• dolar dolar 3.5042
  • euro euro 3.7349
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Detay Üst

40 YILDIR RIZKINI SOKAKTA ARIYOR!

40 YILDIR RIZKINI SOKAKTA ARIYOR!

VELİ POLAT’IN FARKLI BİR KİŞİLİĞİ, FARKLI BİR YAŞAM TARZI VAR...

Veli Polat, yazın Kiraz, Muz, Mantar ve mevsim meyveleri, kışın Mandalina, Portakal, Ayva ve Elma gibi kış meyvelerini satıyor.

“Seyyar satıcı” diye insanları hor görmek de niye? O seyyarın kim olduğunu, düşüncesini, nasıl bir hayat sürdüğünü, ne zorluklara göğüs gerdiğini bilmiyorsunuz ki!.. O seyyar satıcı ki, ilkokul 3’den bu yana, tam 40 yıldır, yaz-kış demeden rızkını sokaklarda arıyor.. Hiç başka iş yapmamış. Hiç el yanında çalışmamış. Kimseye el açmamış. Kimseye muhtaç da olmamış.. Hep kendi ayakları üzerinde durmuş.. Dahası, iki kız çocuğunu üniversitelerde okutmuş, biri mezun olmuş..Diğerinin son senesi.. O işte böyle bir baba.

“Seyyar satıcı diye bize hırsızmışız gibi bakıyorlar. Neyi nasıl çalıyorsak, bilmiyorum.. Şüphe ile sanki üç kâğıtçıymışız gibi bakıyorlar. Tepeden bakıyorlar, konuşmaları bile farklı oluyor.. Ben şahsen bunların hiçbirine layık insan değilim.. Ben 50 yaşındayım, daha ağzıma içki ve sigara koymadım. Evimden başka yer de bilmem” diyor.. Size tanıtmaya çalıştığım bu temiz insanın adı Veli Polat. Yaşamı ve hayat felsefesinin de özetle böyle.

FARKLI BİR KİŞİLİK

İki kardeşmişler. Küçük kardeşi devlet memuruymuş. 1990’lı yıllarda memurlukta para yok diye istifa edip esnaflığa başlamış.. Babası çok kızmış. Ama şimdi, esnaflıkta para var mı yok mu bilinmez ama devlet memurluğu herkesin arayıp da bulamadığı hazine gibi.

Veli Polat yaz kış sokaklarda.. Yaz günleri meyve, kış aylarında daha ziyade kış meyveleri satıyor. Yazın Kiraz, Muz, Mantar(Tirmit) ve mevsim meyveleri, kışın Mandalina, Portakal, Ayva ve Elma gibi kış meyvelerini tercih ediyor. Sebze işine pek girmiyormuş.. Kesinlikle Hal’den mal almıyormuş.. Yerinden, direkt üreticiden alıyor, kendi kiralık deposunda saklıyormuş..” Böyle olunca daha taze ve kaliteli oluyor, bıraktığı kârı da fazla oluyor” diyor.

Veli Polat’ı Süleyman Felek Caddesi ile Fatma Hatun Sokağın kesiştiği yerde mantar satarken buldum. Bana O’nun eski seyyar satıcı olduğunu söylediler. Bu köşeyi işgal ettiği için belediyeye ayda 300 lira kira ödüyormuş. İster tezgâh açsın ister açmasın bu para veriliyormuş.

“YORULDUM AMA…”

“Tam 40 yıldır seyyar satıcılık yapıyorsun, hiç bu işten vazgeçmek istediğin oldu mu?” diye soruyorum.. “Hayır, ben bu işi severek yapıyorum. İnsanlar bize farklı gözlerle baksalar da ben bu meslekten vazgeçemem. Bu bende alışkanlık haline geldi. Her halde bu alışkanlık, mesleğimin sırrı oldu” diyor.

Büyük marketlerin seyyar satıcıları da olumsuz etkilediğini söylüyor Veli Bey. “40 yıldan fazla çalışıyorum. Yorulmadım desem yalan olur. Ama dedim ya, çalışmaya devam edeceğim, ancak bu tempoda değil, daha düşük tempoda.. Çünkü 1 yıl sonra emekli (Bağkur’dan) olacağım. Ailem ve çocuklarımla daha fazla bir arada olmak istiyorum” diyor…

SEYYAR SATICILIĞI AMERİKA OSMANLI’DAN ÖĞRENDİ…

Osmanlı döneminde ilk kez bu bölgede el tablasında (tezgahında) başlayan seyyar satıcılık, bu topraklardan dünyaya yayılmıştır. O zamanlar esnaf, kapalı çarşıların dükkânlarında satış yaparmış. İlk kez şıracılar ve turşucular daha sonra da macuncular ve yoğurtçular bu geleneği bozarak el tezgâhlarında şehrin meydanlarında satış yapmaya başlamışlar...

Amerika’ya seyyar satıcılığın bizden gittiğini, 1954 yılında kurulan İstanbul İşportacılar Odasının yıllarca başkanlığını yapan Osman Aktaş’ın anılarından öğreniyoruz.

Aktaş, "Seyyar satıcılık, işportacılık deyip geçmeyin. Koca Amerika bile bu işi bizden öğrendi. New York'ta işportacılar çoğalınca, Amerikalılar, Türkiye'ye gelip ‘Bu nasıl bir iş. Nasıl başa çıkarız’ diye bize sordular" diyor.

Aktaş'ın anlattığı ibretlik olay 1990'da gerçekleşiyor. O yıl Amerika Birleşik Devletleri'nin İstanbul Başkonsolosu bizzat işportacılar Odası'nı ziyaret ediyor. Herkes şaşkın ilk kez bir ABD Başkonsolosu işportacılar Odası’nı niye ziyaret eder diye merak ederken, işin aslı anlaşılıyor.

Konsolos odaya fikir almak için gelmiş. New York gibi büyük bir yerleşim merkezinde sayıları gün geçtikte artan işportacılar türemiş. Bir çoğu da Türk. Konsolos, işportacılarla ilgili nasıl düzenlemelere gidilebileceğini Türkiye'deki işportacılar Odası Başkanı Aktaş'a sormuş... Ve gerekli bilgileri alıp gitmiş. Ülkesinde uygulandı mı uygulanmadı mı orası pek net değil.

AHMET GÜRPINAR

Haber Videosu

0


Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam