• dolar dolar 3.5042
  • euro euro 3.7349
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Detay Üst

Dikkat “Reflü ” çıkabilir!

Dikkat “Reflü ” çıkabilir!

Sizinde yemeklerden sonra ağzınızda acı bir tat, göğsünüzde ve boğazınızda ağrı, öksürük krizleri, ses kısıklığı, hazımsızlık, mide bulantısı gibi şikâyetleriniz mi oluyor? Hatta sırf bunlar yüzünden dünyanın en güzel şeylerinden biri olan yemek yemek sizin için kâbustan

farksız bir hal mi aldı?

Aman dikkat!

Sizde de Türkiye de her 4 kişiden 1inde görülen reflü hastalığı bulunuyor olabilir.

Türk Gastroenteroloji Derneğinin son araştırmalarına göre Türkiye’de her 4 erişkinden 1 inde reflü görülüyormuş. (Hiç de azımsanacak bir rakam değil öyle değil mi?) Bu hastalığa en çok Marmara bölgesinde, en az ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde rastlanıyormuş. Peki nedir bu reflü ve neden oluşur?

Sağlıklı insanlarda yenilen besinler ağızdan yemek borusuna oradan sindirilmek üzere mideye(mide sindirim için asit salgılar),sindirildikten sonra da metabolizmanıza katılmak için ince bağırsaklarınıza doğru yola çıkar.

Normal sıralama  bu şekilde seyrederken reflüsü olan kişilerde yemekler mideye geldikten sonra bir kısmı yoluna devam ederken bir kısmı tam tersi yöne, yani yemek borusuna doğru ilerler.(İşte midenin besinler sindirilsin diye salgıladığı asit içeriğinde bir kısmı böylelikle yemek borusuna doğru ilerler, yemek borusu kendisini bu asitten koruyacak kadar güçlü değildir, işte tam da bu nedenden dolayı siz yanma hissi yaşarsınız.) Peki, sıralamayı böyle değiştiren nedir? 

Yukarıda midemizin altında bir sfinkter görüyoruz yani midenin kapağını. Bu kapak sayesinde sizin yedikleriniz ince bağırsaklarınıza doğru geçiyor, kapak kapanıyor ve emilim için hazırlanıyor. Ancak bazı hastalarda bu kapak gevşek oluyor bu nedenle yenilen besinler gerisin geri bir yol izleyerek geçtiği yerlerde yanma ağrı ve son olarak da ağızda acı bir tat bırakarak ağzınıza geri geliyor.

Peki, bizim tedavi için nasıl bir yol izlememiz gerekiyor?

Öncelikle madem bu kapak fazla yük bindirince tersi yönde açılıyor o zaman bu kapağa fazla yük bindirmememiz gerekiyor ki yediklerimiz geri gelmesin.
*İlk etapta o zaman 3ana 3ara öğün beslenerek yani bir başka deyişle az az sık sık yemek tüketimi yaparak bunu başarabiliriz.
*Midemizi sıkı sıkıya saran kıyafetlerden giymemeye özen göstereceğiz, sıkı kemerler kullanmayacağız.

Eve geç geldiniz akşam yemeğini geç yediniz ve hemen ardından bir uyku bastırdı veya akşam yemeğini erken yediniz ama saat gece yarısını geçti mideniz kazınmaya başladı, bir şeyler yiyeyim de öyle yatayım gibi bir yanlışa düşmeyin.

*Dolu mideyle yatmak şikâyetlerinizi artırır. (Yeme içme işlemleri uyumadan 2-3 saat öncesine kadar tamamlanmış olmalıdır, daha rahat bir uyku için yastığınız yüksek olacak şekilde sol kolunuz yönünde uyuyabilirsiniz)

*Fazla baharat(özellikle nane) kullanmak, acı biber, sirke turşu gibi asitli gıdalar midenizde iritan etki yaparak yanmalara sebebiyet verebilir, tedavinizde etkili bir sonuç almak istiyorsanız bu gıdaları hayatımızdan tamamen çıkarmanız ya da olabildiğince minimuma
indirmeniz gerekiyor.

*Çiğ soğan, sarımsak, çikolata, kakao, kuruyemişler, çiğ salatalar(özellikle domates),salam sucuk ve sosis gibi nitrit ve nitrat içeren hazır gıdalar, reflünün diyet tedavisinde yasaklar arasındadır.

*Gazlı kola, soda, meyveli gazozlar gibi bol asitli içeceklerden tutunda hazır ve taze meyve suları gibi asit içeriği  ilk etapta fark edilmeyen ancak oldukça yüksek olan besinlere kadar tümünden uzak durma zamanınız geldi de geçiyor bile…

Besinleri pişirme yöntemi olarak bundan böyle ızgara, buğulama, fırın gibi az yağlı ve bol sağlıklı yöntemleri tercih ediyoruz. Yağda kızartma şeklinde hazırladığınız gıdalar zaten reflüden dolayı hassaslaşan midenizin hassasiyetini arttırmaktan başka bir işe yaramaz.

Çay ve kahvede bulunan kafein şikâyetlerinizi körükler:

*Çaylarımızı bitki çayı  şeklinde tüketmeye özen gösteriyoruz, kahveden uzak duruyoruz  (Tercihen papatya çayı ya da yeşil çay kullanabilirsiniz. İmkân olmadığı durumlarda ve nadiren açık olmak şartı ile siyah çay tüketebilirsiniz.)

*Alkol ve sigaraya” hoşça kal” diyoruz.

*Yiyeceklerimizi küçük lokmalar halinde bol bol çiğneyerek öyle yutuyoruz. (hatta yemeklerden sonra çiğnediğiniz naneli olmayan bir sakızla sindiriminizi daha kolay hale getirebilirsiniz.)

*Fazla kilolarınız varsa hemen bir diyetisyenden yardım alıp kurtulun (obez kişilerde yemek borusundaki hareket bozuklukları normal kiloda olan kişilere göre daha fazladır. Ayrıca reflünün en fazla rastlanılan nedeni olan mide fıtığı obezite vakalarında normal kişilere göre çok daha fazla görülmektedir)

*Spora başlayın (Öne eğilme, yere eğilme, karın kası egzersizlerinden uzak durun, yüzmeyi tercih ederseniz yine midenize fazla yük bindirecek olan dalma, takla atma gibi hareketlerden kaçının)

*Mide asidi üretimi beslenmede yapılan değişimlerle azaltılamazsa, mide asidini düzenleyici ilaçlar kullanılabilir, en kısa zamanda herhangi bir hastanenin gastroenteroloji bölümüne başvurun.

Reflü hiç de basite alınacak bir hastalık değildir, eğer tedavi edilmez ya da kontrol altına alınmaz ise yemek borusu yüzeyinde tahribata yol açabilir, hatta ve hatta yemek borusu kanseri riskini de hatırı sayılır ölçüde artırabilir.

Haber Videosu

0


HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam