Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

YAYLALAR DESTEKLENMELİ

YAYLALAR DESTEKLENMELİ

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Ordu’nun turizmiyle ilgili açıklama yaparak, Yayla turizminin Ordu için çok önemli olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, birtakım projelerle buraların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kurtulmuş, Ordu’da gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu, soruları yanıtladı.  Yeni kabine değişikliğinin hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, "Önümüzde 180 günlük eylem planlarının uygulanması yani 2017 yılının sonuna kadar her bakanlık yapacağı işleri planlayacak ve muhtemelen bu pazartesi günkü Bakanlar Kurulunda bunları tartışıp son şekli vereceğiz. Ondan sonra herkes harıl harıl kendi işlerini yapacak." diye konuştu.

Almanya ile son günlerde yaşanan gerginliğe ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Almanya'nın bir bakanı, 'Alman turistler Türkiye'ye gitmesin' manasına gelecek laf söylüyor. Bu bir realite ile uyuşmuyor. Sadece bu yılın ilk 5 ayında 863 bin Alman turist Türkiye'yi ziyaret etmiş. Almanların sevdiği, bildiği, burada rahat ettiği, keyif aldığı bir ülke Türkiye." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Antalya ve civarında neredeyse Alman köylerinin oluştuğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Kusura bakmasınlar Türkiye'nin her yeri, Avrupa'da herhangi bir yer ne kadar güvenliyse o kadar güvenli. Londra'nın, Paris'in, Roma'nın ya da Berlin'in güvenliği ne kadarsa İstanbul'un, Antalya'nın güvenliği de o kadar. Dolayısıyla burada Türkiye'ye karşı, Türkiye düşmanlığı üzerinden yürütülen bir kampanyanın Avrupa'da siyaset diline dönmüş şekli."  

Turizm canlılığının sürdürülebilirliği için tüm potansiyelin kullanılacağını anlatan Kurtulmuş, sadece sahil turizmi değil, Karadeniz'de olduğu gibi yayla turizmi ile sağlık, kış oyunları ve sporları gibi alternatif turizm alanlarının da geliştirilmeye çalışılacağını kaydetti.

"Bu davranış Kudüs şehrinin tarihsel kimliğine de hakarettir"

İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlalleri hatırlatılan Kurtulmuş, Mescid-i Aksa'da geçen hafta cuma gününden itibaren olan olayların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirtti. Kurtulmuş, söz konusu olayın uluslararası ilişkiler, insan hakları, inanç özgürlükleri ve Kudüs'ün kimliği açısından kabul edilebilir yanı olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti: "İslam inancına göre kutsal bir yer. Hristiyan inancına göre kutsal bir yer. Yahudi inancına göre kutsal bir yer. Osmanlılar, Osmanlı Barış Düzenini kurdukları 4 asır boyunca orada bütün din mensuplarını barış içerisinde yaşatmışlar. Ezan sesleri, çan sesleri ve ağlama duvarında kitaplarından, mezmurlardan, tevratlardan dua okuyan Yahudilerin duaları birbirine karışmış. Kimsenin ibadet özgürlüğüne karışılmamış. Şimdi böyle bir kimliği olan kentten bahsediyoruz. O kentin tam da merkezinde yer alan Mescid-i Aksa'dan bahsediyoruz. Bu davranış Mescid-i Aksa'nın ve Kudüs şehrinin tarihsel kimliğine de hakarettir. Zulümdür, gaddarlıktır, barbarlıktır ve asla kabul edilemez."

İsrail'in, bir an evvel yaptığı bu çılgınlıktan vazgeçmesi gerektiğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Neymiş? 50 yaşın altındakiler giremezlermiş. Kusura bakma nereden koyuyorsun bu kuralı? Sen kimsin de böyle bir kural koyuyorsun? Bütün camiler herkese açıktır, istedikleri şekilde girerler. Dedektörlerle girilecekmiş. Kusura bakmayın, uluslararası hukuka göre Doğu Kudüs, Bağımsız Filistin Devleti'nin şehridir, Filistin devletinin merkezidir ve Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yer de Filistin devletinin egemenliğinde olan bir yerdir." dedi.

