Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

15 GRAM İLAÇ KAÇ ARABA YAPAR?

Bir önceki yazımda yeni bir ilacın eczane raflarında yer almasının ne kadar masraflı ve uzun bir süreç gerektirdiğini anlatmıştım. Batı toplumlarında bilimsel çalışmalar refah seviyesinin oluşmasına nasıl katkıda bulunuyor ilaç araştırmalarıyla örnek vereyim

Ülkemizde yılda 15 gr eritropoetin (kan hücrelerinin yapımını arttıran binlerce kalem ilaçtan biri) kullanılmakta. Bu ilaç için 15 yıl önce yılda yarım milyar liranın çok üzerinde para ödüyorduk. Bu paranın karşılığı olarak yaklaşık 20 bin araba veya 400.000 televizyon üretmemiz gerekiyordu. 

Her yıl ağustos ayında tüm bir Orta Karadeniz'de yüz binlerce insan fındık hasadı için hummalı bir çalışma içine giriyor. Fındık önemli bir tarımsal gelir kalemi. Kilosunun bu günlerde 10 bin lira olduğunu düşünürseniz bu parayı kazanmak için üretilmesi gereken fındığı ve istihdam edilecek kişi sayısını hesaplamayı size bırakıyorum. 

Başka örneklerde verelim; Astım tedavisinde kullanılan iki adet ürünün dünyada yıllık satış rakamı yaklaşık 150 milyar dolar. İleride bulunabilecek bir AİDS aşısının 2 milyar hedef kitlesi ve en az 100 dolar ücreti olacağı düşünülmekte. Bunlar tek bir hastalıkla ilişkili rakamlar. Yüzlerce benzer örnek verilebilir. 

Çoğumuz milli takımın kadrosunu eksiksiz sayarız. Milli takım gol attığında yer yerinden oynar ve kimi zaman sevinç gösterileri onlarca cana mal olur. Atılan gollerin ekonomimize gözle görülür faydası yoktur, işsizlik rakamlarını etkilemez. Sadece birkaç akıllı futbolcu kazandığı paralarla kendisini ve ailesini abat eder, bir çoğu da gençlik ateşinin ve erken gelen şöhretin etkisiyle paraları gece alemlerinde saçar. 

Aramızda kaç kişi Cezmi Akdiş ve Mübeccel Akdişi tanır? Her yıl bizleri kırmayarak ulusal tıp kongremizi onur konuğu olarak katılan bu karı koca bilim insanlarımız İsviçre'nin Davos şehrinde Zurih Üniversitesine bağlı olarak alerji ve immünoloji konusunda tüm dünyanın ilgisini çeken çalışmalara imza atıyorlar. Bu hastalıkların tedavisine yönelik yeni buluşların milyarlarca dolar pazar değeri olacağından bahsetmeye gerek yok sanırım. 

Cezmi Bey Cumhurbaşkanlığınca verilen yılın bilim adamı ödülünü almıştı. Bakmayın Davos’un bu kadar meşhur bir yer olduğuna. Nüfusu memleketim Fatsa’nın yarısından bile az. Burada ülkemizden çok sayıda bilim insanı bilimsel çalışmalara katıldı ve güzel işlere imza attılar. Gelişmiş ülkelerde bilim adamları sözleşmeli personel olup hesap verme durumundadırlar.. Başarıları ve çalışmaları yakından takip edilir. Ayrıca bir holding gibi buluşlarını pazarlayabilirler. Ülkemizde doçent olduktan sonra kimsenin yeni bir çalışma yapmasına, rahatını bozmasına gerek yoktur. 60-65 yaşına kadar çalışmadan kadro işgal edebilir ve maaşlarını alabilir. Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ama…. 

Dünyada yeni ilaç üretimi için yıllık 90 milyar dolara yakın AR-GE maliyeti vardır. Ülkemizin bu konudaki yıllık harcaması birkaç yıl öncesine kadar yaklaşık 50 milyon dolar civarındaydı. Ülkemizde sanayi belli bir yere gelmiş arabaların, elektronik ürünlerin çok büyük bir bölümü yerli kaynaklarla üretilebilir hale gelmiştir. Artık refah ve zenginliğin ana kaynağına orijinal molekül ve patentli yüksek teknolojilerin üretildiği lige yükselme vaktimiz geldi. Bu sanıldığı kadar kolay değil. İlkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitim sistemimizin gözden geçirilmesi lazım. Öncelikle bilimsel olarak hesap verebilen, şeffaf, demokratik, sanayi ile dirsek temasında özerk yönetimleri olan üniversitelere ihtiyacımız var. 

Bu yıl Ordu’da çoluk çocuk yüz binlerce kişinin ağustos sıcağında çalışarak ürettiği bütün fındığın parası ne işe yaradığı tam olarak bilinmeyen, muhtemelen kanser hastalarının çoğunda ömrü uzatmayan fakat hekimler tarafından kullanılması için ilaç sektörünce yönlendirilmiş çalışmalar olan sadece bir kalem ilaca gidecek.

Bu ilacı bulan insanların sayısı da bir elin parmağını geçmez.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?