Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

VALİLİKTEN 36 YILLIK İSTEK

VALİLİKTEN 36 YILLIK İSTEK

 

 

Uzun adı Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Gizli Ermeni Ordusu olan ASALA'nın Türkiye'deki ilk eylemi olan Esenboğa Havaalanı baskınında hayatını kaybeden Kenan Kaya’nın eşi Nezahat Kaya, 36 yıl önce toplanan yardımın eline geçmediğini belirterek mümkün olması halinde bu parayı almak istediğini söyledi.       

 

 

 

Her yıl ağustos ayında Ordu'da başka bir hareketlilik olur. Telaşla bir yerden başka bir yere yetişmeye çalışan kimi zaman Almanya kimi zaman Fransa kimi zaman Hollanda plakalı araçlar çıkar yollara. Bunları sayıları az da olsa GürcistanAzerbaycan gibi ülkeler izler.

Bunların yanı sıra daha çok İstanbul olmak üzere Ankara, Kocaeli gibi illerin plakasını taşıyan araçlar günün her saatinde dikkat çeker. Ordu çünkü göç veren yerdir. Ordu'da çünkü zaman fındık hasat saatini göstermektedir. Gurbetten gelenler fındık başlamadan önce kimi zaman yakınlarını kimi zaman çocukluk arkadaşlarını kimi zaman da yaylaların, yukarı akan derelerin hasretini dindirmek için gece gündüz koşturmacaya çıkınca, ‘gelmedik’ kalmasın diye düğünler de bu tarihe denk getirilince böyle bir hareketlilik yaşar Ordu.

Her yıl ağustos ayında Perşembe'nin yamacına kurulmuş pencereleri Karadeniz'e bakan bir eve ise sessizlik çöker. Bu gün artık babaanne olmuş olan Nezahat Kaya, hissettirmemeye çalışsa da yıllar öncesine gider. O önce sayaları az da olsa bildiği duaları okur ardından fotoğraf albümünü çıkarır.

Yetim yetişen çocuklarının torunlarını dizine oturtan Kaya, onlara önce ASALA eyleminde tarafından öldürülen dedeleri Kenan Kaya'nın resmini gösterir. Zaten fotoğraf albümündeki resimlerin sayısı çok azdır. Evlenerek yuva kurduklarında ekonomik durumları iyi olmayan Nezahat ve Kenan Kaya'nın düğün resimleri ise yoktur.

Babasını 8,5 yaşında kaybeden kızının oğlu ile Kenan ve Nezahat Kaya'nın artık epeyce sararmış birkaç resminin yanında bir iki siyah beyaz fotoğraf olan sonrasın da Kaya çiftinin çocuklarının düğün resimleri bulunan albüme bakmak çok uzun sürmez.

36 YIL ÖNCE BİR AĞUSTOS AYINDA

Her yıl ağustos ayanda Nezahat Kaya, kız kardeşini karşılamak için 7 Ağustos 1982'de gittiği Ankara Esenboğa Havaalanı'nda Zohrap Sarkisyan ve Levon Ekmekçiyan tarafından gerçekleştirilen saldırıda başından aldığı yaralar ile kaldırıldığı hastanede bir hafta diredikten sonra hayata 32 yaşında veda eden eşini bir başka hatırlar. Perşembe Öğretmen Okulu'nun gece bekçisi Kenan Kaya, uzun adı Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Gizli Ermeni Ordusu olan ASALA'nın Türkiye'deki ilk eyleminde biri alman diğeri Amerikalı olmak üzere halatını kaybeden 9 Türk'ten biridir. Bugün Perşembe'yi ve Karadeniz'i yamaçtan gören bir sırttaki kabrinde yatan Kenan Kaya'yı ne Perşembe Öğretmen Okulu'nda ne de Ordu'da hatırlayan ise zaten hemen hemen yoktur. Onun örgütün Türkiye'deki ilk eylemine kurban gittiğini bilen de.

 

 

"Biz zaten 9 yıl evli kaldık. O vefat ettiğinde çocuklarım 8,5, 5,5 ve 2,5 yaşındaydı. İşte Ankara'ya Hollanda'dan gelen kız kardeşini almak için gitmişti." diyen Nezahat Kaya, olanları şu sözlerle anlatıyor:

"Sabah kahvaltı yaptı, fındık zamanı olduğu için köye gidecekti. Bu sırada annesi geldi Ankara'ya isterse abisi yerine kendisinin gidebileceğini söyledi. Bunun üzerine hiç hesapta yokken hazırlandı. Bir arkadaşı ile Ankara'ya gitti. Burada biraz beklemişler. Bu sırada eşim ben bir sorayım demiş biraz ileri adım atmış. Bu sırada patlama olmuş başından yaralanmış. O arkadaşına ‘ben vuruldum, sen de bir şey var mı?’ diye sormuş. Bu son sözleri olmuş. Hastaneye kaldırmışlar. Ben de burada çok bekledim ama gelmedi. Gelmeyince yola indim. Ankara arabalarının geldiği yere gittim. Belki gelir, görürüm diye düşündüm. O da gelmeyince haber izlemek için eve geldim. Baktım ki bütün komşular bize gelmiş. Bana dediler ki 'biz size geldik yemek yiyeceğiz'.

Ben ‘tamam hoş geldiniz dedim ama elim kolum hiç kalkmıyor. İyi dedim onlara yemek yapmaya başladım ama ben dedim haberlere bakacağım. Meğer bütün mahalle olayı duşmuş ama benim televizyon izlem mi istemiyor. Onun için gelmişler ben onlara bir şeyler hazırlarken de saati geri almışlar. Ben bir yandan saate bakırken bir yandan yemek hazırlamaya çalışıyordum. Bir süre sonra kapı çalındı baktım ki bir komşu ‘haberlere baktın mı’ diye sordu. Ben de geçirdim bakamadım dedim. O zaman ‘Kenan öldü mü’ diye sordum. Yok dedi ama ağır yaralıymış. Bütün dünyanın karardığını biliyorum.

Daha sonra Ankara'ya hastaneye eşimi görmeye gittim. Tabii bizimle konuşamıyordu. Gözleri de kapalıydı. ‘Bak Kenan biz geldik’ diye uyandırdık. Gözlerini açtı. Konuşamadı ama gözlerinden yaşlar süzüldü. Bir süre ağladı. Sonra ben Perşembe’ye geri geldim. Cahillik tabi, kimsesizlik, garibanlık, fukaralık. Şimdiki aklım olsa gelir miyim? Bir zaman sonra da ölüm haberi geldi. Sonra cenazesini evin önünde görür görmez ben kendimi havya attığımı biliyorum. Başka da bir şey bilmiyorum."

 

EN İYİSİ ÖLÜM DEDİM…

Nezahat Kaya, "Biz yoksul bir aileydik. Bir ev yaptırmak çocuklar için, onların eğitimi için çırpınmak hayalimiz vardı. Eşimi kaybettikten sonra ben bir yandan içimin daralması diğer yandan geçim derdi yaşadım. Zaman zaman cinnet geçirip ‘en iyisi önce çocukları sonra kendimi öldürmek’ diye düşündüm. Allah yardım etti sonra biraz toparladım. Çocukların geçimi için bir şeyler yapmaya çalıştım. Ben bir yandan hem fındık fabrikalarında işçi olarak çalıştım hem da el işi yaparak ek gelir sağlamaya çalıştım. Çocuklarımın başında olamadım. Hep komşulara rica etmek zorunda kaldım ‘aman ağaca çıkmasınlar düşerler’, ‘aman çarşıya indirmeyin araç vurur’ diyerek. Yetim çocuk yetiştirmek çok zor." diyor. ORDU OLAY

 

 

O parayı almak isterim

O dönem Ermeni Kiliseler Birliği’nin saldırıyı tepki ile karşıladığını ifade eden Nezahat Kaya, “Orası saldırı sonrası Ermeni Kiliseler Birliği hayatını kaybedenlerin ailelerine yardım için bir kampanya başlattı. Sonra da o kampanyada toplanan parayı Türkiye’ye gönderdi. O paranın İstanbul Valiliğine kadar geldiğini biliyorum. Ama benim elime geçmedi. Ben eşimden sonra çok zahmetler çektim. Bu para bir yerlerde kayıtlı ise bizim de hakkımız kayıtlı ise o parayı almak isterim. Aradan bunca zaman geçmiş olsa da o parayı almak isterim. Benim bu arzum sönmedi. Çünkü ben büyük acılar yaşadım.” dedi.                    



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?