALANIYOR

1999 yılında New York’a yerleşen Ordulu Ata Mağden, Amerika’da da görülen korona virüsü salgınının etkilerini anlattı. Ülkede okulların tatil edildiğini ve toplu yaşam alanlarının kapatıldığını belirten Maden, “20 Mart itibariyle vaka sayılarındaki artış tüm dünyada olduğu gibi burada da paniğe yol açtı. İnsanlar marketlere akın etti. Yiyecek, içecek ve temizlik ürünleri bulunmaz hale geldi. Bunların yanı sıra aracınızla gidip test yaptıracağınız yerler açıldı. Hastanelerin yatak kapasiteleri yükseltilmeye başlatıldı. Oteller devlet tarafından kiralanarak, hastaneye çevrilmesi isteniyor” dedi.

“EVDE KALMANIN BEDELİNİ İNSANLAR ÖDEMİYOR”

26 yıldır İngiltere’nin başkenti Londra’da yaşayan ve kentte antikacılık yapan Orhan Keskin, “İngiltere’de korona virüsü salgınına yönelik devletin aldığı çok güzel tedbir var ancak bunun yanında aldığı risklerde var. İngiltere diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir yol izliyor. İnsanların bu virüsü dayanması için özellikle bulaşmasını istiyor. Değişik bir tedbir. Uzmanların yüzde 50’si bu kararı desteklese de, yüzde 50’si bunu riskli görüyor. İnsanlar evde kalmalarına rağmen kiraları ödeniyor, mağdur olanların da maaşları ödeniyor. Evde kalmanın bedelini insanlar ödemiyor” diye konuştu.

“BURADAKİ DURUM GERÇEKTEN ÇOK VAHİM”

Fransa Hanımeli Derneği Başkanı Ordulu Pembe Hekimoğlu ise, “36 yıldır burada yaşıyorum. Buradaki durum gerçekten çok vahim. Hiç kimse dışarıda değil ve herkes kendini eve kapattı. Herkes salgını ciddiye aldı. Çünkü caydırıcı cezalar var. İnsanların elinde neden dışarıda olduğunu belgeleyen bir yazı olmazsa 135 Euro ceza kesiyorlar. Türkiye’de yurtdışına çıkıyor olmana rağmen sağlık kontrolünden geçirilirken, burada herhangi bir sağlık testinden geçirilmiyor. Ne kadar ciddiye alınıyoruz bilmiyorum ama en azından buradaki insanlar duyarlı. Herkesin tedbirli olmasında fayda var” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANI HENÜZ DURUMUN CİDDİYETİNİ ANLAMIŞ DEĞİL”

15 yıldır Brezilya’da müzisyenlik ve bestecilik yapan Çağdaş Üstüntaş, “Brezilya’da da durum farklı değil. Ben iki haftadır bu durumun kötüleşeceğini tahmin ettiğim için evdeyim. Bütün konserlerimiz iptal edildi. Çünkü insanlar sosyal olara bir araya geldiğinde bu virüs daha da güçleniyor. İnsandan insana geçiyor. Bu şekilde de insanlar ölüyor. Burada Cumhurbaşkanı henüz durumun ciddiyetini anlamış değil ya da öyle gösteriyor. Buna küçük bir grip diyor. Ben bu salgını ne kadar dikkate alırsak başarılı olacağımızı düşünüyorum. Panik olmadan bu savaşı kazanacağız” ifadelerinde bulundu.

“SALGIN İÇİN BURADA HERKESE TEST YAPILDI”

Eğitim için Güney Kore’de bulunan Emirhan Aksu da, korona virüsü salgınına yönelik ülkede alınan önlemleri anlattı. Aslen Ordulu olan Aksu, “Korona virüsü salgını ortaya çıktığında burada üst düzey önlemler alındı. İş başında sıkı tutuldu. Ülkede yaşayan herkese korona virüsü testi yapıldı. Hasta olanlar izolasyona alındı. Salgınla birlikte insanlara bu süreçte uyulması gereken kurallar anlatıldı. Kurallara uymayana da görevliler tarafından para cezası uygulanıyor. Ayrıca dezenfekte çalışmaları da sıklıkla yapılıyor. Kaldığımız yurt her gün görevliler tarafından dezenfekte ediliyor” açıklamasında bulundu.

