Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

YAHUDİ VİRAJINDAKİ YAHUDİ İSMİ NEREDEN GELİYOR?

YAHUDİ VİRAJINDAKİ YAHUDİ İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Perşembe İlçemizde Doğanköy sınırları içerisindeki Dikilitaş mevkiinde “Yahudi Virajı” denilen bir yer var. Burada bahsi geçen Yahudi ifadesi dikkatimi çekmişti. Bazılarının deyimiyle Yafidi virajı. Bu isim nereden gelmişti; burası neden Yahudi virajı olarak telaffuz ediliyordu?

Yaptığımız araştırmalarda buranın ilginç bir hikâyesi karşımıza çıktı. Bu olaya bizzat şahit olan köy sakinlerinden Cemal Yeşilyurt’la konuyu konuştuk. Cemal Yeşilyurt’a çevrede Cemail Bey diyorlar. Kimliğinde 01.03.1932 yazıyor ama “bir iki yaş küçük yazılmışım” dedi. Eskiden fırıncılık yapmış. Şimdi ise köyde küçük bakkal işletmeciliği yapıyor. Bağ kurdan emekli olmuş. Hikâyeyi şöyle anlattı:

Önceleri sahil kesiminden ana yol olmadığı için kara yolu ulaşımı Koçboynuzu yolundan sağlanıyordu. Bu yol çok eskiden beri kullanılan tarihi bir yoldu. Efirli’den başlayıp Bekirli-Doğanköy-Koçboynuzu karakol yanı-Yassıbahçe-Kuyluca’dan Bolaman ve Yalıköy arasında Laleli yolunu izleyerek Kale mevkiinden Fatsa’ya bağlanıyordu. Adnan Menderes dönemine kadar bu yol kullanılmış. Menderes döneminde sahil yolu hizmete girmiş. Eskiden bu yol mal yoluymuş. Ben askere gitmeden evvel bizzat bu yolun taş döşemesinde çalıştım. Giresunlu Emin Bey Efirli’den Doğanköy’e kadar olan yolun şefiydi. Doğanköy’den Yalıköy’e kadar olan yolun şefliğini ise Bekirli’den Şükrü Bey yapmıştı. İki şefin de emrinde hem Doğanköy taraflarında hem de Kuyluca taraflarında çalıştım. Yola plakaj-taş döşemesi yaptık. Taşlar at arabalarıyla buralara getirildi. Taşları balyozlarla kırıp el arabasıyla yolun kenarlarına döküp döşeme yapıyorduk. Yolun üzerini kumlardık, sonra taşı yerleştirirdik. Çünkü yol çamurlu çoraklı idi. Yolun genişliği 4 metre olarak planlanmıştı. Yan yana 4 kişi bir sırada çalışıyorduk. Çalıştığımızın karşılığında bizlere günlük yevmiye veriliyordu.

Biz yolda taş parke döşeme yapmadan önce yol çok bozuktu. Yağmur yağdığında fena halde çamurlanıyordu ve ulaşımı sekteye uğratıyordu. Kuyluca’da çalıştığımız sıralardı. 16-17 yaşlarındaydım. Muhtemelen yıl 1947. Başımızda Şükrü Bey vardı. Bize bir haber geldi ve Dikilitaş’ta kaza olduğu söylendi. Bu haber üzerine paydos ettik. Kaza bir sonbahar vaktinde öğle vakitlerinde olmuştu. Baktık ki Giresun plakalı bir kamyon şarampole yuvarlanmış. Bu kamyon Fatsa tarafından gelen uzun burunlu bir kamyon olup üzerinde ayakları bağlı bir at yavrusu ve beş on kişi, şoför mahallinde ise 2-3 kişi vardı. O gün hava sisli ve dumanlı idi. Yolun çamurlu olması da buna eklenince araba virajı alamayıp yani şoför viraja sert bir giriş yapınca arabanın önü duvara vurmuş. Bunun üzerine muavin arabadan inerek şoföre yavaş yavaş geri gelmesini söylemiş ama şoför ani bir hızla geri gelince araba yoldan çıkmış; kafa havaya kalkmış. Virajdan yaklaşık olarak 50 metre şarampole, Kör Hüseyin Gündüz’ün tarlasına yuvarlanmış. Yuvarlanmanın etkisiyle arabanın içindeki ve üstündekiler sağa sola savrulmuşlar. Kimi kafasından, kimi kolundan olmak üzere vücutlarının değişik yerlerinden yaralanmışlar. Ancak bu kazada bir kişi ölmüş. Bu adam arabanın muavinliğinde şoförün yanındaymış. Arabanın şarampole yuvarlandığını hisseder hissetmez kendisini kurtarmak için dışarı fırlayınca arabanın altında kalmış ve oracıkta can vermişti.

