Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
ALANLAR HABER İÇİ

Migrenin tedavisi var

Migrenin tedavisi var

Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, baş ağırılarının büyük çoğunluğunun hayatı tehdit edici hastalıklardan kaynaklandığına dikkat çekerek, insanlarda en sık görülen migren hastalığının tedavisinin mümkün olduğunu açıkladı.

 

Günümüzde binlerce insanın kronik sıkıntısı olan baş ağrısı problemi, her insanda farklı bir sebepten dolayı ortaya çıkabiliyor. Baş ağrısı, insanın yaşam kalitesini düşürerek, yaşam tarzını olumsuz yönde etkiliyor. Peki, Baş Ağrısının nedenleri nedir? Nasıl oluşur? Tüm bu soruların cevabını Medical Park Ordu Hastanesi Nöroloji Kliniğinde görevli Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova anlattı.

“Baş ağrısı şikâyeti oranı yüzde 90”

Baş ağrısı şikayetinin oldukça sık görülen bir durum olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, “Baş ağrısı şikâyeti olanların oranı toplumda yüzde 90’lara ulaşır. Dünya sağlık örgütü verilerine göre acil servis ve polikliniğe başvuruların en sık nedenlerinden ve yine işgücü kaybının temel nedenlerinden birisi baş ağrısı şikayetleridir. Beynin kendisi doku olarak ağrısız bir organdır. Fakat beynin etrafındaki yapılar, özellikle damarlar, atardamarlar, toplardamarlar, kaslar, kasın etrafındaki tendonlar, beyin zarları, sinüs boşlukları ağrılıdır. Çoğunlukla ağrılar bu yapılardan kaynaklanır” diye konuştu.

“Migreninin tedavisi mümkün”

Baş ağrılarının büyük çoğunluğunun hayatı tehdit edici hastalıklardan kaynaklanmadığının altını çizen Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, “Tüm baş ağrılarının yüzde 90’ını oluşturan ve kafa içinde gösterilebilir herhangi ciddi bir hastalıktan kaynaklanmayan baş ağrıları primer yani birincil baş ağrıları olarak adlandırılır. Bunlar migren, gerilim tipi ve küme tipi baş ağrılarıdır. Bunların içinde de en sık görüleni çoğunlukla stres kaynaklı olan gerilim tipi baş ağrılarıdır. Tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren ise doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Tüm baş ağrıların yüzde 10’unu oluşturan, kafa içi patolojilere bağlı gelişen baş ağrıları ise sekonder yani ikincil baş ağrıları olarak adlandırılır.  Bu baş ağrılarının ciddi nedenleri arasında kafa içi iyi veya kötü huylu tümörler, kafa yaralanmaları, serebral anevrizma (damarlarda balonlaşma), beyin enfeksiyonu (apse, menenjit-beyin zarı iltihabı, ensefalit-beyin iltihabı) ve kan damarlarının şekil bozuklukları bulunur. Kafa içi basıncını arttıran kanama ve psödotümör serebri gibi durumlar baş ağrısına neden olabilirler. Yaşlı hastalarda görülen büyük atardamarların iltihabı (temporal arterit), boyun ve başta ağrılara sebep olabilir. Çok yüksek kan basıncı (tansiyon), üst solunum yolu enfeksiyonları ve yüksek ateşle birlikte de baş ağrısı görülebilir” şeklinde konuştu.

“Küme baş ağrısında ilaç tedavileri kullanılmaktadır”

Migren ve gerilim tipi baş ağrılarına göre görülme sıklığı çok daha az olmakla birlikte; çok daha rahatsız edici, çok daha şiddetli baş ağrısı atakları ile karakterize küme baş ağrısının belirtileri ve tedavi yaklaşımının farklılık gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, “Küme baş ağrısında ilaç tedavileri kullanılmaktadır. İlaç tedavisi atak tedavisi ve profilaktik (ağrı önleyici) tedaviler olarak iki şekilde özetlenebilir. Atak tedavisindeki temel amaç hastanın o anda hissettiği baş ağrısının ortadan kaldırılmasıdır. Bu amaçla maske ile yüzde 100 oksijen solutulması özellikle atak başında uygulandığı zaman oldukça etkin bir tedavi yöntemidir. Bunun dışında migren tedavisinde kullanılan ağrı kesici ilaçlar da kullanılmaktadır. Ağrı önleyici olarak ise profilaktik uzun süreli düzenli ilaç tedavisi ile küme baş ağrısı giderilebilmektedir” ifadelerinde bulundu.

“Tedavide daha çok epilepsi (sara) ilaçları kullanılmaktadır”

Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, sözlerini şöyle sürdürdü: “Trigeminal nevralji (yüz bölgesini tutan ağrı), trigeminal sinirin bir ya da daha fazla dalının kapsadığı alanda gelişen, ani, genellikle tek taraflı, şiddetli, kısa süreli, elektrik, şimşek gibi saplanan bir ağrıdır. Yüz yıkama, yüze dokunma, yemek yeme gibi etkenlerle başlayıp şiddetlenebilir. Hastalığın gerçek sebebinin ne olduğu bilinmemekle birlikte bir damarın beyin sapından trigeminal sinirin çıktığı yerdeki teması nedeni ile olduğuna inanılır. Sinire bası yapan tümör veya kitleler de trigemial nevraljiye neden olabilir. Tedavide daha çok epilepsi (sara) ilaçları kullanılmaktadır. İlaca rağmen hastanın şikâyetleri devam ediyorsa, cerrahi yöntemle damarın yaptığı basının ortadan kaldırılması işlemi veya farklı cerrahi işlemler ile ağrı ortadan kaldırılabilmektedir.”

“Hasta mutlaka hekime başvurmalı”

Kronik baş ağrılarında sekonder (ikincil) bir neden olup olmadığı araştırılması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Lala Mehdikhanova, “Daha önce periyodik gelen ağrıları olan hastalarda ağrılar süreklilik kazanmışsa hastanın çok sayıda ağrı kesici ilaç kullanmış olması ya da altta psikolojik nedenlerin var olabileceği olasılığı düşünülmelidir. Morfin türevi olmayan ağrı kesiciler sürekli kullanıldıklarında temel olarak bağımlılık yapmaz, ancak ilaç kötü kullanımına bağlı baş ağrısı dediğimiz yeni bir ağrı türü de eklendiği için hastalar böyle hissedebilirler. Bu durumda hastanın mutlaka bir hekime başvurarak ağrı kesiciler dışında bir tedavi için yardım alması gereklidir” diyerek sözlerini tamamladı. ORDU OLAY

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?