“HERKES İŞİNE VE GÜCÜNE BAŞLADI”

Türk Çin Ticaret Odası Başkanı Ordulu Yavuz Onay da, şöyle konuştu: “Şu an burada bir panik yok. Herkes işine ve gücüne başladı. İnsanlar mesaide oldukları için sokaklar boş. Ben buradan Pekin’e gelecek olan yabancılara uyarı yapmak istiyorum; uçakta virüslü bir hasta çıkarsa, bütün uçağı karantinaya alıyorlar. Çinli olanları misafir ediyorlar, yabancıları da otellerde ağırlıyorlar. Otel parasını yabancılara ödetiyorlar. Onun için kimse parasız gelmesin Uçakta hasta çıkmadığı takdirde de onlara 14 gün evinizde kalın çağrısı yapılıyor. Çinliler genelde bu uyarıya uyuyor ama maalesef yabancılar bu kurala uymuyor.”

AZERBAYCAN HALKI KISITLAMALARA RİAYET GÖSTERİYOR  

Türk-Azerbaycan İş Konseyi Başkanı Cemal Yangın ise, ülkede durumu şöyle anlattı: “Bugün Bakü sokakları tenhadır. 100 binlerce insanın kullandığı sokalar ıssız. Çünkü Azerbaycan’da karantina uygulanıyor. Sokağa çıkmak için kısıtlamalar var. Dünyanın her yerinde korona virüsü yayıldığı gibi Azerbaycan’da da virüs yayılıyor. Çünkü Azerbaycan, İran’ın komşusudur. İran da çok felaket durumda. Azerbaycan halkı sokağa çıkma yasağı ve kısıtlamalara riayet gösteriyor. Çünkü her şeyden öne can sağlığı, insan sağlığı geliyor. Türkiye’de ve Azerbaycan’da yaşayan herkesin kurallara uymasını istiyoruz.”

AVUSTRALYA KENDİNİ DIŞ ÜLKELERE KAPATTI”

Avusturalya Melbourne Moreland Türk Derneği Başkanı Cemal Akdeniz: “Korona virüsü burayı da etkiledi. İlk başlarda insanlarda temizlik ürünlerine karşı yoğun bir ilgi oldu. Sonrasında temizlik ürünlerinin satışına sınırlama getirildi. Bir taneden fazla alamıyorsunuz. Burası güney yarım kürede olduğu için yaz mevsimi yani turizm zamanı. Bu sektör virüsten çok etkilendi. Avustralya kendini dış ülkelere kapattı. Hükümet her aileye para yardımı yapacağını açıkladı. İnsanlardan sokağa çıkmamaları isteniyor. İnsanlar da buna uyuyor. Şu anda Türklerden ya da Ordululardan bu virüs sebebiyle hasta ya da hayatını kaybeden yok.”

 

HERKES EVİNDE OTURUP SAKİNCE BEKLİYOR”

Harun Yeşilyurt: Orduluyum ve 18 yıldır Belçika’da yaşıyorum. Korona virüsü salgını nedeniyle burada da birçok yer kapalı. İnsanlar panik içerisindeler. Avrupa’da bu salgın daha da fazla. Hastalığa kapanların sayısında ciddi artışlar yaşanıyor. Bunların arasındaki iyi haber iyileşenlerin de olması. Burada sokağa çıkma yasağı var. Bu sadece 65 yaş üstüne değil, herkes şu an yeme ve içme dışında sokağa çıkmıyor. Ellerinden geldiğince evlerinde kalıyorlar. Sokaklar bomboş, fabrikalar kapalı. Halk tamamen evinde. Çalışmayan insanların maaşı devlet tarafından yani işçi bulma kurumu tarafından veriliyor. Bir ailenin geçim derdi ya da çalışmıyorum ama para nasıl gelece diye bir kaygısı yok. Herkesin maaşı hesaplarına yatıyor. Yani kimse şu anda para ile uğraşmıyor. Herkes evinde oturup sakince bekliyor. Evde kalanlardan birisi de benim. Uzun süre işsiz olduğum için ben zaten evdeydim. Evde kalmanın nasıl bir sıkıntı olduğunu bildiğim için benim için bu süreç biraz daha iyi geçiyor diyebilirim.

