Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali IRMAK

Ali IRMAK

14 MARTIN HİKMETİ

Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. 14 Mart  1827 yılında II. Mahmut’un emri ve Mustafa Behçet Efendi’nin katkılarıyla batılı anlamda ilk tıp mektebinin kurulması ile tıp tarihimize ilk kez geçmiştir.

“14 Mart” tarihinin 1827 yılında başlayan macerası; 1919 yılında İstanbul’ un işgal eden emperyalist İngiliz  askerlerini  protesto etmek maksadıyla 3. Sınıf tıbbiye öğrencisi Hikmet Bey ve önderliğindeki tıbbiyelilerin okulun iki kulesi arasında Türk Bayrağı asmaları ile devam etmiş ve tarih sayfaları bir kez daha 14 Mart’ ı farklı renklerle yazmıştır.  İngiliz birlikleri okulun kuleleri arasına asılan Türk Bayrağı karşısında şaşkına dönmüşlerdir. Bayrağı gören halk arasında ise büyük  bir coşku yaşanır.

Bu coşku tüm İstanbul’ a yayılamadığı gibi tüm ülkeye de yayılamaz. Ülkenin zor şartları kurtuluş ümidi olanların da heveslerine ket vurmaktadır. 1919’lu yıllara gelindiğinde artık memleket işgal altındadır. Halk savaşlardan yılmış, hastalık, fakirlik ve  en kötüsü de umutsuzluğun içerisinde kaderini beklemektedir.

Tıbbiyeli 3.sınıf öğrencisi Hikmet Bey’in vatan aşkı ve 14 Mart 1919’daki coşkusu; onu Sivas kongresine sürüklemiştir.  Sivas Kongresi’ ne katılmak üzere Tıbbiyeliler aralarından iki arkadaşlarını seçerler ve aralarında onlar için yol parası toplarlar. Ancak toplanan para bir kişinin yol masrafını karşılayacak kadar olunca Hikmet Bey’ in gitmesine karar verilir ve Hikmet Bey, Sivas Kongresi’ ne tıbbiyeliler adına katılır.

Mustafa Kemal; Sivas Kongresi’nin istediği coşku ile devam etmemesinden rahatsızdır.  Hikmet Bey de  Sivas Kongresi’ndeki tartışmalar sırasında manda ve himaye gibi kelimelerin telaffuz edilmesinden rahatsız olur ve Tıbbiyeliler adına;  Mustafa Kemal Paşa’ ya seslenir;

“Paşam, muharrası(temsilcisi) bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar var ise, bunlar her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve tekbih (kınama) ederiz.  Farz-ı mahal; manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’ i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’ in (lanetleriz) ederiz. “ der.

Mustafa Kemal Paşa; kendisine yapılan bu hitaptan çok heyecanlanır ve cevaben şunları söyler;

Mustafa Kemal, “Evlat, müsterih ol. Gençlikle kıvanç duyuyor, gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm  Tarihimize geçen ve artık damarlarımızda akan kanın bir hücresi olan bu dört kelime Hikmet Bey’ e cevaben Atatürk tarafından işte tam da o gün söylenir. 18 yaşındaki Hikmet Bey bir anda kongredeki havayı değiştirir.  “Ya İstiklal Ya Ölüm” ;Sivas Kongresi’nin en önemli sonucu olarak ortaya çıkar ve Sivas Kongresi bir anda coşkulu bir hal alarak herkesin içindeki umut ışığını alevlenir.

14 Mart 1919’ un  genç Hikmet’ i Kurtuluş Savaşı boyunca vatana hizmet  ettikten sonra İstanbul’ a dönmüş ve eğitimini tamamlamıştır. Teğmen rütbesi ile göreve başlayan Hikmet Boran çeşitli Asker Hastaneleri’nde  görevlerde bulunmuş,  o dönemde halkımızı kırıp geçiren tifüs hastalığına karşı aşı geliştirmek için çalışmalar yapmış hatta hekim arkadaşları ile birlikte kendisini de denek olarak kullanmıştır.

Tabip Yarba Hikmet Boran;  1944 yılında Sarıkamış’ da; karda mahsur kalmış olan askerlere yardıma gittiğinde akciğerlerini üşütür.  Tedavisi için İstanbul’daki Sanatoryum Hastanesi’ ne sevk edilse de burada 1945 yılında vefat eder. 1901 yılında Balıkesir Savaştepe’de doğan Hikmet Boran’ın tarihe damga vuran yolculuğu 1945 yılında son bulur ve adı Kurtuluş Savaşı ve Devrim Tarihi’ ne altın harflerle yazılır.

Atatürk’ ün Cumhuriyeti ve devrimleri  emanet ettiği, inancını da “Gençliğe Hitabe” ile dile getirdiği gençlik Hikmet Boran’lardır.  “Ya İstiklal Ya Ölüm” bu gençliğin ateşlediği bir fitildir. 14 Martın Hikmet’ i bir kahramandır.

14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.