• dolar dolar 3.4500
  • euro euro 3.6607
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Detay Üst

BALIĞIN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

BALIĞIN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

Sevgili okur

  Balıkçılar ‘vira bismillah’ diyerek balık sezonunu açmışken bugün sizlere diyetlerin vazgeçilmez yiyeceği olan lezzetli bir o kadar da sağlıklı olan balığın faydalarından,  taze balığı nasıl anlayacağımızdan ve nasıl tüketmemiz gerektiğinden kısaca bahsedeceğim.

   İlk olarak birçok türü olan ve birçok kişinin sevdiği balıkta şeker, karbonhidrat yok denecek kadar azdır. Protein açısından ise son derece zengindir. İnsan vücudu balıktaki proteinin %93’ünden faydalanmaktadır. Madensel tuzlar ve mineraller açısından son derece zengindir, bol miktarda fosfor, kalsiyum, selenyum, iyot ve flor içerir. Balıketi A, B1, B2 ve D,E vitaminleri açısından da zengindir. Sinir sistemi, kemik ve kas yapısı, göz yapısı için oldukça faydalıdır. Türkiye'de yılda kişi başına tüketilen balık miktarı ortalama 3,0 kg kadardır. Bunun yüzde 65'i taze, yüzde 35'i kurutulmuş ve konserve edilmiş olarak kullanılmaktadır.

Balık özellikle omega 3 yağı içermesi sebebiyle kalp hastalığını ve felci önler. Kalp ritmini düzenler. Kalp krizi riskini azaltır. Kan basıncını düşürür. Dolaşımı düzenler. Kötü kolesterolü azaltır, iyi kolesterolü yükseltir.

Beyinde: Bebeklerin sinir sistemini ve beyin fonksiyonlarının geliştirilmesine katkı sağlar. Depresyonu azaltır. Alzheimer hastalığını önler.

Gözlerde:  Görmeyi kuvvetlendirir ve retinadaki sinirleri geliştirir. Göz kuruluğunu azaltır.

Solunum: Yaklaşan kış aylarında özellikle gribal enfeksiyonları azaltır. Güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Akciğerlerde: Astım ve bronşit görülme sıklığını azaltır.

Eklemler ve kaslarda:   Romatizmal hastalıklara iyi gelir. Kas ve dokuların yenilenip, gelişmesine katkı sağlar.

Cilt ve deride ise: Yaşlanma ve güneşin zararlı etkilerini azaltır. Yıpranmış, zarar görmüş dokuların yenilenmesini sağlar.

     Ayrıca sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Hipertansiyon yani yüksek tansiyon hastalığına yakalanma riskini de azaltır. Kan şekeri seviyesini düzenler. Bu yüzden şeker hastaları için yararlıdır. Hamilelik ve emziklilik döneminde olan kadınlar içinse gerek anne sağlığı gerekse de bebeğin normal gelişimi açısından haftada en az 3-4 kez balık tüketimi önerilmektedir.

Peki faydası saymakla bitmeyen balıkların tazeliğini nasıl anlarız?

           Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker. Derisi gergin ve parlak olur. Taze balıkta parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Bayatlamış bir balıksa bu iz kalır. Pulları canlı ve parlak olmalı. Pullarına dokunulduğunda düşmemeli. Balığın sadece parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiğinden parlak görünebilirler. Taze balığın solungaçları da canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça renk değişir. Bir de taze balığı elinizle kaldırdığınızda kuyruğu sarkmadan dik durması gerekir.

Balığımızın faydalarını öğrendik tazesini seçtik en önemlisi nasıl tüketmeliyiz?

 Haftada en az 2 kez balık tüketmemiz gerekir. Protein değeri yüksek bir besin olduğu için yüksek ısıyla denatüre olduğunda balıktaki proteinin vücut için bir yararı kalmaz. Bu nedenle ızgara buğulama ya da fırında pişirme yöntemlerini seçmeniz daha sağlıklı olacaktır. Izgara en sağlıklı pişirme yöntemidir. Barbunya, kolyoz, sardalye, levrek, çipura, lüfer ve uskumru, ızgarası en lezzetli olan balıklardır. Balığı hafif sulu kalacak şekilde, çok kızartmadan pişirme işlemini tamamlamalısınız. Hem midenize, hem çevreye karşı titizseniz, buğulama balık sizin için en doğru tercih olacaktır. Balığın buğulaması, sadece levrek, lipsoz ve kırlangıç gibi büyük balıklarla değil; hamsi, sardalye ve kolyoz gibi küçük balıklardan da yapılır. Balık buğlama da, genellikle doğranmış kuru soğan, limon dilimleri, karabiber ve maydanoz, dereotu (özellikle somon balığı için) ve adaçayı kullanılırsanız daha lezzetli bir balık elde edersiniz.

Balığınıza bir kaç damla limon sıkarak zehirleyici etkisi olan bir balığın limon sayesinde vücuttaki toksik etkisini azaltmış olursunuz. Limonun içerisindeki antioksidanlar ve C vitamini sayesinde de balıkta bulunan omega 3'ün vücuttaki kullanımını arttırırsınız.

 Önemli  bir not ! Kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlar, karaciğer, böbrek veya barsak hastalıkları bulunanlar ile özellikle gebe ve emziklilerin çiğ veya az pişmiş balık tüketiminden kaçınmaları gerekmektedir.

  Kafa karıştıran bir konuda balıkla yoğurt tüketimi. Eğer balığınız taze ise toksik etki göstermeyeceği için beraberinde, öncesinde veya sonrasında yoğurt ve süt grubu besin tüketmenin sizin için hiç bir sakıncası olmaz.

Bir Çin atasözü “ne yersen osun” der. Yediklerinize dikkat ettiğiniz, sağlıklı besinler tükettiğiniz mutlu bir haftanız olsun.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam