Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

ORDU’NUN SPORLA DOLU ESKİ GÜNLERİ

ORDU’NUN SPORLA DOLU  ESKİ GÜNLERİ

 

ARAŞTIRMA: H. NAİM GÜNEY

 

CUMHURİYETİN İLANIYLA BİRLİKTE ORDU’DA SPOR FAALİYETLERİ BAŞLAMIŞTIR

 

Yıl 1918... Osmanlı Devleti 1. Cihan Savaşı'ndan yeni çıkmıştır. Sevr Antlaşması Yurdumuzu bölmüş, Doğu Karadeniz'de de Rumlar bir Pontus Devleti kurmak gayretindedirler. Silâhlı hazırlık yanında, fikir çalışmaları da vardır. Ordu'da Oturan Rumlar kiliselerindeki-Eski Elektrik Fabrikası-temsiller sahneye koymakta, hayallerinde yaşattıkları "Bizans"ı tiyatroda canlandırmaktadırlar. Genç Türkler Rumların bu faaliyetlerini dikkatle izlerken, Kurtuluş Savaşı'nın heyecanı içinde halkın moralman güçlü olmasını sağlamak yollarını aramaktadırlar.

 İsmail Hakkı Bey, 1914 yılında Ordu İdadisi ’ne Türkçe öğretmeni olarak tayin olmuştu. Aynı zamanda Ordu’da görev yapan ilk tedrisat müfettişidir. 15 Kasım 1919 tarihinde yayın hayatına başlayan Güneş Gazetesi, 4 sayfadan oluşmaktaydı ve kendisini başlığının hemen altında “her şeyden bahseder, haftalık gazetedir” şeklinde tanıtmaktaydı. Nüshası 5 kuruş, abonelere ise yıllığı (40 nüsha) 120 kuruştu. Güneş, o yıllarda Ordu’da matbaa olmadığı için yaklaşık iki ay boyunca Giresun’da basılmıştı. İsmail Hakkı Bey, Güneş’i çıkarabilmek için bazen kayıkla, bazen at sırtında Giresun’a gidiyor, aynı şekilde de geri dönüyordu. Bu yolculuklar esnasında aleyhlerinde çekinmeden yayınlar yaptığı Pontus çetelerinin kendisine kurduğu pusulardan çoğu kez son anda kurtulabilmişti. Onu böylesine zorlu bir mücadelenin içerisine çeken neden ise güçlü olan milli duygularıydı.

Güneş gazetesi yayın hayatına başladıktan kısa bir süre sonra büyük bir ilgiyle karşılanmış ve burada yayınlanan yazılardan etkilenen gençler ve halk gazete etrafında toplanmaya başlanmıştı. Güneş etrafında toplanan gençler, güç birliği yapmak ve faaliyetlerinin bir çatı altında yürütmek amacıyla 1920 yılı başlarında yine İsmail Hakkı (Garipoğlu) Bey’in öncülüğünde Milli İnkılab-ı İctimai Kulübü’nü kurmuşlardı. Kulüp üyeleri Ordu'da gazetecilik ve tiyatro çalışmalarının gelişmesine öncülük etmişlerdir. Bu gençlerin başında bulunan Ali (A. Rıza Gürsoy), Hamdi (Uzman) ve Fevzi (Güvemli)'nin girişimleriyle tiyatro çalışmaları başladı. Ordu'da "inkılâbı içtimai" kulübünü kuran Türkler, her yönden halkın heyecanını kanalize eden, millî duyguları galeyana getiren tiyatro eserlerini de sahneden halka aktarmayı kararlaştırmışlardı.  Şimdi Düz Mahallede Kurulu olan Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosunun fuayesi olan Rum Kilisesini Ordu İdadisinin talebelerinden Ali Rıza Gürsoy, Papazdan alarak, Türk halkına heyecan veren, milli şuuru yansıtan piyeslerini oynamasını sağlamıştı…

Kulübün çatısı altında bir araya gelen Ordulu gençlerin ilk faaliyetleri milli bilinci diri tutan, "İntibaı Millî"  "Fatih", "Yavuz Sultan Selim" oyunları olmuştu. Bu piyesler halkı öylesine galeyana getirmiştir ki, Rumların Kilisesi el değiştirerek Türk Tiyatrosu olmuş ve Türk Ulusunun Milliyetçi sesinden başka bir ses duyulmaz olmuştur. Ve bu Millî Tiyatro faaliyetlerinin başında daima Gazeteci Ali Rıza Gürsoy ile Öğretmen İsmail Hakkı Garipoğlu vardı.

