OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • RÖPORTAJ
  • “MESLEĞİN GELECEĞİ, GELECEĞİNİ MESLEĞİNDE GÖRENLERİNDİR”

“MESLEĞİN GELECEĞİ, GELECEĞİNİ MESLEĞİNDE GÖRENLERİNDİR”

“MESLEĞİN GELECEĞİ, GELECEĞİNİ  MESLEĞİNDE GÖRENLERİNDİR”

Ordu’da sosyal ve mesleki yönü ile tanınan önemli şahsiyetlerden biri de hiç şüphe yok ki, Bahadır Baş’tır. Kendisi ‘Ordu Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı’dır. İstedik ki, O’nu çok daha yakından tanıyalım. O nedenle kendisine sorular sorduk, cevaplarımızı da aldık.

             Kendinizi tanıtır mısınız?

            “1970 Ordu Merkez doğumluyum. İlk Orta ve Lise öğrenimimi Ordu’da tamamladım. Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümünden 1993 yılında mezun oldum.

1995 yılında Ordu’da özel sektörde muhasebe departmanında çalışmaya başladım. Devamında aynı şirkette çeşitli kademelerde yöneticilik yaptım.

             Muhasebe stajına,  1996 yılında rahmetli Rüştü Demirel’in yanında başladım. YMM Muzaffer Mağden’nin denetiminde stajımı tamamladım. Mali müşavirlik yeterlilik sınavlarını 1999 yılında başarılı olarak tamamladım ve mesleğe katılma hakkı elde ettim.

             2000 yılı Aralık ayında büromu açtım. Kendi nam ve hesabıma çalışmaya başladım. 2004 yılı Mayıs ayında Oda Disiplin Kurulu üyeliğine seçildim.

             2006 yılında Oda Yönetim Kurulu üyeliğine seçildim.  2006-2008, 2008-2010 dönemlerinde Oda Saymanı olarak görev yaptım. 2010-2013, 2013-2016 Oda Yönetim Kurulu Sekreterliğinde görev yaptım. Üç dönem Oda Üst Birlik temsilcisi seçildim.

             Mayıs 2016 yılında yapılan üye sayısının % 82’sinin katılımı ile gerçekleşen seçimlerde, katılan üyenin %  77’sinın desteğini alarak üç yıl için Ordu Mali Müşavirler Odası Başkanı seçildim.  Halen bu görevi sürdürmekteyim.

Sizin ayrıca dergiciliğiniz ve yazarlığınız da var. O konuda neler söylersiniz?

             “Evet, 2006 yılında Ordu Mali Müşavirler Odası “Bülten Dergisi” editörlüğü görevine getirildim. 13’ncü sayısında aldığımız dergiyi bu gün 49’ncu sayısına taşıdık. Türkiye’de dergi çıkartan ve 15-16 yıllık geçmişi olan 3-4 odadan bir tanesiyiz. Dergilerimiz ortalama 100 sayfa; haber, makale ve kültürel sayfalardan oluşmaktadır. Odamızın gururu bir çalışmadır. Bunun içerisinde 10 yıldır aktif olarak görev almaktayım.”

 

Sportif alanda da görev yaptığınızı biliyoruz. Biraz da bu yönünüzden bahseder misiniz?

               “ORŞAYB kurucu üyesiyim. Fenerbahçe Spor Kulübü kongre üyesiyim.. Orduspor Kulübü Derneği üyesiyim. Ordu Fenerbahçeliler Derneği Başkanıyım.  Ordu Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesiyim.  2000 ve 2001 yıllarında CHP İlçe Yönetim Kurulu üyeliği de yaptım. 2006 yılında CHP İl Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundum. Özel bir dershanede kısa bir süre öğretmenlik tecrübem oldu. Ordu, Fatsa ve Ünye’de yazılı basında ve ulusal ölçekte yayın yapan muhasebe sitelerinde yayınlanmış çeşitli mesleki makalelerim mevcuttur. “

Okuma ve yazma alışkanlığınızın olduğunu duyduk. Bu konuda neler söylersiniz?

             “Okumayı çok seviyorum. Özellikle meslek üzerine yazılan çizilen her şeyi takip etmeye çalışıyorum.  Benim kurduğum bugün yaklaşık 2000 kişiden oluşan Türkiye’nin pek çok yerinden meslek mensubunun katıldığı DERİN Mesleki Bilgi Paylaştığımız Gurubumuz da bilgilerimizi araştırmalarımızı paylaşıyoruz.

              Oda Tarihi ile ilgili bir kitap çalışması için notlar ve belgeler derliyorum. Ordu Mübarek Mahallesi tarihi ile ilgili kitap çalışması için belgeler notlar edinmeye, toplamaya çalışıyorum.

Bu arada en büyük hobim Ordu ile ilgili fotoğrafları sosyal medya üzerinden “Şehr-i Ordu” etiketi ile paylaşmaktır. Meslek dışında boş zamanlarımda “Ordu Tarihi” üzerine kitaplar okumaktan keyif alıyorum. Bunda değerli yazarlar İbrahim Dizman ve Hikmet Pala’nın etkisi çoktur.  Evli iki çocuk babasıyım. “

Meslek yaşamınızda başınızdan geçen ilginç olaylar var mı? Varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

              “Yaşamımda beni duygulandıran bir anı da 2014 yılıydı sanırım. Ünye’de meslektaşımız Akın Öztürk rahatsızlanmış çok ciddi birkaç ameliyat geçirmişti. Onu aradım. Konuştuk. Sohbet ettik. Bana bir ara dedi ki ‘Bahadır, Ertuğrul Başkandan sonra oda başkanlığı sana yakışır. Seni destekliyorum. Hak ediyorsun’ dedi.  Kendisine ‘Teşekkür ederim. Şimdilik böyle bir düşüncem yok’ dedim. O devam ederek ‘Çok ağır ameliyatlar geçirdim. Durumum iyi değil. Ama sana bir oy vermeden ölmeyeceğim ‘dedi.  Telefonun diğer ucunda öyle duygulandım ki, ağlamamak için kendimi zor tutum. Neyse 2016 yılında aday oldum ve Akın Öztürk abim geldi oyunu kullandı. Kulağıma söylediklerini hatırlattı.  Ve şimdi Akın Abimiz maşallah sağlıklı, mesleğini Ünye’de icra ediyor.

               Bir başka anımı da şöyle özetleyebilirim: 5024 Sayılı Enflasyon Muhasebesi yasası ile ilgili odada bir seminer vermemiz konusunda Oda Başkanımız Ertuğrul Yüksel’den bir görev almıştık. Büyük bir titizlikle hazırlandık ve sunumu ben gerçekleştirdim. Soru cevap kısmında değerli bir abim ile cevaplamalarda bulunmuştuk. Başarılı bir seminer olmuştu. Seminerde ara verdiğimizde çay içip sohbet ederken birkaç kişi yanıma geldi. Hocam nerelisiniz. Ne zaman mesleğe başladınız gibi sorular sordu. Şaşırmıştım. Ben de soru soranlar gibi odanın bir üyesiydim. Sonra öğrendik ki bu arkadaşlara ‘hoca dışarıdan geldi’ diye şaka yapmışlar.  Yeni olduğumuz için onlarda beni dışarıdan gelen bir hoca zannetmişler. Benim ilk seminerimin başarı ile sonuçlandığının kendi açımdan ispatı olduğu için kolay kolay unutamam bu anımı…

               Bir başka özel anım da şöyle: Yaşamımda özel bir yeri olan değerli abim, İSMMMO Başkanı hemşerimiz Yücel Akdemir, 2013 yılında Ordu’ya bir eğitim çalışmasına gelmişti. Seminer öncesi bir video hazırladık. Yücel Bey ile ilgili Ordulu meslek mensupları ne düşündüklerini ifade ediyordu. Bu sunumun peşinden Yücel Akdemir’in hayatını anlatan bir video gösterisi de hazırlamıştık. Fon müziği ise ‘bana bir masal anlat baba’ şarkısını seçmiştik. Bir ara baktım Yücel Beyin gözlerinden yaşlar süzülüyor. O da benim için unutulmayacak anılarım arasındadır…”

Oda Başkanı olarak muhasebe mesleğinin en önemli sorunları olarak neleri görüyorsunuz?

                     “Muhasebe mesleğinin diğer meslekler gibi pek çok sorunu var. Bunlar içerisinde önem sırasına koyduğumuz da şu sorunlarımızı sizlerle paylaşabilirim.

                  Öncelikle 3568 sayılı Meslek Yasamızın güncellenmesi sorunu var. Meslek yasamızda yer alan “Nispi Temsil” seçim sistemi odaların yönetimini zayıflatmakta meslektaşlar arası birlik ve beraberliği azaltmaktadır. Bu seçim sistemi çok başarılı bir sistem olsaydı Ülkedeki bütün kurumlarda uygulanırdır. Sadece muhasebeci mali müşavirler odasında uygulanmazdı diye düşünüyorum. Bir başka meslek yasasından kaynaklanan sorunumuz ise TÜRMOB Genel Başkanı seçilebilmenin koşulu Yeminli Mali Müşavir olmaktan geçmesidir. 105 bin mali müşavir içerisinde bir genel başkan seçilememekte, 5 bin kişilik Yeminli Mali Müşavirler arasından seçilmektedir. Bu anti demokratik uygulama dan vaz geçilmelidir. Aynı şekilde TÜRMOB Yönetim Kurulunun 9 üyesinin 5’nin Yeminli Mali Müşavir olması zorunluluğu da aynı şekilde anti demokratik bir uygulamadır.

                 Meslek mensuplarının bir başka önemli sorunu ise ; Defterini tutukları, hizmet verdikleri müşterilerinin sahte belge kullanmaları, yanıltıcı belge kullanmaları durumunda MÜTESELSİL sorumlu  tutulmalarıdır. Yılda altıbin TL muhasebe ücreti aldığınız bir müşterinizin 600 bin TL veya 1 milyon TL borcundan sorumlu tutulmak makul ve mantıklı değildir.  Bu ekonomik olarak da orantısız bir cezadır.

               Müteselsil sorumluluk uygulamasının yapılabilmesi için, öncelikle meslek mensubunun işini yaparken mesleki standartlara uygun şekilde mesleki özen gösterip gösterilmediği tespit edilmelidir. Denetim elemanı raporunu, somut delillere dayandırarak kanıtlamalı ve yeterli delil toplanmayla birlikte,  meslek mensubunun imzaladığı yazılı savunması mutlaka dikkate alınmalıdır.  Bu tespitten sonra meslek mensubunun sorumluluk taşıdığı haller dolayısıyla, ihmal ve kasıt unsuruna dayalı suçunun olduğu saptanmışsa ve bu ihmal veya kasta dayalı suçun kesinleşmesi durumunda meslek mensuplarına cezalar verilebilmelidir. 

              Yani biz muhasebeci mali müşavirler, bize gelen belgelerin defterlere ve beyannamelere doğru aktarılmasından sorumluyuz. Burada bir yanlışlık varsa meslektaşlarımıza ceza verilebilir. Bir belge, deftere doğru, beyannameye doğru aktarılmışsa artık bizce bir sorumluluktan bahsedilemez diye düşünüyorum. Yasal mevzuatta bunu böyle söylüyor.

