Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

BIRAKIN DA YAŞAYALIM!

BIRAKIN DA YAŞAYALIM!

Orduluların, 1994 yılında Karadeniz Sahil Yolu projesiyle başlayan çevre direnişi, bugün de yeşil alanların imara açılmasıyla devam ediyor. Kentteki sivil toplum kuruluşları, “Korona virüs salgını sürecinde doğaya ne kadar ihtiyacımızın olduğunu, doğa bize kendisi ispatladı” diyerek, doğaya bundan sonra herkesin gözü gibi bakması gerektiğini ifade ettiler.

Orduluların 26 yıllık çevre mücadelesi…

Yıl 1994, aylardan eylül, günlerden cumartesiydi. Karadeniz Sahil Yolu kapsamında 4 şeritli karayolu yapılacak olan Karadeniz Sahil Yolu projesine karşı Ordu’da direniş başladı. Ordulular , ‘Sahilimizi vermeyiz’, ‘Tek yol, çevre yolu’, ‘Ordu´ya Çevre Yolu’ yapılsın, sloganlarıyla 20 bin kişiyle sesini duyurabilmek için karayolunu trafiğe kapattı. Sonra tek şeridin açık, tek şeridin Karayolunu kapatılmasına karar verildi. Sahil insan denizine dönüşmüştü. Çelik çocuk herkes bir el ele verip sokağa dökülmüştü. Balıkçılar da kayıklarıyla tekneleriyle eyleme pankartlarla denizden destek veriyordu. Tüm Ordular, sesini Ankara’ya ve hükümete cesurca duyurdu. Zaman içerisinde Orduluların direnci kırılamayınca 6 il, 63 ilçe ve 17 bucaktan geçen 542,5 kilometrelik güzergahın sadece 5 kilometrelik Ordu sahil yoluna dolgu atılamadı. Ordulular gösterdiği tepki yıllarca Ankara’da konuşuldu. Hükümetler geldi, geçti ve hiçbir zaman Orduluların bu çevre direnişi unutulmadı. Bugün Dünya Çevre Günü… Ordulular, çevre direnişinde kazandığı zaferini 26 yıl sonra Türkiye’nin hiçbir yerinde bulunamayacak sahiliyle taçlandırdı.

ORDULULARIN ÇEVRE MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR

Orduluların 26 yıl önce başlayan çevre mücadelesi bugünlerde de etkin bir şekilde sürüyor. Karadeniz Sahil Yolu Projesi’nde sahillerine el sürdürtmeyen Ordulular, söz konusu sahilleri olunca yeniden bir araya geldi ve sahillerin kaderini değiştirecek projelere tepkisini gösterdi. Yıllardan beri çevrenin korunması için mücadele eden Ordulular, ikinci çevre zaferini ise Kirazlimanı Mahallesi’ndeki sahile yapılan 3 bloktan oluşan 17 katlı Belde Evler Projesi’nin yıkımıyla elde etti. Herkese bir kez daha sahillerine el sürdürtmeyeceğini gösterdi.

“DOĞAYI KORUMAK HERKESİN GÖREVİ”

Ordu Mimarlar Odası Başkanı Havva Güner Eriş, Orduluların yıllardan beri verdiği çevre mücadelesinin etkin bir şekilde sürdürdüğünü söyledi. Eriş, “İçerisinden geçmiş olduğumuz korona virüsü salgını sürecinde doğaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu doğa bize kendisi ispatladı. Salgın sürecinde doğa bize dedi ki; bana ihtiyacınız var. Doğa insan olmadan yaşar ama insan doğa olmadan yaşayamaz. Korona virüsü bize bunu gösterdi. Dolayısıyla bunun altını kalın bir çizgiyle çizerek, bütün bu doğal alanlarımızı korumamız gerekiyor. Kaldı ki buraları imara açmak korkunç bir şeydir” dedi.

