• dolar dolar 3.3645
  • euro euro 3.6278
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

NEFESİ YETTİĞİ GÜNE KADAR KLARNET ÇALACAK

NEFESİ YETTİĞİ GÜNE KADAR KLARNET ÇALACAK

Sizlere bu yazımda kısa ama gerçek bir yaşam öyküsünden bahsetmek istiyorum. Klarnetçi Ahmet Şahin… Perşembe’nin Çerli Mahallesi’nden tamı tamına 86 yaşında ve hala yüreği ve nefesi var. “Düğünlerde klarnet çalıyorum.” diyor. Ahmet amca, tam bir roman kahramanı gibi… Başında fötr şapkası ayağında külot pantolon ve körüklü çizmesiyle adeta zamana meydan okuyor. Çarşıya hafta başından hafta başına geliyor. Nihayet bir Pazartesi günü buluşuyoruz ve merak edenler için söyleşimize başlıyoruz. Hadi buyurun;

Ahmet amca kendini okuyucularımıza tanıtır mısın?

Beni bu yörede herkes tanır yeğenim ben tam 86 yaşındayım ve iki senesi askerde olmak üzere 52 yıldır klarnet çalıyorum. (Ahmet amca biraz daha detaylandıralım mı? diye sorduğum da; hafif kızarak, “Tanıyorlar beni” dedi.) Ben 14 Nisan 1957 yılında askere giderken Rahime hanımla evliydim. O zaman bir kızım vardı. Askerden geldikten sonra sekiz çocuğum daha oldu. Toplamda dokuz çocuğum vardı. İki oğlum öldü. Şu anda  dört kızım, üç oğlum var. Şükürler olsun onlar sağlar. Ölen oğlum imamdı. Erzurum-Pazar yolunda o vefat etti ama ne imamdı... Adam gibi adamdı! Allah’ım onu da Nur içinde yatırsın. Kızlarımın adı Fatma, Seyhan, Semra, Necla  ve oğullarım (merhum) Recep ,Nihat, Murat (merhum), Cumhur.

Peki klarnet çalmaya ne zaman başladın?

Benim hocam Kayadibi Mahallesi’nden Hüseyin Çavuş (Allah nur içinde yatırsın) diyor kısık bir sesle… Klarnet üzerine ne öğrendiysem, ondan öğrendim ve askere gittim.  24 ay askerlik yaptım ve askerlik yaptığım sürece hep klarnet çaldım. Edremit’te  40 gün eğitim gördüm, daha sonra Çanakkale Gelibolu’ya  4. Karargah Bando Bölüğüne dağıtım oldum. Orada beni sınava tabi tuttular. Yaklaşık altı marş çaldım ve marşın bir tanesi Süvari Marşıydı. Çok zordu ama zorlanmama rağmen çalışıp, onu öğrendim ve komutanım beni onbaşı kursuna gönderdi. Törenle onbaşı oldum. 22 ay orada bando takımında klarnet çaldım. 22 ayın sonunda beni Harbiye’ye Mehter takımına seçtiler ve üç ayda orada klarnet çaldım. Daha sonra İngiltere’ye gittik. 36 gün İngiltere’de Mehter takımıyla kutlama programlarında marşlar çalarak gezdik. Yine gidecektim ama terhisime 23 gün kala rahatsızlandım gidemedim. Benim yerime başkanı götürdüler. Çok üzüldüm ama yapacak bir şey yoktu. Sonuçta sağlığım söz konusuydu. Oradan bölüğüme dönünce tabi bende saçlar, bıyıklar uzundu.

Komutan beni görünce; “Oğlum sen ormandan mı kaçıp geldin?” diyerek beni azarladı ve berbere gönderdi. Tabi Mehter takımının kıyafeti öyleydi. Komutan kurmay binbaşı mehter takımının kıyafeti nasıldır nerden bilsin. (Tebessüm ederek gülüyor.)

Aslında adam benim iyiliğimi istiyormuş. Bana; “seni bölükte bırakacağım. Klarnette ilk üçe girersin. Sen iyi bir sanatkarsın.” Dedi. Ancak ben kalmak istemediğimi söyledim. Ben 24 ay süresince hiç izin kullanmadım. Bu süre içerisinde askerde klarnetten para bile biriktirdim. O yıllarda tam yediyüz elli lirayla terhis olup Perşembe’ye geldim. (Gülerek; “Parayı nerede yediğimi sakın sorma” diyor.)

