Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • GÜNDEM
  • Prof. Mikdat Kadıoğlu’ndan Ordu’ya önemli tavsiye: “Üç master planı mutlaka hazırlanmalı”

Prof. Mikdat Kadıoğlu’ndan Ordu’ya önemli tavsiye: “Üç master planı mutlaka hazırlanmalı”

Prof. Mikdat Kadıoğlu’ndan Ordu’ya önemli tavsiye:  “Üç master planı mutlaka hazırlanmalı”

Afet ve Acil Durum Uzmanı Prof. Mikdat Kadıoğlu, son günlerde deprem ve heyelan gibi afetlerle gündeme gelen Ordu’da herhangi olumsuz bir durumun yaşanmaması için Afet Zararlarını Azaltma Planı, Afete Müdahale Planı ve Afet Sonrası İyileşme Planı hazırlanması gerektiğini açıkladı.

Afet ve Acil Durum Uzmanı Prof. Mikdat Kadıoğlu, son günlerde deprem ve heyelan gibi afetlerle gündeme gelen Ordu’nun yenilenen deprem haritasında deprem kuşağında yer aldığını açıkladı. Akkuş, Kumru, Korgan, Kabataş, Aybastı, Gölköy ve Mesudiye ilçelerinin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın yanında bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kadıoğlu, 7 ilçenin 1’inci dereceden deprem bölgesinde olduğunu söyledi. Eski haritada söz konusu ilçelerin 3’üncü sınıf deprem bölgesinde olduğunu anımsatan Kadıoğlu, yeni haritaya göre orta kesimdeki ilçelerin 2’nci derece, sahil kesimdeki ilçelerin ise 3’üncü dereceden deprem kuşağında yer aldığını vurguladı.

“Tehlikelere karşı bütünleşik harita çıkartılmalı”

Prof. Dr. Kadıoğlu, Ordu’nun afetlere karşı tek tek tehlike haritalarının çıkartılması gerektiğini ifade ederek, “Deprem, sel olmadan riskli bölgelerde ne yapabilir ki, olası bir afette canlarımız kaybolasın, ölmeyelim. Şimdi Türkiye’de bir seferberlik yapıyoruz ama hep deprem, sel gibi afetlerin ardından bu seferberliği yapıyoruz. Orada da ölenler maalesef geri gelmiyor. Ordu’nun sel, heyelan, deprem gibi afetlere karşı tek tek tehlike haritaları çıkartılmalıdır. Sonra bu tehlikelerin bütünleşik bir haritası çıkartılmalıdır. Türkiye’de tehlike deyince ya deprem, ya sel, ya da heyelan haritaları yapılıyor ancak birçok afet unutuluyor. Bu yapılanlar da bir bütünleşik değil. Sonra bunun üzerine şehirde yaşayanların evlerini, okullarını, hastanelerini koyarak, nelerin veya neylerin tehlike altında olduğunu tespit etmemiz gerekiyor.  Daha sonra afet bölgesinde olan binalar için neler yapılabileceği saptanmalı. Türkiye genelinde böyle bir plan yok. Ya deprem master planı ya da heyelan master planı var. Ama orman yangınından tutunda diğer birçok afetleri içerisine alan bütünleşik bir afet risk azaltma planı yok” diye konuştu.

“Zararları azaltma, müdahale ve iyileşme planı olmalı”

Afet öncesinde planların hazırlanması gerektiğini ifade eden Kadıoğlu, “Afet planlarının üç tane olması gerekir. İlki Afet Zararlarını Azaltma Planı, ikincisi Afete Müdahale Planı ve Afet Sonrası İyileşme Planı olması gerekir. Tokyo, İstanbul gibi deprem bekleyen bir şehir. Şimdi Tokyo’ya gidelim, beklenen deprem sonrası Tokyo’yu nasıl inşa edeceklerini anlatıyorlar. Şimdi biz bir kentimizde meydana gelecek olası bir depremin ardından o kenti nasıl inşa edebileceğimizi biliyor muyuz? Her zaman olduğu gibi yine ezbere gideceğiz” şeklinde konuştu.