Dönemin Perşembe Savcısı ile Perşembe Müftüsü olay yerine gelmişler. Savcı olayın cinayet mi kazara mı olduğunu tetkik etti. Kazara olduğu konusunda rapor oluşturdu. Üzerinden çıkan kimlik kayıtlarında Edirne nüfusuna kayıtlı ve gayrimüslim bir Yahudi olduğu anlaşıldı. Ceset üzerindeki incelemede ayrıca sünnetsiz olduğu da anlaşıldı. Müftü bunun Müslüman olmadığını düşünerek Müslüman cenaze merasiminin yapılmasını uygun bulmadı. Yakınları da yanında olmayınca bu şekilde defnedilmesi istendi. Virajın alt tarafında bulunan çeşmenin yakınına defni gerçekleştirildi. O zamanlar orada çeşme yoktu. Adam ta Edirne’den buralara gelmiş; geziyor, muhtemelen istihbarat, ajanlık gibi faaliyetlerde bulunuyormuş. Ülkenin farklı yerlerine gidiyormuş.

Kimliğindeki bilgilere göre devlet yetkilileri Edirne’deki ailesine ulaşarak bilgi vermiş. Bir süre sonra köye bir bayan ile yanında yoldaşı-akrabası olduğu söyleyen bir erkek geldi. Kadın ölen kişinin eşiymiş, modern görünümlü bir kadın. Elinde sigarasını tüttürüyordu.

Olayla ilgili bilgi aldıktan sonra cesedin defnedildiği yerden çıkarılması için mezarı kazan kişilerden yardım istedi. Mezarı kazan kişiler zaten oralıydı. Mezarı açtılar ve cesedi topraktan çıkardılar. Ceset 15-20 günde çürümüştü bile. Kadın bu durumu görünce bağırıp çağırdı. “Yazıklar olsun bu nasıl iş. Bir adama sahip çıkılmadı. Bizde olsaydı böyle olmazdı. Cesedi yıkamamışlar, sarmamışlar” dedi. Kadın köye gelirken Perşembe’de çinkodan tabut yaptırmıştı. Ceset içine konularak koku yaymaması ve akmaması için ağzı lehimlendi. Kendi getirdikleri taksi türü bir arabaya tabutu atarak oradan uzaklaştılar.

Şarampole yuvarlanan ve Kör Hüseyin Gündüz’ün tarlasına düşen kamyonu yola çıkarma imkânı olmadığı için sahipleri olduğu yerde sökerek parça parça alıp götürdüler. Bu olaydan sonra kazanın gerçekleştiği Dikilitaş mevkii -Mezar taşlarından dolayı buraya Dikilitaş denilmiş- Yahudi virajı olarak anılır oldu.

Bu olaydan birkaç ay sonra kış mevsiminde aynı yerde Alucralı Şerefoğlu Kazım diye biri soğuktan buymuş (donmuş) ve ölmüş. Kıbleye dönük, elinde çuvalından örtünmek için bir şeyler alırken. Kimsesi yokmuş ya da almaya gelen olmadı. Dikilitaş mezarlığına defnedildi. Kazım’ın gözünde biraz amalık olduğu söylendi.

 

 

                                                                                                        Adnan YAZICI
                                                                                                       Perşembe/ORDU

                                                                                                [email protected]



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?