Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

16 Yıllık  Hukuk Mücadelem; Hepiniz Bana Borçlusunuz...

Leoparın kuyruğunu tutma, tutarsan bırakma der eski bir Zimbabwe atasözü.

Yaklaşık 17 yıl önce Ankara’da girdiğim bir sınav dönüşü otobanda uyuyakalmış,  hanımın çığlığıyla refleks olarak frene basmama rağmen önümde duran  arabaya hızla çarpmıştım.

2 yaşındaki  oğlum çarpmanın şiddetiyle ön tarafa fırlamış ve ön koltukların arasına sıkışmıştı. Emniyet kemerim takılıydı ve eşimdeki bazı morluklar dışında arabanın önü tamamen dağılmasına rağmen  kazayı ucuz atlatmıştık. 

Bir süre sonra nasıl olurda bu şiddette bir çarpma sonrası hava yastığı açılmaz sorusu aklıma takıldı.

Danıştığım  teknik bilgiye sahip  insanlar hava yastıklarının açılması gerektiğini söyleyince dünya devi otomobil firmasıyla irtibata geçtim.

Çarpma öncesi   ani  frene basıldığı için  arabanın yere yaklaşması sonucu  yukarıdan gelen darbeye bağlı olarak  hava yastıklarının açılmadığını söylediklerinde kulaklarıma inanamadım. Ne yani hava yastıkları açılsın diye frene basmamak mı lazım?

Almanlar daha profesyonel insanlar derdimi anlatınca olumlu yaklaşırlar diye Almanya’daki merkezle yazışmama rağmen bir sonuç alamadım.

Tek beklediğim benim ülkemde büyük paralar kazanan bu firma tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kâle alındığını hissetmek, ufak bir sempati gösteren davranış  ve özürdü...

Danıştığım avukatların çoğu mahkeme süreçlerinin çok uzun sürebildiğini ve genellikle sonuç alınamadığını söyledi. 

Yıl 2000... Tabi o zamanlar mevcut parti iktidarda değildi ve  şimdiki gibi  bağımsız, cesur ve hızlı, adil kararlar veren tüketici mahkemeleri, İnsan hakları tazminat komisyonları  yoktu. 

Milli gururum incilmişti ve sonuç ne olursa olsun hukuk yolunu zorlamaya karar verdim.

Lafı uzatmayayım. Ticaret mahkemesinde davayı açtım.

İlk  bilirkişi heyetinin raporu lehime sonuçlanınca oldukça umutlandım. Sonrasında yeni tüketici mahkemeleri kurulunca dava başka mahkemeye alındı ve yeni mahkeme tekrar bilirkişi raporu istedi. 2’nci bilirkişi raporu da lehime gelince mahkemenin hızla sonuçlanacağını düşündüm.

ABD veya Avrupa’da elinde 2 bilirkişi raporu olan bir tüketiciyle uzlaşmak için firmalar ne taklalar atmaz ki? Fakat firmanın tavrında en ufak bir değişiklik yoktu...

Hepimiz sanırız ki insanlığın yüz karası kölelik sisteminin sorumlusu  sömürgeci batılı ülkelerdir...  Lakin bu sistem kendi insanlarını  yakalayıp batılılara satan kabile reisleri ve Afrikalı krallar sayesinde  ayakta kalabilmiştir. Yüz yıllar boyunca bu aşağılık kompleksi ve teslim olma psikolojisi değişik tonlarda doğu dünyasında hâkim  renk olmuş ve batılıların bize bakışını şekillendirmiştir...

Mahkemenin kaçıncı yılıydı hatırlayamıyorum, nedense 3’üncü bir bilirkişi raporuna daha ihtiyaç duyuldu ve bu sefer görevlendirilen heyet aracı görmeden aleyhte rapor düzenledi. Bilirkişi heyet kararlarında 2-1 öndeyken  mahkemeyi kaybettim. Şirket avukatlarının zaten ne bekliyordun der gibi o bakışlarını  hiç unutamıyorum.

Konuyu Yargıtay’a taşıdım ve maalesef davanın 7 veya 8’inci yılında Yargıtay sürecini de  kaybettim. Uzun mahkeme sürecinden ve alınan kararlardan dolayı adil yargılanmadığımı düşündüğüm  için davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdım. Yıllar sonra AİHM sizin ülkenizde bazı başvuruları tazminat ödemek suretiyle çözümüne dair bir kanun çıkarılmış senin bu davana bu iş için kurulmuş Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu bakacaktır kararı aldı.

Ve davamın 16’ncı yılında bu komisyonun  bana tebliğ ettiği kararı sizinle paylaşmak isterim;

Makul sürede yargılanma hakkınızın  ihlal edildiğini göz önünde bulundurarak devletimizin size 4500 TL tazminat ödemesini uygun görüyoruz. Diğer konuda şikayetiniz hakkında karar verilmesine yer yoktur...

Bu olayı sizlerle  paylaşmak istedim çünkü  davayı  ülkemin onurlu tüketicileri için açtım.  Makul sürede yargılanmadığım için devletimin takdir ettiği tazminatı firmadan değil sizlerin ödediği vergilerden alacağım...

Ve karardan son bir not; Tebliğ tarihinden 15 gün içinde itirazınızı...

16 yılın ve onca masrafın sonunda devletim bana 4 bin 500 TL tazminatı uygun görmüş çok şükür fazlasında gözümüz yok

Lakin artık benim felsefem leoparın kuyruğunu tutma, böyle bir aptallık yaptıysan  hemen özür dile ve oradan mümkün oldukça hızlı kaç.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?