OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Fındıkçının sorunu ‘sahipsiz’ olması

Fındıkçının sorunu ‘sahipsiz’ olması

Milliyet Gazetesi yazarı Güngör Uras, önceki günkü yazısında fındığı kaleme aldı. Uras, fındıkçının sorununun sahipsiz olmasına bağladı.

Milliyet Gazetesi yazarı Güngör Uras, önceki günkü yazısında fındığı kaleme aldı. Uras, fındıkçının sorununun sahipsiz olmasına bağladı.

Fındıkta yaşanan sorunlar ulusal medyanın da gündeminde yer alıyor. Milliyet Gazetesi yazarı Güngör Uras, dünyanın en fazla fındık üretiminin yapıldığı Türkiye’de üreticilerin sorununun sahipsizlik olduğunu ifade etti. Uras yazısında, ne kadar fındık üretileceği veya üretildiği konusundaki söylentilerin ve bu söylentilerin gerçeği yansıtmamasının, devamlı olarak alıcının kazanmasına, üreticinin kaybetmesine neden olduğunu kaydetti. Uras’ın yazısından satır başları şöyle:

“400 bin aile üretici”

Fındık yetiştirilen il sayısı 3’ten 39’a, fındık ekim alanı 220 bin hektardan 700 bin hektara, yıllık fındık üretimi 80-90 bin tondan 600-650 bin tona yükseldi. 400 bin aile fındık parasıyla geçiniyor.

Şimdilerde Türkiye’nin batısında düz ve sulak yerlerde fındık yetiştiriliyor. Karadeniz yamaçlarında dönümde verim 80-100 kg iken, Batı’da düz ve sulak arazilerde verim 150-200 kg.

İki kilo kabuklu fındıktan bir kilo iç fındık çıkıyor. Yılda 600-650 bin ton kabuklu, 300-325 bin ton iç fındık üretimi gerçekleşiyor. İç tüketim 50 bin ton dolayında. Her yıl en az 250 bin-275 bin ton iç fındık ihraç ediyoruz. Fındık ihracatından 2.0-2.5 miyar dolar döviz geliri elde ediyoruz.

“Fiyatta alıcı etkili”

Fındığın en büyük alıcısı, yurt dışındaki 8-10 yabancı firma ile içeride büyüklü küçüklü 800 dolayındaki tüccar. Alıcı sayısı sınırlı olduğu için bu alıcılar, üretim miktarını gözleyerek alım fiyatını belirliyorlar.

Arz ve talep tahminlerine dayalı olarak fındık piyasasında ortaya çıkan fiyat dalgalanmaları sadece fındık üreticisinin zarar görmesine neden olmuyor, Türkiye’nin ihracat geliri de azalıyor.

Her yıl tekrarlanan bir hikâye var: Fındık üreticisi sahipsizlikten kandırılıyor veya yanlış bilgilendirme sonucu zarar ediyor.

Bu yıl henüz üretim miktarı belli olmadan şikâyetler başladı. Geçen yıl zarar eden üreticinin bu yıl da zarar edeceği, yanlış bilgilendirme sonucu fiyatların önce yükseleceği, sonra gerileyeceği haberleri yayılır oldu.

Fındıkta olan biteni en iyi işleyenlerden tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’dan öğrendiğime göre, fındığın büyük alıcısı yabancı firmalar, Türkiye’deki aracılarla alım yaparlarken, şimdilerde doğrudan alım yapıyorlar. Bu tür alımlar toplam alımların yüzde 60’ı dolayında. Sadece doğrudan alım yapmıyorlar, anlaşmalı üretime geçtiler. Fındık kalitesini yükseltmek için üreticiye yol gösteriyorlar.

“Fiskobirlik önemli”

Bir zamanlar fındıkta fiyat oluşumunda, ihracatta Fiskobirlik (Fındık Satış Kooperatifleri Birliği) hâkim durumdaydı. Fiskobirlik, üreticinin ürününü yok pahasına satmasını önlerdi.

Fiskobirlik 1938 yılında kuruldu. 50 fındık satış kooperatifinin birliğidir. Doğru-yanlış, fındık üretiminin, alım-satımının ihracatının içinde oldu. 200 bin ton kabuklu depolama kapasitesi vardı.

Karadeniz Bölgesi’nde 12 ilde 50 kooperatifi ve yaklaşık 250 bin fındık üreticisi aileyi şemsiyesi altında toplayan dev bir kuruluş haline gelmişti.

Dünya Bankası bir rapora dayalı olarak tarım satış kooperatiflerinin ve birliklerinin kapatılmasını emretti.

Bu emir üzerine, ana tarım ürünlerini pazarlayan birlikler çökertildi. Bu çerçevede hükümet, 2006 yılında Fiskobirlik’i devre dışı bıraktı, TMO’yu fındık alımıyla görevlendirdi. Bir süre sonra TMO da fındık alımlarını sonlandırdı.

Fiskobirlik, üretim tahmini yaparak, piyasa açılmadan kabuklu fındık fiyatını belirliyordu. Bu fiyat genelde piyasa fiyatını oluşturuyordu. Tüccar bu fiyatı vermezse, üretici fındığı Fiskobirlik’e satıyordu.

Fiskobirlik’ten sonra piyasa düzenleyicisi bir kurum veya kuruluş olmadığı için piyasayı ihracatçı ve tüccar yönlendirir hale geldi. Fındık üreticisi, bu durumda ihracatçı veya tüccarın fiyatını kabul etmek zorunda kaldı.

“Satıcı ‘dağınık’”

İlke olarak, fiyatın serbest piyasada oluşması normaldir. Normal olmayan, fındıkta üretici sayısının çok ve üreticinin güçsüz olmasına karşılık, alıcı sayısının az ve alıcının güçlü olmasıdır. Bunun sonucu olarak da alıcı istediği fiyatı dikte etme imkânını elinde tutmaktadır.

Şimdilerde üreticinin beklentisi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi desteklemekle görevlendirilmesi, en düşük fiyatın 10-12 TL olarak belirlenmesi.

Gerçekçi olalım. Sorun fındıkta üreticinin teşkilatlanamaması, üretici birliklerinin kurulamamasıdır. Daha önce kurulan kooperatif sistemi yanlış işledi. Ama bu demek değil ki kooperatif sistemi kötüdür. Fındık üreticisinin geleceği doğru dürüst kooperatiflerin kurulmasına ve üreticinin kooperatif şemsiyesi altına girmesine bağlı. Fiyat dalgalanmaları sadece fındık üreticisinin zarar görmesine neden olmuyor, Türkiye’nin ihracat geliri de azalıyor.

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON DAKİKA HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?