Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • SAĞLIK
  • GÜNEŞLİ GÜNLERDE YÜRÜYÜN YOĞURDU SOFRADAN EKSİK ETMEYİN  

GÜNEŞLİ GÜNLERDE YÜRÜYÜN YOĞURDU SOFRADAN EKSİK ETMEYİN  

GÜNEŞLİ GÜNLERDE YÜRÜYÜN YOĞURDU SOFRADAN EKSİK ETMEYİN  

Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Alper Çıraklı, Ordu’da özellikle kadınlarda ileri yaş kemik sorunlarının çok sık görüldüğünü belirterek bölgede bolca bulunan ve D vitamini deposu olan süt, yoğurt, peynir gibi gıdaların bolca tüketilmesini önerirken sadece 60 gün olan tam güneşli gün sayısının yürüyüşler için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İşte Doç. Dr. Çıraklı, ile yaptığımız röportajımız:         

Sizi tanıyabilir miyiz? Doç. Dr. Alper Çıraklı’nın bu zamana kadar nasıl bir hayat serüveni olmuştur?

 

1984 yılında Ankara’da doğdum. Annem Giresunlu, babam Orduludur. Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bilim Dalı Başkanıyım. Aynı zamanda Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji dalında ilimize ve çevre bölgeye hizmet vermekteyim. Eşim Uzman Doktor Sevgi Çıraklı’dır. O da Doğum Evi’nde hekim olarak çalışmaktadır. Kendisi çocuk nöroloji uzmanı. 2 kız çocuğu babasıyım. Özellikle ilgilendiğim alanlar leğen kemiği kırıkları ile kemiği yumuşak tutan tümörlerdir. Yani kanserlerdir. Bu bağlamda bu hizmetleri Ordu’da vermeye çalışıyoruz ve hasta sayısının önüne geçmeye çalışıyoruz.

 

Üniversite’nin donanımı yeterli mi?

Yeterli değil. Gerek yatan hasta servisleri gerek yoğun bakım olarak. En basit poliklinik hizmetleri yeterince değil. Bina çok eski, imkanlar çok kötü. Bu sebepten dolayı bir çok hekim ilimizi terk etmekte. Birçok hekim de gelmek istememektedir. Kanser hastaları, multi travma kendi branşımda biraz önce belirttiklerim ve diğer branşlarda da buna benzer şeyler var. Maalesef biz bu hekimleri Ordu’da tutamıyoruz. Yeni hastanemizde yapılınca mekanın ve teknolojinin getirdiği olanaklar ve Üniversite ve Sağlık Bakanlığı desteği ile bu hekimleri burada tutabiliriz ve hasta sevkini büyük oranda engelleyebiliriz. Burada hepimiz için herkesin birbirine ihtiyacı olacak. Bu kurumlara bu açıdan baktığınız zaman büyük önem arz etmektedir.

 

Tıp fakültelerinin bulundukları ile katkıları çok önemli herhalde…

 

Uzağa gitmeye gerek yok. En yakın yere baktığımız zaman Samsun, Trabzon tıp fakülteleri olduğu için buraya hastalar geliyor. Sadece hastalar olarak bakmamak gerek. Bu hastanın yakınları otelde kalıyor, ticaret işliyor, yemek yiyor, lokanta işliyor. Buna geniş bir perspektifte bakmak gerek. Tabii sağlık önemli ama sağlığın yanında getirdiği ticari hareketlilik de göz ardı edilemez düzeyde. Hastanemizin üniversite kampüsüne yakın yapılması planlanıyor. Çok doğru yerinde bir karar. İsabet olacak çünkü, şehrin büyüyebileceği bir konumda. Yeni yerleşim yerleri olacak, buraya yeni bölümler gelecek. Hastanenin konumuyla birlikte yeni hekimler, asistanlar, öğrenciler gelecek ve bunlar burada yetişecek. Herkes kendini yetiştirecek. Bu açıdan da anlamı olacak.

 

Karadeniz Bölgesi’nde en fazla karşılaştığınız sorunlar nelerdir?