“YEŞİL ALANLARIN İMARA AÇILMASI, ALTIN MADENLERİ DOĞAYA ZARAR VERİYOR”

Eriş, “İlimizde son bir yılda çevre adına sevindirici bazı gelişmeler oldu ancak korkumuz hâlâ devam ediyor. Bizim için çok çok önemli olan çevre sorunu, bugüne kadar yaklaşık 110 bin imzanın toplandığı Durugöl Mahallesi’nde içerisinde doğal gölün bulunduğu spor ve rekreasyon alanının imara açılmasıdır. Şu anda yapılan girişimler sonucu oradaki faaliyetler durduruldu ancak revizyon planı onaylanmadığı için korkumuz hala devam ediyor. Durugöl’ün kesinlikle imara açılmaması gerekiyor. Fatsa’daki altın madeni faaliyeti de doğaya zarar veriyor. Kullanılan yöntem oradaki bütün akarsuları, akarsuların beslediği topraklar etkileneceği için bu da ilimiz için büyük bir çevre sorunu olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

“SAKSI DA ÇEVRECİLİK OLMUYOR”

Çevre için ağaçlandırma yapılması gerektiğine dikkat çeken Eriş, “Ne kadar çok çevremizi ağaçlandırırsak o kadar çok doğayla barışırız. Saksıda ağaç dikmek çevrecilik olmuyor. Ağacı zemini bulacaksın ve oraya dikeceksin ya da yetişmiş bir ağacı alıp oraya koyacaksın. Bunun teknikleri var” ifadelerinde bulundu.

“SAHİLLERİMİZE GÖZÜMÜZ GİBİ BAKMALIYIZ”

Orduluların yıllar önce sahilini korumak için büyük bir direniş gösterdiğini vurgulayan Eriş, “Mutlaka Ordu’nun kent içinin ağaçlandırması gerekiyor. Sahil kesimlerine çok dikkat etmeliyiz. Buralara yerel yönetimlerin gözü gibi bakması gerekiyor. Ordu halkı sahiliyle çok barışık olduğu için şu andaki mevcut alanlar vatandaşlara yetmiyor. Dolayısıyla aynı güzergahın Cumhuriyet Mahallesi ile bağlantısını yapıp, vatandaşların oralarda da vakit geçirilmesinin sağlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“ORDU BÜYÜKŞEHİR OLUNCA TAHRİBAT DAHA FAZLA ARTTI”

Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül de, kentin büyükşehir statüsüne geçmesiyle tahribatın daha çok arttığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Dünyada yaşanan korona virüs salgını, ekolojik doğal yaşama ne kadar ihtiyacımız olduğunu somut olarak önümüze koydu. Bu şu demektir; doğal yaşam alanlarımızı tahrip etmememiz gerekiyor. Korona virüsü salgınından dolayı Avrupa ülkeleri termik santrallerin kapatılma kararını erkene alarak, kapatmaya başladı. Fosil yakıt tüketiminin tamamen bitmesi gerekir. Bugün salgın sürecinde Zonguldak, büyükşehir olmamasına rağmen sokağa çıkma yasağının uygulandığı tek il. Bunun nedeni o bölgede termik santrallerin daha fazla olması. Karaciğer rahatsızlığının da en fazla olduğu bölge konumunda. Ordu’ya gelince, bizim ilimiz büyükşehir olduktan sonra tahribat daha fazla arttı. Kıyı şeridine sürekli dolgu yapılıyor. Yason Burnu gibi tarihi yerler bile talan edildi. Açtığımız davalardaki bilimsel raporlar, Ordu’daki sahil kesiminin ekolojik dengesinin bozulması artık son safhaya geldi. Geri dönülemez bir tahribat olacaktır diyor. Bu raporlara rağmen buralar doldurulmaya çalışılıyor. Aynı şekilde yaylalara göletler yapılmaya başladı. Yaylalara ilkel bir şekilde arıtma tesisleri kuruldu. Ekolojik dengenin sağlanabilmesi için bizim düşüncemizin değişmesi gerekir. Artık doğa bu kadar tahribatı kaldıramıyor.” MUSTAFA KIRLAK-ÖZEL HABER



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?