depolama Engelli Erişim Cihazı Merdiven Tırmanma Cihazı Taşıma iletme Sistemi Uluslararası evden eve nakliyat Adak
TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

ÇAM BURNU’NUN YAKAMOZU

ÇAM BURNU’NUN YAKAMOZU

Rabia Melisa Kurt, 14 yaşında… Yaşının küçüklüğüne bakmayın, o tam bir kitap kurdu. Bu yaşına kadar 200’ün üzerinde kitap okumuş. Bir özel yeteneği daha var. Muhteşem resimlerin altına imza atıyor. Rabia’nın ailesi ise kızlarının bu yeteneklerinden oldukça memnun…

RÖPORTAJ: ARİF KALAFAT

14 yaşında bir kız çocuğu düşünün. Fikir, düşünce ve yaşantı olarak kendisinden yaşça büyüklere taş çıkartabilecek bir karaktere sahip. Yetenekleri ile herkesi kendisine hayran bırakıyor. Bugünkü misafirim Rabia Melisa Kurt. Aldım karşıma o küçük Melisa’yı, gözlerinin içine baktım. Ülkesi için, memleketi için, ailesi için sanki bulutların ardından doğmayı bekleyen bir güneş gibiydi. Liseye bu yıl başladı. Özel bir kolejde eğitim alıyor. Melisa, hem ressam hem de tam bir kitap kurdu. Onun bu yeteneklerini ilkokul öğretmeni keşfetmiş…

Merhaba Melisa, seni tanımayan okuyucularımız için kendini tanıtabilir misin?

Ben Rabia Melisa Kurt, 14 yaşındayım. Çamburnu Restoran’ın sahibi Ayşegül ve İbrahim Kurt’un kızıyım. Ada adında bir erkek kardeşim var. O benden bir yaş küçük, 13 yaşında. Ordu’da özel bir kolejin 9 Fen/A sınıfında okuyorum.

Melisa ben senin çok güzel resim yaptığını öğrendim. Resme olan merakın ne zaman başladı?

İlkokul üçüncü sınıftaydım ve sınıfta öğretmenler günüyle ilgili bir resim çizmiştim. Bu resmimle ikinci olmuştum. Daha sonra beşinci sınıfta cumartesi günleri resim kursuna gitmeye başlamıştım. Kara kalem çalışmaları yapıyordum ve tablolar yaptım.

Senin bu resim çizme yeteneğini kim keşfetti?

İlk önce annem bana; ‘Melisa sen çok güzel resimler çiziyorsun’ diyordu. İlkokul öğretmenim Aliye Güler de bu yeteneğimden dolayı benim sürekli yarışmalara katılmamı öneriyordu. Ona çok şey borçluyum. Bana hem resim çizmeyi hem de kitap okumayı sevdirdi.

Bu güne kadar neler çizdin?

Benim resimlerimin çoğunluğu karakter tasarımıdır. Karakter tasarlamayı çok seviyorum ve resimlerimdeki karakterleri kendim tasarlayıp çiziyorum. Bazen internette gördüğüm ve hoşuma giden resimleri bakarak çizmeye çalışıyorum. Bu arada okuldayken birkaç kara kalem çalışmalarım da oldu. Öğretmenim İrem Carlı da yardım etti bana. Okulda tablo çalışmalarım da oluyor. Aynı zamanda ve okulun resim kulübündeyim. Sergi açmak için çalışıyoruz. Bazen duvarları boyuyorlar, grafiti çalışmaları yapıyorlar. Ben de yardım edeceğim onlara. Duvarda yarım bıraktıkları resim var. Ona devam edeceğim. Ayrıca bir de tablo yapıyorum tuvalde ‘İnci Küpeli Kadın’ portresi çizdim ve boyama yapacağım.

Peki çizdiğin bu resimlerle ileride neler yapmak istiyorsun?

Önce okul sergimiz olacak. Daha sonra öğretmenim beni resim yaraşmalarına sokacak yarışmalara katılmamı istiyor.

Resmin yanında senin çok kitap okuduğunu da öğrendim ben, doğru mudur?

Evet. Kitap okumayı da çok seviyorum. Şu an kitaplığımda 150’den fazla kitabım var. Okuduğum kitap ise iki yüzün üstündedir.

Peki ne tür kitaplar okuyorsun?

Genelde polisiye, fantastik tür kitaplar okuyorum ama bu aralar her türlü kitabı almaya ve okumaya çalışıyorum. İçlerinde klasik romanlarda var. Örneğin modern klasikler okudum   “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.”  Bir de Tolstoy’un “İnsan Neyle Yaşar” kitabını okudum.  Daha sonra Atatürk’ün önerdiği “Beyaz Zambaklar Ülkesi” kitabını okudum. Onu okulda herkese okutmuşlardı ve ben de okudum. En son “Fareler ve İnsanlar” kitabını aldım ama henüz okumaya başlayamadım. 

Konu Atatürk’e geldi. Atatürk’ü nasıl görüyorsun?

(Yüzünde güller açarak) İlkokul çağlarımda öğretmenim bana bir kitap vermişti. Kurtuluş Savaşımızı anlatıyordu. Ben onu bir solukta okudum. O yüzden Atatürk’ü çok severim. “Şu Çılgın Türkler “ kitabını da okudum. O kitabı da bana Atatürk’ü sevdiğim için ve tarih meraklı olduğumu bildiği için Sibel Sertşahin hocam okumak için vermişti.

En çok hangi kitabı okudun?

En son okuduğum kitap Harry Potter. Kısa bir kitaptı ve ikinci kitabıydı. O yüzden arkadaşlarımdan ödünç kitap alıyordum ve onları okuyup geri veriyordum. Fakat artık kimseden daha ödünç kitap almayacağım. Çünkü alıp okuduğum kitaba alışıyorum geri vermek zor oluyor. Bundan böyle param oldukça kendi kitabımı satın almak istiyorum.

Melisa arkadaşlarınla aran nasıl?

Arkadaşlarımla aram iyi. Sınıfımızda kitap okumayı seven arkadaşlarım var. Onlarla kitap alışverişi yapıyorum ve sonra sürekli buluşuyoruz. Sinemalara gidiyoruz diyor.

Biraz da erkek kardeş Ada’dan bahsedelim. Ada ne durumda ve aranız nasıl?

Ada 13 yaşında aşçı veya gurme olmak istiyor. Ayrıca spor yapmayı da çok seviyor. Basketbolu çok seviyor. Bazen didişip duruyoruz ama ben onu çok seviyorum. Biliyorum ki o da beni seviyor. Sonuçta biz kardeşiz ve biz bir aileyiz diyor.

(Babaanne Rabia Hanım bizi can kulağı ile dinliyor. Belli ki o da ismini taşıyan torununu çok seviyor.)

Yanıma Melisa’nın babasını aldım. Onun da kızıyla ilgili düşüncelerini oldukça merak ettim. İbrahim Bey kızınızın kitap merakıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

 

Kızımın yeteneklerinden dolayı gurur duyuyorum. Benim kızım genelde benden kitap parası ister. ‘Baba hayat pahalı ama şu kitabı almam gerekiyor’ dediğinde gücüm yettiğinde onun kitap ihtiyaçlarını karşılıyorum. Bir gün ben ona cevabını bildiğim ama ondan duymak istediğim bir soru sordum; ‘Kızım bu kitapların alınmasının başka bir yolu yok mu?’ dedim. O da bana ‘Var ama baba ben değiş tokuş kitap alıp vermeyi sevmiyorum. Benim beğendiğim okuduğum kitaplarımın benim kitaplığımda olmasını istiyorum ve elimi uzattığımda elimin altında olmasını istiyorum’ dedi.

Yaz tatilinde Melisa restorana gelir orada işlere yardım eder mi? 

Hayır. Onun restoranda bir köşesi vardır, oraya çekilir ya kitabını okur ya da resim çizer. Onun dünyası bizden farklıdır. Bir gün restorandaki köşesinde resim çizerken üzerinde kalp olan bir resim çizmiş ve çizdiği resim de bir müşterimizin dikkatini çekmiş, aynı zamanda da hoşuna gitmiş. Müşterimiz sormuş: “Bu resimde çizdiğin kalp kimin kalbi?” Bizim kız başını kaldırmış ve müşteriye şöyle demiş; “Kim bu resme bakıyorsa onun kalbi” demiş.

İbrahim Bey kızının hangi eğitimi almasını istersin? 

Kızımın kalemi iyi, çizimleri iyi. Bu yüzden mimar olmasını isterim.  Ayrıca hayvanları çok sevdiği için hukuk okumasını,  canlıların haklarını koruması için avukat olmasını da isterim.

Evet bugünkü röportajımızın sonuna geldik. Bu röportajı okuduktan sonra sevgili kızımız Rabia Melisa Kurt’un resimlerinde çizdiği her kalp sizin Kalbiniz olacaktır.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?