Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

DİYABET TEDAVİSİNDE BESLENME

DİYABET TEDAVİSİNDE BESLENME

Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun 2015 yılı verilerine göre 415 milyon yetişkin bireyin diyabetli olduğunu ve bu sayının 2040 yılında 640 milyona çıkabileceğini öngörüyor. Ayrıca her 2 yetişkinden 1'i diyabet tanısı almamış ancak diyabet bulgularını gösteren bireylerden oluşuyor.

Diyabet, vücudunuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması önemlidir. Diyabeti olmayan bireylerde olduğu gibi diyabetli bireylerinde yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve öğrendiklerini günlük yaşamda uygulaması sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur.

 Diyabet tedavisinin amacı kan şekeri düzeyinizi normal sınırlar içerisinde tutarak, kısa veya uzun dönemde oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemek veya geciktirmektir. Diyabetin tedavisi aşağıdaki tedavi prensiplerini içermektedir.

  • Eğitim  
  • Fiziksel aktivite
  • Beslenme tedavisi 
  • İnsülin ve/veya ilaç

 Görüldüğü gibi diyabet, yaşamınızda başta beslenme alışkanlıklarınız olmak üzere bazı değişikliklerin oluşmasını gerektirmektedir. Kan şekerini oluşturan asıl kaynak yiyeceklerdir ve bu nedenle sağlıklı beslenme diyabette tedavinin temelidir.

Diyabeti olsun veya olmasın tüm insanların sağlıklı bir yaşam için yemeleri gereken yiyecekler aynıdır. Diyabetli olmanız diğer insanlardan farklı bir yiyeceği yemeniz veya yememeniz anlamına gelmez. Burada önemli olan vücudun ihtiyacı olan besinlerin çeşitli yiyeceklerden karşılanmasıdır. Ancak genellikle kişiler diyabetli olduklarını öğreninceye kadar, sağlıklı beslenmek amacı ile değil de karın doyurmak amacı ile canının istediğini veya kendisine sunulan yemeği yedikleri için beslenme alışkanlıklarını değiştirmekte güçlük çekerler. Bunun için aceleci ve çok fazla kuralcı olmamakta fayda vardır. Zamanla alışkanlıklarınızda değişiklik yapmalısınız örneğin:

  • Öncelikle kan şekerinizin hızlı bir şekilde yükselmesine neden olan şeker ve şeker içeren yiyecekler ile kilo almanıza neden olacak yağ ve yağlı yiyecekleri azaltın.
  • Bir veya iki öğün yemek yerine günde en azından üç öğün yemeye çalışın. Öğünler arasında ve gece yatmadan önce küçük bir ara öğün almanız da gerekebilir.
  • Mutlaka bir diyetisyenden beslenme tedavisi hakkında yardım alın. Diyetisyeninizle görüşmeye gitmeden önceki üç veya beş gün süre boyunca içtiğiniz ve yediğiniz her şeyi not alın. Bu kayıtlar, diyetisyeninizin sizin beslenme alışkanlıklarınızı ve günlük yaşam tarzınızı öğrenmesine fırsat verir ve böylece alışkanlıklarınıza uygun bireysel bir plan oluşturmasına yardımcı olur.

Diyabette beslenme tedavisi planlanırken temel alınacak ana hedefleri sıralarsak

1) DİYABETTE ÖĞÜN SIKLIĞI NASIL OLMALIDIR?

Gün içinde yemeniz gereken öğün sayısı diyabetinizin tipine, aldığınız medikal tedaviye, fiziksel aktivite düzeyinize ve o andaki kan şekeri düzeyinize bağlı olarak değişir. İnsülin kullanan tip 1 ve tip 2 diyabetlilerin sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği olarak üç ana öğün öğünler arasında ve gece yatmadan önce üç ara öğün olmak üzere altı öğün beslenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlış insülin enjeksiyonunu yaptıktan sonra yarım saat beklemeden hemen veya 5 dakika sonra yemek yenilmesidir. Bu tarz hatalar öğünden sonra kan şekerinin yükselmesine neden olur. Diğer bir yanlış ise açlık hissi oluşmadığı için ara öğünlerin yapılmaması veya ara öğünde yenilen yiyecek miktarının ve çeşidinin azaltılmasıdır. İnsülin kullanan bir kişide ara öğünün yapılmaması, bir ara öğünün atlanması veya yenilen yiyecek miktarının ve çeşidinin azaltılması şeklinde yapılan uygulamalar kan şekerinin düşmesine  neden olur.

Tip 2 diyabetlilerin iki -üç saat aralıklarla beslenmesi gerekir. Bir gün içinde yenilmesi gereken  yiyecekleri gün boyunca yayarak sık sık ve az yemek yeme alınan öğünden sonra kan şekerinin daha az yükselmesini sağlar. Öğünlerde yenilen yiyeceklerin porsiyon ölçüsünü azaltarak, küçük öğünler halinde yemek yenilmesi fazla kalori alınmasını önleyerek ve açlığı kontrol altına alarak hem kan şekeri kontrolünü sağlar hem de kilo alımını önler. Ayrıca kan kolesterol düzeyindeki yükselmeyi de azaltır.

2) KARBONHİDRATLAR

Şeker hastalarının hiç karbonhidrat almaması bilgisi doğru değildir. Hatta diyabetli hastanın alması gereken enerjinin en az yüzde 50’si, karbonhidratlardan gelmelidir. Önemli olan; alınan bu karbonhidratın doğru zamanda, doğru kaynaklardan, doğru miktarlarda alınmasıdır. Alınan karbonhidratın yarıdan fazlası ‘kompleks karbonhidratlar’ (bulgur, kepekli ya da tam buğday ekmeği vb.) dediğimiz kaynaklardan sağlanmalıdır.

Kompleks karbonhidratlarda baz alınan nokta ise ‘glisemik indeks’tir! Kişilerin kan şekerlerini dengelemek için, basit karbonhidrat yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Kompleks karbonhidratlar ise glisemik indeksi düşük besinlerde bulunur. Glisemik indeksi yüksek besinlerden uzak durulmalı.

Glisemik İndeksi Düşük Besinler

  • Kepekli Un
  • Kepekli Pirinç
  • Meyve (kabuklu)
  • Bütün halinde patates (özellikle soğuk) Kurubaklagiller
  • Kepekli makarna

Glisemik İndeksi Yüksek Besinler

  • Beyaz Un
  • Beyaz Pirinç
  • Reçel, bal, marmelatlar
  • İçine şeker giren her türlü hamur işi
  • Beyaz un ile yapılmış hamurlu gıdalar

3) YAĞLAR

Diyabetli hastaların beslenmesinde yağlar; önemli ve tartışmalı bir konudur. Diyabetli bireyin alması gereken enerjinin yüzde 30′u yağlardan gelmeli. Yani sanıldığı gibi; diyabetli birey, yemeklerini yağsız yemek zorunda değildir. Bilakis zeytin, zeytinyağı ve ceviz gibi kaynaklar lipit profilini düzenlemede yardımcıdır. Ancak miktar çok önemli; avuç avuç ceviz ve fındık yenilmemeli, salatalara fazla fazla zeytinyağı konulmamalı. Etli sebze yemeklerine yağ konmamalı. Yağlar çeşitlendirebilir; ancak özellikle zeytinyağına ağırlık verilmeli. Yemekler; 1 kilo sebzeye 2 yemek kaşığı ya da 1 tabak sebze yemeğine 1 tatlı kaşığı yağ konularak pişirilmeli. Salatalara ise en fazla 1 tatlı kaşığı yağ eklenmeli.

4) POSALI BESLENME ŞEKERİ DENGELER

Yiyeceklerin sindirilemeyen kısmıdır. Diyet posasının vücuttaki birçok etkileri vardır bunlar; Kan şekerini yavaş yükseltir, insülin ihtiyacını azaltır, tokluk hissinin oluşmasını sağlayarak ağırlık kontrolüne yardımcı olur. Bağırsak çalışmasını düzenler, kabızlığı önler. Kanda yağların yükselmesini önler. Diyetteki posa miktarını artırmak için

  • Beyaz ekmek yerine tam taneli veya kepekli ekmekler tercih edilmeli
  • Pirinç yerine bulgur tercih edilmeli
  • Meyve suyu yerine meyve yenilmeli, kabuklu yenen meyveler kabukları soyulmadan yenmeli
  • Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve yenmeli
  • Öğünlerde salata yenmeli
  • Kurubakalgiller sıklıkla tüketilmeli

5) ARA ÖĞÜNLERDE NE YENİLEBİLİR?

Ara öğünler için yapılacak seçim insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanan kişiler için farklıdır. Ancak her iki tedavide 10-15 gram karbonhidrat içeren bir yiyecek yemenizi öneririz. Ara öğünler için yapacağınız en iyi seçim ekmek veya ekmek yerine yenilebilecek yiyecekler grubudur. Örneğin 2 galeta veya 4-5 adet şekersiz kepekli bisküvi, bir bardak dolusu yağsız patlamış mısır vb. Bu grup yiyeceklerin yanına düşük yağlı süt, yoğurt, ayran veya peynir gibi protein içeren bir yiyecek ilave ederek ara öğünü kuvvetlendirebilirsiniz.

Taze meyve ve sebzede iyi bir seçim olabilir. Ancak diyabetli kişilerin ara öğünde sadece meyve yemeleri iyi bir seçim değildir. Ara öğünde tek başına meyve yenilmesinin o andaki kan şekeri düzeyine bağlı olarak öğlen yemeğine doğru oluşabilecek bir hipoglisemi riski yaratabileceği unutulmamalıdır. Yanında mutlaka bir süt, yoğurt gibi protein içeren bir yiyecekle dengelenmelidir.

Diyabetliler genellikle ara öğün saatinde evde olmadıklar için bir şey yiyemediklerinden yakınırlar. Ara öğünler için hazırlıklı olmayı unutmayın. Yanınızda-çantanızda, arabanızda, işyerinde masanızın çekmecesinde-daima yiyebileceğiniz uygun yiyecekler bulundurun.

6) DİYABETTE YASAK BESİNLER 

  • Reçel, bal, pekmez, marmelat, şurup
  • Çok arzu edilirse, doktorunuza danışarak diyabetik formları kullanılabilir.
  • Çay şekeri ve içinde çay şekeri bulunan her şey
  • Sütlü tatlılar, hamur tatlıları, şerbetli tatlılar, çikolata, fındık ezmesi, kek, kurabiye, şekerli bisküviler, pasta
  • Alkollü içecekler, meşrubatlar, enerji içecekleri, limonata, toz içecekler, içinde şeker olan içecekler ve şekerli içecekler
  • Muz, üzüm, kayısı, incir, kavun, karpuz, hurma, dut vb. şeker oranı yüksek meyveler, bu meyvelerden yapılmış meyve suları, kuru meyveler
  • Yağda kızartmalar, kavurmalar, yağlı sos eklenmiş yiyecekler
  • Sakatatlar ( karaciğer, beyin, böbrek, dil, paça, işkembe, dalak, yürek vb.)
  • Bütün yağlı yiyecekler (yağlı etler, kaymak, krema, mayonez, tahin, yağlı soslar)
  • İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar
  • Kuyruk yağı, iç yağı, tereyağı, margarin
  • Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?