sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

FINDIK FİYATI YENİDEN HESAPLANMALI

FINDIK FİYATI YENİDEN HESAPLANMALI

SP Ordu İl Başkanı Av. Erkan Temiz, fındık fiyatının yeniden belirlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “TMO kararlı bir duruş ortaya koysa ve taban fiyat uygulaması ile piyasanın aktörü olduğunu gösterirse, 20 TL’lik fiyat bile yeterli olacaktır. Böyle olunca sermaye bu defa fındık fiyatını yükseltmek zorunda kalacaktır” dedi.

Röportaj; Mustafa KIRLAK

SP’li Başkan Temiz, Ordu Olay Gazetesi’ne konuştu:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, binlerce üreticinin beklediği fındık fiyatlarını açıkladı, levant kalite fındığın 16.5 liradan, Giresun kalite fındığın ise 17 liradan alınacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fındığa verdiği fiyat kimilerini memnun ederken, kimilerini ise memnun etmedi. Sezon öncesinde yaptıkları maliyet hesaplamalarıyla birlikte fındığa 25 TL fiyat verilmesini isteyen Saadet Partisi (SP) Ordu İl Başkanı Av. Erkan Temiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı fındık fiyatını yeterli bulmadı.

Fındığın bu sezonki maliyetinin 15 lira 50 kuruş seviyesinde olduğunu belirten Erkan Temiz, yaklaşık yüzde 30’luk refah payı ile birlikte fiyatların 25 liranın aşağısında olmaması gerektiğini kaydetti. Fındığın en az 27 lira 50 kuruştan alınması gerektiğini ifade eden Temiz, geçtiğimiz sezon İtalya’daki fındık üreticilerinin 30 TL’den fındık satışı yaptığını hatırlattı.

“ÜRETİM MALİYETLERİNDE ARTIŞ YAŞANDI”

Sayın Temiz, CB tarafından Giresun fındığına 17,00 TL, Levant kalite fındığa ise 16,50 TL fiyat verildi. TMO tarafından fındık alımı yapılacak. Açıklanan fiyat bir kesim tarafından olumlu karşılanırken, Saadet Partisi İl Başkanı olarak siz ısrarla fiyatın düşük olduğunu, bu fiyatla emperyalist sermayenin kazanacağını ifade ediyorsunuz. Siz fındık fiyatını neden düşük buluyorsunuz?

Fındığın fiyatı tespit edilirken iki boyutlu bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Birinci boyut; üretim noktasından hareketle ulaşılacak sonuç, ürünün üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenecek fiyat. Burada ürün miktarı yani birim alandan elde edilen ürün, üretim harcamaları, gübre, ilaç, işçilik, taşıma maliyet girdileri dikkate alınmalıdır. Bahçelerin bakımı için yapılan masraflar her geçen gün artıyor, kimyasal gübreleme, içinin temizliği, budama, hayvan gübresi, toplama, nakliye. Bunlar ağır işçilikler ve her yıl artıyor. Kimyasal gübrenin tonu geçen yıl 850-900 TL iken bu yıl bin 350 ile bin 400 TL civarına çıktı. Bu bir örnek. Diğer üretim maliyetlerinde de ortalama yüzde 30 ile 40’a varan oranlarda artışlar oldu. Geçen yılın fındık fiyatına uygulayacağınız  -talimatla belirlenmiş enflasyon- oranındaki artışla karşılamanız mümkün değildir.  Bunun yanında, üretim noktasında belirlenecek maliyette, çiftçinin temel tüketim maddelerinde yaşanan olağanüstü enflasyon, alım gücünde yaşanan yüksek orandaki düşüş de dikkate alınmak zorundadır. Tüm bunlar dikkate alınarak taban fiyat belirlenmelidir.

“YERLİ SERMAYEYİ KORUYACAK TEDBİRLER ALMASI GEREKİR”

Fındık fiyatının tespitinde dikkate alınması gereken diğer boyut ki bize göre bu en önemli noktadır, tüketim boyutudur. Yani talep noktasından hareketle yapılacak fiyat tespitidir. Fındığı tanımlarken de ifade ettiğimiz üzere, fındık 80-100 milyar dolarlık dünya çikolata piyasasının en önemli hammaddelerinden biridir. Avrupa Birliği komisyonlarının raporlarında da yer aldığı üzere, çikolata piyasasında fındığın yerine ikame edilecek başka bir ürün yoktur. Yani çikolata sanayicisi, ürününü satmak için fındığı her hal ve şartta almak zorundadır. Başka bir ürünü kullanması söz konusu olmayacaktır. Fındık üreticisi, 80-100 milyar dolarlık piyasadan alması gereken pay 1,5-2 milyar dolar mıdır? Elbette hayır. Doğru bir fiyat politikası ve piyasa düzenlemesi ile bizim bu miktarı 5 milyar dolara çıkarmamız mümkündür.

Konunun daha iyi anlaşılması için şöyle bir örnek vereyim; Kakao, çikolatanın 1 numaralı hammaddesidir. Kakao üreticisi, çikolata piyasasından yüzde 6 pay almaktadır. 100 dolarlık çikolata satıldığında bunun 6 dolarını kakao üreticisi almaktadır. 24 dolarını nakliye, dağıtım, işçilik gibi üretim aşamasındaki diğer aracılar almaktadır. 70 dolarını ise çikolata üretimi yapan küresel sermaye şirketleri kazanmaktadır. İşte bu noktada biz bu sömürü sisteminin değişmesi gerektiğini ifade ediyoruz. 80-100 milyar dolarlık piyasadan kakao üreticisi de, fındık üreticisi de, fıstık üreticisi de hak ettiği payı alsın diyoruz. Fındık üreticisinin, hak ettiği payı alabilmesi için devletin üreticisini koruyacağı bir sistemi uygulamaya koyması gerekir. Fındıktaki tekelciliği önlemesi gerekir, yerli sermayeyi koruyacak tedbirler alması gerekir. Arz talep dengesini adil bir şekilde düzenlemesi, sermayenin gücünü kullanarak üreticiyi sömürmesine mani olması gerekir.  

“FINDIK FİYATI 5 DOLAR OLMALIYDI”

Özetle bunlar fındık fiyatı tespitinde dikkate alınmadı mı diyorsunuz? Peki size göre fiyat kaç lira olmalı?

Elbette bu hususların hiç biri dikkate alınmamıştır. Üretim noktasında hareket edilmiş olsaydı rekolte ve üretim maliyetleri dikkate alınarak bir fiyat tespiti yapılırdı. Kamuoyuna açıklanan maliyet miktarlarına baktığımızda 2019 ürünü fındığın maliyetinin ortalama 15,50 TL olduğunu görüyoruz. Bunun üzerine en az yüzde 30 refah payı konularak bir fiyat tespit edilmesi gerekirdi. Bu miktar da 25 TL’nin altında olmamalıydı.  Tüketim noktasında hareket edildiğinde ise fiyatın mutlaka 5 dolar civarında olması gerekir. Bu da 27,50 TL olacaktır. İtalyan üreticisi 2018 ürünü fındığını ortalama 30 TL fiyatla satmıştır.

“ÜRETİCİLERİN KAYIPLARI DA GİDERİLMELİ”

Bizim üreticimizin geçen yıllarda yaşamış olduğu kayıpların da telafi edilmesi gerekir. Zira üreticinin temel tüketim mallarındaki yaşamış olduğu kayıplar, fındık fiyatının tespitinde dikkate alınması gerekir. Örneğin, Refahyol iktidarında (1996-97)  1 kg fındık satan üretici 22 adet ekmek (400 gramlık) alabiliyordu, arabasına 5 litre benzin koyabiliyordu, 4.5 kilogram fındık satan üretici 12 kilogramlık bir mutfak tüpü alabiliyordu.  Saadet Partisi olarak biz her konuda olduğu gibi fındık konusunda da etraflıca bilgi ve birikime sahibiz ve sosyal ve ekonomik açıdan konuyu değerlendiriyoruz. 2019 ürünü fındık için de aynı değerlendirmeleri yaptık ve kamuoyuna yaptığımız açıklamada fındık fiyatının 25,00 TL’nin altında olmaması gerektiğini, bu miktarın altındaki bir fiyatın üreticiye değil tekelci emperyalist yabancı sermayeye kazandıracağını ifade ettik.

“MALİYET MİKTARINCA BİR FİYAT AÇIKLANDI”

Fındık fiyatını belirleyen Tarım Bakanlığı, sizin bu anlattıklarınızı bilmiyor mu?

Açıklanan fiyattan bilmedikleri anlaşılıyor. Bakanlık bürokrasisinin bunların tamamına vakıf olmasını beklemek doğru olmaz. Bunları bilmesi gerekenler, Ziraat Odalarıdır, bölge milletvekilleridir. Onlar biliyorlar mı? Elbette biliyorlar. Ancak bu bilgileri Tarım Bakanlığına ulaştırmamış olmalılar ki maliyet miktarınca bir fiyat açıklandı. Anlaşılan o ki ekranlarda konuşulanlarla perde arkasında, kapalı kapılar arkasında konuşulanlar ve yapılanlar bir birinden çok farklı.

“MÜKEMMEL BİR FİYAT VERİLMİŞ GİBİ KAMUOYU OLUŞTURULDU”

Sayın Temiz, fındık fiyatlarının açıklanmasının ardından üretici ve sanayici kesimlerinin yaptığı açıklamada fiyatın üreticileri ‘memnun etti’ği şeklinde açıklamalar yapılıyor. Peki fiyat düşükse onların da bu durumdan rahatsız olması gerekmez mi?

Bakın burada bir olaya dikkatinizi çekeyim; Cumhurbaşkanı tarafından fiyatın açıklanmasından 2 saat sonra Karadeniz Fındık İhracatçıları Birliği Başkanı ilk açıklamayı yaptı ve fiyattan üreticinin memnun olduğunu söyledi. Üreticinin fiyattan memnun olduğunu açıklayan kim? İhracatçı. Akabinde ziraat odalarından, sanayi odalarından, mebuslarından sırasıyla tebrik ve teşekkür açıklamaları geldi. Basın yayın yoluyla üretici nezdinde bir algı operasyonu yapıldı ve sanki mükemmel bir fiyat verilmiş gibi kamuoyu oluşturuldu.

“GERÇEKTE SERMAYEYE TAŞERONLUK YAPIYOR”

Bu fiyatın yetersiz olduğunu ifade eden bizlere karşı da bir karalama kampanyası başlatıldı. Son bir yıl içinde mecliste 1 ay çalışan ve 12 ay maaş alan mebuslar çıkıp; ‘fiyatı yetersiz bulanlar fındığı bilmeyenlerdir’ diyor. Biz de kendisine soruyoruz; siz hiç sırtınızda gübre çuvalı taşıdınız mı? Fındık çuvalı taşıdınız mı? Elinizde bıçkı ile ışkın temizlediniz mi? Tırpan motoruyla bir saat olsun çalıştınız mı? Hepsi masa başında, döner koltuklarında, dönerek nutuk atmaya alışmış, üreticiden yanaymış gibi görünüp siyasi şov yapıyor, gerçekte ise sermayeye taşeronluk yapıyor.  Fındık fiyatından memnun olanlar, fındık adına zerrece derdi olmayanlardır. Sermaye ile kol kola girenlerdir. Tekelci emperyalist sermayenin tetikçiliğini yapanlardır. Üreticiye ölümü gösterip hastalığa razı etmeye çalışanlardır.

