Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
GÜZELORDU EVLERİ HABER İÇİ

Çocuklarda gizli tehlike!

Çocuklarda gizli tehlike!

Çocuklarda çok sık rastlanan mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesi hali olan reflü, bebeklerde 1’inci aydan itibaren görülmeye başlıyor. Kusmaya neden olan sorun, hem çocuğun hem de anne-babanın yaşamını önemli ölçüde etkiliyor.

Reflü, mide içeriğinin istemsiz olarak yemek borusuna ve bazen de solunum borusuna doğru geri kaçmasıdır. Yeni doğan bebeklerde ve süt çocuklarında sık görülür. Sıklıkla fizyolojik dediğimiz doğal sayılan bir durumdur. Çoğunlukla bir hastalık olarak değerlendirilmez fakat daha büyük çocuklarda ise bu durum tam tersidir. Çocukların yaşam kalitesini bozmakla birlikte bazı semptomlara yol açabilir. Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nde görevli Uzm. Dr. Güngör Balta, çocuklarda reflü hastalığıyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.

“Reflü, astım ataklarını tetikleyebilir”

Çocuklarda reflü hastalığının bulguları üzerine konuşan Uzm. Dr. Güngör Balta, “En sık görülen bulgular; Mide bulantısı, huzursuzluk ve kusmadır. Çocuk katı gıda ve pütürlü gıdalara tepki verebilir. Hastalığın şiddeti ile beraber artan iştahsızlık, uyku bozukluları ve uyku düzensizlikleri görülür. Yemek borusunun tahriş olmasına bağlı olarak oluşan küçük kanamalardan dolayı kusmukta kan görülebilir. Bu çocuklarda tekrarlayan ÜSYE (Üst solunum yolu enfeksiyonu) sık görülmektedir. Tekrarlayan orta kulak iltihaplanması sık görülür. Hastanın bademciklerinin ve geniz etinin büyümesine neden olabilir. Bu çocuklarda tekrarlayan sinüzit sıktır. Çocuklarda sebepsiz kronik öksürüklerin nedeni olabilir ve ayrıca astım ataklarını tetikleyebilir. Hastalığın tedavi edilmemesi ve ilerlemesi sonucu büyüme ve gelişme geriliğine neden olabilir. Bu çocuklarda anemiye sık rastlanır. Biraz daha büyük çocuklarda sabahları nefeslerinde koku olması, sabahları mide bulantısının olmasına ve iştahsızlık bulgularının görülmesine neden olabilir. Okul çocuklarında reflüye bağlı yemek borusunun tahrişi göğüs ağrısının gelişmesine neden olabilir. Karında şişkinlik ve geğirme gibi belirtiler verebilir.  Çocukta herhangi bir enfeksiyon durumu olmaksızın; ses kısıklığı oluyor, bademcik ve geniz eti büyümesi oluyor ve aralıklı öksürük ataklarının olması ve tekrarlayan hırıltılı solunum belirtisi oluyorsa GER (gastro özofageal reflü)düşünülmelidir” dedi.

“Fiziki muayene dikkatli yapılmalıdır”

Her hastalığın tanısında olduğu gibi reflü hastalığının tanısında da anemnez yani sorgulamanın çok önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Güngör Balta, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Anemnezden sonra dikkatli bir fiziki muayene yapılmalıdır. Reflü hastalığının teşhisi; GER sintigrafisi, GİS (Gastrointestinal sistem) baryumlu pasaj grafisi, mide pH monitrazasyonu, üst GİS endoskopisi ve özofagustan biyopsi alınarak histopatolojik inceleme sonrası tanı konulabilmektedir” şeklinde konuştu.

 “Yaşam şartlarının düzeltilmesi önemli”

Reflü hastalığının tedavisinde öncelikle çocuğun yaşam koşullarının düzeltilmesi ve davranış değişikliklerinin uygulanması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Güngör Balta, “Daha sonra sıra farmakolojik dediğimiz ilaç tedavisine gelir. Son olarak komplike olgularda cerrahi tedaviler düşünülebilir. Çocuk ve ergenlerde yaşam şartlarının düzeltilmesi ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi önemlidir. Öncelikler çocuk obez ise kilo vermeye çalışmalıdır. Kafeinli ve aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durmalıdır. Öğünlerde tıka basa yemek yerine ara öğünler konularak bebeğin ve çocuğun beslenme programı düzenlenmelidir. Koyulaştırılmış ve anti reflü denilen mamalar reflüyü azaltır. Uyku süresini artırır ve kusma ataklarını azaltır. Süt çocuklarında reflünün önlenmesi için hafif bir yastık ile ve prone pozisyonunda (yüz üstü yatış) yatırılmalıdır. Sırt üstü pozisyonda yatışta reflüden dolayı bebek daha çabuk uyanır, ağlar ve huzursuz olur.  İlaç tedavisinde öncelikle mide asidini baskılayan ilaçlar kullanılır. Bunlara anti asit ilaçlar denir. Bu ilaçlar mide asidinin yapımını azaltır ve tahrişi önlerler. Diğer bir kullanılan ilaç prokinetik (mide hareketlerini düzenleyen ilaçlar) ilaçlardır. Bu ilaçlar mide hareketlerini bağırsaklara doğru olacak şekilde artırırlar. Mide boşalmasını kolaylaştırırlar. Böylece mide asidini yemek borusundan uzaklaştırırlar. Bir diğer kullanılan ilaç grubu mide yüzey koruyucularıdır. Bu ilaçlar mide yüzeyinde ince bir film tabaka oluşturarak artmış mide asidinin etkilerini azaltmaya yöneliktir. Hayat tarzı, alışkanlıklarının değiştirilmesi ve ilaç tedavilerinin yeterli olmadığı durumlarda; hayatı tehdit edecek şekilde mide asidinin akciğerlere kaçması (aspirasyon) ve ciddi tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonlarının olması durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Cerrahi tedavi uygulanan hastalar genelde doğumsal ya da gelişimsel olarak ciddi nörolojik bozuklukları olan hastalardır” ifadelerinde bulundu.

“İlk 6 ay sadece anne sütü”

Uzm. Dr. Güngör Balta, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sık rastlanan reflü hastalığının farkına varılamaması öncelikle çocuğa ve daha sonra aileye büyük zararlar verebilir. Böyle bir hastalık tespit edildiğinde uygun dozlarda, uygun ilaç tedavileri doktor kontrolü altında sürdürülmelidir. Anne sütü alan bebeklerde reflü hastalığı çok daha az görülmektedir. Bu nedenle anne sütünün faydaları anlatılmalı ve emzirme özendirilmelidir. Ayrıca ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi teşvik edilmelidir. Anne sütü sonrası gece mama ile beslenme azaltılmalıdır. Reflü hastalığı ve risk faktörleri anlatılmalı, ailelere ve topluma gerekli eğitimler verilmeli ve bu konu hakkında farkındalık sağlanmalıdır.”

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güngör Balta, reflü hastalığının teşhisinde kullanılan yöntemleri maddeler halinde açıkladı:

Ger Sintigrafisi: Bu yöntemde teknesyum 99 denilen radyoaktif madde besin ve mamalar ile karıştırılarak çocuğa içirilir. Radyoaktif besin alımından sonra belirli aralar ile röntgen çekilerek yemek borusuna kaçak olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır. Bu yöntemde beslenme sonrası oluşan reflüler tespit edilmektedir.

Gis Baryumlu Pasaj Grafisi: Hastaya opak denilen röntgende görülebilen bir madde belirli oranlarda içirilir ve röntgenleri çekilir bu yöntem ile hastada doğumsal olabilen bazı anomalilerin tespiti yapılabilir. 

Mide pH Monitorizasyonu: Bir pH ölçer prob yemek borusunun alt kısmına yerleştirilir. 24 saat boyunca burada pH ölçümleri yapılır. Mide içeriğinin asidik olması nedeni ile ölçümlerde pH'nın asidik değerlerde olması GER tansını güçlendirir.

Endoskopi Ve Biyopsi: Bu yöntem ile reflüye bağlı olarak oluşan yemek borusunda ki hasarlar direk gözlemlenebilir ve gerekirse o bölgeden biyopsi alarak incelenebilir. İnce hassas fiberoptik cihazlar ile uygulanan bir yöntemdir. Alınan parçanın patolojik incelenmesi ile doku hasarı tespit edilebilir.  ORDU OLAY

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?