Daha sonra Perşembe’ye geldim evde 15 gün anca kalabildim. Jandarmalar beni tutukladılar.

Burada neden diye sormadan yapamadım. “Ahmet amca hayırdır, senin gibi adamı niye tutukladılar.” dedim. Yüzünden çok soru soruyorsun dermiş gibi bana kızıyordu ama onun o kocaman yüreği kızmaya el vermiyordu. Başladı anlatmaya. Ben bu kadar açık sözlü bir insan görmemiştim.

Arazi davasından bir kavga esnasında bir küfür yüzünden tutuklandım. Cahillik yaptım ve birini bıçakladım. Anam bana mani olmak istedi ama ben sinirimden zavallı anamı dinledim. Hala çok pişmanım çok… Sonunda uyuştuk amma ben yine de üç yıl ceza aldım. Perşembe’de Salih pehlivanla Kozağzı Mahallesi’ndeki Güney Mahalle yolundaki  cezaevinde yattım. Salih Pehlivanda ne adamdı ama… Onun sayesinde, onun himayesinde cezaevinde çok rahat ettim. Allah rahmet eylesin. Bileği bükülmez bir yiğit adamdı.

Gülerek, “Yeterli mi” diyor bana. “Çok bile oldu.” diyerek hafif kızdırmaya çalışıyorum.

“Nerede kaldık” diye sordu. “Askerden Perşembe’ye gelmiştiniz.” diye cevap verdim. Ahmet amca bana, “Ben yaşlı bir insanım. Unutuyorum.” dedi. Sanırım üzülüyordu. “Yok ne yaşlanması, sen 18’lik delikanlı gibi duruyorsun.” diyerek moral verdim. Gülerek; “Sen yaşa yeğenim.” dedi.

Eee… “Perşembe’ye gelince ne yaptın?” diye sordum ve başladı yine anlatmaya.

Ben 12 yıl Perşembe Belediyesi’nde klarnet çaldım. Bir sözün üzerine kızdım. Delikanlı gibi gittim istifa ettim. Adam gibi yaşarım, adam gibi ölürüm dedim ve çıktım geldim. Odur budur düğünlerde klarnet çalarım ve hala daha çalıyorum. Nefesim ve o gücüm var. Ben klarneti hem de notayla çalanlardanım. Üzüldüğüm noktalardan biriside çocuklarımdan hiç birisi müziğe ilgi duymadı. Ne bir klarnet ne de bir başka müzik aleti ile uğraşmadılar. Ona  zaman zaman hep üzülürüm. Ben 52 yıldır bu klarnetten ekmek yiyorum. Kendimi met etmiş olmayayım ama bildiğim kadarı ile şu anda ben en yaşlı halen klarnet çalan ayağında külot pantolon aceska çizme başında fötr şapkasıyla 86 yaşında dimdik ayakta duran, okullarda derslere konu olacak bir klarnet sanatçıyım. Bu meslek muazzam bir meslek. Klarneti hep severek çaldım.

Bizde ilçemizde ve ilimizde sizin gibi bir sanatçının olmasından mutluluk duyuyoruz. Her zamanda sizinle gurur duyacağız. Seni yorduğumun farkındayım Ahmet amca, bu yüzden bana zaman ayırdığın için çok teşekkür ediyorum. Başka eklemek istediğin bir konu var mı?

Buradan çocukları olan ailelere seslenmek istiyorum; ne yapıp yasınlar mutlaka çocuklarına müziği aşılasınlar. Onlar bir müzik aleti kursuna yazdırsınlar. Muhakkak bir enstrüman çalmayı öğrensinler ama sevdikleri bir enstrümanı çalsınlar ve onda ustalaşsınlar. Bu da benim onlara bir vasiyetim olsun diyorum.

Son söylediği sözle beni çok duygulandırdı. Gözlerimin dolduğunu hissettim. Ahmet amcaya “Allah uzun ömürler versin.” dedim. “Allah sana da uzun ömürler versin yeğenim. Sağolasın.” dedi.

Haber Videosu

0


Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam