Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
  • HABERLER
  • YAŞAM
  • SAĞRA O YILLARDA YURT DIŞINA DA MAL SATMAYA BAŞLAMIŞTIR

SAĞRA O YILLARDA YURT DIŞINA DA MAL SATMAYA BAŞLAMIŞTIR

SAĞRA O YILLARDA YURT DIŞINA DA MAL SATMAYA BAŞLAMIŞTIR

İngilizlerin ünlü çikolatacısı olan Mars firmasının en çok satan çikolatalı barı olan “Topıc” diye bir ürünü vardı. Sağra ilk kavrulmuş fındık ihracatını da bu İngiliz firmaya yapmıştır. Sağra ailesi tesislerinde ürettikleri kavrulmuş fındık üretimine de önce yerli bir makineyle başlamıştır. İlk kavurmalarda fındıklar bir süre sonra terliyor ve bir çok problemler çıkarıyordu. Sağra’nın Edip ve Temel adlı çalışkan ustaları uğraşarak bu zor problemi çözünce, gece gündüz İngilizlerin Mars firması için Ordu’da fındık kavrulmaya başlanmıştır… Her “Topıc” barın içinde tam beş tane iri fındık vardı ve Sağra, her ay İngiltere’ye dört tır kavrulmuş fındık gönderiyordu. O yıllarda dünya çikolata sanayi üç dört dev firmanın tekelindeydi, bütün alım satımlar bu firmaların elinden geçiyordu. Çikolata sanayicileri de bu gücünü kullanarak Hamburg yerine Türkiye’de hizmete açılan Sağra’dan direk mal almaya başlayınca Hamburg’daki ithalatçılara eskisi gibi iş kalmamıştı. Bu durum tekel firmaların pek de hoşuna gitmiyordu. Sağra firması yüz yıllık sömürüye başkaldırmıştı. Çuvalla Türkiye’den iç fındık satın alan sistem alt üst olmuştu. Sağra bu düzeni bozmuştu. Sağra çuvalda iç fındık ihracı yerine artık TIR’ların üzerine yaptırılan özel ezme tankerleri ile dünya çikolatacılarına, on binlerce ton fındık füresi de gönderiyordu.

Karadeniz’in ilk yerel markası ve makineleri dahil her şeyi % 100 yerli olan Sarelle ilk yıllarda takriben senede 1000 ton, Karadeniz’den çıkan diğer en büyük marka olan Tadelle ise o zaman tükettiği kavrulmuş iç fındık 3700 ton idi. O yıllarda Ordu’lu gurbetçilerde bu ürünleri satın alıp, arkadaşlarına, bunlar Ordu’da üretiliyor diye gururla anlatırlardı. Sağra her ürünün ambalajı üzerinde “Sağra Ordu” diye yazdığı için, ayrıca Ordu’nun tanıtımına da çok büyük katkısı olmuştu. Sağra, katma değer yarattığı o yıllarda her zaman her konuda Ordu’da ekonominin bel kemiği olmuştu. Sağra ailesi tam bir Ordu sevdalısı aileydi. Her mağdur insana iş, aş ve ekmek vermeyi prensip edinmişlerdi. Onlar ailece Ordu için her zaman elini taşın altına koymaya çekinmezlerdi. 70-80’li yıllarda futbol liglerinde fırtına gibi esen Orduspor’un da en büyük maddi ve manevi destekçisi Sağra ailesiydi. Televizyonların tek kanallı olduğu günlerde reklamlarda Ordu ve tadella ile yer alırken, Orduspor takımının da ilk göğüs reklamı da Sağra’nın olmuştur.

1980 yılına gelindiğinde Sağra fabrikası Ordu merkezdeki Fatma Hatun sokaktaki eski fabrikaya sığmaz. Sağra, Turnasuyu meydanında kendi arazilerinde yaptıkları yeni tesislerine taşınır, son derece modern makinelerin getirilmesi ile zaman zaman 2000 kişiyi aşkın personeli ile büyüyüp devasa bir sektör haline gelir. Türkiye’de insanlar, uzun yıllardır vitrinlerde görüp tadamadığı pahalı ve lüks çikolataların lezzetine kaliteli ve makul fiyattan Sarelle ve Tadelle ile sahip olmuştur.

Fatma Hatun Sokaktaki eski bir binada başlayan sanayileşme hamlesi daha sonra Ordu’daki yeni açılan tesislerde ürettikleri o dönemin en önemli çikolataları ülkenin her yerinde yok satmıştır. Sağra ürünlerine yurt içinde ve yurt dışında her geçen gün talep artınca, bu olağan üstü piyasa hareketlenmesini fark eden rakipler taklit ürünler çıkarırlar ama Sağra ürünleriyle asla rekabet edemezler. 1985 yıllarında Sağra Special mağazaları adı altında Türkiye genelinde, yüzlerce mağaza zinciri açılır. Halkın rahatlıkla girerek uygun fiyattan çikolata, gofret, ezme vb. alışveriş yapabildiği ilk Sağra Special mağazaları bütün Anadolu’ya pıtrak gibi yayılır, ekonomiye ve iş gücüne inanılmaz katkılar yapar. Artık, Ordu insanının öz emeği olan Sağra ürünleri, yüzlerce çeşidi ile tüm ülkedeki vitrinlerde hak etikleri yeri alır ve sürekli tüketicinin takdirini toplar, birçok ödüllerde alır. Yeni yatırımlarla Sağra öyle bir büyüme gösterir ki, 250 bayisi ile Türkiye’nin en çok tüketilen çikolata markası olur. Bu gerçeği dost ve düşman herkes kabullenmiştir.

ÜLKEDE YAŞANAN KRİZLER DE SAĞRA’NIN DA SONUNU GETİRİYORDU

Baba Kahraman Sağra’nın Temmuz 1983’de 73 yaşında vefat eder. Kahraman Sağra’nın vefatından sonra işleri devralan oğul Ünal Sağra, 1990’lı yıllarda ülkedeki yüksek enflasyona ve ekonomik krizlere rağmen ticari yönden Sağra’yı yine de büyütmeye gayret eder… Bu zor süreçte, Ünal Sağra’nın bilgisi, nezaketi, sabır ve saygınlığından oluşan vizyonuna uyum sağlayabilen Sağra Genel Müdürü Şerafettin Turan gibi bir yöneticisinin de genç yaşta vefat etmesi ile işler zora girmeye başlar. Eğer Sağra Genel Müdürü Şerafettin Turan yaşasaydı; ekonomik sıkıntıları ve uygulamadaki sorunları, yetenekli idareciliğiyle, tecrübe ve bilgisiyle ancak onunla aşılabilirdi, diye yorumlar yapılıyordu.

SAĞRA SONUNDA İŞLEYECEK UYGUN FINDIK DA BULAMAZ OLMUŞTU

Ünal Sağra “ Rüzgâr hep önümüze esti, hiç arkamızdan esmedi “ derken işte böyle bir dönemde, Sağra Ordu Turnasuyu mevkiinde yeni üretime geçmişti. Sağra sanayi tesisleri kısa bir süre sonra, Ordu’da mamulleri için işleyecek uygun fiyattan fındık hammaddesi bulamaz olmuştu. Bazı dev çikolata firmaları Sağra’yı batırmak için her platformda aleyhinde çirkin oyunlar oynuyorlardı. Ülkede her gün artan fiyatlar, yüksek enflasyona sebep veriyor, bankalar tefeci fiyatına Sağra’ya çok yüksek faizlerle para satıyorlardı. Sağra için artık tehlike çanları çalıyordu. Faizli borçlar yüzünden ticaret yapmak mümkün değildi. Sağra için ticari ortam berbat bir hale gelmişti. Sağra’nın çok acilen desteğe ihtiyacı vardı, yoksa gemi batıyordu. Siyasiler ise oy aldıkları kitlelere şirin gözükmek için Sağra gibi katma değer yaratan firmalara destek vermekten çok köstek oluyorlardı. Hele o yıllarda fındık fiyatları ve stokları üstüne tek otorite olan Fiskobirlik Kurumu üreticinin değil siyasi iktidarların oyuncağı ve arpalığı olmuştu. Zira üretilen fındığın hemen hemen tamamı, Fiskobirlik tarafından yüksek fiyatlarla ortaklardan satın alınıyordu. Devlet Hazinesinden aktarılan trilyonlarca lirayla üreticiden satın alınan binlerce ton fındık dev depolarda stoklanıyordu… O tarihlerde Fiskobirlik depolarında yıllardır bekletilen yüzbinlerce ton fındığın akıbeti hakkında kararı da yine politikacılar veriyordu. Politikacılar “Fındık kim tarafından, nerede, ne miktarda, hangi kalitede üretilirse üretilsin tamamı, Devletin açıklayacağı taban fiyat üzerinden, Fiskobirlik (FKB) tarafından satın alınacaktır” diyorlardı. Oy kaygısıyla söylenen bu siyasi söylemler de doğal olarak Fiskobirlik’in resmi görüşü diye piyasada lanse ediliyordu… O yıllarda piyasadaki neredeyse tüm fındığı depolayan Fiskobirlik, “Devlet adına alınmış da olsa, aldığımız fındığı hammadde olarak öncelikle FKB tesisleri kullanacaktır” diye açıklama yapıyorlardı.

Diğer taraftan, İstanbul’da, Orta Anadolu ve Güneydoğuda Fiskobirlik tarafından başbayilikler kurulmuş veya kurulmakta idi. Fiskobirlik depolarındaki stok fındıklar yüzde 30’lara varan indirimli fiyatlardan sabahlara kadar bu yeni kurulan yandaş bayiliklere, yüklenerek kamyonlarla sevk ediliyordu… Bu arada, ayda bir kamyon indirimli fındık satın alma hakkı tanınan Samsun FKB başbayisi gibi gerçek bayilere de fındık talep ettiklerinde “Stoklarımız artık tükendi” yanıtı veriliyordu… Uygulama böyle şekillenince de, elbette ki ülke ekonomisine katma değer sağlayan ve istihdam yaratan Sağra gibi tesisler uygun fiyattan işleyecek fındık bulamıyordu. Artan maliyetler yüzünden dev çikolata firmalarıyla Sağra rekabet etmek de iyice zorlanmaya başlamıştı.

Fındığı hammadde olarak tesislerinde sürekli işleyen Sağra gibi sanayi kuruluşlarının bölgedeki sayısının artması ile Karadeniz’in kalkınması mümkün olabilecekti. Bu inançla fındığa yatırım yapacak yeni iş adamlarının işe koyulması bakımından, örnek aldıkları Sağra’nın mutlaka başarılı olması gerekiyordu…1990’lı yıllardaki ülkede kaos yaratan ve peş peşe yaşanan ekonomik krizler Sağra’yı finansal açıdan iyice zorlarken, Sağra artık her yönden yönetilemeyen bir kurum haline gelmişti. Sağra ailesi günlük sorunlarla bile baş edememekteydi. Tüm bu dramatik ve olumsuz gelişmeler maalesef Sağra’nın hazin sonunu hızlandırmıştı. Ve sonunda Ordulu Sağıroğlu ailesinin kurduğu 1960’lardan beri Ordu’nun en fazla işçi çalıştıran Sağra fabrikasını 1994’de, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e yakınlığıyla tanınan iş adamı Kamuran Çörtük satın almıştı. Gerisi malum, Sağra tesislerinde hukuki süreçler, zor ve sıkıntı dolu günler ve küstürülen koca bir sanayici Sağra ailesi, nihayet Ordu’yu üzgün biçimde terk etmişler ve yurt dışlarına kadar dağılmışlardı. Bayındır Holding de bir süre sonra batınca, TMSF de devletin alacaklarına karşılık Ordu Sağra tesislerine el koymuştu. Eylül 2007’de Sağra tesisini TMSF tarafından ihaleyle satışa çıkmıştı.

2007’DE SAĞRA’NIN YENİ SAHİPLERİ ESKİ ÜRÜNLERİ DOĞALLAŞTIRIYOR

Toksöz Grubu şirketi Sanset Gıda 77 milyon dolara Sağra’yı TMSF den satın aldıktan sonra tam bir yıl tesiste üretim durmuş, tesisler 10 milyon dolar harcanarak yenilenmişti. Sağra’nın yeni patronu Ahmet Toksöz ekibiyle bir yıl boyunca Avrupa’nın ünlü çikolata üreticilerini, fabrikalarını tek tek gezerek Sağra için yenilikler tasarlıyordu. Sağra’da üretilecek olan yeni ürünler, trans yağlardan, suni katkı maddelerinden arındırılıyordu. Eylül 2008’de Ordu Sağra’da yeniden üretime geçildi ve hale hazırda tesislerde üretim güzelce devam ediyor. Sağra ve çatısı altındaki markalar Tadelle, Sarelle, Gol ve Gofy’yi yeniden tüketiciyle buluşturdu. İlaç sektöründe Sanovel ile aktif faaliyetlerini sürdüren Toksöz Grubu ile Tadelle ve Sarelle de değişim rüzgârları esmeye başladı. Toksöz Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sanset Gıda Genel Müdürü Ahmet Toksöz, “Tamamen doğal ürünler oluşturduk. Kavanozu cam, kapağı alüminyum yaptık. Plastik kapak dahi kullanmadık. Çocukluğumuzun markasını yeniden yaratırken toplum sağlığına önem verdik. Gıda boyası asla kullanmıyoruz, kakao yağı kullanıyoruz. Kıvam yakalamak için fındık püresi koyuyoruz, yumuşaklığı öyle yakalıyoruz. Katkısız, trans yağsız, GDO’suz soya lesitiniyle fark yarattık. Tamamen şekersiz Sarelle’yi satışa sunduk” diyor. Sagra markasını da yeniden canlandıran Toksöz, aynı markayla çikolata çıkardı. Tadelle’nin gamını değiştirdi, ürün çeşidini artırdı. Fındık için sanayi tesisi açan herkese mamul üretenlere ve rekabet içindeki amansız piyasada fındıklı ürünleri pazarlayanlara kolay gelsin, hepsine başarılar diliyorum.

SAĞRA AİLESİ FINDIK SANAYİCİLİĞİNİ BU MEMLEKETTE İLK ÖĞRETENLERDİR

Ordu’lu Sağıroğulları için son birkaç söz daha söylemek gerekir. Başta Kahraman Sağra ve oğulları Ünal, Yener ve Bekir Sağra’lar, bahtı kara fındığın kaderini değiştiren, fındıkta inkılap yaratan, fındık sanayiciliğini bu memlekette öğreten kişilerdir. Mum dibini aydınlatmaz ama bulunduğu ortamdaki zifiri karanlığa ışık tutar ve çevresindeki insanlara yol gösterir. Sağra ailesi de fındıktan katma değer yaratmasını tüm engellere, tüm bürokrasiye, tüm oyunlara ve ekonomik krizlere rağmen Türkiye’ye çok güzel öğretmiş aydın bir ailedir. Sonuçta Ordu’da ilk kez Sağra ailesi tarafından kurulan “Fındık entegre tesisleri”nin sayısı yıllar geçtikçe çoğalıyor. Artık on binlerce insan da ekmeğini bu tip onlarca fındık entegre tesislerinden sağlıyor. Sağra, ailesinin Ordu’ya ve yöre insanına kazandırdıkları, onlara yapılması gereken onanamaz bir vefa duygusuyla ve ısrarla her zaman hatırlanmalıdır. Sağra ailesi Ordu ticaretinde, ekonomisinde, sosyal hayatında yeri dolmayacağı için asla unutulmamalıdır. Çünkü fındıkta yıllardır dönen kirli oyunlara rağmen Sağra ailesi hatıralarımızda güzel bir tat bırakan nadir isimlerdendir. Fındığın sanayileşmesine gerçekten gönül veren ve Ordu’ya yatırım yapmayı manevi bir haz ile asli görev addeden, Sağra ailesi gibi bir marka bir daha bu topraklara asla gelmeyecektir.



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?