• dolar dolar 3.8149
  • euro euro 4.0656
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

75 YILDIR HEP O BİLDİK KOKU!

75 YILDIR HEP O BİLDİK KOKU!

Mehmet Akyurt: ”Brezilya’dan gelmiş çiğ kahve, biz onu kavuruyoruz, özel makinemizde öğütüyoruz. Misler gibi sıcak-sıcak satıyoruz. Her şeyi doğal, her yönü ile taze-taze vatandaş satın alıp evine götürüyor” diyor.

ORDU’DA ÖNÜNDEN GEÇERKEN İÇERDEN SOKAĞA MİS GİBİ KAHVE KOKULARI GELEN BİR İŞYERİ VAR

Bir işyeri düşünün; gelip geçerken burnunuza yeni çekilmiş mis gibi kahve kokusu geliyor… Burası Merkez Polis Karakolunun bitişiğinde köşe başındaki (Hükümet Caddesinde) İmren kuru kahveci dükkânıdır. Gerçi karakol şimdi orada yok ama hala adres olarak insanların kafasına öyle yer etmiş.

İmren kuru kahvecinin ilk sahibi sinemacı Bican Orhan’mış. 1940 yılında işyerini Bican Orhan’dan Hacı Mehmet Akyurt devralmış. Dükkânın adını değiştirmemiş. Daha sonraki yıllarda 1953’de Hacı Mehmet, bu işyerini oğlu Muharrem Akyurt’a bırakmış. Muharrem Bey de 1987 yılına kadar çalıştırdığı dükkanını oğlu Mehmet Akyurt’a emanet edip kendisi 83 yaşında köyünde inzivaya çekilmiş.. Oğlu Muharrem Beyin dediğine göre yayla ve köy havası O’na iyi geliyormuş, hâlâ dinç ve sağlıklı bir yaşam sürdürüyormuş.

IMG-20150725-WA0001

ONLARA ÖDÜLÜNÜ BAKANLIK VERMİŞ!

Mehmet Akyurt’la dükkânda mis gibi kahve kokusunu soluyarak sohbet ediyoruz. Burayı anlatırken gurur duyar gibiydi.. Burası bir aile şirketiymiş. 1950’den bu yana Brezilya’dan ithal edilen çiğ kahveyi, kendileri kavuruyor, kendileri satıyorlarmış. Ordu’da böyle ikinci bir işyeri daha yokmuş.

Gerçek kahve sattıkları için alıcılarının sayısı giderek artmış. Sonunda Yeni Mahallede İsmetpaşa Caddesi üzerinde yeni bir yer açmak zorunda kalmışlar. Halen Ordu’da birçok yerli market, kahveyi onlardan alıp müşterilerine satıyorlarmış..Kahvehanelerin tercihi de burasıymış.. Yoldan geçenler de günlük kahvelerini her gün taze-taze alıp evlerinin yolunu tutuyorlarmış.

Böylesine bir yerin ödülü de olmalı gibime geliyor… O ödül verilmiş; çünkü “İmren” marka kahveyi doğallığından dolayı Sağlık Bakanlığı da test edip onaylamış.

“HİÇBİR SIRRIMIZ YOK, HER ŞEY İNSANLARIN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE”

İmren’de sadece kahve satılmıyor. Aslında burada, modern görünümlü bir bakkal dükkânı havası var. Bir bakkal ve markette ne varsa, burada da öyle.. Özellikle gıda üzerine her şey var. Tabi kahvenin olduğu yerde, çikolata, kakao ve onlardan yapılmış diğer ürünler de var.

Mehmet Akyurt’a soruyorum “Nedir sizin bu uzun süreli sırrınız?” diye.. “Aslında sır yok” diyor.. “Her şey ortada, her şey insanların gözünün önünde.. Brezilya’dan gelmiş çiğ kahve, biz onu kavuruyoruz, özel makinemizde öğütüyoruz. Misler gibi sıcak-sıcak satıyoruz. Her şeyi doğal, her yönü ile taze-taze vatandaş satın alıp evine götürüyor” diyor.

KAHVE ÜZERİNDEKİ SPEKÜLATİF HAREKETLER

Röportajı tamamına erdirmek için, kahve fiyatları konusunda ayrıca bir araştırma yapma gereğini duyuyorum. Güya Brezilya’da kahvenin tonu 4 bin dolara kadar fırlamış, acaba bunun Türkiye’ye yansıması olacak mı?  Maliyetler artınca iç pazarda işlenmiş kahvenin kilosu bazı bölgelerde 20 lirayı aşmış.. Buna paralel olarak kurukahve fiyatları da artmaya başlamış. 'Brezilya Kahve Üreticileri Birliği, her yıl eylül ayındaki hasat öncesi çeşitli dedikoduları yayarak fiyatları yükseltiyorlarmış. Bu Eylül’de de ayni spekülatif hareketler beklenmeliymiş...

Geçen yıl ürünlerin büyük bölümünün Nescafe firmasına satıldığı dedikodusunu yayıp fiyatları yükseltmişler. Bu yıl da ürünlerin tamamını ABD tarafından satın alındığını söyleyip fiyatların yükselmesini sağlamışlar. Çiğ kahvenin tonu 3200 dolardan 3900 dolara çıkmış. Kahvenin tonunun 4 bin dolara kadar çıkması hatta 4 bin dolar sınırını aşması beklenebilirmiş.

KAHVE OSMANLI’DAN AVRUPA’YA YAYILMIŞ

Yavuz Sultan Selim döneminde, 1517'de, Yemen Valisi olarak görev yapan Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirmişti. Kahve, kısa zamanda kıymetli bir içecek olarak saray mutfağına girdi ve büyük ilgi gördü. Saray görevleri arasına ''Kahvecibaşı'' adı verilen bir rütbe de ortaya çıktı. Hatta 1544 yılında İstanbul Tahtakale'de ilk kahvehane açıldı. Venedikli tüccarlar, çok beğendikleri bu içeceği Venedik'e taşıdı. Böylece Avrupalılar kahveyle ilk kez 1615 yılından itibaren tanışmış oldu. Osmanlı döneminde önce Yemen'den getirilen kahve, 1727 yılından itibaren Brezilya'dan ithal edilmeye başlandı.

Haber Videosu

0


Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?