evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

ORDU’DA SOSYAL HAYAT YEME VE İÇME ÜZERİNE DAYALI

ORDU’DA SOSYAL HAYAT YEME VE İÇME ÜZERİNE DAYALI

Diyetisyen Zehra Uğur Çabuk, “Ordu’da sosyal hayat genellikle yeme ve içme üzerine dayalı bir sistemden geçiyor. Çalışmayan kadın danışanlarımın gün sayısı 5-6’ya kadar ulaşıyor. Çalışanların ise hazır ve hızlı gıdaya yönelmesi kilo alan birey sayısını arttıran etmenlerden birisidir” dedi.

Röportaj: ORDU OLAY
Sizi mutsuz eden kilolarınızdan kurtulmak için inancınızı yükseltmeye mi ihtiyacınız var? O halde, bu röportajı okuyarak başlayabilirsiniz. Çünkü diyet yapmak sandığınız gibi aç kalmak, sadece salata yemek ya da saatlerce spor salonlarında kalori hesabı yapmak değil. Neyi, ne zaman, ne ölçüde yiyeceğini bilerek ve uygulayarak zayıflamak mümkün! Yasaklarla değil esnekliklerle istediğiniz forma sahip olmak istiyorsanız, o zaman Ordu Diyetisyen Polikliniği Sahibi Diyetisyen Zehra Uğur Çabuk’un sağlıklı diyet ile ilgili uyarılarına dikkat edelim…

Sağlıklı Diyet nasıl olur?

Diyetin ‘’sağlıklı’’ sıfatını alabilmesi için her şeyden önce bir diyetisyene başvurulmalıdır. Çünkü Diyet, kişiye özeldir. Kişilerin boy, yaş, cinsiyet, hastalık durumu gibi kavramları göz önünde bulundurularak hazırladığımız diyet programları ile kişiler günlük alması gereken besin ögelerini alırlar. Böylece sağlıklı bir diyet programını da uygulamış olurlar. Yani kişinin sağlıklı diyet programı uygulaması için diyetisyeninin ona özel hazırladığı diyet programını kullanması gerekiyor.

Diyet yapmadan da kilo verilir mi?

Diyet programına uymadan kilo verme yöntemleri de vardır tabi ki. Kilo dediğimiz kavram çok basit bir kavramdır. Siz tartıya çıktığınızda elinize 5 kilogram su alıp tartıldığınızda kilonuz 5 Kg daha fazla gösterir. Peki, sizin aldığınız bu 5 kilogram yağ mıdır, kas mıdır, su mudur? Ya da şöyle düşünebiliriz. Sizinle aynı kiloda olup da sizden daha kilolu görünen arkadaşınız olmadı mı hiç? Ya da tam tersi zayıf görünen? Önemli olan kilonun yağ, kas ve su oranının ideal olmasıyla alakalı. Kesinlikle kaliteli kilo vermek diye bir kavram var. Etrafımızdaki insanları dinlediğimizde; ‘akşam yemeklerini kestim, kilo verdim’, ‘süt-muz diyeti yaptım, kilo verdim’, ‘zayıflama ilacı veya çayı kullandım, kilo verdim’, ‘Yürüyüş yaptım, kilo verdim’ gibi cümleler havuzunda kendimizi buluruz sıklıkla. Ama bir süre sonra verdikleri kiloları fazlasıyla geri aldıkları için hayıflanan cümleler havuzuna döner etrafımız aynı kişiler tarafından. Biz diyetisyenler, sağlıklı beslenme programlarını hazırlarken sizlerin vücut analizinize bakarak, kan sonuçlarınızı görerek vücudunuzda yağ fazlası varsa yağdan kilo vermenizi sağlayacak diyet programları, su fazlası varsa ödem atmanıza yardımcı olacak diyet programları ile en verimli olacak şekilde size uygulamalarda bulunuyoruz. Zayıflama ilacı gibi yöntemlerle organlarınıza verdiğiniz hasar tartışılamaz. Sadece spor yaparak verdiğiniz kilo da ödemdir, yağ değil. Akşam yemeklerini keserek uzun süren açlıklarla uyguladığınız yöntemler ise vücudunuzda şeker dalgalanmalarına sebep olarak başka hastalıklara davetiye çıkarabilir. Yani anlayacağınız ‘’hedefe giden her yol mubahtır’’ derken sağlık elden gitmesin. Kaliteli bir yaşam tarzı için öngördüğümüz sağlıklı beslenmeyi amacına uygun verimli bir şekilde gerçekleştirmek için diyetisyeninizle birlikte aç kalmadan sağlıkla kilo verin.

En trend diyet modeli hangisidir?

Zayıflamak adına öne çıkan diyetler her dönem değişiyor. Atkins, Montignac , Zone, SouthBeach, Miami, Taş Devri, Dukan gibi diyetler milyonlarca insanın kilo vermek için uyguladığı popüler diyetlerden bazıları… Bunların arasında en trend diyet modeli budur diyebileceğimiz bir kalıp yok. Popüler diyetler hakkında söyleyebileciğimiz tek şey insanların çok kilo verme, hızlı kilo verme dürtüsünü sömürerek bilimsel olmayan kişiye özel olmayan uygulamalarla insanların sağlını tehlikeye atan riskli programlardır. Diyetin kişiye özgü olduğu unutulmamalıdır. Diyet yapan kişilerde amaç beslenme ve diyet uzmanlarından yardım alarak sağlığı korumak ve iyileştirmek olmalıdır.

Kilo vermek için diyete başlayıp ancak sonrasında sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmek için verebileceğiniz ipuçları var mıdır?

Püf noktası sağlıklı yaşam ve diyet sistemini kişiye göre adapte etmek. Kişinin metabolizmasını, genetiği, sosyal alışkanlıklarını yok sayamazsınız. Biri tatlıyı seviyorsa ve diyetisyen bu gerçeği kabul edip, tatlıyı nasıl yemesi gerektiğini anlatırsa, o kişi hayat boyu doğru şekilde, kilo almadan tatlı yer. Dört ayda verilen kilo, iki ayda geri alınıyorsa, bu kiloyu vermenin ne anlamı var? Kişinin hayat akışını bozmadan bu sistemin içine sağlıklı beslenmeyi yerleştirebilirsek diyet sonrasında da kişi kendini idare edebilir. En büyük ipucum da ara öğün mantığı olacak sanırım. Ara öğün yaptığımızda uzun süren açlıklar yaşamadığımız için ana öğünlerdeki porsiyon kontrolü daha başarılı olacaktır. Sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmek için kişinin hayat tarzına uygun yani uygulanabilir bir diyet programı sonrasında da size eşlik edecek bir beslenme davranışı olarak miras kalacaktır.

Hayatımızdan çıkartmamız gereken besinler nelerdir?

Bazı yiyecekler içerdikleri bileşenler nedeni ile sağlığımız açısından tehdit oluşturmaktadır. Bunlar; tuz, kızartmalar, fastfood, dondurulmuş gıdalar, cips, konserve edilmiş gıdalar, hamur işleri gibi zararlı bileşenlerdir. Tamamen hayatımızdan çıkaramasak da tüketim sıklığını azaltarak kaliteli ve sağlıklı beslenme için bir adım daha atmış oluruz.

Suyun günlük yaşantımızdaki önemi nedir?

İdeal vücut su oranları; metabolizmayı tetikler, hücrelerin kendini yenilemesini sağlar, yaşlanmaya karşı etki gösterir. Kanın akışkanlığını sağlar, böylelikle kalp ve damarların yükünü azaltır, cilde iyi gelir. Ancak su içmemek, kilo vermeyi zorlaştırır. Çünkü yağ yakımında su en büyük etkenlerden biridir. Suyu az tüketmek böbrek rahatsızlıklarına, ciltte lekelenmelere kadar gidebilir. Çok fazla su tüketmek de böbreklerinizi yorar ve çalışmasını yavaşlatabilir. Bu nedenle vücudumuzun ihtiyacı kadar olan sıvıyı gün içinde tüketmek idealdir. Sağlıklı bir kadının günde yaklaşık 10 bardak, erkeğin ise yaklaşık 14 bardak su içmesi önerilmektedir. 