Gençlerin sahneye koyduğu bu piyeslere halk büyük ilgi gösteriyor, onları maddi bakımdan da destekliyordu. Onlar da bu şekilde gazetelerini Ordu’da basabilecekleri matbaa için hedefledikleri 1200 lirayı kendi harçlıklarını da katarak tamamlamış oluyorlardı.

Ordulu gençlerin biriktirdikleri parayla Giresun’dan satın alınan matbaa Ordu’ya getirilmişti ve adı Ordu Matbaası konmuştu. Ordulular kendi gazetelerini kendi matbaalarında basabileceklerdi. Nitekim Güneş Gazetesi’nin 8. sayısı bu matbaada basılmıştı.

Cumhuriyetin kuruluşuna kadar "İnkılâbı İçtimaî" kulübü çalışmalarını bilhassa tiyatro sahasında yürütmüş, elde ettiği gelirle 1200 lira sarf ederek Ordu'ya ilk "Matbaa"yı getirmiş, şimdiki Özel İdare binasında ise küçük de olsa bir "Hastane" açılmasını temin etmiştir. Bu arada şu noktayı da belirtmek gerekir ki "İnkılâbı İçtimai" kulübünün tiyatrosunda roller erkek oyuncular tarafından paylaşılmıştır. Kadın rollerine de erkekler çıkmıştır. Teknik yönden de yoksun olan bu tiyatronun başarısı millî duyguları bir ulusun ölüm - kalım savaşında ön plânda tutmasını bilerek, görevini en olumlu şekilde yapmasıdır.

 

1922 YILINDA “ORDU GENÇLİK YÜKSELME BİRLİGİ” AÇILDI…

1922 yılından itibaren Milli İnkılab-ı İçtimai Kulübü üyeleri arasında anlaşmazlık çıkmış, bu arada Ordu basınında da karşılıklı atışmalar başlamıştı. Bu durumun ortadan kalkmadığını gören bazı üyeler, kulüp idare heyetinden ayrılarak yeni bir cemiyet kurmuşlardı.

1922 yılı ortalarına doğru, Milli İnkilab-ı içtima Kulübünden ayrılan kulübün tanınmış üyelerinin imzalarıyla Güneş Mecmuasının 15 Mayıs 1922 tarihli nüshasında şu istifa yazısı yayınlanmıştı:

“…Bazı mücbir sebepler dolayısıyla İnkilab-ı İçtimai Kulübü Heyeti idaresi üyeliğinden istifa etmek mecburiyetinde bulunduğumuzu ve tarihi istifadan itibaren maddi ve manevi hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceğimizi beyan ile yeniden intihabat icrası için heyeti umumiyetine içtima edeceği; kulüp nizamnamesinin madde-i mahsusu iktizasından bulunduğunu tahatturla heyeti umumiyeti vazifeye davet ederiz. Heyet-i idare azasından; İsmail Hakkı, Mehmet Rıfat, Şükrü Haydar, Hafız Ahmet, Mahmut Tevfik…”

Milli İnkilab-ı İçtimai Kulübünden ayrılan gençler taleplerinin yani kulüp genel kurulunun toplantı yapmaması üzerine, kulüp üyesi bazı öğretmenleri de saflarına katarak,1922 yılı ortalarında “Gençlik Yükselme Birliği” adıyla yeni bir kulüp kurdular. Yine Milli mücadele ruhunu yaşatmak gayesiyle çalışmalarını sürdürmeye başladılar… Milli İnkilab-ı İçtimai Kulübüyle başlatılan yerel gazete ve dergilerle devam edilen milli mücadele davası, Gençlik Yükselme Birliği tarafından yürütülmeye çalışılıyordu. Gençler Yükselme Birliğinin önde gelen kişiler, kent içinde Pontus hayali güdenlerin hıyanetlerini ve faaliyetlerini tespite çalışıyor, bu hain faaliyetlere de fırsat vermiyorlardı. Gençlik Yükselme Birliği kültürel faaliyetleri arasında Ordu’nun ilk tedrisat müfettişi olan İsmail Hakkı beyin çıkardığı Güneş Gazetesi etrafında toplanmışlardı. Ordu’da bir matbua kurmak için “Vatan Yahut Silistre “adlı piyesini defalarca kahvehanelerde daracık salonlarda sahneye koymuşlardı. Gençler Yükselme Birliği topladıkları 1200 lira civarında yardım paralarıyla Giresun’dan aldıkları bir matbaayı Ordu’ya kayıkla getirip “Ordu İnkilap Matbaası” adı altında faaliyete devam etmişlerdi.  Gençlik Yükselme Birliğinin Ordu şehrindeki faaliyeti üç sene sürmüştü.

Cumhurbaşkanı olarak 19 Eylül 1924 tarihinde Ordu’ya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençlik mahfeline yaptığı ziyaret esnasında yaptığı tavsiye üzerine, Gençler Yükselme Birliği, bütün üyeleriyle birlikte 1925 yılında kurulan “Türk Ocağına” katılmışlardır. 23 Nisan 1925 tarihli Muvaffakiyet-i Milliye Gazetesinde yayınlanan şu haber, Gençlik Yükselme Birliğinin Türk Ocağına katıldığını şöyle açıklıyordu:

“… Ordu gençliği, milli mücadele senelerinde, Milli İnkilab-ı İçtimai Kulübünü açarak, memlekette bugün Cumhuriyet’in düşüncelerini ve tesis ettiği fikirlere meydan açmayı azmetmişti. Kulübün ismi bilahare “Gençlik Yükselme Birliği” oldu. Bu defa, aynı genç fikirliler bayraklarını Türk Ocakları’nın müttehit (birleşik) bayrağına kalp etmiş oluyor…”

Gençlik Yükselme Birliği kulübünün binası, Ordu Liman dairesinin karşısındaki arsada bulanan tek katlı binaydı. Bu bina daha sonraki yıllarda yıkılarak ortadan kaldırılmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 19 Eylül 1924 tarihinde Ordu’yu ziyaretleri sonunda Gençlik Yükselme Birliğini de ziyaret ederek, üyeleriyle kısa bir sohbette bulunmuşlardı.  Bu sohbet sırasında yeni kurulmuş olan Türk Ocaklarının güçlendirilmesine temas edilmiş ve Ordulu gençlerin bu çatı altında toplanmalarına işaret olunmuştu. Hatta bu sohbet sırasında, Birliğin adı üzerinde durularak, ”Yükselme” kelimesinin menfi (olumsuz) şekilde yorumlanacağına da ”Kılıç Ali” tarafından dikkat çekilmişti. Gençlik Yükselme Birliği, bu ziyaretin hemen arkasından, kendini fesih ederek, yine birçok arkadaşlarının kurucusu oldukları Türk Ocağıyla birleşme kararı almıştır. Gençlik Yükselme Birliğinin üyeleri genellikle şehrin münevver kişileriydi. Gençlik Yükselme Birliğinin üyeleri arasında öğretmenler de vardı. Bu durum, birliğin üyeleri kültür faaliyetlerine ağırlık vermesine de vesile oluyordu. Milli mücadele zaferle sona ermişti. Artık memleketin kalkınması için kültür ve ekonomi sahalarında seferberlik dönemi başlamıştı. Kültür faaliyetleri olarak, gazete çıkartmak, temsil vermek, arada sporla uğraşmak ve Gençlik Yükselme Birliğinin mahfelinde (Dernek yeri) ufak bir kitaplık kurmak, bu çalışmalar arasındaydı. İstanbul’dan gelen gazetelerle Anadolu ajansı bültenleri ve yerli gazetelerden ve bazı kitap bağışlarından kurulan kitaplık, bilhassa, kitaplık birçok Ordulunun geceleri uğrak yeri oluyordu.

Gençlik Yükselme Birliğinin bu gibi kültürel faaliyetlerinin dışında, öteden beri halkın zevkle ve heyecanla seyrettiği tiyatro çalışmaları geliyordu. Bu piyesler, daha ziyade İstiklal Savaşı’nın yarattığı milli duyguları dile getiren, kısa, fakat özlü, kahramanlık eserlerinden oluşuyordu. Kutsal vatan topraklarından işgalci düşman güçleri püskürtülmüş ve sonunda halk kurtulmuştu. Fakat yine de bu gibi piyesler büyük ilgi ile seyrediliyor, halk kendi öz evlatları olan gençleri tebrik ediyor, onları teşvik etmekten bir an bile geri kalmıyorlardı. 1923 yılında resmi belgelerdeki “Sancak” tanımı “vilayet” olarak değiştirilince Ordu’nun resmi adı “Ordu Vilayeti” oldu. Bu durum, 1924 Anayasası’nda da kesinleştirilmiştir.

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?