Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

KAYBEDEN ÇOCUKLAR OLUYOR

KAYBEDEN ÇOCUKLAR OLUYOR

Ardı ardına gelen terör haberleri insanlarda hal bırakmadı. Uzmanlar özellikle çocukların yanında terör konusunun açılmamasını söylüyor. Psikolog Nagihan Akarsu, terörün ve ölümün çocuklara aileler tarafından basit bir şekilde anlatılması gerektiğini açıkladı.

Son dönemlerde artan terör saldırıları bireylerde travma sonrası stres bozukluğuna yol açıyor. Huzursuzluk, hırçınlık, gerginlik, uyku bozuklukları, sürekli kötü bir şey olacak hissi sıklıkla gözlemlenen durumlar arasında. Uzmanlar, “Patlamalar, terör olayları özellikle çocuklarda yoğun endişe, huzursuzluk ve korkuya yol açar. Bu tür haberleri çocuklara izletmeyin.” dediler. İşte bu uzmanların cevabı karşısında Medikal Park Ordu Hastanesi Psikologu Nagihan Akarsu, bireylerin yapması gerekenler hakkında Ordu Olay Gazetesine açıklamalarda bulundu. Psikolog Nagihan Akarsu, okul öncesi dönemde olan çocuklara öncelikle ölüm kavramını basit, kısa ve somutlaştırarak anlatılması gerektiğine dikkat çekti.

Terör toplumsal bir travmadır

Terör olaylarının çocuk ve ergenleri daha çok etkilediğini belirten Nagihan Akarsu, “Terör toplumsal bir travmadır, radyasyon etkisi gibi yıllarca insan bünyesinde taşır ve diğer nesillere taşınır. Süreklilik arz eden terör, şiddet olayları devamlı oluyor olması ve belirsizlik ciddi bir korkuya yol açmaktadır. Bu tür eylemlerin hala devam ediyor oluşu hakikat ve adalete olan inancımızı, dayanışma ve birlikte baş etme gücümüzü zayıflatmaktadır. Her geçen gün bu olaylara alışmak ve duyarsızlaşmak bu tip terör olayları ve toplumsal travmalar için mümkün değildir. Alıştığımız tek şey korkuyla ve güvensizlikle yaşamaya katlanmaktır. Son günlerde dünyanın ve Türkiye’nin bir çok yerinde yaşanan saldırılar, suikastler, şiddet ve katliamlar, silahlı çatışmalar, iç savaş, dış savaş, psikolojik savaş ve siber saldırı gibi birçok duruma kavrama yakından tanıklık etmekteyiz. Bu durum bilindik ve beklendik olmadığı gibi son zamanlarda internet ve haber ağının da etkisiyle terörü, şiddeti bütün açıklığıyla hepimize en ince detaylarıyla ve bütün acılarıyla yakından yaşatıyor. Ekran karşısında sadece tanık olmaya “dolaylı travma” denmekte ve bu görsel haberler, fotoğraflar olağan olmadığı gibi her geçen gün insanın kendi yaşamı için de en büyük tehdidi oluşturmaktadır. Böyle bir tehdit çocuk ve ergenleri daha çok etkilemektedir.” dedi.

Çocuklara ölüm basit anlatılmalı

Okul öncesi çocuklara ölüm kavramının basitçe anlatılması gerektiğini kaydeden Psikolog Akarsu, şöyle konuştu: “Okul öncesi dönemde olan çocuklara öncelikle ölüm kavramını basit, kısa ve somutlaştırarak anlatmak gerekir.  Onların ne anladığı ve ne hissettiğiyle ilgili geri bildirimler alarak ilerleyin. Haberleri izlemesine çok izin vermediğiniz gibi durumu açıkça dile getirdikten sonra kendiniz de çocuklarınızın yanında yorum yapmaktan kaçınmalısınız. Bu ifadeler “bir şey yok” şeklinde geçiştirici ve belirsiz nitelikte asla olmamalıdır. Yaşadığınız olayların ciddiyeti üzerinde durarak onun yanında olduğunuzu ve koruyacağınızı söylemelisiniz. Çocuklar ve ergenler yetişkinlere göre travmatik olay bittiğinde normal hayatlarına daha çabuk adapte olabilirler. Ancak bu; o olayın etkisi olmadığı anlamına gelmez.  Bu tür toplumsal travmalar insanların iş ve okul hayatında dikkat hataları yapmalarını artırmakta, akademik başarıyı düşürebilmekte ve çocuklarda karanlık, kaybetme, tek başına kalamama gibi bağımsız korkular geliştirebilmektedir. Ayrıca travmatik olayların etkisi 10-12 yaş dönemine kadar daha örtük olabilmekte, bu durumun tespitini bazı test ve görüşmelerle yapılması gerekmektedir.”

Psikolog Nagihan Akarsu, açıklamalarının devamında ise, “Bir diğer yönü terörü direk yaşayanlar ve mağdur olanlar… Bu kişiler ve çocuklar hayatları boyunca yaşadıkları o anları gördükleri, duydukları tüm şeyleri zihinlerinden silememektedirler. Bu kişiler için terör ve süreç devam ederken destek verilmiş olsa da terör bitmediği, güvende hissetmedikleri müddetçe travma belirtileri tam olarak azalmamaktadır. Bir yandan kendilerinin ve yakınlarının yaralı, parçalanmış ve artık hayatlarına kolu bacağı olmadan devam edecekleriyle ilgili ciddi bir kayıp yaşarken, bir yandan da hala devam eden ve ne kadar daha zarar vereceği bilinmeyen bir terör vardır. Çocuklar daha ne yaşadıklarını anlamadan şaşkın ve donuk bakışlarla sadece güvendikleri ve bu olayların olmadığı bir yer isterler. Ve bu travma; kaybetme korkusunun doruk noktasıdır. Bu ihtiyaç her türlü kişi ve kuruluş tarafından en kısa zamanda sağlanmalıdır.” diye konuştu.  MUSTAFA KIRLAK-ÖZEL HABER



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?