sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • SAĞLIK
  • Alman Tıp Ödülü alan Dr. Dilek Gürsoy: 'Kız çocukları yılmayın çok çalışın.'

Alman Tıp Ödülü alan Dr. Dilek Gürsoy: 'Kız çocukları yılmayın çok çalışın.'

Alman Tıp Ödülü alan Dr. Dilek Gürsoy: 'Kız çocukları yılmayın çok çalışın.'

“Çok çalışmak gerekiyor. Tüm kız çocuklarına ve gençlere örnek olmak isterim. Özellikle göçmen kız çocukları ile ilgileniyorum. Onlara rol model olmaya çalışıyorum. ”

BABASI KALP HASTASIYDI 

Babasını 1987yılında, henüz 10 yaşındayken kalp kapakçığı problemi nedeniyle kaybeden Gürsoy, “Belki basit bir kalp masajıyla kurtulabilirdi... Ama onu kaybettik. Tıp okumak istememde, babamın 41 yaşında yaşamını yitirmesi de rol oynamıştır ama benim için asıl motivasyon kaynağı insanlara yardım etme isteğim oldu. Babam vefat etmeden önce de doktor olmak istiyordum. Şimdi daha çok hayat kurtarmak adına kalp hastalıkları üzerine çalışıyorum. Amacım yapay kalp merkezi kurmak” diyor.

Yapay kalp alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve Alman Tıp Ödülü’nü kazanan cerrah Dr. Dilek Gürsoy (42), kız çocuklarının eğitimi için de mücadele eden, hayatını kalp hastalıklarını önlemeye adamış bir doktor. Özellikle de göçmen kız çocuklarına rol model ve destek olmak için mücadele ediyor. “Hedefe ulaşmak için öncelikle çok çalışmak ve azim gerekiyor. Adım Dilek Gürsoy diye buralara gelmedim, çok çalıştım...” diyor.

 

Gürsoy, Ordu Aybastılı bir işçi ailesinin iki çocuğundan biri. Ailesi 1960 yılında Almanya’ya göç etti. O, Almanya’da dünyaya geldi. Babasını kaybettiğinde 10 yaşındaydı. Düsseldorf Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Duisburg’da çalışırken kalp cerrahı oldu. 2012 yılında, yapay bir kalbi implante eden Avrupa’da ilk kadın cerrahtı. Kablolar ve harici güç kaynakları olmadan yeni tip bir yapay kalp geliştirmek için Reiner Körfer ile çalıştı. Konferanslara konuşmacı olarak katıldı.

 

SÜRPRİZ OLDU AMA MOTİVE ETTİ

Berlin’deki Victress kuruluşunun, 2005 yılından bu yana her yıl, toplumda başarılı ve önder konumunda olan kadınlara verdiği “Victress Ödülü”ne layık görüldü. Son olarak geçen günlerde Almanya, Avusturya ve İsviçre’de tıp alanında başarılı çalışmalar yapan hekimlere ve tıbbi kuruluşlara verilen German Medical Award’i (Alman Tıp Ödülü) kazandı. Ödül töreni 18 Kasım’da Düsseldorf ta yapılacak.

 

Gürsoy ile son ödülünü ve yapay kalp çalışmalarını konuştuk.

 

“Bu ödül bana biraz sürpriz oldu. Yapay kalp ameliyatları ça lışmalarım nedeniyle bu ödül verildi ama bana gelecekteki çalışmalarım için motivasyon oldu” diyor. Organ bağışının büyük bir problem ve tüm dünyanın sorunu olduğunun altını çiziyor: “Ne yazık ki insanlar organ nakli konusunda henüz tam bilinçlenmiş değil. Özellikle kalp nakli konusunda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Çünkü bağışçıların sayılan yeterli değil. Bağışçı bulunamadığı için çok sayıda insan yaşamını yitiriyor, işte bu noktada yapay kalp büyük önem kazanıyor. Organ bağışına alternatif bulmak için çalışıyoruz. Kadın cerrah olarak çalışmalarım önemseniyor. Yeni yapay kalp üretmek için laboratuvarda- yım... Dünyada şu an kullanılan yalnızca bir yapay kalp var. 20-30 yıl önce kullanılan yapay kalpler kullanılıyor...”

