Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Rahim ağzı yarası çözümsüz değil

Rahim ağzı yarası çözümsüz değil

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Opr. Dr. Süheyla Çetintaş, günümüzde kadınların yarısından fazlasının rahim ağzı yarası hastalığına yakalandığını belirterek, bunun çözümsüz olmadığını söyledi.

 

Rahim ağzında yara veya rahim ağzı yarası terimleri, günümüzde hasta ve doktorlar tarafından sık kullanılan terimler arasında yer alır. Yara, rahim ağzının çevresinde bulunan enfekte olmuş bir doku bölgesidir. Günümüzde birçok kadın aynı dertten yakınmaktadır. Fakat çözümsüz değil…

Medical Park Ordu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Opr. Dr. Süheyla Çetintaş, günümüzde kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde rahim ağzı yarası (servisit) problemine yakalandığını söyledi. Opr. Dr. Süheyla Çetintaş, yaşları ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın rahim ağzı yarası hastalığına yakalanabileceğini ifade ederek, rahim ağzı yarası hakkında şu bilgileri verdi: “Rahim ağzının normalde iç tarafı ve dış tarafı farklı hücreler ile örtülüdür. İçteki kırmızı doku doğum kontrol hapları, gebelik, prezervatif ve kayganlaştırıcı gibi çeşitli nedenlerle dışarıya doğru kayar ve dış yüzeyi kaplar. Aslında bu yara değildir. Patolojik durum yoktur. Kanser veya öncüsü bir durum değildir. Buna servikal enfeksiyon denir.”

Akıntı ve ilişki sonrası kanama olabilir

Opr. Dr. Süheyla Çetintaş, rahim ağzı yarasının şikayete bağlı ortaya çıkmadığını, muayene esnasında görülebildiğini belirterek, “Bazı kadınlarda şeffaf sulu bir akıntı yapabilir. Bu bölge hassas olduğu için ilişki esnasında hafif leke tarzı kanlanma yapabilir. Sebep ortadan kalktığı zaman kendiliğinden düzelebilir. Servisit’in ilk belirtisi, adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur. Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak akıntı devam ettikçe kötü kokulu ve iltihablı bir akıntı ortaya çıkar. Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve bu şekilde kısırlığa yol açabilir. Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir.” diye konuştu.

Smear testi önemli

Son olarak Opr. Dr. Çetintaş şöyle devam etti: “Servisit’i olan kadın gebe kalırsa da düşük ve erken doğum riskleri vardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer ve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla görülür. Öncelikle smear testi yapılarak ilk tanı konulmalı ve buna göre tedavi başlanmalıdır. Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde kolonoskopi ve servikal biyopsi de yapılabilir. Sonuca göre yakma, dondurma ve lazer gibi cerrahi yöntemlerle tedavi uygulanabilir. Sonuç olarak kadınların herhangi bir şikayeti olmasa bile yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçmeleri ve mutlaka smear testi yaptırmaları gereklidir.”  ORDU OLAY



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?