Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
ALANLAR HABER İÇİ

Kardeşim ve cehalet idam edilmeli!

Kardeşim ve cehalet idam edilmeli!

Perşembe’nin Soğukpınar Mahallesi’nde 1 Şubat’ta kardeşi Rüstem Kılıç (40) tarafından kızı Bahar Kılıç (35) ve kendi adını taşıyan torunu Ömer Kılıç (11) tüfekli vurulduktan sonra bıçakla öldürülen Ömer Kılıç olaydan sonra ilk kez Ordu Olay’a konuştu. Kılıç, adaletin yerini bulması için kardeşinin idam edilmesini isterken benzer olayların bir daha yaşanmaması için ülkede cehaletin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.     

Böyle bir olayı beklemediklerini ifade eden Ömer Kılıç, “Kardeşimin bu çevrede herkesi verdiği bir güven vardı. Herkesin ailesinin içine girer çalışırdı. Onun noksan tarafı 3-5 gün çalışır sonrasında gider meyhanelere takılırdı. Bağımlılık olarak içki kullanıyordu. Damadım ile bir husumeti yoktu. Hatta o 100 liralık iş yaptığında damadım ona 150 lira veriyordu. Bizim de çevrede hiç kimse ile bir husumetimiz yok. Onun ifadesinde olayın bir sebebi yoktu demesi doğru olabilir ama olayı hatırlamıyorum demesi benim açımdan tatmin edici bir açıklama değil. Buranın aydınlatılması lazım. O tek bıçakla bir insanı öldürüyor, tüfek alıp 2 kilometre yol yürüyor. Sonra da yanına diğer torunumu alarak yakalanmamak için ara yollardan kaçıyor. Bunları yaparken aklı başında da olay anında mı aklı başında değil?” dedi.

Olayın yaşandığı yer korkunçtu

Olay sonrası eve ilk giren kişinin kendisinin olduğunu aktaran Kılıç, “Gördüğüm manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar feciydi. Kapıdan içeri girer girmez şoka girdim. Benim adımını taşıyan torunum boğazı kesilerek ölmüştü. Nabzına baktım yoktu. Kızım bana bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama yapamadı. Ben de onun kendisini zorlamasını istemedim. Hemen yanında biraz ötede yeni 1 yaşına girecek olan bebeği vardı o duruyordu. Ben oraya giderken ambulansa, jandarmaya haber vermiştim. Diğer kız torunum ortalıkta yoktu. Onu aramaya çıktım ama yoktu. Bu arada evin içinde 4-5 kapı zorlanarak kırılmış. Kardeşim kızım ve torumu katlettikten sonra torunum balkona çıkmış kapıları kapatmış. Telefonla babasını arayarak yardım istemiş. Bu arada kardeşim kapılar kırarak onu yanı almış ve ara yerlerden kaçmış.” diye konuştu.

 

İdam olmalı

“Bu bizim başımıza geldi. Yarın başkalarının başına da gelebilir.” diyen Kılıç, “Ben bizim başımıza geldiği için de değil öteden beri söylüyorum. Kısasa kısas olmalı. Bu tür olaylarda ağırlaştırılmış cezalar olmalı, caydırıcı cezalar olmalı. Bizim korkacak bir şeyimiz yok. Müslümanın kanunu Kuran’dır. O yüzden kısasa kısas diyorum. Ben dahi olsam, kardeşim dahi olsa kısasa kıssa diyorum. Bu en azından caydırıcı olurdu. Şimdi ben haberlerde izliyorum kimyasal hadim olacak diye. Benim çocuğumun namusu gittikten sonra diğeri kimyasal hadım olsa ne olacak? Onun namusu geri gelecek mi? Yada benim çocuğum ölmüş şimdi ona müebbet verilse ne olacak? Devlet onu cezaevine koyacak, önüne de yemek koyacak. Böyle insanları alacaksın meydanda sallandıracaksın. Yakasına da fermanı koyacaksın. Ama şimdi Avrupa yasası var diyorlar ama bize Avrupa’dan fayda yok. Ağlarsak anamız bacımız ağlıyor. Çıkarsa bizim canımız çıkıyor.” şeklinde konuştu.                                     

 

Cehalet de idam edilmeli

Her gün olayı düşündüğünü kaydeden Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu olayı biz yaşadık acımız büyük. Böyle bir acıya acı demeyecek insanın insanlığından ben şüphe duyarım.  Benzer olayların yaşanmaması için cezaların caydırıcı olması lazım ancak birinci ceza insanın vicdanında olacak. Ben diyeceğim ki ben bu kötülüğü yapıyorum ama aynı kötülüğü bana birisi yaparsa ben ne yaparım. Bu bilimsel kültür ile sağlanır. Benim kardeşim çok iyi çalışıyordu ama bu kültürü maalesef alamamıştı.  Bir insan orta okula gider, lider liseye ama bunun yanında bir insanın maneviyat kültürü alması gerekiyor. Benim kardeşimin noksan tarafı buydu. Bu bilgiyi bu kültürü alamadı. O ilkokul mezunu. Böyle bir eğitim almış olsaydı vicdanı titrer o çocuklara o şekilde davranamazdı.  Bence bu konuda da duyarlı olunması gerekiyor. Bu ülkede cehaletin de ortadan kaldırılması gerekiyor ki benzer başka büyük acılar tekrar yaşanmasın.”

 

Mahkeme bu konu üzerinde durmalı

Yargılama sahasında bir konunun üzerinde durulmasını istediğini belirten Kılıç, “Olayın olduğu gün kardeşim çarşılarda tanıdıklardan bir miktar borç para istemiş. Ancak insanlar olmadığı içir vermemiş. Bu benim kafama takılan bir konudur. O meyhanelere takılıyordu oralarda bir yerde kendini borçlu hissedip de yada onu bir töhmet altında bırakıp da bunun aydınlatılmasını istiyorum. O da çıksın açıkça söylesin ben böyle bir borçtan dolayı mahkum kalmıştım o yüzden böyle bir olayı işledim. Çünkü kız torunumu yanına alıp kaçırırken onun gittiği yön tarafında aynı saatlerde bir araç görülüyor. Bunu bir komşumuz görüyor. Yolun geçtiği yol ana yol değil ara yol. O aracın oradan geçmesi için birilerini onu çağırmış olması lazım. Torunum 13 yaşında ama 17-18 yaşında gösteriyor. Benim sadece aklama takılan acaba torumu birilerine borcunun karşılığı olarak teslim mi edecekti? Bunun aydınlatılmasını istiyorum.” dedi.  

 

Normal hayat kalmadı

Olay sonrası hayatlarının alt üst olduğunu aktaran Kılıç, normal hayat gibi bir şeyin kendileri için söz konusu olmadığını kullanmadığı halde acıyı bastırmak için ara ara sigara kullanmaya başladığını sözlerine ekledi. Hasan Cem Özel-Özel Haber



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?