sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

SÜPER BABAANNE: SEVGİCAN YALÇIN

SÜPER BABAANNE: SEVGİCAN YALÇIN

Ordu’da Taekwondo sporuna başlayan ilk bayan sporcu ve hakem olan, 5 kez Türkiye, 2 kez Avrupa Poomsae Şampiyonluğu, 2007 yılında Taekwondo Poomsae Dünya ikinciliği başarılarından bazıları, iki oğlunu da taekwondo antrenörü yapan, şuan 66 yaşında olmasına rağmen çalışma azmiyle gençlere örnek olan ve gelecek sene yapılacak Poomsae Dünya şampiyonluğuna hazırlanan Milli takım ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Sevgican Yalçın nam-ı diğer “Süper Babaanne” sporculuk hayatındaki anılarını, tecrübelerini Ordu Olay Gazetesi’ne anlattı. Gazetemiz muhabiri Çetin Gümüş’ün sorularını içtenlikle yanıtladı. İşte Sevgican Yalçın’ın sorularımıza verdiği cevaplar.

Taekwondoya nasıl başladınız? Başka bir spor dalı yerine neden taekwondoyu tercih ettiniz?

O zaman fazla branş yoktu judo ve taekwondo vardı. Eşimde taekwondo ile ilgileniyordu, 6-8 yaşlarında çocuklarımız vardı onlar büyüdüğü zaman onları da spora alıştıracağım dedi. Konak sinemasının altındaki salonda antrenmanlar yapılıyordu. Rıfat hoca vardı ondan sonra Cengiz hoca devraldı. Biz Ordu’dayken Çaka’ya taşındık, çocuklar okula başladı aynı zamanda onları taekwondo antrenmanına getiriyordum ve onların antrenmanlarını izliyordum. Çaka’dan 6 sene boyunca onları antrenmana getirdim. Antrenmanı izleyen tek bayan ben vardım o sırada, bir akşam başka bir bayan daha geldi izledi. Onu görünce içimden bir sonraki antrenmana bende gireceğim dedim. Bir sonraki antrenmanda ben eşofmanlarımı giydim, o bayan gelmedi. Bayan gelmedi diye antrenmana çıkıp çıkmamakta kararsız kaldım sonra bayan gelmedi diye çıkmazsam bir daha çıkamam dedim ve antrenmana çıktım çalıştım. İlk bayan olarak orada çalışan benimdir. Ayrıca ilk bayan hakemde benim. Evli olduğum için herkesinde dikkatini çekti eşimden için Hasan nasıl gönderiyor? Ne yapıyor böyle diyenler oldu. Eşim sporu sevdiği için bana zaten destek oldu. Hatta o bayanı gördüğüm akşam eşimin nasıl tepki vereceğini görmek için eşime ben bugün antrenmana çıktım dedim. Eşim olumsuz bir şey söylemeyince bayan gelmese de ben antrenmana çıktım.  Çocuklarımla birlikte antrenmanlara girdik, kuşak sınavlarına girdik. 32 yaşındaydım bir aylık antrenmana çıkmama rağmen Erzincan’da müsabakalara gittim ve birinci oldum. O şekilde başladık 3 yıl maçlara gittik, geldik. Çocukları kötü alışkanlıklardan korumanın en iyi yolu spordur. Eşimde sporu bilen birisi olarak sağolsun beni hep destekledi kamplara gittim.

 

Ordu’dan Çaka’ya köye taşınınca ben strese, bunalıma girdim. Bende baş ağrısı başladı, stresten kireçleme başlamış doktor Ilıca’ya kaplıcaya gidersin dedi, oraya gidemedik o sıralarda taekwondoya başladım ve hareketlerle, spor yaparak o romatizma hastalığımda geçmiş oldu. Bu işi severek yaptığım için hiçbir zaman yorulmadım.

 

Unutamadığınız anılarınızdan paylaşabilir misiniz?

