OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Al Sana Din-İman, Ver Bana Güç ve İktidar

Terörden tutun  ekonomiye  bir sürü içinden çıkılmaz problemlerle boğuştuğumuz şu günlerde sayın meclis başkanından gündemi kilitleyen ‘’Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır, dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım…” açıklamaları geldi.

Ve eklemiş ekselansları  Ben evvela yarı başkanlık  diye düşünüyordum. Sonra baktık ki  başkanlık sistemi lazım. İki başlılık olduğu anda istikrar olmaz...

Aslında öyle demek istememiştik gibi  bildik çevir kazı yanmasın  tarzı açıklamalar çok geçmeden basında yer aldı. Attılar kamuoyunun önüne  bir yumak oynatıyorlar bizi

Çocukken bende böyle yapardım. Bedeni işlerden nefret eder, ne zaman angarya dayatsalar kaytarmak için ipe un serer  saçma sapan hareketler yapıp işi yokuşa sürerdim.  Ortanca dayım bir şey  taşıtmak istese en üstteki parçayı değil, en alttaki parçaları  çekiştirir, onu kolayca sinirlendirip kendimi kovdururdum.

Belli ki arkadaşların  artık hiçbir problemi çözmek gibi niyetleri yok. Yeni anayasa tartışmalarına en olmaz yerinden giriştiler.

 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sonrası daha önce her fırsatta en yetkili ağızlardan iltifatlar yağdırdıkları cemaati şeytanlaştırarak onların üzerinden tüm muhalif kesimlere gözdağı verilmeye başlandı.

İslam tarihinde geçmişte de yaşanan  rakibi şeytanlaştırma, din dışı ilan etme gibi psikolojik harp taktikleri her türlü operasyonlarda tüm hukuk kuralları  hiçe sayarak acımasızca kullanıldı. Geçmişte en yakın müttefik ve dostu olanlara  bunu yapanlar toplumun diğer kesimlerine neler yapmaz.

Cemaate karşı kullanılan kayyum atama yoluyla basın yayın organlarına, ticari kurumlara  el koyma riski Doğan ve Koç grubu  içinde söz konusu. Bu grupların PKK’yı ve gezi eylemini destekledikleri  bahanesi havuz medyası yoluyla her daim taze tutuluyor.

Düştükleri durumdan kendileri bile memnun değil ama o kadar çok suça bulaştılar ki normal demokrasi ve hukuk devletine dönme imkanları yok.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın onayının alınması, fiili bir başkanlık ara rejimini getirdi. Belli ki başkanlık ile alınacak dünyevi güçler bile beklentileri karşılamamakta. 

Mevcut anayasada yer alan kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz maddesi  orada dururken  bile bunları yapanlar dünyevi güçlere ilave manevi yaptırım gücünü de eline geçirirse  bu gücü nasıl suiistimal edebileceklerini  düşünmek bile istemiyorum. 

Bütün bu tartışmalar sınırsız iktidar arayışının bir sonucu.

Sorum şu: Kafanızdan geçen yönetim tarzının bu ülke insanına ne gibi bir faydası olacak.

58 İslam ülkesinin toplam üretiminin bir Almanya yapmadığı,  yanına bir parça eşya alanın  kendini Avrupa’ya atmaya çalıştığı darmadağın olmuş İslam coğrafyasında  idolünüz hangi ülke?

Arap monarşilerinde olduğu gibi yüksek duvarların arkasında, yüzlerce odalı saraylarda  sorgulanamayan, günah işleme özgürlüklerini sonuna kadar kullanan bir iktidar tayfası, gözlerden uzak çılgın hayatlarına devam ederken ve gerektiğinde bu hayatı batıya taşırken bizlerde kömür, makarna gibi sosyal yardımlara, dönüm ve mazot parasına şükredeceğiz.

Çok acil sınırsız kontrol edilemeyen güç lazım. Bu güç normal demokrasilerde yok.

Yemezler beyler… 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.