Bölgemizde baktığımız zaman bölgemiz ileri yaşın çok olduğu bir bölgedir. İleri yaşta hasta sayısı çok fazla. Burada ve ileri yaş kronik rahatsızlıkları ön plana çıkartıyor. İlaç tüketiminin en fazla olduğu, -ağrı kesici anlamında- ileride olduğu illerden birisiyiz. Güneşli gün sayısı yılda 60 gün. Ordu’da güneşli gün sayısı az olduğu için kemik erimesi çok fazla ve ileri yaş ile birlikte, arazi koşulları, tarım ile uğraşan özellikle bölgemizde kadınların daha çok tarım ile uğraşması ileri yaşta kalça ve diz kireçlenmeleri çok fazla. Yine ileri yaş hastalıklarının getirdiği sebeplerden dolayı kanser hastalıkları çok fazla. Bir başka açıdan baktığımız zaman Karadeniz Sahil Yolu trafik kazları sebebiyle travmanın çok fazla gerçekleştirdiği, trafiğin çok yoğun olduğu bir bölgedir. Ordu iline baktığımız zaman her açıdan hasta çeşitliliğinin çok olduğu bir bölgedir.

 

-Özel olarak başarılı olduğunuz hangi konular var?

Burada önemli olan sürekli olağan hastalara bakmak değil özellikle kanser hastalarına bakıp il dışına sevk etmemektir. Üniversitenin de kurulma amacı bu. Yoksa bu 10 tane devlet hastanesi kurarsanız aynı rahatsızlıklar sürekli döner. Ama mesela bir kanser hastasının sevk olmaması gerekir. Ordu çünkü büyükşehir.

Leğen kemiği kırığının da sevk olamaması gerekiyor. Ben bu noktalarda kendi branşımda bunları engellemeye çalışıyorum. Benim buradaki amacım standart yapılan işleri yapmak değil yapılmayan zor işleri yapıp hasta sevkini azaltmaktır. Mantık bu şekildedir.

Hiç mi hasta sevk etmiyoruz, mutlaka sevk ediyoruz. Örnek vereyim geçen bir çocuk geldi. Bacağında tümör var çocuk hematoloji ontoloji bölümüne ihtiyacı var. İlaç tedavisi, ışın tedavisi alabilmesi için ancak Ordu’da çocuk hematoloji, onkoloji bölümü yok. O nedenle bu hastalığın burada tedavisine başlama tehlikeli ve hastaya yarardan çok zararı olabilecek bir şey. Bu tür hastalarda mutlaka farklı branşların içine girilmesi gereken durumlarda bunları yönlendirmemiz gerek.

Ben burada illa her şeyi yapacağım, sevk etmeyeceğim mantığı da doğru değil. Bununda altını çizmek gerekiyor. Bizim buradaki amacımız burada donanımı sağlamaya ses olmak.

 

-Şehir Hastanesine nasıl bakarsınız?   

 

Hem sağlık anlamında hem ticari anlamda Tıp Fakültesi Hastanesiyle bölgenin lokomotifi olmaya aday. Çünkü burada ki hasta popülasyonu ve hasta sayısı gerçekten çok fazla. İl dışından çok fazla nüfusumuz var. Bunlar yaz döneminde Ordu’ya geliyorlar.

 

-Kemik erimesi olan hastalara öneriniz nedir?

 

Bölgemiz doğal zenginlikleri ile ön plana çıkıyor. Yeterli kadar süt, peynir, yoğurt bunlar yüksek D vitamini deposu. Bunlardan yararlanabiliriz. Güneşli günlerde hafif yürüyüşler yapmak bizim için önemlidir. Zaten biraz önce belirtiğim gibi güneşli gün sayısı Ordu’da 60 gün. Diğer günler ya parçalı bulutlu ya yağmurlu onun için bu günleri fırsata çevirmek gerekiyor. Bunun yanında kemik erimesini tespit eden ölçümler var. Bunların mutlaka belli yaştan sonra özellikle kadınlarda menopozdan sonra erkeklerde ise ileri yaşta risk faktörleri taşıyan ek kronik hastalığı olan hastalarda yapılması gerekiyor.

Belli periyotlarda bunlardan gelecek sonuçlarla birlikte ek gıda takviyeleri, vitaminler, kalsiyum yapılarak bunlara bağlı oluşabilecek kırıkların önüne bir ölçüde geçilebilir.  Bir hasta sadece kırık ameliyatı olmuyor. Ameliyattan sonra pıhtı atabiliyor, baş yarası olabiliyor. Bunların getirdiği hem maddi hem manevi külfeti gıda takviyeleri ve güneyli gün yürüyüşleriyle engelleyebiliriz.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?