Eşimde benimle birlikte maçlara gelir izlerdi. Salonda beni izlerken hadi hanım vur deyip heyecandan önünde oturan polislere vuruyormuş, polis dönüp bakmış  ne yapıyor bu böyle diye tanıyanlar dövüşen hanımı diye açıklamışlar birşey dememişler.

 

Samsun’da müsabaka yapıyoruz tabi o zamanlar müsabaka yaptığım kızlara göre büyüğüm ama pek belli etmiyorum. Müsabaka yaptığım kızı nakavt ettim, çocuklarım da izlemeye gelmişti hadi anneciğim vur diyorlardı, hakemlerde bunlar kime anne diyor diye dönüp bakıyordu.

 

Biz çocuklarımla Sağra duraklarında poomsae çizdik. Gece 11’de eve gittiğimi biliyorum. Eşimin arabası vardı ama her seferinde gelip alamıyordu. O zamanlar alttaki yoldan gidiyordu otobüsler, artık bizleri de tanıyorlardı. Ordu’da binip Çaka’da iniyorduk. Bir akşam otobüse bindik büyük oğlumla ben öne oturduk küçük oğlum bizim arkamızda uyumuş biz büyük oğlumla indik küçük oğlum arkadan inmiştir diye düşündüm indik küçük oğlum yok. Eşim Medreseönünde’ki  Gebeşoğlu tesislerini aradı otobüsü durdurun diye sonuçta çocuk arkada uyuduğu için otobüs kaptanında bilgisi yok. Eşim gitti oradan çocuğu aldı.

 

Dünya ikinciliğinde kendime çok güveniyordum. Rakibim orada çok bariz  hata yaptı ama yine birinciliği ona verdiler çok üzüldüm hatta resimde de bellidir hiç sevinemedim. Çünkü birincilik benim hakkımdı hatta şakayla karışık hocalarıma neden itiraz etmedikleri için isyan ettim.

 

2008 yılında yine bir Avrupa şampiyonluğuna da katıldım yine Koreli şampiyon olacak diye stres yaptım maça çıktım. Kendime güveniyorum ama yalnızım hoca geliyor bakıyor gidiyor. Alttan girenlere bakıyorum kesin alacağım diyorum ama şimdi Koreli olunca rakibin ister istemez bir strese giriyorsun, hakemler senin hakemlerin olmadığı için bir şey diyemiyorsun o sırada ben maça çıktım. O Koreli beni geçecek diye düşünürken bir başkası onu geçti.  Bana bir şey oldu şekerim mi düştü bilemiyorum ayağımı yere bastım kaldırdım zaten o zaman kaybettim dedim ve orada da dördüncü olmuştum.

 

Avrupa şampiyonluğu Sırbistan Belgrad’da maça çıkacağız 8 antrenör var, çok kızdım ve sinirlendim. Kura çekimi yapıldı bir gün öncesi akşamında herkesin çizeceği poomsaeler belirlendi. Yemekteyiz herkes var hocalarımız bize çalışacağımız poomsaeleri söylüyor. Benim yapacağım poomsaeyi söylediler ben yazayım dedim bana anlamadın mı babanne bu dedi bende tamam dedim yazdım. Maça çıkana kadar o poomseye çalıştım 8 poomsaeden sorumluyuz. Kurandan ne çıkarsa 2 gün boyunca ona ağırlık veriyorsun ona çalışıyorsun. Hazırlandım ringe çıkacağım poomsae başka poomsae söylendi her ne kadar onu bilsem de ben diğerine adapte olup ona çalıştım. Hoca bana babaanne sen biliyorsun, sen yaparsın bunu diyor benim şalterler attı. 8 antrenörlerdi bu değişikliği takip edip bana söylemediler. Maça çıktım sonlara doğru yapmamam gereken bir hareket hata yaptım kadın antrenör nasıl seviniyor benim birincilik gitti. Ben oradan çıktım tribüne geldim tepem attı gözüm daha bir şeyi görmüyor. 8 tane antrenörsünüz işiniz ne dedim. Ben kaç gündür bu çıkacak diye buna çalışıyorum dedim sinirim boşaldı ağlamaya başladım.

 

1993 yılında Benim Milli takımda burnum bilerek kırdırıldı. Milli takıma antrenör olarak çağrılmışım ama bana bilgi verilmedi sporcu diye çağrıldığımı bilerek gittim. Antrenmana çıktım Avrupa şampiyonu genç bayan sporcuya talimat vererek burnum kırdırıldı. Daha sonra ortaya çıktı aslında Milli takıma antrenör olarak çağrıldığım. Meyveli ağaç taşlanırmış ne mutlu bana ki demek ki korkanlar var. Taekwondonun dosu diyoruz ya bunlar dosundan uzak kalmış her türlü üç kağıt olan, Milli takımdan maaş alıp gezmek zihniyetinde olan kişiler var. Rahmetli Refaiddin Şahin tanıyordu antrenörlük belgesi alabilmem için Milli takıma sporcu olarak çağrılmam gerekiyordu. O beni antrenör olarak çağırtmış, Milli takımdakiler bu kim gelir buraya deyip kıyameti koparmışlar. Burnum kırıldı gözüm mosmor hastaneye kaldırdılar, güçlü birisi olmasaydım o kanamayla ölebilirdim. Biz o antrenmanı yaparken diğer Milli takım antrenörleri salondan çıkmıştı orada diğer bir sporcu çalıştırıyormuş gibi ayarlamışlar. Halil hocayı aradım eşime söyleme, benim burnum kırıldı dedim ben hala kasti bir şey olduğunu bilmiyorum, antrenmanda kaza ile olduğunu düşünüyorum. Halil hoca, yenge bunlar sana o zaman tuzak kurmuşlar dedi. Daha önceden de böyle tuzaklar yapılıyormuş Halil hoca biliyormuş niye söylemedin dedim. Ne bileyim sana yapacaklarını dedi. Ben 2 gün yattım herkes geçmiş olsun dedi, benim burnumu kıran kızda geldi geçmiş olsun dedi olsun kızım bilerek yapmadın ya dedim,  meğer kız o yüzden mahcupmuş, kasıtlı olduğu 1 ay sonra belli oldu. Ben 2 gün sonra antrenmanlara girdim zaten şaşırdılar. Bana sakatlandın git dediler ben hakkımı kaybetmeyeyim diye gitmedim. Federasyona çıktım tamam sen git dediler ama bana hala sen antrenörsün gidebilirsin demediler ben kendimi hala sporcu olarak gittiğimi biliyorum. Ben rahmetli Refaiddin Şahin’e ulaşıp daha sonra konuyu anlatan mektubumu verdim ondan sonra kıyamet kopmuş. Hayatta hakkımı helal etmiyorum. Mutluyum, huzurluyum, alnım ak geziyorum. Kimse arkamdan şunu yaptı, bunu yaptı, şunu yedi diyemez. 3 büyük şehirden gitmiş olsaydık onların talebeleri olsak peşimizden koşarlardı, taşradan geldiğimiz için farklı bir gözle bakılıp, göstermelik ilgileniyorlardı.

Ringde diyelmeye çıksınlar bakalım durabiliyorlar mı? Ben dünyamı vermişim bu işe, bazı  şeyler insanın zoruna gidiyor. Ordu için birlik olup, çalışarak daha büyük başarılar elde etmeye devam etmek istiyorum.

Koreli hocam bana Ordulu delikanlı derdi. Yalanım olmazdı, doğruyu söylerdim. Kızlarla tepelere koşar, tırmanırdım bazı arkadaşlar mazeret bulup gitmezlerdi. Ben koşardım devamlı antrenman boyunca ne yapılıyorsa ben hep yapardım. Bünyemde müsaitti hiç kaçamak yapmazdım.

1997 yılında Antalya’da Avrupa şampiyonası vardı dördüncü oldum. Daha önceki dünya şampiyonasına maddi imkanlar olmadığı için gidemedim. Çaka’ya 30 kilometre gidip gelerek çok çalıştım. Bu işi sevdiğim için  gerçekten severek yapıyorum.

Birde çocuklarım okula giderken Perşembe’de bir şişe içine not yazıp Karadeniz’e atmışlar onlara 2 yıl sonra Rusya’dan cevap gelmişti.

 

Hocam, Poomsae nedir? ve kaç tanedir? Poomsae asla önemsiz hareketler değildir.

Poomsae hareketin kendiside değildir. Hareketlerin becerikli bir biçimde anlatımıdır. Seri hareketler biçiminde ruhunuzdaki becerinin ve yeteneğin bir dışa vurumudur. Taekwondo felsefesinin bir kompozisyonu yani şekillerle anlatımıdır. Eğer Poomsaede bir beceri ve sanat göremiyorsanız o taekwondo poomsaesi değildir. Bu becerilerin içindeki saklı anlamları  yorumluyamıyorsanız oda taekwondo poomsesi olmaz. Poomsaeler birbirine benzer hareketlerden oluşan fakat tamamen ayrı manalara gelen temel beceri hareketleridir. Taekwondodaki temel hareketlerin sanatsal bir yaklaşımla anlatımı, taekwondo felsefesi ve etiğinin kompozisyon şeklinde ifade edilmesidir.
Örnek vermek gerekirse: Nasıl ki sessiz film anlatmaca oynarken konuyu söylemeden hareket ve mimiklerle içeriğini ve bilinmesi istenen aksiyonu anlatmaya çalışıyorsanız taekwondoda poomsaede böyledir. Poomsae çalışmak taekwondodaki temel tekniklerinizi sanatsal bir beceriye dönüşüp mükemmelleşmesine yardımcı olurken aynı anda ruhunuzun ve karakterinizin taekwondonun ilke ve prensipleri diye ifade edebileceğimiz felsefesinden uzaklaşmamasını sağlar. Hem vücud hemde ruh ve zihnin gelişimini sağlayan taekwondonun en temel öğesidir.

Katıldığımız şampiyonalarda 8 tanesinden sorumluyuz ancak genel olarak 17 poomsae var. II.cang, I.cang, Sam.cang, Sa.cang, O.cang, Yuk.cang, Çil.cang, Yuk.cang, Koryo, Kumgang, Taebek, Pyongwon, Sipjin, Jitae, Chonkwon, Honsoo, İlyo.

 

Taekwondo sporu diğer branşlara göre bilinirliği daha fazla bunun sebebi sizce nedir?

Kickboksta yakaladı gibi ama taekwondo daha disiplinli ve saygın olduğu için olabilir. Bayanlar içinde daha ideal bir spor. Dövüş sporundan ziyade savunma sanatı olduğu için daha çok ilgi var. Çocukların bedensel, zihinsel gelişiminde önemli katkı sağlıyor. Taekwondo da do kavramı açıldığı zaman do prensibi bütün güzellikleri, hoşgörüyü, sevgi, saygıyı içine alan bir kavram. Taekwondo elbisesi beyazdır, saflığı, temizliği simgeler. Taekwondo sporuyla ilgilenen kişinin özgüveni vardır, saygılı, sakin, hoşgörülü ve uysaldır.

 

Taekwondoda kaç kuşak vardır? Kaç ayda bir kuşak alınır?

Taekwondo Kemer sıralaması diğer mücadele sporlarının genelinde de olduğu gibi spor içerisindeki hiyerarşi ve ustalık seviyesini belirleyen bir ölçüdür. İlk başlangıçta beyaz kuşak olur. Sarı, yeşil, mavi, kırmızı, siyah kuşak vardır. Bunların dışında sarı yeşil, yeşil mavi, mavi kırmızı, kırmızı siyah gibi pum ara kuşaklarda var. 4 ayda bir yılda 3 defa kuşak sınavı yapılır, başarılı olan sporcular yeni kuşaklarına geçer. Siyah kuşaktan sonra 6 ay geçtikten sonra 1.Dan’a, 1 yıl sonra 2.Dan’a, 2 yıl sonra 3.Dan’a, 3 yıl sonra 4.Dan sınavlarına girilir bu şekilde 9.Dan’a kadar devam eder.

Bu kuşakların bir anlamı var mı?

Beyaz kuşak, temizlik, saflık, hiçbir zararı olmayan, masumiyet gibi anlama gelir. Sarı taekwondo kemeri kök salmak ve bu sporda ilerlemek manasına gelir beyazdan sonraki ilk kemerdir. Yani spora başlayanlar ilk girdikleri kemer imtihanında bu kemeri alırlar. Yeşil kuşak, sürgün vermek, büyümek anlamındadır. Taekwondo   sporunda kişi artık taekwondo ile ilgili beceriler kazanmaya başlamıştır. Mavi kemer taekwondo sporunun başlangıç kemeri olan beyaz kemer ile birlikte üçüncü kemeridir. Göğe erişmek anlamındadır. Sürgün veren ağaç nasıl bir süre sonra gelişimi tamamlar ve uzayıp görkemli bir ağaç olursa, bu kemere ulaşan taekwondocuda artık gelişimini tamamlamış,temel teknikleri öğrenmiş yavaş yavaş teknikleri olgunlaşmaya başlamış demektir. Kırmızı tehlike manasındadır. Kırmızı kemerdeki bir taekwondocu artık dikkate alınacak bir yapıya sahiptir.Kendisine saldıran rakiplerini uyaran ama ikazını dinlemeyip üzerine gelen muhaliflerini kolayca bertaraf edecek yapıdadır. Pum kemer kırmızı siyah kemerdir. Siyah ile kırmızı kemerin arasında bir dereceyi ifade eder. Siyah kuşak,sporda olgunlaşmak anlamına gelir. Beyazın tam tersidir. Taekwondoda olgunluğu ve profesyonelliği temsil eder.Tehlikelerden çekinmez ve korku bilmez bir karakter yapısını ifade eder. Siyah kemer takan sporcu hem fizik olarak mükemmel bir estetiğe ve  ruh hali olarak toplum ahlak kurallarının zirvesinde bir kişiliğe ulaşmış anlamına gelir.

Müsabaka yapmayı ne zaman bıraktınız?

 Müsabaka yapmayı sporculuğumun üçüncü yılında siyah kuşaktan sonra bıraktım. Poomsae şampiyonalarına katıldım. Türkiye şampiyonası o zaman Ordu’da yapılmıştı ben birinci oldum madalya alacağız, arkamda kızlar ağlıyor. Evli, 2 çocuğu olan bayana yenildim diye ağlıyordu. Arkama döndüm kızım üzülme ben bu sene bırakıyorum dedim ve en son Giresun’da girdiğim turnuvayla müsabaka hayatımı noktaladım. Beni tanıyanlar da bırak artık hakemlik yap dedi ve hakemliğe yöneldim.

 

İlk hakemliğe ne zaman başladınız?

1983 yılında sporculuğa başladığım yıl hakemlik kursu da açılmıştı aynı yıl hakemde olmuştum.

 

Taekwondoya başlamak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

Spor ve öğrenmenin yaşı yoktur. Adı aklıma gelmiyor yabancı bir bayan rakibim vardı ayağını fazla kaldıramıyordu, kilosu da vardı ama oraya çıkmakta bir medeni cesarettir. İzmir’de benim rakibim olan kanser hastası bir arkadaşım vardı, kanseri yenmek için bu spora başvurdu. Bu spora odaklanınca stres atıyorsun, arkadaş ediniyorsun. Evde oturmayın, tabi ki işinizi de yapacaksınız ama spor kesinlikle şart.