“Afet Yönetmeliğini biz yanlış anlamışız”

Kadıoğlu, “Afet yönetimi ne demektir; riski azaltmaktır. Şu anda yaşanması beklenen bir depremde 34 bin binanın ağır hasar alması bekleniyor. Bizim bu depremde önce 34 bin binayı yıkmamız gerekiyor ki, deprem afeti olduğunda bununla baş edebilelim. Şu anda deprem olursa bunu yönetemeyiz. O yüzden binalar çok önemli. Yani depreme hazırlıkta Japonlar üç ayrı test yapıyor. Bu test depremin sıfırıncı saniyesinde başlıyor. Yani deprem olmadan önce. Dolayısıyla deprem olmadan önce bizim yapmamız gereken ilk iş sağlam bina. Yeni telefon, araba almayın. Hatta arabanızı satın. Yeter ki olası bir depreme dayanıklı bir binada oturun. Yeni bina yaptırmanıza belki gücünüz yoktur. O zaman gidin depreme daha dayanıklı binada kirada oturun. Çünkü bina sağlam değilse isterseniz hayat üçgeni yapın, isterseniz yere yatın yani ne yaparsanız yapın hiçbirinin bir faydası yok. Bir; bina sağlam olacak. İki; eşyalar sabitlenmiş olacak. Aile Afet Planınız olacak. Dört; sigortanız olacak. Ayrıca binalar için deprem yönetmeliği yapıldı. O deprem yönetmeliğinin köprüler, yüksek enerji hatları gibi her şeye yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“Sel, heyelan gibi afetleri de düşünmek gerekiyor”

Kentsel dönüşümde sadece depremin ön planda tutulduğunu vurgulayan Kadıoğlu, “Şu anda günümüzde kentsel dönüşümü konuşuyoruz. Fakat bu dönüşümü sadece deprem için konuşuyoruz. Sadece masada deprem var. Mesela dere yatağında bina var, zemin raporu kötü çıktı, güçlendirme yerine yıkıp yeniden yapıyorsun. Burada sadece depremi gözetildiği için su basmanı yapılmıyor sele karşı. Depreme dayanıklı bina yapıldı ama iki gün sonra yaşanan bir sel afeti o binayı yerle bir edebiliyor. Yani o yüzden depreme dayanıklı bina yaparken sel, heyelan gibi afetleri de düşünmek gerekiyor. Her zemine uygun bina yapılabilir ancak dağın tepesine yaptığın binanın aynısını derenin içerisine yapamazsın. Maliyeti çok yüksek dere yatağına bina yapmanın. Bunun için dere yatağına yapılacak olan bir binada su ne kadar yükseliri bulup, ona göre subasman  (yüksek giriş) yapılması gerekiyor. Türkiye’de girişleri sıfır yapıyoruz” şeklinde konuştu.

“Ordulular yer altı sularına sahip çıkmalı”

Kadıoğlu, yer altı sularının stratejik sular olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Ordulular, yer altı ve yer üstü sularına sahip çakmalı. Yeraltı suları stratejik sulardır. Normal zamanlarda yeraltı suları kullanılmaz. 1815 yılında Endonezya’da volkan patladı. O kadar büyük volkan patlaması oldu ki, bunun külleri atmosferde stotesstfore yayıldı ve orada kaldı. 1815 takip eden 1816 yılında dünyada hiç yaz olmadı. Bütün bir yıl boyunca kar yağdı. İnsanlar donmuş suyu içemedi. Tek kullanılan su yer0latı sularıydı. Böyle afet veya acil durumlarda yer altı suları önemlidir. Yeraltı suları öyle gündelik amaçlarla kullanılmaz. Kullanıldıktan sonra da böyle kirletilmez. Türkiye’de şişe sular çıktı. Adamını bulan gidiyor bir dereye debisini de yüzde 50 düşük göstererek yani daha az para ödeyerekten o derelerin suyu nehirlere, göllere yani besleyeceği toprağa gelmeden derelerin suyunu paketleyip satıyorlar.” MUSTAFA KIRLAK



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?