Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Kurdundan kitap tavsiyeleri…

Kurdundan kitap tavsiyeleri…

Kitap okumak için kitapçı olmayı seçen ve Ordu’nun en yeni sahafını açan İsmail Kır, çocuklara Küçük Kara Balık, büyüklere Hayvan Çiftliği ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk isimli kitapları önerdi. 

Ne okumalı, nereden başlamalı?

İsmail Kır hem tiyatrocu, hem yazar hem de bir sahaf. Ordu’da başlayan serüveninden sonra Sinop, Eskişehir, İzmir gibi kentlere uğradıktan sonra yeniden Ordu’ya gelerek Altınordu’da OBKT karşısında Kitaphane isimli bir sahafa hayat veren isim. O kitapçılığı daha çok kitap okumak için seçmiş bir isim. Anlayacağını tam bir kitap kurdu. Biz de Kütüphaneler Haftası öncesi kendisine ne okumalı, nereden başlamalı diye sorduk. Birbirinden ilginç cevaplar aldık. İşte o haberimiz.         

Küçük Kara Balık’tan başlanmalı

Kitap tavsiyelerini ilk olarak çocuk yaş gurubundan başlamak istediğini belirten İsmail Kır, “Çünkü onlar benim için çok önemli. Onlar bu aralar arkadaşlarından duydukları kitaplara yöneliyor, Saftirik gibi. Bu okunmasın demiyorum ancak bir çocuk kitap okumaya onunla başlamasın diyorum. Bence çocuklar okumaya Samed Bahrengi’nin Küçük Kara Balık isimli kitabından başlayabilir. Sonrasında Küçük Prens, Martı, Şeker Portakalı gibi önemli kitaplar var. Bunlarla devam etsinler. Çünkü bunar gerçek anlamda edebiyatı çocuk diliyle anlatan eserler. Aslında büyümüş sonrasında küçülmüş bir insana hikaye anlatır gibi yazılmış eserler. Bunlar çocuğu geliştiren kitaplar. Bunlardan sonra çocuk istiyorsa fantastik kitapları okuyabilir. Ama temeli güzel olsun.” dedi.

Klasikler olmadan olmaz

Büyükler için de tavsiyeler de bulunan Kır, “Ben onlara da koltukların altına kitabı aldıklarında ‘a bakın ben kitap okuyorum’ havasını oluşturacak popüler kitaplar değil de daha güzel okumalar tavsiye ediyorum.  Bence klasiklerin okunması gerekiyor. Yeni başlayanların hiç sıkılmadan okuyacakları klasikler var. Başlamak izin belki Savaş ve Barış uygun olmaz. Neden çünkü daha uzun soluklu okuma ister. O sonraki aşamada olabilecek bir kitap. Ancak yeni başlayanlar bence George Orwel’in Hayvan Çiftliği’nden başlayabilir. Bizim Türk edebiyatında ise Sebahattin Ali var. Sait Faik Abasıyanık’ın hiç sıkılmadan okunacak çok güzel öyküleri var. Ben ilk okuma olarak bunları tavsiye ediyorum. Daha sonra Dostoyevski olabilir, Oscar Wilde olabilir. Bazen insanlar klasikse sıkıcıdır diye yanılgıya düşüyor ama öyle değil. Bunlar hiç sıkıcı kitaplar değil.” diye konuştu.                      

Derine… daha derine…

Derin kitap okurlarına yeni çıkan bası kitapları da öneren Kır, “Ben onlara fazla bilinmeyen ancak güzel okunan birkaç yazardan bahsetmek istiyorum. İlk olarak Hasan Ali Toptaş’ın çok güzel kitapları var; Bin Hüzünlü Ağız, Yalnızlıklar, Heba gibi. Bunları derin okumayı sevenlere tavsiye ediyorum. Murat Uyurkulak’ın Tol isimli kitabını tavsiye ediyorum. Şule Gürbüz’ün Kambur, Öyle miymiş? gibi kitaplarını tavsiye ediyorum. Bunun dışında Metis Edebiyatın eleştiri serileri var. Bunlara ara ara bakabilirler. İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk isimli kitabını tavsiye ediyorum. Bunun yanında tarihi romanlar sevenler için İskender Pala’nın Abum Rabum isimli kitabını tavsiye ediyorum. Sapiens’in devamı olan Homo Deus isimli kitabı da yeni çıkanlar içinde tavsiye ediyorum.” şeklinde konuştu.  

Neden okumalıyız?

 

Neden okumalıyız sorusuna da cevap veren Kır, sözlerini şöyle tamamladı: “Okumalıyız çünkü insanların yaşadığı yerde algı dünyaları o kadar kapalı ki. Algı dünyaları kapalı olduğu için en ufak bir sarsıntıda düşecek, parçalanacak duruma geliyorlar. Bu anlamda kitap okumak gözleri açan bir şeydir. Fiziksel gözü açan bir şeydir, manevi gözü açan bir şeydir. İnsan hem bedendeki hem ruhtaki gözlerini açmaya devam ettikçe önündeki çalıları, çukurları görür hale geliyor.  İnsan nasırlaşıyor açıkçası. O zaman en ufak bir darbede o yıkılma, parçalanma boyutunu aşmış oluyor. O nasır insanı koruyor. İnsanın kırılganlığı öteleniyor.” 

Evet ben de bir kitap okudum ve hayatım değişti

Hayatını değiştiren kitaplar hakkında bilgi veren Kır, şunları söyledi: “Ben lisenin son yollarında okuyordum. Dostoyevski’nin Delikanlı isimli eserini okudum ve etkilendim.  Kitapta tam da benim yaşımdaki bir karakter anlatılıyordu. Yaklaşık 3 ay kadar ben o kitaptaki karakter gibi yaşadım.  Nasıl diye sorarsınız.  Şeyle aslında hiç cimri birisi değildi ama parasını nasıl az harcarım onun yolunu arıyordu. Mesela yeni aldığı ayakkabıyı eskitmemek için birbirine vurmamaya çalışıyordu. Çünkü o ayakkabının eskimeden 5 sene ayağında kalması lazım. Evine giderken dolmuşa binmek yerine yürümeyi tercih ediyordu. Buradan artırdığı para ile kitap alıyordu. Onları okuyordu. Ben de 3 ay böyle yaptım. Tabi bunun dışında da etkileyen kitaplar var; Maldonado’nun Şarkıları, Oğuz Atay’ın Tutunamayanları, İtalo Calvino’nun Görünmez Kentler’ gibi.”  Cahit Türcan/Ordu Olay



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?