Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Et alerjisi birinci sırada

Et alerjisi birinci sırada

Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, son günlerde Doğu Karadeniz’de artan et alerjisi ile ilgili açıklamalarda bulunarak, “Kırmızı et alerjisi  açık ara gıda alerjilerinde birinci sıraya geçmiştir” dedi.

Medical Park Ordu Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, son dönemlerde Doğu Karedeniz Bölgesinde yaşayan insanlarda sıklıkla görülmeye başlanan et alerjisiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Son 2 yıldır Ordu'da alerji uzmanı olarak çalıştığını söyleyen Prof. Dr. Ali Kutlu, “Bu süre içeresinde daha önce nadir gördüğüm kırmızı et alerjisinde gözle görülebilir bir artışa  şahit olmaktayım.  Diyebilirim ki, kırmızı et alerjisi  açık ara gıda alerjilerinde birinci sıraya geçmiştir. Gözlemlediğim çok dikkat çekici bir durum da  birçok hastada eşlik eden arı alerjilerinin olması ya da et alerjisinin  arı sokmasını takiben başlamasıdır. Henüz tıp literatüründe bu konuda yayınlanmış bir vaka olmamakla birlikte araştırmalar devam etmektedir” diye konuştu.

 

“Ciddi bir halk sağlığı problemi”

 

Aynı  durumun  diğer hekimlerin de dikkatini çektiğini  ve alerjik hastalıklarla ilgili verdiği seminerlerde konuyla ilgili birçok soruyla karşılaştığını belirten Prof. Dr. Ali Kutlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bir hekim arkadaşım  çalıştığı hastanede 8 personelin et alerjisi nedeniyle etsiz diyetle beslendiğini söylemesi, et alerjisinin yaygınlaştığı hakkındaki gözlemlerimin doğrulanması ve olayın ciddi bir halk sağlığı problemi haline geldiğini düşünmemize sebep olmuştur. İstanbul’da çalıştığım süreçte yaklaşık 10 yıl boyunca et alerjisi nedeniyle takip ettiğim hasta sayısı bir elin parmaklarını geçmemiş iken bölgemizde bu vaka ile dikkate değer sayılarda karşılaşmış olmamız konuya dikkat çekme gerekliliğini doğurmuştur. Geçtiğimiz dönemlerde kırmızı et alerjisi olduğu şikayetiyle gelen hastaları çok inandırıcı bulmaz ve ısrarla farklı gıda alerjilerini ve katkı maddelerine karşı alerjileri olup olmadığını araştırırdık. Besin alımı sonrası çok farklı sebeplere bağlı anormal reaksiyonlar sık görülür ve çoğu insan kendisinde besin  alerjisi olduğunu düşünür. Ayrıntılı araştırıldığında bunların çoğunda   besin  alerjisi yoktur. Alerjiye yol açan besinler sıklıkla yetişkinlerde  fındık, fıstık gibi kuru yemişler, kabuklu deniz ürünleri  ve balıklardır. Bebeklik çağında  süt, yumurta, soya ve buğday ilk sıraları alır.”

 

“Kırmızı et alerjisinde artış var”

 

Kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde et Alerjisi vakalarında ciddi oranda artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kutlu, “Et Alerjisi nedeniyle sorguladığım hastaların çoğunluğu ihtimal dahilinde olduğunu belirtse de kene tarafından ısırıldığını fark etmemiş olabiliyor. Bölgemizin kuşların göç yolu üzerinde olması, hayvancılığın yaygın olması, özellikle köpeklerin kene taşıyıcısı olması gibi faktörler sebeiyle, bu gibi risklere yakın yaşayan veya temas eden insanlarımızda kenelere bağlı hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Kenelerin yoğun bulunduğu Avrupa, Asya, Amerika ve Afrika ülkelerinde de et alerjisi vakalarının yayılmaya başladığını gözlemlemekteyiz. Ülkemizde ve bölgemizde kırmızı et alerjisi şimdiye kadar çok farkında olduğumuz bir durum değildi. Fakat  son zamanlarda kısa süreler içinde  katlayan oranlarda bir artış olduğu mutlaktır” ifadelerini kullandı.

 

“Tanıda güçlükler yaşanabilir”

Besin  alerjileriyle  ile ilgili bazı önemli uyarılarda bulunan Ali Kutlu, “Et ürünleri beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kene ısırmış insanların et tüketimleri sonrası alerji belirtileri,  et tüketimini takiben 3 - 6 saat sonrası ortaya çıktığı için alerji şikayetinin et ile ilişkisinin kurulması ilk akla gelen tanılar arasında yer almamaktadır. Hastalar  et yedikten sonra nefes darlığı, göz kararması, bulantı, kusma, çarpıntı gibi şikâyetler yaşıyorsa mutlaka Alerji Hastalıkları Uzmanına başvurmalıdır. Hızlı tedaviye başlanması gereken durumlarda hastalara  hazır adrenalin tedavisi gerekebilir” uyarısında bulundu.

 

“Bu hastalığın tedavi süreci özel uzmanlığa ihtiyaç duymaktadır”

 

Son olarak Prof. Dr. Ali Kutlu “Bu hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, aşı geliştirme çalışmaları olduğunu biliyoruz. Hastalar duyarsızlaştırma tedavisi denen çok küçük dozlarda başlayan ve belli aralıklarla doz yükseltilerek ilerlenen ve ete karşı duyarsızlaştırmanın olduğu bir tedaviyle alerjiden kurtulabilir. Ancak bu deneyimli bir alerji uzmanının gözetiminde olabilecek  uzun süreli bir tedavi yaklaşımıdır.  Birçok hekim et alerjisinin yaygınlığı ve ciddiyeti hakkında henüz bilgi sahibi değildir. Bu konuda sadece hastaları değil hekimleri de bilgilendirici çalışmalar yapılmalıdır” şeklinde konuştu. ORDU OLAY

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?