Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

12 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİNE YAKALANIYOR

12 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİNE YAKALANIYOR

Yaşla birlikte artış kaydeden prostat kanseri hala erkeklerde en yaygın görülen kanserlerin başında yer alıyor. Türkiye’de ise her 12 erkekten birinin prostat kanserine yakalandığı bilinen bir gerçek…

Dünyada yaklaşık her 4 dakikada bir erkeğe prostat kanseri tanısı konuyor. Hastalığın erken teşhis edilmesiyle son derece etkili sonuçlara ulaşılsa da amaç; prostat kanseri gelişimini önlemek. Bu doğrultuda da çalışmalar devam etmekle birlikte prostat kanserinde yaş, ırk, genetik özellikler gibi risk faktörlerini değiştirmek mümkün olamıyor. Medical Park Ordu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Cemalettin Cengiz Beyaz, prostat hastalığı ile ilgili soruları cevapladı.

Prostat nedir?

Halk arasında prostat hastalığı olarak tabir edilen durum esasında erkeklerde bulunan prostat bezinin büyümesiyle beraber ortaya çıkan idrar şikâyetlerini ifade eder.

Hastalık daha çok kimlerde görülür? Risk faktörleri nedir?

Erkeklere özgü bir rahatsızlık olup en önemli risk faktörü yaştır. 80 yaşına gelen hastaların yüzde 90’ında prostat büyümesine bağlı idrar yakınmalarını görmekteyiz. 40 – 50’li yaşlardan itibaren hafif derecelerde idrar yakınmaları başlayabilir.

Hastalığın belirtileri nasıldır?

Sık idrara çıkma, gece uykudan uyanıp birden fazla idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma, idrara başlamada gecikme, aniden idrara sıkışma, idrar hızında azalma, idrar yaptıktan sonra idrar kesesinde idrar kalma hissi gibi belirtiler görülebilir. Bazen hastalar bizlere doğrudan idrar yapamama sonucu sonda takılması ihtiyacıyla da başvurabilir.

Prostat hastalığında nasıl teşhis konuyor?

Prostat büyümesi sonucu yukarıda saydığım yakınmaların bir veya birkaçının olması bizim için esasında tanı için yeterlidir. Hastalar bize başvurduğunda başka hastalıkların ayırıcı tanısı açısından tetkikler isteriz. Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek ve prostatta kötü başka huylu bir hastalık araştırma açısından kan tahlili istenir. İdrar tahlili ile idrar yollarında benzer yakınmalara yol açabilecek enfeksiyon varlığı araştırılır. Fiziki muayenede prostatın kıvamı ve tahmini büyüklüğü tespit edilir. Hastalara idrar testi yapılarak idrar akımları ve artık idrar miktarı değerlendirilebilir. Son olarak ultrasonografi ile prostatın hacmi ölçülebilir. Bunların dışında idrar yollarında ve idrar kesesinde taş veya tümör varlığı, prostat büyümesine bağlı böbreklerde genişleme var ise değerlendirilir.

İdrarını ayakta yapmak prostat riskini artırır mı?

Ayakta idrar yapmak, daha fazla ıkınarak idrarımızı boşatmamıza ve de bu nedenle karın fıtığı oluşum riskinin artışına neden olurken, prostat hastalığına yakalanma riskimizi arttırmaz.

 

Tedavi yöntemleri hakkında bilgi verir misiniz?

Tüm hastalarda mutlaka yaşam tarzı değişiklikleri ( alkol, kafein, baharat ve asitli yiyeceklerin diyetle azaltılması, kabız kalınmaması, sıvı alımının akşam saatlerinde kısıtlanması, idrar sökücü etkileri olan kivi, narenciye ürünleri, çay ve kahvenin özellikle akşamları tüketilmemesi, fiziksel aktivitelerin artırılması)  önerilir. Yakınmaların şiddetine göre beraberinde tekli veya ikili ilaç tedavileri başlanabilir. İlaç tedavisinin yetersiz olduğu durumlarda prostat ameliyatı gündeme gelebilir. Bu aşamada ameliyata hasta ile beraber konuşup karar vermekte fayda vardır ancak iki durumda mutlak ameliyat gerekir. Bunlar: Prostat büyümesine bağlı idrar kesesinde taş oluşumu, Prostat büyümesine bağlı böbrek yetmezliği gelişmesidir.

Günümüzde prostat için açık ameliyat gereksinimi oldukça azalmıştır. Yine de prostatın çok büyük olduğu hastalarda hala açık ameliyat güncelliğini korumaktadır. Prostatın kapalı ameliyatları ise lazer, plazmakinetik, koter gibi değişik yöntemlerle yapılabilir. Bu yöntemlerin birbirine gösterilmiş bir üstünlüğü yoktur. Ameliyatın uygun ellerde tam teşekküllü tedavi merkezlerinde yapılması esastır.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

42 yaşından sonra erkeklerde herhangi bir yakınma olmaksızın senede bir kez prostat muayenesi ve prostat için tarama testi (PSA) yapılması esastır. Herhangi bir yakınması olmayan bir erkekte prostat büyümesi olması bu hastanın ilaç tedavisi almasını veya ameliyat olmasını gerektirmez. Prostat büyümesi olan bir hastada prostat hacminin büyüklüğü ameliyat gerekliliğini göstermez. Örnek vermek gerekirse 80 yaşında bir hastamızın ultrasonografide prostat hacmi 200 gram ölçüldü ancak herhangi bir idrar yakınması yoksa ilaç tedavisi dahi başlamayız. Ancak 60 yaşında bir hastamızda prostat hacmi 30 gram ve ilaç tedavisine rağmen 2 defa idrar yapamama nedeniyle sonda takılmış. Böyle bir olguda ameliyat kararı dahi alabiliriz. İşte bu sebeple şikayetlerin oluşması halinde mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. ORDU OLAY

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?