 

Taekwondoda başlama ve bırakma yaşı var mı?

Bizim temel hareketlerimiz jimnastik hareketleri, 5 yaşında çocukta gelebilir ama sıkılabilir, eğlence olarak görmeli sıkmaya gelmez, büyükler bile sıkmaya gelmiyor çünkü poomse çok özen gösterilmesi gereken bir şey belki bir hareketi, teknikleri 50 defa tekrar edeceksin. Küçüklerde poomsaeye fazla önem verilmiyor. Neden verilmiyor? Poomsaeyi çalıştırdığın zaman ben sıkıldım diyor gelmiyor. Çocuk 10 yaşına geldiğinde bunun bilincine varınca daha istekli oluyor.

 

Hocam, Türkiye ve Avrupa Poomsae şampiyonluklarından sonra sırada dünya şampiyonluğu var diyebilir miyiz?

Halil hocamızla planladık. 20 civarında bayan var onlar arasında da kuşağı, derecesi yeterli olanlar seneye Türkiye şampiyonasına girecekler. Orada ve kendi salonumda planlı bir şekilde hazırlanarak çalışıyorum. Genelde yürürüm ve köyüme yürüyerek gidip gelirim.

 

Benim ilkokula giden öğrencim vardı şimdi evlenmiş çocuğuyla antrenmanlarıma geliyor, çalışkan birisi böyle devam ederse kendisini müsabakalara sokacağım. Halil hoca sağolsun destek veriyor seneye poomsae şampiyonasına daha kalabalık gideceğiz. Gerek buradaki salonumuzda gerek daha kalabalık olduğumuzda Halil hocanın salonuna gidip çalışacağız, birbirimize destek olacağız. Ordu için yapıyoruz, bencil olmamak gerekiyor. Birlik olmak lazım birlik olunduğunda kimse yıkamaz.

 

 

Hocam, babaanne lakabınız nasıl oldu?

İlk başladığımda torunlarım yoktu ama o zaman diğer rakibiplerime göre yaşım büyük olduğu için yaşımdan dolayı babaanne diyorlardı şimdi 5 torunum var. Onlarda taekwondo, kick boks yapıyorlar. Ben Çaka’da olsam ne yapabilirdim? Nereye gidebilirdim? 2 defa Kore’ye gittik, İspanya, İtalya, Meksika, Yunanistan’a gittim bunlar güzel şeyler yabancı sporcularla tanışıyorsun, hediyeler alıp veriyorsun. Rakipsin ama müsabaka bittiğinde kucaklaşıp, tebrik ediyorsun.

 

Hocam, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Cengiz hocayla başladım daha sonra Halil hocayla çalıştım hepsinin emeği oldu hepsine teşekkür ediyorum. Benim azmim ailemin desteğiyle gece gündüz çalışarak bu başarıları elde ettim. Hiçbir zaman antrenmanlarımı aksatmamaya çalıştım. Tırnaklarımla kazıyarak geldim. Ben 2 defa Avrupa şampiyonu olarak İstiklal Marşı okuttum. 66 yaşında Ordu Büyükşehir Belediye Spor Kulübü sporcusuyum. Herkes mutlaka spor yapsın, yaş önemli değil, koşabiliyorken koş projesi var illa yarışmacı olmalarına gerek yok önemli olan spor yapmaları, evde oturmasınlar. Eksem spor kulübü açtım. Spor yapmanın yaşı yok bütün herkesi spor yapmaya davet ediyorum. Her türlü branşımız var. Bayanlar ayrı günlere özel sporlarını güvenli bir şekilde gelip spor yapabilirler. Yarışmacı olacak diye bir şey de yok stres atmak içinde gelebilirler. Herşey var, yeri geldiğinde horonla bile aerobik yapıp, stres atıyoruz. 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?