• dolar dolar 3.4500
  • euro euro 3.6607
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Detay Üst

SEBZELERİN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

SEBZELERİN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

 Yaşadığımız mevsim ve bölge itibariyle her türlü sebzelerin en bol olduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla bu mevsim sebzelerden ve çeşitlerinden bolca yararlanmalıyız. Hayvansal gıdalarda protein, yağ ve karbonhidrat yeterli miktarlarda bulunmaktadır. Ama beslenmede sadece hayvansal kaynaklı besinler yemek yeterli ve dengeli beslenmemizi sağlamaz. Enzimler, vitaminler, mineraller ve antibiyotik maddelere de beslenmemizde yer vermemiz gerekir. Bu maddeleri de en iyi karşıladığımız kaynaklar bitkisel gıdalardır.

   Sebzelerin içerisinde değişik miktarlarda karbonhidrat, protein, yağ, selüloz, mineral, vitamin, fermentler ve hormonlar bulunur. Çeşitli renk ve türlerde sebzeler tüketmeye çalışmalısınız. Farklı sebzeler, farklı besin öğeleri içermektedirler. Gün içerisinde koyu sarı sebzeler (havuç, patates), koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu gibi), nişastalı sebzeler (patates, bezelye) ve diğer sebzeler (domates, soğan, taze fasulye) tüketerek sebzeleri çeşitlendirmeli ve dengeli bir şekilde tüketmelisiniz.

Sebzelerin diyarında öneminden bahsetmemek olmazdı. Her gün sofralarınızdan eksik etmediğiniz ve etmemenizde gereken sebzeler bakın neden önemli ve nasıl pişirilmeli?

 

ÖNEMİ:

  • Sebzeler iştah açarlar, , hayvansal gıdaların sebep olduğu asit fazlalığını bazik özellikleriyle nötralize ederler.
  • Sebzelerin bir porsiyonu ortalama 25-40 kaloridir. Az miktarda kalori sağladıklarından genellikle kilo aldırmazlar. Günde ortalama 5-6 porsiyon sebze ve meyve tüketmelisiniz.
  •  Vitamin kapsamları geniştir.
  • Büyüme ve gelişmeye yardım ederler.
  • Selüloz oranları yüksek olduğu için de kabızlıkta beslenme tedavisinde kullanılır.
  • Hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağlarlar.
  • Deri ve göz sağlığı için temel öğeler içerirler.
  • Diş ve diş eti sağlığını korurlar.
  •  Kan yapımında görev alan öğelerden zengindirler.
  •  Bazı sebzelerin hastalıklardan korunmaya  karşı kullanıldığı görülmektedir.Örneğin ; sarımsak’ın, damar sertliğine, kalp hastalıklarına v.s. siyah turp’un taş düşürmeye, ses kısıklığına v.s.; pırasa’nın öksürük, sinir hastalıklarına v.s. iyi geldiği düşünülerek kullanılmaktadır.
  •  Hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkindirler.
  •  Mideyi doldurarak,  doygunluk hissi sağlarlar.
  •  Dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve kronik hastalıkların (kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, bazı kanser türleri) oluşma riskini azaltırlar.
  • Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olarak sindirimi kolaylaştırırlar.

PİŞİRME YÖNTEMLERİ:

  • Sebzeler yıkanırken suda uzun süre bekletilmemeli. Bekletme sırasında bazı vitaminler suda çözünürler ve besin değerinin azalmasına neden olurlar.
  • Sebzeler pişirmeden hemen önce kesilmeli ve görsellikten önce sağlık diyerek büyük parçalar halinde kesmek gerekir. Yüzeyle ne kadar az temas ettirilirse vitamin kaybı o kadar az olur.
  • Sebzelerin pişirme süreleri de önemlidir. Mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirmek gerekir. Çünkü içerisinde bulunan B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kolayca kayba uğrar.
  • Özellikle yeşil yapraklı sebzelerin su oranı çok yüksektir. Bu nedenle suyu koruyabilen derecelerde hiç su koymadan veya susuz pişirilebilir. Sebze yemeğine ne kadar su koyarsanız vitamin kaybı da bir o kadar fazla olur.
  • C vitamini “antioksidan” özelliği gösterdiğinden oda ısısında çok çabuk okside olur. Bu yüzden doğranmış sebzeleri oda ısısında ve açıkta bekletmemelisiniz serin ortamda saklamalısınız.
  • Satın alınırken de ezilmiş, çürük olmamasına dikkat etmelisiniz.
  • Besin değerini korumak istiyorsak. Sebzelerin haşlama suyunu kesinlikle dökmemeliyiz. Dökülürse suda eriyen vitaminlerin büyük bir kısmını (C, B2 vitaminleri, folik asit gibi) suya geçtiği için dökerek kaybetmiş oluruz.
  • Dökmediğiniz sebze sularınızı çorbalara, yemeklere ve soslara ekleyebilirsiniz.
  • Şeker hastalarına yeşil salata, hıyar, domates, çiğ ıspanak, karnıbahar, yeşil fasulye, hindiba, lahana, enginar gibi sebzeler pişirilerek verilebilir. Ancak mercimek, fasulye, nohut, bezelye, bakla, havuç, yer elması gibi karbonhidratı zengin sebzeler bu hastalarda sınırlı tüketilmelidir.
  • Çimlenmiş patateslere dikkat! Aşırı çimlenmiş patatesleri tüketmemelisiniz. Kabuğa yakın kısmında ve zehirleyici etkisi bulanan ‘solanin’ maddesi çimlenmiş patateste fazladır. Solanin zehirlenmesi yaşayabilirsiniz. Zehirlenme sindirim sistemi bozuklukları, terleme ve halsizlik gibi bulgularla ortaya çıkar.

Haber Videosu

0


HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam