OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Ah Halil Yüzbaşım Ahh... Tarihe Gömsek Sığmazsın

7 Temmuz 2015 tarihinden bu yana Genel Kurmayın açıklamasına göre 377 şehit vermişiz. Şehitlerimizin hemen hepsi maaşlı profesyonel asker ve polis. 30 yıllık PKK ile  mücadele tarihinde şehit sayısının  en yüksek olduğu dönemlerden birini yaşıyoruz.

Bu şehitlerden birisi Jandarma Yüzbaşı Halil Özdemir’in  yürek burkan hikayesini  yayınladı Genel Kurmay.

Evlilik töreninde ve Teğmen rütbesiyle çekilmiş tertemiz güleç yüzlü fotoğrafları basında yer aldı.

Yıllar önce doktor olarak görev yaptığım Gümüşsuyu asker hastanesinde askeri okula girmek için can atan saf temiz delikanlılardan biriydi belki de. Yaşadıkları heyecanı gördükçe önlerindeki zorlu günleri düşünüyor bazen hüzünleniyordum onlar için.

Durumun hiç bu kadar kötü olacağını, terörün dağlardan şehre ineceğini düşünememiştim şimdiye kadar. 

O gençler benzerine daha önce Cumhuriyet tarihinde rastlamadığımız  şehir harbleri yaşıyor birilerinin sayesinde. Belki de Çanakkale gibi göğüs göğüse muharebelerin olduğu  kim bilir ne kahramanlık öyküleri gün yüzüne çıkmayı bekliyor.

Her nesil kendinden sonra gelen neslin kalitesini ve vatan sevgisinin derecesini sorgular. Bu mesele  eskiden de üstsubay olarak bizimde çok sık  aramızda konuştuğumuz bir konu.

Yeni nesil çok bencil, menfaatlerine  düşkün, eskilerin vatan sevgisi ve fedakarlıkları nerede, bunların ki nerede?

falan filan…

Yüzbaşı Halil’in öyküsüne dönelim.

Diyarbakır Sur da ki çatışmaların bitmesini takiben Nusaybindeki operasyonlar için görevlendirilmiş.

24 Mart'ta, çıkan çatışmada ayağına gelen şarapnel parçasıyla yaralanmış. Aynı  Çatışmada bölüğünden  Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır ve Uzman Çavuş Yıldırım Oflaz şehit olmuş.               

Tedavisinin ardından taburcu edilen Yüzbaşı Özdemir, kendisine verilen istirahat raporunu kabul etmeyerek doktora, "Ne istirahatı bu? Şimdi istirahat zamanı mı? Biraz evvel kardeşlerimi şehit verdim, kollarımda şahadet mertebesine yürüdüler. İstirahat bana haramdır, lütfen raporumu iptal edin." diyerek birliğine katılmış.    

Durumunu soran komutanlarına "Çok iyiyim. Küçük bir demir parçasıydı, hemen çıkardılar. Pansuman yaptılar. Sapasağlamım  karşılığını vermiş  ve ertesi sabah pansumanlı ayağına bir numara büyük bot  giyip erkenden bölüğünün başına geçmiş.           

Yüzbaşı Halil Özdemir, komutanı olduğu bölüğünün onsuz operasyona çıkmasına razı olmamış ve bölüğünün başında operasyonlara devam etmiş…

Kahraman Yüzbaşı, şehit olana kadar 3 gün boyunca çektiği acıyı saklamış.               

Silah  arkadaşları, topallamasına rağmen birliğinin başından ayrılmayan Yüzbaşı Özdemir'in yaşadıklarını "Arada bir gözlerini yaşlı görüyorduk, kendisine sorduğumuzda 'Şehitlerimize üzülüyorum.' diyordu. Evet, çok üzülüyordu ama bu tür acıları içine gömen bir komutandı, ağlamazdı. Sur’da da çok üzüldü ama hiç ağlamadı. Gözündeki o yaşlar şimdi anlıyoruz ki ayağındaki yarasından dolayı çektiği acıdandı, yarasının acısındandı." diye anlatmış              

Yüzbaşı Özdemir, 27 Mart'ta istirahatlı olmasına rağmen bölüğünün başında çıktığı operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan çatışma sonucunda şahadet mertebesine ulaşmış…

Meğer şu Üniformayı giyen ne koç yiğitler varmış da  farkında değilmişiz.

Her şeyin para, makam ve menfaatle ölçüldüğü, vatan sevgisinin siyasilerin ağzında sakız olduğu bu çağda...

Halil yüzbaşımın öyküsünün  Çanakkale şehitlerinin öyküsünden aşağı kalır yanı var mı?

Bunca hainlik hırsızlık ve ahlaksızlığa rağmen bu memleket neden parçalanmıyor anladınız mı?

Bizler Halil Yüzbaşıya layık değiliz.

Sana  dar gelmeyecek makberi kimler kazsın. Belli ki gömsek tarihe sığmazsın…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.