Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

 “Karı benim”

 “Karı benim”

Altınordu’da aralarında husumet bulunan Mahir Hançar’ı silahla vurmasının ardından bıçak darbesiyle ölümüne neden olan Ayhan Özdemir’in (44), emniyette alınan ifadesi ortaya çıktı. Özdemir, olay günü Mahir Hançar’ın kendisini arayarak, “Karı benim, ev benim, çocuklar benim” dediğini söyledi.

MUSTAFA KIRLAK-ÖZEL HABER

Cinayet zanlısı Ayhan Özdemir’in ifadesine Ordu Olay ulaştı:

Altınordu ilçesi Köprübaşı Mevki’inde 1 kişinin hayatını kaybettiği silahlı kavganın şüphelisi olan Ayhan Özdemir’in Ordu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube’de alınan ifadesine Ordu Olay Gazetesi ulaştı. Aralarında geçen alacak-verecek ile namus meselesi ile ilgili bilgiler veren Ayhan Özdemir, Mahir Hançar’ı öldürmesi nedeniyle pişman olduğunu kaydetti. Amacının Mahir Hançar’ı öldürmek olmadığını ifade eden Özdemir, ailesi ve kendisini tehdit etmesi nedeniyle olayı gerçekleştirdiğini belirterek, Hançar’dan şikâyetçi oldu.

Heykel kaçırmak için aramış

Mahir Hançar’ın gençlik yıllarından itibaren arkadaşı olduğunu belirten Özdemir, olay tarihinden yaklaşık 6-7 ay önce Mahir Hançar’ın kendisini arayarak yardım istediğini söyledi. Özdemir, “Mahir İstanbul’da iken beni telefonla aradı ve ‘önemli bir durum var, yanıma gelir misin?’ dedi. Mahir’in evine gittim. Orada bana bir bronz papaz kellesi olan heykeli göstererek; ‘Bunu buradan çıkaramıyorum. Bana yardımcı ol, bunu buradan çıkarmama yardımcı olursan parasının üçte birini sana veririm’ dedi. Ben kendisine beni bu pis işlere bulaştırma dedim. O da; ‘Sen bulaşmayacaksın. Beni buradan çıkar, gerisine karşıma, parasını vereceği’ dedi. Ben de kendisine yardımcı olarak bulunduğu yerden çıkmasını sağladım. Ancak heykeli ne yaptığını bilmiyorum” diye konuştu.

“Borç amaçlı para almadık”

Mahir Hançar’dan borç açmalı para almadıklarını iddia eden Özdemir, “O olaydan sonra ben Ordu iline taşındım. Yaklaşık 5-6 yıl kadar önce Mahir beni telefonla aradı ve bacısı (kız kardeşi) ile babası Ordu iline hastaneye geleceğini söyledi. Ordu’ya geldikten sonra ben kendilerini evimde misafir ettim. Sonra bacısını ve babasını gönderdi, kendisi Ordu’da kalmaya başladı. Zaman zaman benim evime gelir kalırdı. O tarihte bir gün birlikte İş Bankası’na gittik ve ATM’den Mahir para çekerken hesabında 1.642.000 (Bir milyon altıyüzkırk bin) TL para olduğunu gördüm ve kendisine bu ne zengin olmuşsun, heykelden aldığın para mı bu diye sordum. O da; ‘Tamam ben senin işini halledeceğim, şu an hesaptan para çıkaramıyorum’ dedi. Mahir daha sonra parça parça nakit para verdi. Daha sonra İstanbul iline gitti ve eşimin hesabına parça parça para gönderdi. Toplamda 30-40 bin civarı para göndermiştir. Bu para Mahir’in bana söz verdiği paradır. Bunun haricinde borç amaçlı almadık” ifadelerinde bulundu.

“Eşime karşı tavırları değişti”

Bu yaşananların ardından Mahir Hançar’ın eşi G. Özdemir’e karşı tavırlarının değiştiğini ileri süren Özdemir, “Daha sonra Mahir’in eşime karşı tavırları değişti ve eşime duygusal yaklaşmaya başladığını duydum ve eşime kendisi ile evlenmesini söylemiş. Bunu eşim bana 3-4 yıl önce söylemişti. Ben de telefonla Mahir’i aradım konuyu sorduğumda inkar etti. Daha sonraki tarihlerde Mahir Ordu iline de ara sıra gelip gidiyordu. Ancak bizde kalmıyordu. Çünkü aramızda bir soğukluk oluştu” şeklide konuştu.

İki yıldır gönderdiği paraları geri istemiş

Özdemir, “Yaklaşık iki yıldır Mahir beni telefonla arayarak gönderdiği paraları isteyerek kendisine borcum olduğunu söylüyordu. Ben de sende alacağım var halen 50 bin TL’ye yakın alacağım var diye cevap veriyordum” ifadelerinde bulundu.

Bir yıldır eşini rahatsız etmiş

Son bir yıl içerisinde Mahir Hançar’ın Ordu’ya geldiği zamanlarda kendisi ile eşini rahatsız etmeye başladığını iddia eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta beni takip edip evde olmadığım zamanlarda evimin önüne gelip eşimi tehdit ve rahatsız ediyormuş. Bu hususlarla ilgili kendisini birkaç defa polis merkezine şikayet ettim.”

Kaçırmaya çalışmış

Olaydan iki gün önce kendisinin evde olmadığı sırada eşini kaçırmaya çalıştığını da ileri süren Özdemir, “(Olaydan iki gün önce 17 Eylül 2018) İki gün önce benim işte olduğum saat 23.30 sıralarında Mahir evimin önüne gelmiş ve bağırarak eşimi dışarı çağırmış. Eşim dışarı çıkmış, Mahir’in kendisini kolundan tutarak kaçırmaya çalışmış. Eşim kendisini sen git ben geleceğim diyerek kandırıp, uzaklaşmasını sağlamış. Mahir de; ‘Gelmezsen ailene söylerim, eşini öldürürüm’ diye tehdit etmiş. Ben o akşam eve geldiğimde eşim bunu bana anlattı. Daha önce şahsı şikayet ettiğimizden ve 25 Eylül’de (2018) yapılacak mahkemede tekrar şikayetçi olacağımızı düşünerek, tekrar polise şikayette bulunmadık. Ben de bunun üzerine Mahir’i aradım, neden bunu yaptığını sordum. Bana bugünü (olay günü 19 Eylül 2018) kastederek, ‘Yarın (19 Eylül) saat 12.00’ye kadar sana süre paranı ver. Yoksa karını kaldıracağım. Seni öldüreceğim’ diyerek küfür ve tehditte bulundu. Bu şekilde iki gündür telefonla beni tehdit etti ve zaman zaman da mesaj çekti. Ben bu mesajları rızam ile görevlilere teslim ettim. Bu geceden beri Mahir ile telefon görüşmelerimiz devam etti. 18 Eylül 2018 günü saat 23.00 sıralarında evde bulunduğum sırada Mahir beni telefonla aradı; ‘Geliyorum çık dışarı. (…..) Karını da al yanıma gel’ dedi.” diye konuştu.

Çocuğuna yemek götürürken karşılaşmışlar

Olay günü çocuğunun okulu olan Meliha-Lütfü Türkmen İlkokulu’nda okuyan çocuğuna yemek götürdüğü esnada Mahir Hançar ile karşılaştıklarını kaydeden Özdemir, şu ifadelerde bulundu: “19.09.2018 günü saat 10.00-11.00 sıralarında Mahir beni sürekli telefonla aradı. Bana; ‘Bir saatin kaldı, saat 12.00’de süren doluyor. Seni kaldıracağım, (…..), karı benim, ev benim, çocuklar benim’ diye küfürler etti. Daha sonra saat 11.00 sıralarında Güzelordu İlköğretim (Meliha-Lütfü Türkmen İlkokulu) okulunda okuyan çocuğumun yemeğini vermek için okuluna gitmek üzere evden çıktım. Çıkarken evde bulunan ve yaklaşık 25 yıl kadar önce köyde bir dağda bulmuş olduğum tabancayı belime koydum. Amacım kendimi korumaktı. (…..) Şarjörde bulunan üç adet mermiyi yanıma aldım. yine işim gereği sürekli üzerimde bulunan çakı bıçağı da yanımdaydı. Süleyman Felek Caddesi üzerinde çocuğumun bulunduğu okula gittim ve lokantadan yemek almak için dürümcü tarafına giderken, İstikbal mağazası önünden Mahir Hançar’ı cadde üzerinde yürürken gördüm. Mahir’de beni gördü ve el kol kaldırarak bana saldırmaya başladı. Ben de bu sırada üzerimde bulunan tabancayı çıkartarak Mahir’in bacak tarafına doğru kendimi korumak amacı üç el ateş ettim. Bu esnada Mahir bana birkaç yumruk vurdu. Mahir yere düşerken; ‘Karını almaya geldim’ dedi ve İstikbal mağazasının içerisine kaçtı. Mahir içeride bana ve aileme karşı küfürler etmeye devam edince ben tahrik oldum ve üzerimde bulunan çakı bıçağını çıkartarak Mahir’e doğru bir defa salladım. (…) Benim amacım Mahir’i öldürmek değildi. Yaptığımdan pişmanım.”

Olay:

İddiaya göre, aralarında husumet olduğu öğrenilen Ayhan Özdemir ile Mahir Hançar (40) Köprübaşı mevkisinde karşılaştı.  İkili arasında bir süre süren tartışma kavgaya dönüştü. Daha sonra Ayhan Özdemir, tabancayla Mahir Hançar’a 3 el ateş etti.  Göğsünden yaralanan Mahir Hançar, bir iş yerine sığındı. Burada devam eden kavgada Ayhan Özdemir, üzerinde taşıdığı çakı bıçağını Hançar’a saldı.  Sağlık ekipleri tarafından Ordu Devlet Hastanesine kaldırılan Mahir Hançar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?