"Türkiye'den başka kimseden ses çıkmıyor"

Kurtulmuş, olaylara karşı bütün dünyanın seyirci olduğunun altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'den başka kimseden ses çıkmıyor. Şimdi Kudüs'ün korunması, maalesef sayıları bütün Kudüs'te 300 bine artık inmiş olan Filistinli kardeşlerimizin sırtına yüklenmiş vaziyette. Hiçbir şeyleri yok ellerinde. Kudüs'ü korumaya çalışıyorlar. Mescid-i Aksa'nın dibinde camilerine sahip çıkmaya çalışıyorlar. Nerede 1 milyar 700 milyon Müslüman? Hadi Batı dünyası kör, sağır. Batısı, Avrupa'sı bu işe kör sağır. Çünkü onların zihninde Müslüman'ın kanı bedava."

"İslam dünyasının kendisine gelmesi lazım"

"Suriye'deki savaşı kim kazandı?" sorusunu yönelten Kurtulmuş, "Aslında Filistin'de olanlar Suriye'deki savaşı kimin kazandığını da gösteriyor. Suriye'deki savaşı İsrail kazandı, hiç orada bir askeri olmamasına rağmen, bir tane silahı olmamasına rağmen. Irak paramparça oldu. Musul önce DEAŞ eliyle orada maalesef Şiiler katledildi, sonra uluslararası koalisyon kurtardı. Bu sefer Haşdi Şabi eliyle Sünniler katledildi. Şimdi Irak'taki savaşı kim kazandı? Onu da İsrail kazandı. Şimdi İslam dünyasının kendisine gelmesi lazım." şeklinde konuştu.

İslam dünyasının, Mescid-i Aksa krizi varken Katar kriziyle boğuştuğunu belirten Kurtulmuş, "Yani Katar'da suni bir kriz oluşturuldu ve bu krizin üzerinden Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır vesaire. Fırsat bulsalar Türkiye'yi de bu krizin içerisine çekerek Türkiye'yi de bu krizle meşgul etmeye çalışacaklar. Bir kere bütün Müslüman dünyasının yöneticilerinin bu kriz karşısında kendilerine dönmeleri lazım, şöyle bir silkilmeleri lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, İslam dünyasında çoğu ülkenin yöneticilerinin, İsrail'in bu zulmüne karşı 10 sene önce olsa karşı çıkacağını bildirerek, şimdi maalesef çok sınırlı, kısıtlı bir takım sesler duyulduğunu dile getirdi.

"Çok şükür sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda en yüksek perdeden konuşuyor, karşı çıkıyor. Bunu bir insanlık vazifesi olarak telakki ediyoruz." diyen Kurtulmuş, "Sonuçta kabul edilebilir bir mesele değildir. Büyük bir barbarlıktır, gaddarlıktır. Uluslararası hukukun, insan haklarının, inanç özgürlüklerinin çiğnenmesidir." dedi.

Mescid-i Aksa'da bugün yaşanan krizin, Mescid-i Aksa krizi olmaktan çok derin bir kriz olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"İslam dünyasının aklını başına alması lazım. Eğer böyle giderse, bu saldırıları daha fazla arttırır İsrail'deki radikal unsurlar, Allah muhafaza günün birinde derler, 'Kusura bakmayın Mescid-i Aksa yıkıldı'. Onun için İslam dünyasının canını dişine takarak akıllı bir şekilde sürece bir şekilde müdahil olması, uluslararası camiayı ayağa kaldırması, bütün inanç özgürlüklerine inanan ülkeleri de kendi arkasına, yanına alarak burada bir ortak ses çıkarmayı başarabilmesi lazım."

Kurtulmuş, İsrail'in adım adım baskılarını arttırdığına dikkati çekerek, "Özellikle 1967 savaşlarından sonra böyle. Sürekli hep zemin kazanıyor. Sürekli topraklarını genişletiyor. İsrail resmi sınırı olmayan bir ülkedir. Sürekli genişletir. İsrail'in gönlündeki sınır Nil'den Fırat'a kadar olan alandır ve bunun gerçekleşmesi için her şeyi yapıyorlar. Müslümanların kendisine dönmesi lazım. Lafın ötesinde sonuç alacak diplomatik bir takım tedbirlere başvurması lazım." ifadelerini kullandı.

Ordu bakir

Numan Kurtulmuş, Ordu turizmine ilişkin bir sorusu üzerine de Ordu’nun yaylaları, denizi ve doğasının başını çektiği çok güzel turizm imkanlarının bulunduğunu belirterek, pek çok yerinin henüz bakir olduğunu ifade etti. Yayla turizminin Ordu için çok önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, birtakım projelerle buraların desteklenmesi gerektiğini aktardı.

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?