Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • GÜNDEM
  • Toprak Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.  Aşkın’dan çağrı: TOPRAK SADECE SAVAŞLA KAYBEDİLMEZ

Toprak Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.  Aşkın’dan çağrı: TOPRAK SADECE SAVAŞLA KAYBEDİLMEZ

Toprak Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.  Aşkın’dan çağrı:  TOPRAK SADECE SAVAŞLA KAYBEDİLMEZ

ODÜ Toprak Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Aşkın, “Toprak sadece savaşta kaybedilmiyor. Toprak; erozyonla, sel ve doğal afetlerle de kaybedilebilir. O sebeple bölgemizin toprak haritalarının bir an önce çıkarılması gerekir” dedi.

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Beslenme Bölümü Toprak Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Aşkın, kentte etkili olan sağanak yağışların ardından 110 mahallede 308 ayrı noktada heyelanların meydana gelmesini değerlendirdi. Karadeniz Bölgesi’nin toprak haritalarının bir an önce çıkarılması gerektiğini de vurgulayan Aşkın, “Unutulmamalıdır ki, toprak sadece savaşta kaybedilmiyor. Toprak; erozyonla, sel ve doğal afetlerle de kaybedilebilir. O sebeple bölgemizin toprak haritalarının bir an önce çıkarılması gerekir. Bundan sonraki yapılanmalarda toprak yapısının çok iyi ortaya konulması zaruridir. Arazi kullanım planlamaları bir an önce yapılmalıdır. Ordu’nun toprak yapısı ve toprak haritası hiç vakit kaybedilmeden ortaya konulmalıdır. Bugün sorun yaşadığımız ABD’nin 50 eyaletinin hepsinin toprak haritaları bulunuyor” ifadelerini kullandı.


“EROZYON SİNSİCE İLERLİYOR”
Karadeniz Bölgesi’nde erozyon ve heyelanın sinsice ilerlediğine de dikkat çeken Prof. Dr. Aşkın, “Karadeniz Bölgesinin toprağı arazinin topografyasından, engebeli yapısından dolayı çok daha kıymetlidir. En küçük bir yağışta topraklar erozyon vasıtasıyla akıyor. Bu sinsice cereyan eden bir olay karşısında devletimiz, hükümetimiz, valiliklerimiz ve STK’lar bilimsel yöntemlerle toprak haritasını bir an önce ortaya koymalıdırlar. Toprak yaşayan varlıktır. İnsan nasıl yaşıyorsa toprakta organik maddesiyle, içermiş olduğu ile su ile yaşayan varlıktır. Dünyanın en büyük havuzu ve su toplama yapısı aslında topraktır. Bizim ilimizde toprak suyu tutamadığı ve saklayamadığı için ani sellerle karşılaşıyoruz. Aslında toprağı koruduğumuzda bu durum asgari seviyeye inecektir” şeklinde konuştu.

“EROZYONLAR TERASLAMA İLE ÇÖZÜLEBİLİR”

Doğu Karadeniz'in bazı illerinde dik ve çok eğimli arazi yapısı nedeniyle toprak derinliğinin yetersiz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aşkın, Ordu'da toprak derinliği çok yetersiz. İlimizde erozyonla çok kolay aşınıp gidebilecek bir toprak yapısı mevcut. Projeli teraslama çalışmasıyla erozyon önlenebilir. Çünkü teraslar, hem fazla suyu toprak yüzeyinden emniyetli bir şekilde uzaklaştırır hem de kurak dönemlerde suyun toprakta tutulmasına yönelik fonksiyonları ve erozyonu önleyici görev yapar. Bizim ilimizde Ordu'da da yapılmaya başlandı. Rastgele ve projesiz yapılan terasların olumsuz etkileri, yakın bir zamanda mutlaka görülecektir. Bu nedenle, teraslamanın mutlaka bir toprak koruma uzmanı nezaretinde ve mutlaka proje dahilinde yapılması gerekir. Özellikle Ordu'da toprak derinliği çok yetersiz, erozyonla çok kolay aşınıp gidebilecek bir toprak yapısı da var" diye konuştu.

“BİLİMSEL METOTLAR KİŞİNİN İNİSİYATİFİNE BIRAKILMAMALI”

Vatandaşlara dere kenarlarına ev yapılmaması gerektiği uyarısında da bulunan Aşkın, şöyle konuştu: “Yağmur doğal olarak gerçekleşen bir olaydır. Bizim yapabileceğimiz tek şey onun ortaya koyabileceği enerjiyi minimilize edebilecek mühendislik çözümler üretmek. Yine Karadeniz Bölgesi’nde özellikle kurumuş, daralmış, özelliğini yitirmiş dere ve ırmak yataklarından mümkün oldukça uzakta, daha yüksek pozisyonlarda yerleşim yerleri tesis edilecek. Buradaki esas bakış açısı şu; biz yağmurun ne kadar yağacağına, ne kadar süreceğine karar veremiyoruz. Seldir Allah’tan geldi. Tabi ki Allahtan geldi ama bizim doğaya yaptığımız yanlış uygulamalar neticesinde o doğanın gerçekleştirdiği felaketten etkilenen insan biz oluyoruz. Özellikle küçük yerleşim yerlerinde arazinin kıt olması yerleşim alanlarını böyle su kenarlarına dere yataklarına yakın tesis etmesine de neden oluyor. Doğaya yapılan, doğanın arzu etmediği, yaradılışında olmayan her türlü etkiyi doğa bir gün gelir hesabını sorar. Vatandaşlarımız dere kenarlarına ev yapılmaması noktasında bilinçlenmeli. En önemlisi devletimiz, bilimsel metotları hiçbir zaman kişinin inisiyatifine bırakılmamalıdır.” MUSTAFA KIRLAK-ÖZEL HABER



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?