Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

İŞTE O MEKTUP

İŞTE O MEKTUP

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, tüm dünyayı etkileyen yeni tip korona virüs (Kovid-19) ile mücadelede ön saflarda yer alan başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm kahramanlara yönelik olarak düzenlediği ‘Gençlerden Mektup: Minnettarız’ isimli yarışmada Türkiye ikinciliğini kazanan Süheyla Elma, Ordu’nun gururu oldu.

‘Evde Kal Sağlıklı Kal’ sloganıyla 13-17, 22-29 yaş aralığında düzenlenen yarışma için 7 bin 562 öğrenci başvuruda bulundu. Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda sonuçlanan yarışmada birinci seçilen mektupları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya iletti. ‘Gençlerden Mektup: Minnettarız Yarışması' ‘Evde Kal Sağlıklı Kal’ anlayışı doğrultusunda online olarak gerçekleştirildi.


Küçük yaşından itibaren yazı yazmayı sevdiğini ve kitabının da olduğunu söyleyen Ünye Mehmet Refik Güven Fen Lisesi 9. Sınıf öğrencisi Süheyla Elma, ”Ben yazmaya küçük yaşta 6. sınıfta iken başladım. Bu serüvenim 10 sayfalık bir hikaye ile küçük yaşta yarışmalarla başladı. Daha sonra ben o yazmış olduğum 10 sayfalık hikâyeyi bir kitap haline getirdim” dedi.

BUNU BEKLİYORDUM
 

Yazmış olduğu yazıyla Türkiye 2.’liğini kazanmasını beklediğini söyleyen Süheyla Elma, ”Zaten bundan önce girmiş olduğum yarışmalarda almış olduğum derecelerimle ilerlediğim için bu gün bu kazandığım dereceyi de yine bekliyordum. Ben yazmış olduğum mektubumun daha güzel olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkesin yazdığı kendisi için güzeldir” diye konuştu.

İLHAM KAYNAĞIM HEP YAZARLARDI
 

Yazmış olduğu ve her yazdığı makalelerin derecelerini almayı nasıl başardığı anlatan Süheyla Elma, ”Ben yazı yazarken genelde ilham kaynağım hep yazarlar oluyor. Her zaman yazıyor ve silip tekrar yazıyordum. Ben bunu yaparken hiç bıkmadım. Yazarlık aslında çok kitap okumayla gerçekleşiyor diyebilirim. Çünkü bu sayede kelime hazneniz gelişiyor. Ve artık yazmak istiyorsunuz” şeklinde konuştu.
 

Toplam 7 bin 562 adet mektup arasından yapılan değerlendirme sonucunda 13-17 yaş kategorisinde; Sakarya’dan Elif Lata birinci olurken, Ordu’dan Süheyla Elma ise ikinci oldu. Hamza Alp

Kutu.. kutu… kutu…..

İşte o mektup

 

SEN BİR MELEKSİN

             Siyah bir toz bulutunun dünyayı kuşatıp baharı kışa, toprağı taşa, içimizi korkuya verdiği bu günlerde sen beyaz kanatlarını takıp geldin.  Dertsiz tasasız günlerimizde ruhumuz ve bedenimiz şifaya muhtaç değilken fark etmedik seni. Tıpkı yanı başımızda dolaşan koruyucu meleklerimiz gibi. İçimizi bir sıkıntı bastığında hatırladığımız manevi hislerimiz gibi, varlığının ve şefkatli ellerinin şimdi farkına vardık. Belki sadece alkış tuttuk gecenin dokuzunda ama içimizden selamlar, semaya ulaşan dualar yolladık size.

             Sanki mahşerin provası bu günler. Sanki gök kubbe çöktü de anne çocuktan, evlat babadan kaçar oldu. Zifiri bir karanlık çöktü sanki kâinatın üstüne. En sevdiğimiz değer verdiğimiz insanların ellerine dokunamaz olduk. Anne, cennet kokan evladının kokusuna bile hasret şimdi. Bir yıkım var dünyevi hevesle günlerini gün eden insanoğlunun kendine kurduğu ahenkli dünyasında. Yıkıntıların içinden elimizden tutan siz oldunuz. Sizler birer meleksiniz.

            Sen de bir annesin belki. Bir babasın. Bir evlat. Sevdiğin için, en sevdiklerinden uzak kaldığın bu günlerde, korku ve ümit vermek için şimşeği gösteren, yağmur yüklü bulutları meydana getiren Allah’ım, korkularımızı yenip ümitle yaşamamız için sizi başımıza taç etti. Şafi isminin tecellisini sizlere emanet etti. Kimimiz annemizi, kimimiz babamızı, çocuğumuzu velhasıl en sevdiklerimizi emanet ettik size. Sen en sevdiklerini Allah’a emanet etmişken “Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız bir kuş gibidir. Vah ona.” düsturuyla mesleğine olan aşkınla şifa dağıttın dokunmaktan korktuğumuz sevdiklerimize. Taşınılası zor bir yükün altında mahcubiyetle bakarım şimdi yüzüne. Minnet ağır bir yükmüş meğer. Karşılığını bulmak ederini karşılamak ne zormuş. Tam aksine, bize minnetle bakıyorlar duygusunu çoktan içinden atmış, hatta hiç taşımamış sağlık çalışanlarımızın gururla ve görev bilinci ile çalışmaları göğsüme oturan yumrunun, içime attığım gözyaşlarımla erimesini hissediyorum. Sen hep oradaydın oysa. Nefesi yetmeyen insanlara nefes, gönlü darda olanlara ferahlık, vicdanı körelenlere vicdandın. Baş başa kaldığın hastalarının elinden tutarken takdir ve minnet duyulmasını beklemeden aynı merhameti taşıyordun içinde. Sen bir melektin çünkü. O üniformanı giydiğinde merhameti de kuşandığını biz şimdi anladık. Yüzünüzdeki yorgunluk ve maske izleri bizim için minnet ve mahcubiyetin çok ilerisindedir. Biz sizler için gök kubbeye dönüp en derin hislerimizle dualar ediyoruz. Minnetimizi ödemenin tek yolunu şimdilik böyle buldum. Bu savaşa ve yaşama karşı kendinize has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin iş aşkınızdan kaynaklanan sorumluluklarınızla bu değerleri ve farkındalığı toplum olarak bize öğrettiniz. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar. Sizinle birlikte toplum olarak yeniden oluşacağız.

            Bizler bu ürkütücü virüs günlerinde evlerimizde kalıp kendimizi korumaya çalışırken, bizler için gecesini gündüzüne katıp özveriyle çalışan, bizleri ve ülkemizi bu günlere getirmiş başlarımızın tacı büyüklerimizin her türlü ihtiyacını bir minnet duygusuyla yerine getiren polis ve askerlerimizin, vefa destek gruplarımızın özverili çalışmaları sayesinde bu zor günleri umuda dönüştürmemize çaba gösteren vatanımızın her bir ferdine devletimizin koyduğu kurallara uyduğu için minnettarız. Atatürk’ün, “Bütün ümidim gençlerdedir” dediği akranlarım: Ellerinizde tabletleriniz, telefonlarınızla vakit geçirmek yerine bu ülkenin tarihinde on beşli yaşlarda şehit düşmüş yaşıtları gibi pandemi günlerinde vatanı için gençlik merkezlerimizde sağlık çalışanlarımız için maske ve koruyucu ekipman üretmek için harcadığınız emeklerinizi asla unutmayacağız. Ülkemizin geleceği için ne kadar değerli olduğunuzu tüm dünyaya gösterdiniz.

            Bir yuvanın sadece kan bağı aile ile kurulmadığını gördüğümüz öğrenci yurtlarımızda çalışan vefakâr görevlilerimiz. Misafirlerinize gösterdiğiniz ihtimam takdire şayandır. Millet olarak misafirperverliğiniz sayesinde karantinadaki vatandaşlarımıza çok büyük bir aile olduğumuzu kanıtladınız. Özverinin, çalışmanın mükâfatı her zaman peşin olarak alınmaya bilir. Sizler gibi sağlık personelimiz, polislerimiz, askerlerimiz, genç kardeşlerimiz ve ülkemizin ekonomisi için gecesini gündüzüne katan fabrikadaki işçilerimiz için ebedi âlemde büyük mükâfatlar vardır. Allah hepinizi peygamberimizi mağarada koruduğu gibi korusun. Miraca yükselttiği gibi yüceltsin.

            Hoş bir seda bıraktınız bu gök kubbede. Minik elleriyle maske dikerken gençlik merkezlerimize mana yüklediniz. Kibar bir sesle istediği taze fasulyeyi dedemize ulaştırırken cennet yolunu adımlıyordu gözümde o an görevi başındaki memur. Beyaz elbiselerinizle şu koca taş duvar hastanelerin sıcak yüzü oldunuz bir sağlık çalışanı olarak. Samimi tebessümünüz korona virüs zamanlarında ışık oldu hastalarımıza. Hastalarımızın son duasını alarak, kendinden bir şeyler vererek uğurladın şifa olup da evlerine. Sonsuzluğa gidenlerin son yakını sen oldun. Son anında en yakınlarını göremeyen de. Çok şey verdin hasta yatağında gözünün içine minnetle bakanlara. Ve onlardan en çok korktukları şeyi aldınız çok zaman. Şifa olurken, kendi canını virüsle hastalar arasına siper edip korkusuzca çalışman takdire şayandır. Sadece bir doktor, hemşire, hastabakıcı, bir sağlık çalışanı değilsin artık gözümüzde. Çocuğunu, sevdiklerini geride bırakıp görev aşkıyla şehadete koşan bir vatanseversin. Bazen yürümek için iki ayak yetmiyordu; yürek de gerekiyordu. Sizi hep yürekli sağlıkçılar olarak hatırlayacağız. Taşıyacağımız minnet duygusunu hep yaşatacağımızı bilin. Kanat çırparak sonsuzluğa giden arkadaşlarınızla birlikte siz hepiniz birer meleksiniz. Karanlıkta ortaya çıkan yıldızlar gibisiniz. Işığınız hiç sönmesin. Sevgilerimle .

                                                                                                       Süheyla ELMA

                                                                                              Fatsa Gençlik Merkezi

                                                                               Ünye Mehmet Refik Güven Fen Lisesi  9/C

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?