Dünyada obezitenin görülme sıklığı nedir?

Gelişen dünyada, değişen yaşam koşulları olumlu katkılarının yanında bazı olumsuzlukları da maalesef beraberinde getirmektedir. Tüm dünyada obezite sıklığı katlanarak artmaktadır. Dünyada 2005 yılında 400 milyon kişi obez iken, 2015 yılında bunun 700 milyon kişilere ulaştığı öngörülmektedir.

Sizce obezite sıklığı gün geçtikçe neden artmaktadır?

Çünkü günümüzde beslenme alışkanlıklarının hazır ve hızlı gıdaya yönelmesi, fast-food, poğaça, abur-cubur tüketiminin artması, çalışan anne sayısının artması ile evde pişen yemeklerin ihmal edilebilmesi, yoğun olan hayatımız nedeni ile yanlış ve hızlı atıştırmalıklar  tercih etmemiz obezitenin en büyük nedenlerindendir. Bunun yanı sıra insan hayatını kolaylaştıran teknolojik gelişmelere bağlı olarak artık daha az hareket edildiği görülmektedir.  Yakın mesafelere araba ile gitmek, merdiven yerine asansör kullanmak, serbest zamanlarını bilgisayar ve televizyon başında geçirmek hareketsiz bir hayatı bizlere sunmaktadır.

Yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz bir yaşam tarzının sonucu olarak da maalesef obezite kaçınılmaz bir sondur.

Sizi diğer diyetisyenlerden farklı kılan teknikler kullanıyor musunuz?

Danışanlarımı dinlemeyi ve onların hayatlarına dokunmayı çok seviyorum. Bu beni farklı mı kılıyor bilemiyorum. Bildiğim şey her biri ile ayrı ayrı ilgilenirken muhteşem bir enerji yakalıyor olmamız. Benim sihirli kelimem ‘empati’ sanırım. Küçük bir itirafta bulunacağım ki danışanlarımın geçtiği bu yollardan ben de geçtim. Belki de bu bir ayrıcalık olabilir. Bir de ‘’yasak’’ kelimesinden hoşlanmıyorum. Eğer danışanım diliyorsa o besini veriyorum fakat diğer öğünleri ona göre ayarlıyoruz. Böylece yüzümüzden gülücükler eksik olmuyor. Başarılı olmanın pozitif enerji ile bağlantısı olduğuna inanıyorum.

Ordu’da genelde sebze yemekleri, balık yemekleri gibi yüksek kalori taşımayan yöresel yemekler tüketilir. Buna rağmen zayıflamak için size başvuran insan sayısı fazla mı?

Açıkçası tahminimden çok fazla. Gördük ki Ordu’da sosyal hayat genellikle yeme ve içme üzerine dayalı bir sistemden geçiyor. Çalışmayan kadın danışanlarımın gün sayısı 5-6’ya kadar ulaşıyor. Hepsi birçok çeşitten oluşan pasta, börek, çörek tüketimi yapıyor. Balık kültürü olduğu gibi yanında alkol tüketimi de gözlemlemekteyiz. Bu da bizler için en önemli etmenlerden birisidir. Çalışanların ise hazır ve hızlı gıdaya yönelmesi de kilo alan birey sayısını arttıran etmenlerden birisidir tabi. Ordu Diyetisyen olarak sadece Ordu’ya hizmet vermiyoruz. Yurtiçi ve yurtdışı bir çok yerden bizlerle iletişime geçip, online olarak hizmet alan danışanlarımız da mevcuttur.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?