              Bir başka sorunumuz ise haksız rekabet sorunu. Haksız rekabeti yapan bu sektörün dışında birileri değil.  Bu sorunu yaratan da bizleriz. Meslek mensupları bir birbirlerinin haklarına riayet etse, saygı gösterse böyle bir sorun ortaya çıkmayacak. Yani mesleğin HAKLI REKABETİNİ konuşmalıyız. Mesleki kalite, mesleki özen ve hizmetin kalitesinde rekabet etmeliyiz. Ancak en çok ücrette rekabeti seçiyor, mesleğin ve hepimizin kaybetmesine yol açıyoruz…

              Hep söylüyorum, mesleki görgü; meslektaşına saygı ve meslektaşının hak ve hukukuna sahip çıkmakla, etik davranış sergilemekle başlar ve gelişir. Bu konuda yapılacak yasal düzenlemeler ve yönetmelikler bu sorunu bir yere kadar çözebiliyor. Bundan sonrası eğitim şart dediğimiz, mesleki görgü ile çözülebilir. Bu nedenle Odaların ve TÜRMOB’un bünyesinde oluşturulan etik kurularının görevleri çok önemli bir misyon taşımaktadır… Belki başka sorunlarımızı da; tahsilat gibi, angaryalar gibi, stajyerlerimizin vergi indirimi gibi, gerçekten bir mali tatil yapılması gibi sorunlarımızı sıralayabiliriz.”

Muhasebe mesleğinin geleceği ve bu mesleğe yeni başlayacak olanlara neler söylemek istersiniz?

              “Öncelikle Mali Müşavir olabilmek için liseden sonra 9 yıl, Yeminli Mali Müşavir olabilmek için 19 yıl gerekiyor.  Yani zor ve zahmetli bir süreç bekliyor bu mesleğe girmeyi düşünenleri. Bunun yanında muhasebecilik, mali müşavirlik mesleği geleceğin mesleklerindendir. Gelecekte muhasebeciler defter tutma hizmetlerinin yerine işletmelere vergi konusunda, maliyetler konusunda, sosyal güvenlik hukuku alanında daha aktif ve daha nitelikli danışmanlıklar, yol göstericilik yapacaklardır. İşletmelerin mali risklerini önceden ölçecek ve işletmeleri uyaracaklardır. 1990’lardan itibaren yasal statüye kavuşan bu meslek 2020’lerden sonra farklı bir role bürünecektir. Dünyada yaşanan gelişmeler ve teknolojik yeniliklerin en çok etkilediği mesleklerin başında muhasebe mesleği gelmektedir. Bu değişimi kavrayan ve uyum sağlayanlar bu meslekte varlıklarını sürdürecekler, aksi durumda olanlar mutlaka sistemin dışında kalacaklardır.

                 Muhasebe mesleğine yeni başlayan, başlayacak olan meslektaşlarıma öncelikle teknolojiyi yakından takip etmelerini, yabancı dil konusunda İngilizce yanında Çince, Arapça ve Rusça öğrenmelerini,  mutlaka hukuk alanında ekstra eğitim almalarını öneriyorum. Başarı için ayrıca şunları da öneriyorum;  Acele etmeyecekler, kıskanmayacaklar, başkalarının beş-on, on-beş yılda biriktirdiklerine hemen sahip olmak istemeyecekleler, dedikodu yapmayacaklar, herkesin bildiği basit konuları büyük bir şeymiş gibi kibirle insanın gözüne sokarak anlatmayacaklar. Açık sözlülük ile boş boğazlık arasındaki ince çizgiyi fark edecekler. Başarılı olabilmek, bir adım öne çıkabilmek için kimseyi satmayacaklar.  Bunu başaran her genç muhasebe meslek adayı sonuçta mutlaka başarıya ulaşacaktır.

Sıklıkla kullanılan bir motto (parola) ile tamamlamak istiyorum. “Mesleğin geleceği, geleceğini mesleğinde görenlerindir.”

 Röportaj: AHMET GÜRPINAR



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?