• dolar dolar 3.5042
  • euro euro 3.7349
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

ORDU’NUN İLK TAKSİCİSİ

ORDU’NUN İLK TAKSİCİSİ

- 45 YILLIK TAKSİCİ TUNA ACAR’I 3 GASPÇININ ELİNDEN KİM KURTARDI?

ORDU’NUN İLK TAKSİCİSİ 45 YIL ÖNCEYİ ANLATIYOR

“O’NUN SIRRI YOLLARI ÖZLEMESİNDE SAKLI”

Hiç merak ettiniz mi, Ordu’nun en eski, en tecrübeli ve hatta ilk taksicisi kimdir? Biz merak ettik ve sorduk soruşturduk ki, bu kişi halen bu işe devam eden M. Tuna Acar’mış.. Tanıdık bir yüz… O’nu Kervansaray Lokantasının önünde yeni açılmış taksi durağında buldum. “Taksi durağı” diyorsam benzerleri aklınıza gelmesin.. Bunların ne durak yeri var ne de oturup bekleyecek bir sandalyeleri.. Belediyeciler “şimdilik orada durun, sonra size yer göstereceğiz” demiş.. Bekliyorlar.

Tuna Acar 1948 doğumlu yani 67 yaşında. Alembey mahallesinde dünyaya gelmiş. Evli ve 2 oğlu var. Çocukları ticaretle uğraşıyormuş.

Kendisine mesleğe yani taksiciliğe ne zaman başladığını sordum. Şöyle dedi: “1970 yılında Selahattin Atabeyoğlu ile beraber Gürbüz Taksiyi kurduk. Şimdiki Büyükşehir Belediyesinin bahçesinin bulunduğu yerde hem jeepcilik hem de taksicilik işini birlikte yürütüyorduk.  İşlerimiz çok iyi idi. Daha sonra Murat taksiler çıktı.. Murat ve Anadol taksilerden oluşan ve adını ‘Muran’ koydukları ikinci bir taksi durağı daha faaliyete geçti. Adamlar ‘Mahalle 5 lira’ diye reklam yaparak, piyasayı düşürdüler. Haliyle bizim de işlerimiz yavaşladı. Durağımızda Chevrolet marka arabalar vardı, rekabet etmemiz mümkün olmadı. Bizim arabalarımız çok benzin yakıyor, dolayısıyla 5 liraya yolcu taşıyamıyorduk. Çoğu arkadaş gibi ben de arabaları satıp Murat araba satın alarak,rakiplerimize karşı rekabet gücümüzü artırmış olduk.. “

O’NU 3 SİLAHLI GASPÇIDAN YUSUF KAŞIKÇI KURTARMIŞ

Tuna Acar, 45 yıllık meslek hayatında çok şeyler görmüş ve yaşamış.. Onlardan birini anlatmasını istedim ve şöyle dedi: “1970 yılı idi, jeepim vardı. Durağa bir akşam vakti 3 kişi geldi, yaylaya gideceklermiş, pazarlık ettik ve yola çıktık. Kabadüz’e varınca, Çambaşı’na çıkmak istediler. Benim yanımda da arkadaşım Nurettin vardı ve yola devam ettik. Bir çeşmenin başında durup su içmek istediklerini söylediler, durduk.. Onlar indi, biz de indik.. Adamlar bir anda tabancalarını çıkardılar, benden arabayı istediler. Çaresiz verecektik. O sırada yoldan bir başka araba geçiyordu, bizi görünce yavaşladılar. Bi-baktım Yusuf Kaşıkçı.. Babası ile beraber yayladan dönüyor. Onlar o yıllarda araba ile Çambaşı Yaylasında mal satıyorlardı. O sırada yanıma gelen Yusuf Kaşıkçı’ya durumumuzu fısıldadım. Yusuf’un durumu anlar anlamaz, belindeki silahını çekerek, adamların üzerine bir ok gibi fırlayışı vardı ki, artık gözü beni de görmüyor, ormana doğru kaçan 3 kişiyi kovalıyor hem de arkalarından ateş ediyordu. Adamlar karanlıkta Turnalık ormanlarının içinde kaybolup gittiler.. “

YOLLARA ÂŞIK BİR ADAM

Bu kadar uzun süre taksicilik yapmanın bir sırrı var mıydı, varsa neydi diye sorduğumda Tuna Bey “Ben yolları seviyorum, ben yolları özlüyorum” diye söze başladı..Daha sonra da şöyle devam etti: “Benim çevrem geniştir. Ben sadece telefon taksiciliği yapmıyordum. Ben yıllardır arabamla Sağra gibi büyük firmaların getir-götür işlerini yaptım. Bankalar bile benim müşterilerimdi. Örneğin hâlâ İş Bankası ile iki-üç bankanın işlerine koşuyorum. Ben yıllardır Samsun’dan Ordu’ya bankaların paralarını da taşıdım. Avukatlar da iyi müşterilerimdi. Onları ilçelerdeki duruşmalara götürüyor, sonra da geri getiriyordum. Örneğin Ziver Abi, İlhan Gürel, Cengiz Özel, Mahmut Şep, Orhan Eroğlu, Osman Ergen ve Tevfik Karabulut gibi avukatlar bana güvenir ve beni tercih ederlerdi.

Yine bunun dışında mesleği sevmem de çok önemli. Dedim ya, ben yolları çok özlüyorum. Hele de bu günlerde Ankara’ya bir işi çıksa da gitsem, 2 yıldır Ankara yollarına hasret kaldım. Gölköy yolu burnumda tütüyor, eskiden çok giderdim. İşte bütün bu sevgi ve özlem, beni bu mesleğe âşık etti…”  

TUNA BEYE OLAN İLGİ

Tuna Bey, daha birçok eski müşterilerinden söz etti ki, O’nun sayesinde ben de unuttuklarımı hatırlamış oldum.. Nerdeyse Ordu’nun kalburüstü insanları hep Tuna Beyin müşterisi olmuş..  Dediği gibi, belli ki çevresi çok geniş. Sohbetimiz sonunda fotoğraf çekerken yanımıza bir bayan yaklaştı. “Tuna Bey beni götürür müsün?” dedi.. Tuna da “Tabi yenge buyur” dedi ve kibarca kapısını açarken fark ettim ki, bu yenge benim de yengem. Çünkü bu sevimli kadın, benim okul ve sınıf arkadaşım rahmetli Turşu Kemal’in (Kemal Karlıbel’in) eşiydi.

tuna acar (2)

“TAXİ” İSMİNİN KÖKENİ NEDİR ?

1897 Taxi’den Taksi’ye “Taxi” kelimesinin kökeni, Alman bir aileye dayanır. Hûkûmet için dosya ve paket taşımacılığı yapan  Alman Thurn und Taxis aile şirketi zamanla para karşılığı insan da taşımaya başlar ve bu uygulama yaygınlaşır.. Zamanla bu tür taşımacılık, ailenin soyadından hareketle “taxi” olarak anılmaya başlar.

Osmanlı döneminde ise, bu yıllarda otomobille taşımacılık henüz yapılmamakta ancak fayton tipi kiralık arabalar kullanılmaktaydı.

Recaizade Mahmut Ekrem’in 1898 yılında yayınlanan “Araba Sevdalar” adlı romanında da sık sık bu kiralık arabaların bahsi geçer.

 

AHMET GÜRPINAR

Haber Videosu

0


Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam