sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

‘PELE EROL’ ÇIKTI 

‘PELE EROL’ ÇIKTI 

Orduspor taraftarının ona taktığı isim olan ‘Pele Erol’ olarak tanın Erol Aydoğdu’nun hatıralarından oluşan Pele Erol isimli kitap çıktı. Biz de bunu fırsat bilerek Pele Erol’la Orduspor’un pek çok bilinmeyenin yer aldığı Pele Erol isimli kitabı konuştuk.  İşte o söyleşi:

RÖPORTAJ: YASİN ÇANAKÇI

‘Karşıma çıksaydı Pele’yi de yerdim’

Nasıl çıktı bu kitap?

Bu kitabın oluşmasında Uğurcan Ataoğlu’nun çok büyük bir payı var. Dokümanlar benden alındı ve Orduspor’un gelmiş geçmiş en geniş bir kitabı ortaya çıkarıldı. Bu dokümanlar hiç kimsede yoktu. Ben Ordu’da çıkan, ülke genelinde çıkan gazetelerin yanı sıra maç yaptığımız şehirlerdeki gazeteleri de arşivime aldım, biriktirdim. Bunu ta o zamanlar yaptım çünkü olumlu olumsuz neler yazılmış, bende ne gibi eksiklikler var, hangi yönüm güçlü bunları bilmem ve buna göre hareket etmem gerekiyordu.

O dönem Orduspor basında kendine geniş yer buluyor muydu? 

Evet olması gerektiği gibi olmasa da buluyordu. Biliyorsunuz şimdi basın mensuplarıyla iyi ilişkileri olan futbolcular için gazeteler iyi yazıyor olmayanları ise görmezden geliyor. Bu böyle. Aslında her konuda böyle. İyi iş yapan pasif insanlar silinir fazla iş yapmayan aktif görünen insanlar ise lafla bir yerlere gelir. Onun için çok dikkat etmek gerekir.  O zamanlar bu böyle değildi yada daha sonra olduğu kadar çok böyle değildi.

Kitapta sizin dışınızda başka isimlerin de katkıları var mı?

Kitapta Fatih Terim, Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Lefter Küçükandonyanis, Turgay Şeren gibi o dönemin büyük oyuncularının resimleri ve yazıları yer aldı. Bu konuda çok dikkatli davrandım. Başarılı bir organizasyon yaptığımı düşünüyorum. Bu isimlerin yanı sıra tabi ki takım arkadaşlarım ve kadın-erkek taraftarlar da kitapta yer aldı. Ansiklopedi değerinde bir kitap oldu.

Kitabın hazırlanması ne kadar sürdü?

Bu kitabın hazırlanması 2 sene sürdü. Sağ olsun Uğurcan Ataoğlu çok emek verdi. Kendisi meslek olarak zaten bu işleri becerecek durumda. Onun mesleki birikimleri sayesinde Ordu’ya çok güzel bir kitap kazandırmış olduk.

Bir dönemin ruhu burada diyebilir miyiz?

Öyle olması için gayret ettik. Şimdi işler değişti. Artık şehirlerdeki takımlar parasızlık yüzünden çeşitli yollara giderek futbolu yaşatmaya çalışıyorlar artık ne kadar yaşıyorsa. İşi bilen gruplar yavaş yavaş çekildi. Bilmeyen grup işe sahip olmak için daha çok saldırıyor. O tip insanlar da kendi reklamlarını yapma peşinde. Bunu tabi halk yemiyor.  Gerçek bu işi yapan insanları hep biliyorlar. O yüzden bu kitap onlara bir ders oluşturuyor. Geçmişte ne olmuş ne bitmiş, insanlar neler yapmış hepsi bu kitapta var.

Yurt dışı anıları da var mı? 

Evet elbette. Orduspor yıllarca 1. Lig’de oynadıktan sonra bir de Avrupa’ya gitti, Banik Ostrava ile karşılaştı. Onlar da bu kitapta var. Afganistan’da yapılan Asya Kupası’na Orduspor katıldı. Beni de kaptan olarak davet ettiler, gittim. Bunlar da kitapta var. Güzel günler oldu. Bunlar dışında Genç Milli Takım, Ümit Milli Takım, özel maçlarım bu kitapta var. Daha ilerisi olmadı çünkü sen siliniyorsun. Çünkü onların kendi adamları var. Adamın yoksa belli bir yerden ileriye gidemiyorsun.  

