Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Döviz uçuyor fındık yerinde sayıyor!

Döviz uçuyor fındık yerinde sayıyor!

Fındık-SEN Genel Başkanı Kutsi Yaşar, “Fındık çiftçisi bir yandan artan maliyetler diğer yandan yükselen döviz kurları sonrasında fındık fiyatlarında da yüksek fiyat beklentisi içindedir. Oysa, fındık fiyatları serbest piyasada 10 TL bandında yerinde saymaktadır” dedi.

Her sene hasat dönemi öncesi fındık değerlendirmesi yapan ve fiyat önerisinde bulunan Fındık Üreticileri Sendikası, rekolte ve fiyat spekülasyonlarının artması karşısında 2018 değerlendirmesini yayınladı. Fındık-SEN Genel Başkanı Kutsi Yaşar yaptığı açıklamada, rekolte tartışmaların devam ettiğini belirterek, ortaya atılan rekolte tahminleri nedeniyle Tarım ve Orman  Bakanlığı’nın Rekolte açıklamalarına ilişkin kararı bu yıl da yok hükmünde sayıldığını açıkladı. Başkan Yaşar’ın 2018 yılı fındık değerlendirmesinden satır başları şöyle;

“Döviz kurları uçuyor fındık fiyatı  yerinde sayıyor”

2014 yılı don afetinden bu yana fındık fiyatları çift  hanelerde dolaşmış hatta bir ara 22 TL’ye kadar alıcı bulmuştu. 2016-17 fındık sezonu başlangıcında hızla 15 TL’ye kadar fiyatlar yükseliş göstermiş ardından fiyatlarda gerileme başlamış, sezonda ortalama fiyat 12-12,50 TL bandında gerçekleşmişti. Sezon sonuna doğru daha da baskılanan fiyatlar 8-8,50 TL bandına kadar gerilemişti. 2017-18 sezonunda TMO devreye sokularak 10-10,50TL’ye alımlar yapılmıştı. Dolar ve Euro da son dönemdeki artışlarla fındık üretim sürecindeki tarımsal girdilerde; ilacından gübresine, alet ekipmanından işçi ücretlerine kadar %30-40 artışlar olmuştur. Fındık çiftçisi bir yandan artan maliyetler diğer yandan yükselen döviz kurları sonrasında fındık fiyatlarında da yüksek fiyat beklentisi içindedir. Oysa, fındık fiyatları serbest piyasada 10 TL bandında yerinde saymaktadır.

“Çiftçiler daha çok yoksullaşıyor” 

Ekonomik kriz daha da derinleşmekte, döviz kurlarındaki  durdurulamayan artışlar hammadde olarak dışa bağımlı girdi fiyatlarını sürekli artırmaktadır. Ürün fiyatları yerinde sayarken bir yandan tarımsal girdi fiyatları diğer yandan da yaşamsal girdiler zam üstüne zam almakta ve fındık çiftçisi yoksulluğa  mahkum edilmektedir. 

Fındık çiftçisinin insanca yaşaması için gerekli olan ekmek, şeker vb. yaşamsal ihtiyaçlarının ve tarımsal girdilerin fiyatları sürekli artarken fındık fiyatlarındaki dalgalanmalar borç sarmalının büyümesine sebep olmuş, fındık çiftçisi kendi kaderine terk edilmiştir. Darbe girişiminden sonrası ve KHK düzenlemeleri ile olağanüstü dönemlerle geçiştirilen süreç ve ekonomide yaşanacak olumsuzluklar fındık çiftçisini daha da yoksullaştırmaktadır..

“İhracat  miktarı artıyor, fındık  gelirleri düşüyor”

2017-18 fındık sezonunda 3,50-4 TL bandında euro da 4-4,50 TL bandında seyir almıştır. Yıl başından bu yana döviz kurlarında meydana gelen bu dalgalanmalar ihraç ürünü olan fındık fiyatlarına bir türlü yansımamıştır. Sezon başında 15 TL’den alıcı bulan fındık sezon genelinde 11-12 TL bandından alıcı bulmuştur. Aynı dönemde dolar 5TL’ye kadar euro da 5,50 TL’ye kadar artış göstermiş, bu dalgalanmalar karşısında ihraç ürünü fındık fiyatlarında artış olmamıştır. İhracatın büyük bir bölümü İtalya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB ülkelerine gerçekleşmiştir. Bir önceki döneme göre ihracat miktarında 50 bin tonluk artışa karşılık ihracat gelirinde 95 milyon  dolarlık  bir gerileme olmuştur.