Sokağa çıkanlara 38 Euro gibi bir ceza kesiliyor ancak bu cezanın arttırılacağı söyleniyor. İnsanlar mağazalara alışverişe gittiğinde, herkes kullanacağı alışveriş arabasını dezenfekte ediyor ve marketlerin içerisine bir kişi alınıyor. 15 veya 20 dakika içerisinde alışverişini tamamlıyor. Hızlı bir şekilde dışarıya çıkarak, başka müşterilerin de alışveriş yapabilmesinin önü açılıyor.

“HAYAT DURMUŞ DURUMDA”

Sefa Maden: Lüksemburg’da yaşıyorum. Orduluyum. Buradaki durum Türkiye’dekinden farklı. Çünkü buradaki ölüm sayısı Türkiye’nin neredeyse yarısı. 500 bin kişilik bir ülke için Türkiye ile kıyaslandığında çok yüksek bir sayı. Küçük bir ülke olmasına rağmen burası çok fazla vaka ve ölüm görülen bir ülke. Dolayısıyla işi sıkı tutuyorlar. O yüzden olağanüstü hal ilan edilmiş durumda. Bu olağanüstü hal çerçevesinde sokağa çıkma yasağı var. Dolayısıyla hayat durmuş durumda. Türkiye’nin de böyle olmaması için insanlar inşallah kurallara uyarlar. Tabi ki bu salgın geçecek. Buradaki haberler de bu yönde. Şu anda yazın bu salgının biteceği düşünülüyor. Umarım en az hasarla bunu atlatırız.

Kimse elini kolunu sallayarak sokağa çıkamıyor. Bu sadece yaşlıları değil, herkesi kapsıyor. Sokağa çıkmak için geçerli bir sebebiniz olmak zorunda. Örneğin hastaneye, eczaneye, alışverişe gitmek gibi… Bunları denetlemek için polis kontrolleri var. Ayrıca bir gerekçe de şu; sadece ailenizle 6 kişiyi geçmemek kaydıyla bir ormana gidip hava alabiliyorsunuz. Bu olduğunda bile insanlar tanışlarını gördüğü halde bile birbirine iki metreden az yaklaşmıyorlar.

Ülkeler arasındaki geçişler çok kısıtlı. Yani her ülke kendi vatandaşını ülkesine kabul ediyor. Vatandaşı olmadığınız bir ülkeye giremiyorsunuz. Parklar, alışveriş merkezleri, restoranla kapalı. Restoranlar sadece evlere servis yapıyor. Büyük şirketlerin tamamı kapattı. Benim çalıştığım Amazon da kapalı. İnsanlar evden çalışıyor. Okulların kapalı olması nedeniyle çocuklara uzaktan eğitim veriliyor. Aileler çocukların bu eğitimleri aldığının kontrol etmesiyle yükümlü. Eğitimler Türkiye’deki gibi video izleyerek veya daha önceden konulmuş materyallerin izlettirilmesiyle olmuyor. Canlı, birebir öğretmen kendi sınıfını toplayıp canlı bir şekilde internet üzerinden ders anlatıyor ve aileler bunu takip etmek zorunda. Hata okullar eğitim yılını kapatabilmek için yoklama alıyorlar. Devamlılık esası var. Ülkenin tek havalimanı bütün uçuşlar kapatıldı.

