sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

DÖRDÜNCÜ VE BEŞİNCİ NESİL DİLİ İLE KÜLTÜRÜNÜ UNUTUTOR

DÖRDÜNCÜ VE BEŞİNCİ NESİL DİLİ İLE KÜLTÜRÜNÜ UNUTUTOR

Avrupa Olay Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ökkeş Toy, “Şu anda 4’üncü ve 5’inci neslimiz dilini ve Türk kültürlerini unutmaya başladı. Eğer 4’üncü ve 5’inci nesle kendi dilimizi ve kültürümüzü öğretmezsek, o çocuklar Ordu’ya gelip 1 Euro bile yatırım yapmaz da, memleketine gelmez de” dedi.

RÖPORTAJ: KAAN ÖZEL

Gurbetçi aileler kaygılı

Almanya’da Avrupa Olay Gazetesi’nin imtiyaz sahipliğini yapan Ökkeş Toy ile hem sahipliğini yaptığı gazetesini hem de Avrupa’daki Türkleri konuştuk. Toy, gurbetçi ailelerin Türkiye’nin sıcaklığına ihtiyacı olduğuna vurgu yaparak, gelecek nesil için ailelerin kaygılı olduğunu söyledi. 4’üncü ve 5’inci neslin dilini ve kültürünü unutmaya başladığını kaydeden Toy, bunun Türkiye için bir tehlike olduğunu ifade etti. İşte Toy’un sorularımıza verdiği cevaplar:

Ökkeş Bey öncelikle okuyucularımıza kendinizi tanıtabilir misiniz?

Ben Ökkeş Toy. Gaziantepliyim. Eskişehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdikten sonra, evlilik yaptım ve 1996 yılında Almanya’ya gittim.  24 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Avrupa Olay Gazetesi’nin sahibiyim. Ayrıca 10 yıldır Frankfurt Gaziantepliler Dernek Başkanlığı görevini yürütüyorum.

Daha önce Ordu’ya geldiniz mi?

Ben Ordu’ya ilk olarak 2011 yılında Mehmet Şaşmaz hocamla geldim. İki gün burada kalmıştım. Ordu gerçekten dünyanın en güzel havasına sahip olan illerden bir tanesi… Bu yıl da yine Mehmet Hocamla Ordu yollarına düştük. Bu şehir gelinmesi, görünmesi, gezilmesi gereken bir şehir.

Yurtdışında gazete çıkarma fikri nereden geldi?

Bir gün bir avukat arkadaşımla otururken birlikte neden biz kendi işimizi yapamadığımızı konuşuyorduk. Arkadaşım hem avukatlık yapıyordu hem de Stopomondi isminde 7 dilli bir gazete çıkartıyordu. Sonradan biz bu gazeteyi büyütmek amacıyla birlikte bir adım attık. Bu gazetenin yanında Türkçe bir gazete çıkartma kararı aldık. 2001-2002 yıllarında Türk Express’i adında aylık bir gazeteye çıkarmaya başladık. 6 yıl boyunca Türk vatandaşlarımızı bilgilendirme amacıyla gazetemizi yayınladık.

Peki Avrupa Olay Gazetesi nasıl doğdu?

Biz Türk Express’i çıkarttığımız dönemlerde aylık gazete olduğu için dağıtımını kendimiz yapıyorduk. Gazetemizi Almanya’daki Türklerin ulaşabilmesi için Türk bankaların, belirli marketlerin ve Türk kafelerin önüne koyuyorduk. Bazen oralara gittiğimizde gazetemizin okumanın dışında her türlü şeyde kullanıldığını gördük. Mesela maydanozların, meyvelerin üzerine seriyorlardı. Biz gazeteyi hazırlarken çok önem gösteriyoruz. Ancak böyle bir tabloyla karşılaşınca da rahatsızlık duyduk. O gün dağıtılan değil de bayilerde satılan bir gazete olma kararı aldık. Bu arada biz internet sitesi üzerinden de Avrupa Olay Gazetesi üzerinden de çalışma yürütüyorduk. Bayilerde satılan bir gazete olma kararı almamızın ardından ismi de yenileme kararı aldık. Avrupa Olay Gazetesi’ni okuyucularla buluşturduk. 6 Şubat 2009 yılında Avrupa Olay adında ilk gazetemizi çıkardık. Bugün 11’inci yılımıza geldik ve 124’üncü sayımızı çıkarttık. Aylık olarak yayınlanan gazetemiz tabloid boyutunda ve 32 sayfa.

Orada ihtiyaçlarınız oluyor mu?

Avrupa’daki Türklerin gerçekten ciddi anlamda yaşlıların bir sıcaklığa ihtiyaçları var. Ben Türkiye’ye gidip geldiğim zaman insanlara diyorum; birinci neslimiz ve ikinci neslimiz hala tren garlarında gazetemizi satın alıyorlar. Bizi ayakta tutuyorlar. Ben her Türkiye’ye geldiğimde gerek meslektaşlarıma gerekse de bürokratlarımıza Avrupa’daki Türkleri yalnız bırakmaması gerektiğini söylüyorum. Bizim orada sıcaklığa ihtiyacımız var. Başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Biz zaten kazandığımız paramızı Türkiye’ye getiriyoruz. Giyiminden, kuşamından kısıyorlar ve ülkesini düşünerek hareket ediyorlar. Onun için de bizim Avrupa’daki Türklerin burada sahip çıkılmaya ihtiyaçları var. Artık Ordu’nun belediye başkanı, valisi milletvekilleri gelip Avrupa’daki Orduluları kucaklamalıdır. Bu diğer iller için de geçerli. Avrupalı Türkler Türkiye’nin sıcaklığını istiyorlar. Yani oy zamanında bize gelmesin diyorlar. Her zaman hatırlanan olmak istiyorlar. Yerel yönetimlerin gelip orada ciddi anlamda kendi hemşerilerine sahip çıksın. Bu çok zor değil, senede bir düzenlenen etkinliklere katılarak, hemşerilerine destek olacak.

Eğer ki dilimiz biterse, Türkçemiz biterse Türklük de biter. Türklük bittiği anda Türkçe bittiği anda biz oralarda teslim oluruz. Bu hükümet ile olmuyor yerellerle olacak. Ben hep söylüyorum; hükümet her şeyi yapamayabilir. Sen yerel olarak buradaki valin, belediye başkanın, sanayi odan, iş adamın ile diğer odalarınla Avrupa’daki Türk’e sahip çıkarsan, kendi hemşerilerinde sana sahip çıkar, böylece çocuğu da sahip çıkmaya başlar.

Eskiden biz orada işçi idik. Şimdi biz orada artık milletvekiliyiz, hakimiz, savcıyız, avukatız, doktoruz, iş adamıyız, yöneticiyiz. Şu an orada 16 eyalet var. Her eyalette en az 7-8 Türk milletvekilimiz var. Eyaletlerin bağlı olduğu yerde 13 tane milletvekilimiz var.

Yaz döneminde olduğumuz için yurt dışında özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilerimiz memleketlerine geliyorlar. Burada şunu gözlemliyoruz; çocuklar Türkçe konuşmak yerine Almanca konuşuyorlar. Bu bizler için bir tehlike mi?

Şu anda 4’üncü ve 5’inci neslimiz dilini ve Türk kültürlerini unutmaya başladı. Avrupa kültürü ile Türk kültürü arasında sıkıştılar. Anne ile baba çalışıyor, çocuk nereye gittiğinin farkında değil. Okula gitse bile anne babanın okulda takip etme gücü olmuyor. Ondan sonra çocuklarının sosyal aktivitelerini takip etme gücü olmuyor. 3’üncü ve 4’üncü neslimiz tamamıyla Almanlardan daha fazla Almanca konuşuyor.  Gerçekten buradaki yerel yönetim Avrupa’daki Ordulularla köprü kurup bağrına bassın. Çünkü biz Avrupa’da yaşayan Türkler gelecek nesillerden dilini unutmasın, kültürünü unutmasın diye kaygılıyız. Biz orada anne ve baba olarak bunun çabasındayız. Bir Avrupalı Türkün çocuğu 4 insandır. Çünkü Almanya’da liseyi bitiren bir çocuk bile Türkçeyi ve Almancayı ana dili gibi konuşuyor. Bunun yanında mutlaka iki yabancı dili vardır.  Yani bu çocuklar burada üniversitelerde, hastanelerde, ticarette her yerde kullanabileceğimiz, güven duyabileceğimiz nesiller. Eğer biz çocuğumuzu kreş, ilkokul, ortaokul, lise çağlarında takipçisi olmazsak kendi kültür ve Türklüğünü sevdiremezsek, gelecek nesil de o şekilde yaşayacak.

