Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Ali El-Hadrani Hazretleri Askerde

Ali El-Hadrani hazretleri günlerdir nefis terbiyesi yolunda aç susuz çöllerde dolaşıyordu. Yakınlardan gelen  köpek havlamalarını duyunca  belkide bu köyde ne zamandır canımın çektiği yumurtaı  bulabilirim  diyerek usulca mescide doğru yöneldi.

Köye uzunca zamandır bir hırsız dadandığı için ellerinde sopalarla nöbet tutan ahali tanımadıkları bu adamı görünce insafsızca vurmaya başladılar. Yahu yapmayın etmeyin demeye kalmadan eli yüzü kanlar içinde kaldı. Bir ara köylülerden biri kendisini tanıyıp durun yapmayın bu meşhur evliya Ali El Hadrani hazretleridir deyince herkes büyük bir mahcubiyet  içinde kendisinden özür dilemeye ve elini öpmeye başladı. O ise hayır hayır özür dilemeyin ben bunu hakettim, nefis terbiyesinden vaz geçip nefsimin arzu ettiği yumurta için köyünüze geldiğimden dolayı başıma bunlar geldi……

Dlü…Dlü…. (Telefon sesi),

Kızım ne var. Hocamla dizi seyrederken rahatsız edilmeyeceğim demedim mi ?

Efendim bu gün biliyorsunuz bankacılarla kredi anlaşması  için önemli bir toplantınız var. Ayrıca gazetemizde yazar olarak işe başlayacak bir beyefendi sizinle görüşmeye geldi..

Peki kızım az sonra gönder

Hocam elinize sağlık dizi çok güzel olmuş. Yalnız işinize karışmak gibi olmasın da aklıma bir şey geldi. Bilirsiniz eskiden Cin Ali serisi vardı, halkımıza bu mesajları daha güncel şekilde vermek için acaba Ali El Hadrani okulda, askerde, müteahhit veya bürokrat gibi güncel tiplemeler yapsak iyi olmaz mı? Düşündüm de şu müteahhit ve bürokrat tiplemelerine şimdilik girmeyelim. Siz bu işi olgunlaştırın yeni diziye bir önce başlayalım..

Oooo Cemal Bey hoş geldiniz buyurun sonunda tanışabildik…

Hoş bulduk efendim bunlar gazetenizde işe başlamam için ve hakkımda takdir edilen maaş konusunda referans yazıları

Bu ne Cemal Bey bu maaşı ödememiz mümkün değil.

Olur mu efendim. Bizler fikir işçisiyiz. Hem savunmamız gereken çok ağır bir dava var. Biliyorsunuz bu günlerde ne kadar çok hakaretlere maruz kalıyoruz.

Midesinin asidi yüzüne yansıdı ve ağzına 2 adet talsid attı. Peki peki hallederiz deyip yeni köşe yazarını kapıya kadar yol etti. 

Kızım toplantı hangi restorandaydı?

Yine mi aynı restoran orada Istakoz Sashimi den başka doğru dürüst yenecek bir şey yok. Birkaç gündür nefsi ne kadar da portakallı pekin ördeği arzuluyordu halbuki..

Bu kredi anlaşması onun için çok önemliydi. Gazete ve televizyondaki çalışanların maaşını 5 aydır ödeyemiyordu. Birde şu yeni gelen köşe yazarlarının astronomik maliyetleri canını çok sıkmıştı.

Aslında bu tufaya düşmezdi ama mudilere dağıtılması gereken kar payı nedeniyle yıllardır biriken borçlar neredeyse yarım milyar doları bulmuştu.

Ne zaman ödeyebileceği de meçhuldü. Gerçi Allah razı olsun bu konuda yetkili kurumlar her türlü kolaylığı sağlıyordu ama yinede durum kritikti.

Şu kentsel dönüşümle ilgili konut ihalelerini halledeyim alıp başımı gideceğim buralardan dedi kendi kendine.. 

Yoğun bir günün sonunda tavanı aynalı dev plazma televizyonlu yatak odasında  yatağına uzanmış her zaman ki gibi uydu kanallarını hızlıca tarıyordu. Saçmalık dedi kendi kendine.

Ortalık  bitkisel ilaçlar, en hakiki  bal, arı sütü, polen reklamları yapan kanallardan geçilmiyor. Ne ara bütün tarikat ve cemaatler bu işe el attı ki diye düşünmeye başladı. Bu işlerde  büyük para var ama çok geç kaldık,  reklamlardaki din sömürüsü benim bile mide mi bulandırıyor dedi.

Midesi yeniden ekşidi. Mide ilacıyla birlikte uyumasına faydalı olan antidepresan, anksiyolitik ve Amerikan malı anti-aging ilaçlarından oluşan bir sürü hapı ağzına attı. Bünyesi artık dinsel kostümlerin sıkca  kullanıldığı bu maskeli baloyu, çadır tiyatrosunu  kaldırmıyordu.. Bir an önce buralardan gitmek gerek diye geçirdi tekrar içinden. 

Bu yazıyı yakın zamana kadar Akşam gazetesinde yazan Mehmet Ocaktan’ın

‘’Öyle bir zamanın içindeyiz ki dine, hayata ve hikmete dair bütün değerlerimizi makam, mevki ve servet için tedavüle sokar hale geldik. Oysa bize, mukaddes bildiğimiz değerlerin böylesine süfli işler için kullanılacağını öğretmemişlerdi’’ cümleleriyle birlikte değerlendirirseniz daha etkili olur sanırım. 

Yakında vijdan azabıyla bir sürü insan ortalığa içindeki safraları saçacak  galiba...

Not:  Sizinde bu günlerde Akifin şu şiiri bolca aklınıza gelmiyor mu?

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile...
Adem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.