Sizin 600’ü aşkın maçta hiç sarı ve kırmızı kart görmeme gibi de bir özelliğiniz var diye biliyoruz…

Evet, ben sakatlanmadan, hastalanmadan bütün müsabakalarda oynadım. Sarı ya da kırmızı kart görmedim. Dünyanın şu anda fairpley ödülünün tek adayıyım ama Futbol Federasyonu uyuyor.  Beni göz ardı ediyor. Ben de diyorum ki; ‘Ben Orduspor’da oynadığım için yer alamıyorum, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gazete takımları olduğu için onlar yer alıyorlar, ama ben rahatım çünkü insanlarla ilişkilerim çok iyi para kazanamadım ama önemi yok, ihtiyaç olduğunda o da geliyor, şükrediyorum’

Siz lige hasıl hazırlık yapıyordunuz?

Millet Marmaris-Bodruma giderken ben Çambaşı Yaylasına gittim hazırlık yaptım. Eyüp Dayı fırınında bana et yaptı, Dıgı ise pide. Onlar benim can dostlarımdı. Onlar sayesinde ben bir ay boyunca Çambaşı’nda dere tepe koşarak sezona hazırlandım.  Sisli havalarda koştum yolumu kaybettim, köpekler peşime düştü ama yılmadım. Bunu sahada rezil olmamak için yaptım. Sezona diri ve canlı başlamak için yaptım.   

Kitapta kaç yıllık bir zaman dilimi anlatılıyor?

Bu kitapta 1965’ten başlayarak 1981’e kadar uzanan futbol hayatım anlatılıyor. Belgelerle, fotoğraflarla o dönemin haberleriyle birlikte anlatılıyor.  Çok değerli bir arşiv olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda Orduspor için de bir ilktir. Tabi futbolculuk kolay bir iş değil. İnsanın kendisine çok iyi bakması gerekiyor. Şimdi devir paraya döndü. Şu anda para oynuyor. Bakın takımlara şuanda ilk 11’in neredeyse tamamen yabancı. Biz parasız oynadığımız için başarılı olduk. Niye çünkü halkı göz önünde tuttuk.

Kitapta size ‘Pele Erol’ denmesinin hikayesi de var mı?

Evet o da var. Pele adının verilmesinin sebebi şu. Yazın benim hayatım deniz. Denizden kolay kolay çıkmam. Bu arada rengim esmerleşiyor. Sezon başladığında sahada rengi esmer ama cesur ve cevval bir oyuncu var. Seyirci başarılı bulduğu için seni ödüllendirmek istiyor. O dönem dünyanın en iyi oyuncusu kim Brezilyalı Pele. O yüzden seyirci bana o ismi verdi. Bana bu lakabı taraftar verdi.  İnsanlar böyle bildiği için ben kitabıma da bu ismi seçtim. Ama ben de diyorum ki Allah beni Pele ile sahada karşılaştırsaydı ben onu da yerdim, adım attırmazdım. Çünkü o teknikle futbol oynuyor. Ben de ise güç de var yarı teknik de var. O 10 defa kalkana kadar ben 20 defa uçardım. İşini bitirirdim.

Kitabın kapağındaki formanın hikayesi nedir?

Kitabın kapağındaki fotoğraf 1967 yılı forması. O forma İstanbul’da yaptırılmıştı. O dönem seyirci tarafından çok sevilmişti.  O yıllarda böyle formalar yoktu bunu görünce insanlar sevindi. Bir Avrupa takımı havası oluştu.  O yüzden ben de kitabın kapağına o fotoğrafı seçtim. Ordsupor’un unutulmaz formalarından biridir.

En unutmadığınız anınız nedir?

Bizim İstanbul’da Galatasaray’ı yendiğimiz bir maç vardı. O dönem Galatasaray’ın forveti Gökmen meşhur golcüler içinde yer alıyordu.  Maç öncesi bana Gökmen’i sorduklarında ‘ben onu sahada yok edeceğim’ diyerek cevap verdim.  Ve dediğimi de yaptım. Maçın 15. dakikasında Gökmen bana tekme attı kırmızı kartla oyundan atıldı. Biz de sonrasında karşılaşmayı 1-0 kazandık.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bu kitaba beklemediğim bir ilgi gördüm. Hemen her kesimden insanların yoğun ilgisi oluyor. Kadın-erkek hiç fark etmiyor. Bu da beni memnun ediyor. O nedenle bu kitabın tanıtımını Ordu dışında Ankara-İstanbul gibi yerlerin yanı sıra Almanya’da da tanıtmayı düşünüyoruz.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?