“AÇIKLANAN FİYAT TABAN DEĞİL, TAVAN FİYATTIR”

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 16,50-17,00 TL’den fındığı alacak. Serbest piyasa ihtiyacı olan fındığı almak için bunun üzerinde bir fiyat vermek zorunda kalacak. Bu durumda fındık 20,00 TL gibi bir fiyata ulaşacaktır. Bu üreticiler için artı bir durum değil mi?

Üreticiyi hastalığa razı etmeye çalışan tetikçilerin bir uydurması bu. Bu söylediğinizin gerçekleşmesi mümkün değil. 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarında bu dediğiniz gerçekleşti mi? Hayır. TMO aracılığıyla piyasaya yapılan müdahale, fındık fiyatlarının yükselmemesi için yapılan müdahaledir. Açıklanan fiyat taban değil, tavan fiyattır. TMO’nun fındık bölgelerinde depoları var mı? Yok. Teknik elemanları var mı? Yok. Bu durumda TMO’nun üreticinin fındığını alması mümkün mü? Tabi ki değil. İl dışından, yurt dışından gelen üretici fındığını toplamış kurutmuş, satıp gidecek. TMO, 2 ay sonraya randevu veriyor. Bu durumda ne yapacak? Gidip manava satacak. Üreticinin borcu var, fındığını satıp nakit paraya çevirmek zorunda.

“FINDIK 13 İLE 15 TL ARASINDA SATILACAK”

Eğer gerçekten üretici mağdur etmeyecek bir alım yapacak olsalar, her türlü teknik ve fiziki imkanla piyasaya girer, üreticinin ürününü en seri şekilde satıl alır ve ödemesini yapar.  Son 3-4 yıllık süreyi hatırlayın; fındığa 12 TL fiyat verdiler, üretici fındığını 8-10 liraya sattı. 14 lira fiyat verdiler, üretici fındığını 11-12 liraya sattı. TMO’nun fiyatının üzerinde bir fiyat serbest piyasada oluşmadı. Çünkü TMO piyasayı dengelemek için değil, siyasilerin şov yapması için piyasaya sokuluyor. 2019 ürünü fındık için ne olacağını da söyleyelim; TMO yeterli teknik ve fiziki imkanlara sahip olmadığı için yeterli alım yapamayacak, üretici tüccara manava gidecek, serbest piyasada fındık 13-15 TL aralığında satılacak, maliyetin altında bir fiyatla sermaye üreticinin ürününü adeta gasp etmiş olacak.

FİYAT 25 TL OLARAK YENİDEN BELİRLENMELİDİR

Röportajımızın artık sonuna geldik. Uzun bir konuşma oldu. Ancak sizden son olarak çözüm önerinizi de dinlemek isteriz. Bu anlattıklarınızın çözümü nedir?

Hala vaktimiz var. Maliyetin üzerine refah payı hesabı yapılmalı, geçen yıllarda yaşanan kayıplar da dikkate alınarak fiyat 25 TL olarak yeniden belirlenmelidir. Ayrıca TMO ile FİSKOBİRLİK aracılığıyla alım yapılmalı. Üretilen tüm fındığın alınacağı, üreticiye hiçbir zorluk çıkarılmayacağı açıklanmalı ve bunun gereğinin yapılması için tam bir seferberlik halinde teknik ve fiziki alt yapı oluşturulmalı. Üretici de sermaye sahibi de bilmeli ki; TMO destekleme alımı yapacak. Bu durumda fındık fiyatları mutlaka 25 liranın üzerine çıkacaktır. TMO kararlı bir duruş ortaya koysa ve taban fiyat uygulaması ile piyasanın aktörü olduğunu gösterirse, yani yeterli teknik ve fiziki imkânını hazır tutmuş olsa, 20 TL’lik fiyat bile yeterli olacaktır. Böyle olunca sermaye bu defa fındık fiyatını yükseltmek zorunda kalacaktır.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?