“Fındık bizim ürün olmaktan çıkıyor”

Bir zamanlar FİSKOBİRLİK’in tek başına söz sahibi olduğu fındık ihracatında artık İtalyan, Alman ve Fransız çok uluslu gıda ve tarım şirketleri belirleyici konumdalar. İtalyan Ferrero ve onun Türkiye deki kolu Oltan Gıda fındık ihracatında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu şirketler sadece fındık ihracatı yapmayıp aynı zamanda ülkemizde bir çok çalışanı ile sahada da yer almaktadırlar. Ayrıca Almanya ülkesinde fındık üretmemesine rağmen dünya fındık ticaretinde önemli bir rol oynamaktadır.

“TMO müdahale alımlarına devam etmelidir”

Geçen dönem müdahale alımlarına sezon başında başlayan TMO bu sezon da alımlara baştan başlamalıdır. Fiyat belirlenirken döviz kurlarındaki artışlar ve buna bağlı olarak artan maliyetler dikkate alınmalı, fındık çiftçisini mağdur etmeyecek bir fiyat açıklanmalıdır.

Fındık Üreticileri Sendikası olarak kurulduğumuz 2004 yılından bu yana her hasat öncesi fındık referans fiyatlarını açıkladık. Referans fiyatın hesaplamasında dünyada yetişen diğer ürünlerin fiyatları nasıl hesaplanıyorsa aynı kriterleri esas aldık. Yani fındık maliyet fiyatı üzerine % 25 kar payı ve onun da üzerine  dört kişilik çekirdek ailenin yaşam standardını esas alan  ve ekonomik göstergelerde alım gücünün daha da azaldığı noktasından yıllık enflasyon farkını da içine alan insanca yaşama payını ekleyerek fındık fiyatını hesaplamıştık. 2018-19 sezonu maliyet ve fiyat çalışmalarımız halen devam etmekte olup yeni alım dönemi öncesi kamuoyuna açıklanacaktır. Geçen dönem fındık fiyatımız 15,00 TL olarak açıklanmıştı.

Fındık-SEN olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve ülke kamuoyuna çiftçilerin Cenevre de  Birleşmiş Milletler tarafından kabul gören haklarından bir tanesinin de Tarımsal Üretimde Fiyat ve Piyasa Belirlemede Özgürlük Hakkı olduğunu ve çiftçilerin bu kapsamda adil bir piyasaya  ve tatmin edici  bir fiyata ulaşma haklarını hatırlatmak öncelikli görevimizdir. 

“Çiftçiler talep ediyor” 

Fındık-SEN olarak fındıkta tüm tarafların kazanacağı bir formülün peşinde değiliz. Çok iyi bilmeliyiz ki bir tarafta üreten çiftçiler diğer tarafta ürettiklerimizi yok pahasına almaya çalışan şirketler var.  Şirketler kazanırsa paralar ülke ekonomisine değil çok uluslu şirketlerin havuzuna akacaktır. Oysa fındık çiftçileri kazanırsa ülke ekonomisi de kazanacaktır. FİSKOBİRLİK’in üretimden pazarlamaya kadar zincirin her halkasına sahip olacak şekilde   ve fındık çiftçilerinin yönetimlerini demokratik olarak belirleyecekleri bir yapıya kavuşturulmasını talep ediyoruz. ANAP-DSP-MHP koalisyonu döneminde sözde özgürleştirme yasası olarak çıkarılan   4572 sayılı kooperatif yasasının şirketler lehine olan hükümleri  kaldırılsın diyoruz. Gerek uluslar arası sözleşmelerden gerekse de Anayasadan gücünü alan fındık çiftçilerinin, bağımsız olarak sendikal örgütlenmesini sağlayacak iç hukuk düzenlemeleri yapılsın. Var olan Ziraat Odaları’nın, Birliklerin vd. çiftçi örgütlerinin de demokratik yapılara kavuşturulmasını talep ediyoruz.

Lisanslı depoculuğun şirketlere kazandırmaya yönelik değil, fındık çiftçilerinin yararına olacak şekilde kurgulanmasını talep ediyoruz. Alan bazlı ödemelerin heba edilen ilk üç yıllık takviminden sonra ne yazık ki ikinci üç yıllık planda da bu konunun mutlak çözümü sağlanmamıştır. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gerekli adımları acilen atmasını bekliyoruz. Tarım Sigortaları Yasası’nın şirketlerin kazancını artırmak için değil, fındık çiftçilerinin zor günlerinde yardımcı olmak amacıyla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Fındık çiftçilerinin eksiksiz sosyal güvenceye kavuşturulmasını talep ediyoruz. Mevsimlik işçiler için  2009 yılında hazırladığımız rapordan sonra ulaşım, barınma ve çocuk emeğinin kullanılmasında birtakım olumlu gelişmeler olsa da yeterli   değildir. Hali hazırda mevsimlik tarım işçileri düşük ücretli ve sosyal güvencesiz çalışmaya devam etmektedirler. Mevsimlik işçilerin koşullarının iyileştirmesinin garantiye alınmasını, çocuk emeğinin kullanılmamasını talep ediyoruz. ORDU OLAY



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?