Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • SPOR
  • 19 EYLÜL 1924’DE HAMİDİYE’DEN 19 EYLÜL 1979’A BANİK OSTRAVA’YA…

19 EYLÜL 1924’DE HAMİDİYE’DEN 19 EYLÜL 1979’A BANİK OSTRAVA’YA…

19 EYLÜL 1924’DE HAMİDİYE’DEN 19 EYLÜL 1979’A BANİK OSTRAVA’YA…

19 Eylül 1979 günü Orduspor ilk defa UEFA kupasında bir futbol maçına çıkıyordu. Ordu şehrinin 50 bin kişilik nüfusunun her ferdi heyecan içinde bu müsabakayı bekliyordu. Bu duygu dolu futbol maçı da tesadüfen Ordu sahasında 19 Eylül günü oynanacaktı. Bu durum maça daha da fazla bir anlam katmıştı. Orduspor ile Banik Ostra­va maçından önce Ordu’nun Yeni Haber Gazetesi de özel bir baskıyla anı nüshası çıkartmıştı. Yeni Haber Gazetesi için Ordu’nun ünlü yazarları makaleler yayınlamışlardı. Bu yazarlar arasında Duayen Gazeteci Rahmetli Uğur Gürsoy’un kaleme aldığı “Hamidiye’den Ostrava’ya” başlıklı yazıyı bugünkü sporseverlerin ibretle okumaları için aynen sizlere aktarıyorum…

 

“…19 Eylül 1924 günü Ordu’lu gençler Hamidiye zırhlısını sabırsızlık ve heyecan içinde bekliyorlardı. Bu savaş gemisinde Büyük Kurtarıcı Mustafa Kemal Paşa vardı. Bir yıl önce 1923 de Cumhurbaşkanlığına seçilen Paşa, Karadeniz illere geziye çıkmıştı. Saatlerin 14’00 olduğu sırada Hamidiye Zırhlısı Ordu açıklarına demir attı. Karadan atılan toplarla Mustafa Kemal Paşa, Hamidiye’den atılan toplarla ise Ordu karşılıklı selamlanıyordu. Açıkta demirlemesine rağmen Hamidiye’nin çevresi bir anda kayık ve motorlarla donandı. Ordulular elinde bastonu, kolt pantolonlu elbisesiyle iskeleden inen altın sarısı saçları mavi gözleriyle kalpaklı Mustafa Kemal Paşa’yı gördüler. Gazi Paşa, Hamidiye’den inip motora bindi. Motor çalıştı ve denizde bir yarıştır başladı.

 

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın bindiği motorla bir kayık amansız yarış veriyorlardı. Masmavi denizi kürekleriyle köpürten bu kayıkta Siyah-Beyaz formalı gençler vardı. Ve var güçleriyle küreklere asılıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa denize rengini veren gözleriyle kayıkta kürek çeken gençleri takdirle izledi. Ve onları sevgiyle selamladı. Yarış kısa sürdü. Mustafa Kemal Paşa makine gücü ile mücadele eden kayıkçı gençleri takdir etmiş, onlarla gururlanmıştı. İstiklal Savaşı da böyle kazanılmamış mıydı? Gazi Paşa, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk kez Ordu İdmanyurdu Kulübünü ziyaret ederek anılarını yazmıştı, 19 Eylül 1924 günü motorla yarış eden gençleri kutladıktan sonra hatıra defterine de şunları yazmıştı:

Ordu İdman yurdu’nun yeni kurulmuş olmasına rağmen mevcudiyetini ihsas eden gençlerden kurulu olduğunu gördüm. Memnunum. Sporun bedeni olduğu kadar fikri olmasına da dikkatleri çekerim.”

 

Aradan yıllar geçti. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın takdir ettiği ve spor yönünden ilk ziyaret edip anısını yazdığı İdmanyurdu Kulübünden sonra Ordu’da birçok kulüp kuruldu. Spor Yıldızı, Gençler Yurdu… İkinci Dünya savaşından önce (1930-1940) arasında bu iki kulüp Ordu gençliğinin simgesi olmuşlardı…

 

Sporda olduğu gibi kültür alanında da bu iki güzide kulüp gençleri geleceğe hazırlıyorlar, Ordu’nun sesini yakın illere taşıyorlardı… Sonra İkinci Cihan savaşı başladı… Askere alınan gençlerden sonra spor kulüpleri tek tek kapandı…

 