 

AMACI YAPAY KALP MERKEZİ

 

Dünyada yapay kalp çalışmalarına 1960’lar- da başlandığını, ancak büyük bir ilerleme kaydedilmediğini anlatan Gürsoy, “2019 yılındayız ve hâlâ yapay kalple ilgili neredeyse 40-50 yılık bir teknolojiyi kullanıyoruz. Ben 2012 yılında kadın cerrah olarak ilk yapay kalp nakli gerçekleştirmiştim. Aradan bunca zaman geçti ve hâlâ aynı yapay kalpleri takmaya devam ediyoruz. Hiçbir yenilik yapılmadı. Şu anda kullanılan yapay kalp kablo ile enerjiyi vücudun dışından alıyor. Ayrıca sesli çalışıyor. Hem kablolu hem de sesli olması nedeniyle çok kullanışlı değil. Hastalar yanlarında sürekli bir akü taşımak zorundalar. Üzerinde çalıştığımız sistem ise kabloyu ortadan kaldırıyor, rahatsız edici ses de olmayacak. Bütün bu çalışmalarımızı yaşama geçirebilmek için başlı başına bir yapay kalp merkezi kurulmasında yarar var. Amacım bunu gerçekleştirmek, çalışmalarımı buna adadım” diyor.

 

YILDA 300 BİN KİŞİ KALP KRİZİ GEÇİRİYOR

 

Kalp ve damar hastalıkları genel olarak, koroner kalp hastalıkları, kalp kapağı hastalıkları, doğumsal kalp hastalıkları, büyük damarlarda görülen anevrizma, yırtılma ve daralma olarak sıralanıyor. Koroner kalp hastalığı ise en f sık karşılaşılan kalp hastalıkları arasında yer alıyor. Kalbi besleyen koroner damarlardaki daralma ve tıkanmalarla kendini gösteren koroner kalp hastalıkları, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ölüm nedenleri içinde ilk sırayı alıyor. Son 25 yılda ise koroner kalp hastalıklarında hızlı artış görülüyor. Sigara tüketiminin artması, giderek bozulan diyet alışkanlıkları, Akdeniz diyeti yerine hayvansal yağ veya doymuş yağlardan zengin yemek çeşitlerinin tercih edilmesi, hızlı kentleşmenin ve teknolojinin getirdiği fiziksel hareketsizlik ve stres gibi faktörlerin de bu süreçte etkili olduğu belirtiliyor. Ülkemizde yaklaşık 1,5 milyon kalp hastası olduğu tahmin ediliyor. Yılda yaklaşık 300 bin kişi kalp krizi geçirirken; bunların ne yazık ki 100 bini aşkını ölümle sonuçlanıyor. Bu olimpiyat stadını 2 kez dolduracak sayı anlamına geliyor. Kalp yetmezliği olan, ileri devre kalp hastalığı olanların tedavisinde ise kalp nakli oldukça önemli Son rakamlara göre ülkemizde kalp nakli bekleyen kişi sayısının 800 ile bin kadar olduğu ve bu rakama yeni hastaların eklendiğini kaydediliyor.

GÖÇMEN KIZ ÇOCUKLARI İÇİN 

Gürsoy, kız çocuklarının eğitimini çok önemsiyor: “İstenilen her şey için öncelikle çok çalışmak ve azim gerekiyor. Adım Dilek Gürsoy diye buralara gelmedim. çok çalıştım, şansım da yaver gitti. Benim gibi böyle yerlere gelen kişilerin görevi de gelecek nesilleri desteklemek. Kız çocuklarına ve kız öğrencilerimize destek olmaya çalışıyorum. Özel tikle göçmen kız çocukları ile ilgileniyorum. Onlara rol model olmaya çalışıyorum. Bir kadın olarak kendinize hedef koyunca biraz zorlanabiliyorsunuz. Ama yılmamak gerek, asla boyun bükmemek gerek kimseye... Başarı mutlaka geliyor. Ben şu an yapay kalp merkezine odakladım. Sosyal faaliyetlerime de ara vermedim. Pek çok yerde konuşmalar yapıyorum. Panellere çağırıyorum. Yalnız, tıp alanında değil, dijital platformların konferanslarına da konuşmacı olarak katılıyorum, göçmen çocuklarla ilgili toplantılara da... Göçmen çocuklarına ‘benim ailem de buraya göçmen olarak geldi, ben başardım, siz de uyum sağlarsanız başarılı olursunuz' mesajı vermek istiyorum. Yapay kalbin yolculuğunun nereye geldiğini, bu konuda bir ilerleme olmadığını anlatıyorum. CUMHURİYET



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?