Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Fındıkta Devrim Yapan Bir Aile: Kahraman Sağra ve Çocukları

Fındıkta Devrim Yapan Bir Aile: Kahraman Sağra ve Çocukları

(Kahraman SAĞRA)

Ordu şehrinin 1,5 asır önce fındıktan haberi yok denecek kadar azdı. Ordu’nun bu kadar kısa süre içinde, fındığın en çok üretildiği ve ihracatının gerçekleştirildiği bir merkeze dönüşmesi asla tesadüf değildi. Bazen “Bir aile, bir şehrin kaderinde büyük roller üstlenebilir. “ derler ya, işte bu hikâye de aynen bu deyişe uymaktadır. Bu hikâye, Ordu’yu fındığın başkenti yapan bu mütevazı, dürüst, girişimci Kahraman Sağra ve çocuklarının hikâyesidir. Ama biz Ordu’lular, Sağra ailesinin hak ettiği değeri vermek için ne yaptık? Araştırdık, hepsi sadece bir caddeye ismi verilmişti. Biz Sağra ailesinin hakkında bulabildiğimiz bilgi ve belgeleri, sizlere aktararak sorumluluk anlayışımız gereği bir görevi yapmak istiyoruz. Şeyhoğulları sülalesinden olan ailenin lakabı “Sağıroğulları” kelimesinden kısaltılarak “Sağra” soyadı olarak alınmıştı. Sağra’ların en büyükbabası Ağazade Kahraman Ağa, Ordu civarının en zengin kişilerinden birisi idi ve bir zamanlar Ordu Belediye Reisliği görevlerinde bulunmuştu. Onun oğlu, Kahraman Sağra’da herkes tarafından “O haddinden fazla dürüst ve seviyeli bir insandır.” diye kabul edilen ve şehirde çok saygı ve sevgi gören, bir kişilikti. Kahraman Sağra’da bu küçük şehrin değişimi ve gelişiminde önemli roller üstlenmiş biri olarak her daim hatırlanması ve unutulmaması gereken, fındığın sanayileşme sürecindeki önderi ve bu işlerin doğal lideri idi.

Kahraman Sağra ilk girişimcilik denemelerinden biri, 1962 yılında Fatma Hatun sokakta kurduğu matbaasında çıkardığı Zaman gazetesidir. Gazetede” Rıza Şimşek Yazı İşleri Müdürü, Bilal Köyden Müessese Müdürü” olarak görev yaparlar. Matbaanın üstünde açtığı yazlık sinema da, Ordu’daki ilklerindendi. Kahraman Bey, daha sonraları Gima mağazasının Ordu’da şubesini, ayrıca şehirdeki binaların ihtiyacı olan her türlü inşaat malzemelerinin bulunduğu bir işyerini de açar ve ticari ivmesini ve cirosunu sürekli yükseltir ve genişletir. Bu arada, Kahraman Sağra, iki oğlu Yener ve Ünal Sağra’yı iyi yetişmesi ve donanması için Almanya’da okumaya yollar. Sanayici Kahraman Sağra, aynı zamanda çocuklarından, Avrupa’ya ihraç ettiği fındığın nasıl ve ne şekilde işlendiği sanayileşmesi süreci hakkında konuyu takip edip öğrenmelerini ısrarla ister… Kahraman Sağra, bugünkü Nejdet ve Dursun Gürsoy babası olan Halit Gürsoy ile de bir müddet ortak fındık ticareti de yaparlar. Oğul Ünal Sağra, Almanya’da fındık sanayiciliği ve pazarlanması konusunda oldukça deneyim kazanır, yeni bilgiler öğrenir, kardeşi Yener de fındıkta kullanılan makineleri tanır. Ünal Sağra ayrıca dünya fındıkçılık tarihinde atılan üç önemli adımı da çevresinde şöyle söyler. Bunlar:

1-)Alman Köhler’in çıkardığı ilk fındıklı çikolata,
2-) Atatürk’ün (FKB) Fiskobirlik üretici kooperatiflerini kurması,
3-) Hamburg fındık borsasının kurulmasıdır.

(İki eski ortak “Kahraman Sağra ve Halit Gürsoy”)

1964 YILI FINDIK İÇİN ORDU İLİNDE BİR MİLATTIR

Artık, Ordu’da entegre bir fındık tesisi kurmak için Sağra ailesi düğmeye basmaya hazır hale gelmiştir. Şarkiye Mahallesi, Fatma Hatun Sokakta bulunan Sağra’lara ait binada fındığın çuvaldan çıkıp modern ambalajlarda işlenmesine başlanması için tesiste her şey A’dan Z’ye hazırlanır. 1964 yılı fındık için Ordu ilinde bir milattır. Sağra ailesine ait yeni fındık makineleri çalışmaya başlaması ile Ordu insanına yeni bir iş kapısı açılır. Yani fındıkta katma değer artık yavaş yavaş Ordu’da kalmaya başlayacaktır. Artık, bir sürü kadın ve erkek yıl boyunca bir fabrikada çalışmaktan dolayı son derece çok sevinçli ve mutludur. Patron Kahraman Sağra’dan en alttaki hamalına kadar herkes umut dolu biçimde kolları sıvarlar ve üretmeye başlarlar.
Yine Kahraman Sağra, 70’li yıllardan sonra, ilk defa fındığı kendi Ordu tesislerinde kavurup paketleme sürecine geçerek, Karadeniz’in ilk gerçek sanayicisi olur. Ünal Sağra’nın Almanya’da ki eğitimini bitirmesinin ardından Ordu’ya dönmesi ile Kahraman Sağra tarafından kurulmuş olan fındık işleme tesislerde, fındık kavrularak ve akabinde çikolata üretimine başlanacaktır. Sağra tesisleriyle artık ulusal bir marka olmak yolunda ilk adımlar atılmış olmaktadır.

(Bir zamanlar 2 bin işçinin çalıştığı sağra tesislerinden görünüm)

SAĞRA’YA BÜROKRASİ ve MEVZUAT SÜREKLİ ENGELLER ÇIKARTMIŞTIR

Ünal Sağra ile Tesislerin başarılı ve özverili Genel Müdürü Şerafettin Turan, çok hızlı çalışmalar yapmaya başlarlar. Ama bu ikilinin unuttukları bir şey vardır. İthalat ve İhracat hususunda oldukça yasakçı ve katı bir bürokrasi ile karşılaşırlar. Hiç ummadıkları yerlerden karşılarına engeller çıkar ve mevzuata çarparlar. Sağra ailesi ülkenin ihityacı olan dövizi getirecek fındığı işledikleri için destek göreceklerine gümrük mevzuatı, ithalat ve ihracat rejimindeki bir çok bürokratik engelleri ile uğraşırlar. Ünal Sağra ilk başta Almanya’dan gördüğü 30 bin marklık ufacık bir ezme ve toz fındık makinesi satın almak ve fabrikasına bu makineyi kurmak ister. Ünal Sağra makineyi Türkiye’ye getirmek için Devlete dilekçe verip, yasal bir izin ister. Yazdığı 50 sayfalık müracaatına Devletin Bakanlığından resmen “hayır” cevabı gelir. Hatta Sağra bu makineyle ülkeye yılda 20 milyon döviz getireceği garanti etmesine rağmen olumsuz yanıt alınca bu makineleri kaçakçılar vasıtasıyla el altından mecburen temin eder. Binbir macera sonunda yurda getirilen bu makineler fındıkta devrim yaratacaktır. Sağra ailesi bu makineyi çalıştırınca artık ezme ve toz fındık ihracatına başlayabilirler. Bu yasaklar ve katı bürokrasi yüzünden Sağra’lar yeni ihtiyaçları olan modern fındık makinelerinin Avrupa’daki benzerlerini Ordu’da kendileri üretmek zorunda kalırlar. Allah’tan Ordu’da ilginç mucitler vardır.

Boztepe’den Kenan Mağden adında çok yetenekli bir makineci bu mucit ustalardan sadece birisidir. Kenan usta ile Ünal Sağra Ordu’daki mütevazi atölyede Almanya’da fotoğrafladıkları fındık makinelerinin daha da gelişmişlerini yaparak Sağra’nın üretim kapasitenin hızla artışını sağlarlar. Kahraman Sağra böylece Ordu’nun daha sonraları en önemli ticari markası olan Sağra tesisleri ile fındık sanayisinde tam bir devrim yapar. Sağra ailesi öncülüğünde birçok sanayici de Ordu’nun fındığın başkenti ve bir ihracat merkezi olmasının önünü açarlar.

FINDIK VE KAKAO İLE ORDU SAĞRA’DA BULUŞUYOR VE KAVANOZA GİRİYOR

Sağra ailesi kurdukları yeni sanayi tesisleri için çok heyecanlı ve sevinçlidirler. Fabrikada Karadeniz fındığı ve kakao ilk kez işleme tabi tutularak şekerli bir fındık kreması haline getirilmiştir. Fındıklı kakaolu bu özel ürün önce Nugetalla adıyla daha sonra Sarella olarak ulusal pazarlara sunulur. Sarella çok tanınmadığı için Sağra ailesi endişelidir. Yabancı dev çikolata markaları karşısında yerel bir markanın piyasada tutunması için dahiyane bir buluş gereklidir. Bu amaçla Sarella ilk çıktığında desenli kesme bir su bardağının içinde piyasaya sunulur. Sarella bardağından tüketiciler altılı veya sekizli kesme bardak takım seti yapmaya başlayınca satışlar birden patlar. Bu kesme bardak işi olmasa belki de çikolatalı kremayı pazarlamak çok daha zor olacaktı. Çünkü Sarella’nın karşısında rakip olarak o yıllarda milyar dolarlık dünya çikolata devleri vardır.

Sarella’dan sonra üretimden önce tesislerde çok ciddi etütler yapılan “Tadelle” için ambalaj rengi önce, beyaz planlanmıştır. Alman Desinatör Finner, Ünal Sağra’ya, Türklerin en çok neyi sevdiğini sorar, o da cevap olarak ” Türkler her şeyden önce bayrağını sever.” diye cevap verince, o da Tadella’nın rengini bayrak rengi olan kırmızı, beyaz yapar ve iki ay sonra bütün Türkiye bu renkli Tadella ile dolmuş ve çok tutulmuştur. Tadella her yerde tüketilince üretmekle yetiştiremez olmuşlardı. Ünlü Ordu’lu sanatçı Kamil Sönmez, Sağra’nın yeni ürünü olan “3 lezzet bir arada Jumbo” diye bir reklam filmini yapacaktır. TRT televizyonu yine bürokratik bir engel çıkartır, Kamil Sönmez’in reklamda konuştuğu Karadeniz şivesinden dolayı Sağra’nın reklamı kabul etmez ve yayınlamaz.

(devam edecek)



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?