Eğer 4’üncü ve 5’inci nesle kendi dilimizi ve kültürümüzü öğretmezsek, o çocuklar Ordu’ya gelip 1 Euro bile yatırım yapmaz da, memleketine gelmez de… Öncelik dilin ve kültürün öğretilmesinden geçiyor. Burada gazetecilere de iş düşüyor. Avrupalı Türkler Ordu’ya izine geldiği zaman onlara gidilip beklentileri sorulması gerekir.

Almanya’da şu anda ne kadar Türk potansiyeli var?

Biz Avrupalı Türkler olarak Almanya’da yaşayan 5 milyon kişiyiz. Fakat Alman hükümeti genç nüfusun azalması nedeniyle 2000 yılından sonra doğan çocukların hepsini Alman ilan etti. Kızım 2000 doğumlu olduğu için Almanya nüfusuna kayıtlı görülüyor. Oğlum 1999 doğumlu olduğu için Türk pasaportu taşıyor.  Ben ve oğlum Türk vatandaşıyız. Kızım ve annesi ise alman vatandaşı. Biz evde 4 kişiyiz ama ikimiz alman, ikimiz Türk’üz. Seçim döneminde Almanlar Türklere çok büyük yatırım yapıyorlar. Neden çünkü onların oyu da lazım. Türklerin potansiyeli var. Yani 2 buçuk milyon burada oy potansiyeli var. Bu hem Almanya için iyi hem de Türkler için iyi. Bu sebepten dolayı orada Avrupa nüfusumuz 6 milyona yakın.

Almanlar ile Türkler arasında sorun var mı?

Almanlar Türklerle olan sorunlarının yüzde 80’nini aşmış durumdalar. Almanya, 1964 İş Gücü Anlaşmasını Türkiye ile 2020’de tekrar yapıyor. Ancak Türkiye’nin kalifiye işçisini istiyor. Mesela iyi bir kaynakçı istiyor.Yani meslek sahibi istiyor, düz adam istemiyor. Şimdi 2020’de kanun çıktı. Ya işçi bulmadan başvurarak başlayacak ya da onlar bir yer belirleyecekler. Şu an parlamentodan geçti bütün kanun. Özellikle 2020’de işçi alımını Türkiye’den istiyor. Çünkü Türkler buraya gelen insanlarla problem yaşamazsın, uğraşmazsın zihniyetindedirler.

Almanya’da Ordu için ne yapılabilir?

Almanya’da şehir yılları var. 2019 yılı Bursa yılı. 2020’ye Gaziantep şehrini aldık. 2021’e Ordu’yu alırız. Bunun özelliği; her 3 ayda bir alman iş adamları getirttiriliyor. Alman iş adamları ile Türk iş adamlarını birleştiriliyor. Ben ticaret odası başkanı ile görüştükten sonra Ordu’yu da görüşürüz.

Ökkeş Bey, size son olarak yolunuzu Ordu’ya düşüren Mehmet Şaşmaz’ı sormak isteriz. Mehmet Şaşmaz, Almanya’da neler yapıyor?

Mehmet Şaşmaz hocamız ile uzun yıllardan beri tanışıyorum. Ordulu olduğu halde Gaziantep gecelerini hiç kaçırmaz. Mehmet hocam sağ olsun Avrupalı Türklerin kültür, dayanışma adında nerede varsa hocam orada var. Sadece Ordu için değil, Türkün olduğu her yerde hocamızın mutlaka katkısı vardır. Mehmet Şaşmaz hocam gerçekten Türkçe’nin orada daha iyi kullanılması ve 39 yıllık öğretmenlik hayatında da her bir çocuğun Türkçeyi daha iyi kullanması için, Türk kültürünü daha iyi tanıması için bu anlamda binlerce çocuğa katkısı var. Hocamla gerçekten gurur duyuyorum. Hocamız Almanya’daki her yer de kalbi Ordu için atıyor. Almanya’nın tarihi Ordu elçisi diye biliriz. 

Bunu yanı sıra hem oradaki Türklere hem de Almanlara sigara içmemeleri konusunda da ciddi anlamda katkısı var. Ben de hocamız sayesinde 10 yıl önce sigarayı bıraktım.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?