Ve savaş yıllarında Beden Terbiyesi Bölgesi tarafından Ordu’da bir “Gençlik Kulübü” kuruldu. Savaş bittikten sonra da Ocak, Karadeniz Gücü, yeniden İdmanyurdu, 19 Eylül, Kirazlimanı, Yolaç, Esnafspor ve diğerleri… Ekonomik koşullar düzeldikçe gençliğin gücünü kanalize edecek kulüpler çoğalıyor ve Karadeniz insanının özelliğiyle Ordulu genç­ler başarıdan başarıya koşuyorlardı. Kürek'te Türkiye İkinciliği, Atletlzm'de Türkiye Birincilikleri, Karadeniz Bölgesi Futbol Şampiyonluğu, Genç ve Amatör Takımlar Türkiye Birinciliği gibi…

 

Yine takvimlerin 1967 yılını gösterdiği günlerde Türkiye'de bir futbol patlaması olmuştu. Mahalli ligleri ka­nıksayan Anadolu'lu sporseverler üç büyük şehrin belirli kulüpleri­nin tekelinde tutsak ka­lan futbol heyecanını yurda yaymak istediler. Ve Merhum Orhan Şe­ref Apak'ın liderliğin­de bu heyecan Anadolu'ya yayılırken, şehirler spor yoluyla kişiliklerini bulmaya başladılar. İşte, Orduspor'da bu heyecan kasırgası içinde Türk Sporundaki yerini aldı…

 

Orduspor talihli ve bilinçli kurulmuştu. Talihiydi. Valisinden boyacısına kadar 7'den 70'e kadar tüm Ordu'lular Mor-Beyaz renge gönül vermişlerdi. Bi­linçliydi, daha kuruluş yıllarında bile kendi öz kaynağına İnmesini bil­mişti. Anadolu kulüpleri futbol patentini üç büyük şehrin elinden alırken özellikle Karadeniz ta­kımları Türk Futboluna damgalarını vurma­ya başlamışlardı. Trabzonspor'un Türkiye şampiyonlukları yanında Orduspor'un UEFA Kupası maçlarında Avrupa Sahaları'na çıkması bu başarının, öze dönüşün simgesiydi.

 

19 Eylül 1979 günü... Aradan tam 55 yıl geçmiş yarım asır­dan fazla.. 55 yıl ön­ce Mustafa Kemal Paşa'nın takdirlerini ka­zanan gençlerin torun­ları sahada, Çekoslavakya'nın Banik Ostra­va Takımıyla Avrupa Kupası İçin mücadele verecekler. Mutlu gün­de, zorlu bir mücadele, Ne mi, olur? Moto­ru geçen kayıkta kürek sallayan gençlerin to­runları sporun bedeni olduğu kadar fikri olduğunu da kavramamış olsalardı, 50 binlik bir Or­du ile ne öze dönüş yapılabilir, ne de kendi öz takımıyla milyonluk şehirlerin takımları di­ze getirilebilirdi. Bu kafa tutuşta, bu başarıda fizik kadar fikri gücünde etkisi vardı. Ve olmalıydı…

 

Rastlantılar, bir ka­der çizgisidir. Ordu'nun Mustafa Kemal Paşa'yı bağrına bastığı, Onunla güçlendiği bir günün yıldönümünde 19 Eylül’de Orduspor'un Avrupa Sahalarına çıkması ise rastlantıların en anlamlısı olsa gerek. Bu rastlantıyla güç­lenen Orduspor'dan yalnız Ordulular değil, tüm Türkiye zafer bekliyor o gün.

 

Hamidiye'den 55 yıl önce 19 Eylül günü atı­lan toplar, Cumhuriyet'in ve O'nu temsil eden Mustafa Kemal Paşa'nın gücünü Ordu'dan dünyaya duyuruyordu…55 yıl sonra bu­gün Ordu'da Banik Ost­rava takımının kaleleri­ne atılacak toplar ise Türk Futbolu'nun gücü­nü yansıtacak Avrupa'­da… Hamidiye'den Ostrava'ya... 55 yıllık uzun bir yol. Bu yolda Orduluların alın teri ve heyecanı var. Bu neden­le Orduspor'a inanıyor ve Avrupa'da sesimizi duyuracakları bir zafe­ri kazanmalarını gönül birliği içinde heyecan­la bekliyoruz…”

 

Bu yazıdan sonra 19 Eylül 1979 günü Orduspor sahaya çıktı, başarılı bir maçtan sonra rakibi Banik Ostrava takımını 2-0 mağlup etti. Ama ikinci maçta Orduspor tecrübesizliğinin kurbanı oldu. Uzun ve yorucu bir yolculuk sonunda gittiği deplasmanda ağır bir yenilgi alarak turnuvadan elendi. Ve bu maç Orduspor için bir yabancı bir kulüple olan son maçı olmuştu… Nereden nereye... Ya şimdi neredeyiz Ordu'da spor adına... Oturup düşünmeli bence... Ya sence...

Araştırma: Naim Güney

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?