Alışverişler yapılabiliyor ancak market içerisine kısıtlı sayıda müşteri alınıyor. Marketin içerisindeki müşteriler çıkınca onların yerine yeni müşteriler alınıyor. Müşteriler arasına en az iki metre mesafe koyuyorlar. Sokakta çok fazla insan görmüyoruz ama gördüklerimizin de çok fazla maske takmadığını görüyoruz.

“BURADA HEMEN ÖNLEM ALINMADI”

Varol Maden: Orduluyum. İki yıl önce Hollanda’nın Amsterdam kentine taşındım. Burada data analisti olarak çalışıyorum. Korona virüsü salgınında ilk vaka burada 1 ay önce görüldü.  Açıkçası Türkiye’de olduğu gibi burada hemen bir önlem alınmadı. Bu da vaka sayısının hızla artmasına neden oldu. Geçen hafta devlet insanların gerekmedikçe dışarı çıkmamasını istedi. Buna nedenle dışarıda toplu halde bulunulacak ortamlar kapatıldı. Bir tek eczaneler, marketler açık. Şu an bir karantina durumu yok. Şu an evden çalışıyoruz. Ekonomik olarak bir sıkıntısı olmadı. Çünkü herkes maaşını almaya devam ediyor. İşten çıkarılma gibi bir durum yok. Sadece saatlik olarak çalışan işçiler, işsizlik maaşıyla maaşlarını alabilecekler. İnsanlarda biraz korku var ama şu anda iyi durumda gibi gözüküyor. Gün sonunda dışarıya çıktığımda insanlar spor yapıyorlar. Fakat 1,5 metre kuranlına aşırı saygı duyuyorlar. Parkta yürürken beni gören koşan birisi hemen araya 2-3 metre mesafe koyarak çalışmaya başlıyor. Bunların yanı sıra vaka sayılarında da azalmalar yaşanıyor. Yeni vakalar eklenmiyor.

“KİMSE SOKAĞA ÇIKMAZ OLDU”

Reha Tosunoğlu: Kaliforniya yaşıyorum. Buranın yaklaşık 100 bin nüfusu var. Kimse sokağa çıkmaz oldu. Buradakiler alışveriş manyağı. Temizlik malzemelerinin hiçbiri yok. Market rafları bomboş. Kendinizi fazla sıkmayın ama hastalıkla ilgili tedbirlerinizi de alın Salgın hızla yayılıyor çünkü.

“JAPONYA’DA PANİK HAVASI GEÇTİ”

Hasan Yumuşak: Japonya’da yaşıyorum. Korona virüsü ilk çıktığı sıralarda ciddiye alınmadı. Ta ki tur gemisinin karantinaya alınması ve Japonya’da da hastalıkların görülmesine kadar pek fazla kimsenin umurunda değildi. Salgının yayılmaya başladıktan sonra hükümetin bazı tedbirleri alması neticesinde ciddiye alınmaya başladı. İlk başlarda hükümetin ciddi politikalar üretmemesi, bilhassa Çin’den gelen turistleri engellememesi nedeniyle hastalığın yayıldığı söyleniyor. İlk başta bu hastalık bir tur otobüsün şoföründe çıkıyor. Tur gemisindeki karantinadan sonra insanların ülkelerine dönmelerinin ardından hastalıkların çıkması insanları tedirgin etmeye başladı. Okulların tatil edilmesinin ardından insanlarda bir panik oluştu. Bazı şirketler evden çalışmaya veya mağaza kapatmaya gittiler. Evde kalınması yönündeki çağrıları dikkate alarak, çok fazla evden dışarıya çıkmamaya çalışıyoruz. İşlerimizi evde yürütmeye çalışıyoruz. Fakat şu anda hasta sayısının artmaması ve çok fazla test yapılmaması nedeniyle o panik havasının geçtiği görülüyor. Yani test yapılmadığında hastalık yokmuş gibi gözüküyor. Bu da insanlara rahatlık verdi. Bu doğru bir şey değil. İnsanların bu rahatlığını salgını ilerleyen günlerde patlatacağını düşünüyorum. Bu konuda tedirginim. Bundan dolayı ailece çok fazla dışarıya çıkmamaya çalışıyoruz. Herkese de çıkmamalarını tavsiye ediyoruz. Bunun nedeni Japonların olimpiyatların iptal edilmemesi için vaka sayılarını az gösteriyor gibi medyanın burada yorumları var. Bu doğru da olabilir. Fakat hükümet bu konuda çok ciddi tedbir alıyor gibi ama almıyor gibi… Doktorlar test yapmak istemiyor. Acil durumların dışında çok test yamadıkları söyleniyor. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilmiyoruz.

“ALMANYA’DA İNSANLAR KURALLAA UYUYOR”

Murat Şaşmaz: Almanya’da yaşıyorum. Burada 4 yıldan beri Spor ve Tarih Öğretmeniyim. Bulunmuş olduğum şehirde henüz sokağa çıkma yasağı yok. İnsanların, memurların, öğrencilerin görev yerlerine gitmemelerine rağmen sokaklar bomboş. Yaşadığımız ülke insanı devlet otoritelerinin oluşumlarına riayet ederek, tertipli davranmaktadırlar.

“OLAĞANÜSTÜ HAL DURUMUNDAYIZ”

Eylül Atagun: Sabacı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 3’üncü sınıfta okuyorum. Şu anda Erasmus programı kapsamında İspanya’da bulunuyorum. Valencia kentinin Gandiya kasabasındayım. Burası küçük bir kasaba. Valencia merkezine 1 saatlik tren mesafesindeyiz. Şu anda korona virüsü salgını nedeniyle olağanüstü hal durumundayız. Türkiye’ye dönme durumumum vardı ancak dönmek istemedik. Gerek yol koşulları, gerek karantina sürecinen dolayı dönmek istemedim. Burası salgın nedeniyle çok büyük bir sorunla karşı karşıya ancak olduğum yerde böyle bir sorun yok. Bulunduğum bölgede sadece 1 vaka vardı. OHAL durumunda olduğumuz için herkes evinde ve kurallara uyuyor. Dışarıda polis geziyor ve sadece eczane ile markete gitme hakkımız var. Onun dışında dışarıda olunursa 600 Euro cezası var. İspanya bu durumdan çok muzdarip. 40 bin vakayı geçmiş durumda. Çok sayıda ölü var. Ancak geçeceğini umuyoruz.

“SALGIN RİSKİ BİTENE KADAR HERKES EVİNDE KALSIN”

Yusuf Uğurlu: Kırgızistan’da yaşıyorum. Korona virüsü salgını nedeniyle burada sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Hayat durmuş vaziyette. Mecburi haller dışında insanların sokağa çıkmaması gerekiyor. Eskiden yoğunluğun yaşandığı caddelerden bugünlerde tek tük araç geçişi oluyor. Ben buradan Ordulu kardeşlerime sesleniyorum; lütfen salgın riski bitene kadar herkes evinde kalsın. Uyarıları dikkate alalım.

“RUSYA’DA PANİK YOK”

Victoria Reşetova: Rusya’nın Soçi kentinde yaşıyorum. Ordu’nun geliniyim. Burada şu anda korona virüsü nedeniyle bir panik yok. Herkes dışarıda. İşine gidenler, alışveriş yapanlar var.

İLK KEZ HAYATIN BU KADAR YAVAŞ GEÇTİĞİNİ GÖRDÜM

Tolga Mağden: Ben New Yok’ta Longawlend kısmında kardeşimle restorant işletiyorum. Normalde park yapmak için yer bulamayacağınız yerler de incin top oynuyor. Ben 1999’dan beri Amerika’dayım. Hiçbir zaman günün bu kadar yavaş geçtiği bir zaman hatırlamıyorum. İnsanlar tedirgin hayat yarı yarıya durmuş durumda. İnsanlar genelde evden çalışmayı tercih ediyor.         

 

HASAN CEM ÖZEL/KAAN ÖZEL-ÖZEL HABER



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?