• dolar dolar 3.8149
  • euro euro 4.0656
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

BEKİR ACAR ORDU’DA BİR MARKAYDI

BEKİR ACAR ORDU’DA BİR MARKAYDI

BEKİR ACAR ÜNLÜ SAAT MARKASI NACAR’LA BİRLİKTE ANILIYORDU!

Rahmetli saatçi Bekir Acar, bir cumhuriyet çocuğu olmasının ötesinde Batı yanlısı, modern ve Atatürkçü özelliğiyle tanınan tam bir beyefendiydi..  “Saat” denildiğinde akla ilk gelen isimdi. Bekir Acar’ın Nacar marka saatlerle kafiye oluşturmuş ismi herkesin dilindeydi.. ‘Saatim Nacar, ustam Bekir Acar’ betimlemesi o yıllarda adeta bir özdeyiş gibiydi..Öylesine saat tamiri yapardı ki, saniye şaşmazdı. Bizim zamanımızda  ‘dakik’ olan insanlara ‘Bekir Acar mısın be mübarek!’ diye takılırlardı.

Bekir Acar’ı, kızı eczacı İncilâ Sağra’dan dinliyoruz: “Babam 1923’de cumhuriyetle beraber doğmuş. Osmaniye köyünde (mahallesinde) dünyaya gelen babamın ataları, yani dedem ve ailesi Gürcistan’ın Acara Bölgesinden Ordu’ya göç edip buraya yerleşmiş.

BEKİR ACAR’IN EVLİLİĞİ

Babam saatçilik mesleğini babasından öğrenmiş.. Okuma şartları müsait olmadığı için küçükten beri ticaretin içinde kalmış, yani sanatına gönül vermiş, sanatçılığa merak sarmış.. 4-5 yıl kadar askerlik yapan babam, orada da saat üzerine gelişen teknolojiyi takip etmeye çalışmış. Askerden dönünce ailesi babamı evlendirmek istemiş. O zamanlar Gürcistan’dan gelen aileler, parçalanmamak için daha çok birbirleriyle evlenmeyi tercih ediyorlarmış.. Çünkü kendilerini o yıllarda azınlık hissettikleri için bir arada olmayı istiyorlarmış. Ancak babam bu geleneğe karşı çıkmış, dışarıdan birisiyle annem Ayşe ile görücü usulü evlenmiş. Zaten babamın isteği de eğitimli bir kızla evlenip köyde değil de şehirde yaşamak ve şehirde iş yapmakmış…

BEKİR ACAR’IN SIRRI

Bekir Acar, şehrin en işlek yerinde (Sırrıpaşa caddesi üzerinde) işyerini açarken, evini de Düz mahalleden satın almış.. Bekir Bey teknolojiye çok düşkün birisiymiş.. Şimdilerde cep telefonu neyse,  o günlerde de saat o kadar revaçtaymış.. Kol, masa, duvar ve kurmalı saatlere sahip olmak önemli bir ayrıcalıkmış.

Saatçilikte zirve yapan Bekir Acar’ın, sırrı ne olabilirdi, diye düşündüğümde, İncilâ Hanım şunları anlatmaya başladı: “İşini çok seviyordu, hırslı ve çok çalışkandı.. En önemli özelliği de yenilikçi olmasıydı. Bir de işinde en iyi olmanın azmi içersindeydi. Herhalde sırrı bu olmalı diye düşünüyorum.. Babam çok kişiye mesleği de öğretmiştir, şimdi o kişiler Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde saatçilik yapıyorlar…”

ARABAYA MERAKI VARDI

Arabaya çok meraklı olan Bekir Acar’ın otomobili, Ordu’da var olan 10 arabanın içindeymiş.. 1991 yılında 68 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu tezgâhının başında ölen Bekir Acar’ın 4 çocuğu vardı. Zaman içinde bunlardan biri hayatını kaybetti. Halen 2 kızı eczacılık yapıyor, oğlu da Orta Doğu Teknik Üniversitesinde(ODTÜ)  öğretim görevlisi olarak hayatını sürdürüyor.

İncilâ Hanımın bir başka vurguladığı husus da babasının son derece kibar, iyi giyinen, çocuklarına hiçbir zaman sesini yükseltmeyen karakteri olduğuydu. Dürüstlüğü ve ailesine olan düşkünlüğü de O’nun en önemli meziyetlerindendi…

Saati kim icat etti?

Yapılan bilimsel araştırmalara göre saatin icadına ilişkin ilk kanıt, M.Ö. 4000’li yıllarda Mısır’da kullanılan güneş saati olmuştur. İlk saat güneşin dik duran bir cisimde meydana getirdiği gölgenin boyu esas alınarak yapılmıştır. Londra’daki müzede Kleopatra’ya ait olduğu bilinen bir güneş saati sergilenmektedir. Güneş saati, gece zamanı gösteremediği için bunun yanında su veya kum saatleri de icat edilmiştir. Kum saati, iki hazneli olup, iki hazneyi birleştiren ince delikten kum akış hızı prensip alınmıştır.

Su saati eski Mısır’da M.Ö. 1500’lerde, Çin’de İÖ 6. yüzyılda, eski Yunanlarda MÖ. 3.yüzyılda kullanıldı. Mekanik saat Çin’de geliştirildi, su gücüyle çalışan mekanizması olan saat MS. 723’te yapıldı. Su Sung’un saat üreten binası 1096’dan 1126’ya kadar çalıştı, Kubilay tarafından Beijing’e taşındı. Harun Reşid, Charlemagne’a hediye saat göndermiş, Arap mühendisler İspanya’da Ay’ın yarattığı gelgitlerle dolup boşalan suyla çalışan saatler yapmışlardı.

Avrupa’da ilk saat basitçe saat başlarını vuran bir çandır. Bu tür bir makine 1386’da yapılmıştır ve Salisbury Katedrali’nde halen çalışmaktadır. Sonraki modellerin kadranları vardır, yalnız saatleri değil, ayın hallerini, gezegenlerin geçişlerini hatta aziz ve festivallerin günlerini de gösterirler. En güzel örnekleri Milano (1335), Strasburg (1354), Lund (1380), Rouen (1389), Wells (1392) ve Prag’da (1462) görülür.

Haber Videosu

0


Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?