OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Atom Fiziğine de  Profesörlüğe de Lanet Olsun

Adı büyük kendi küçük insanlar vardır.

Bazen bu insanları tanıyabilmek için yıllar geçmesi gerekir.

 

Doktor Doll'ün hikayesi de bunlardan biri. İlk okuduğumda aklıma kadın kokusu filminden hatırladığım şu efsane replik geldi

 

‘Hayatımda uzuvlarını kaybetmiş çok genç gördüm ama dünyadaki en dayanılmaz şey kesilip atılmış bir ruhtur. Onun için protez olmaz’

 

Dünya   Amerika’nın keşfi sonrası tütünle tanışmasına rağmen   sigaranın zararları  ve akciğer kanseri  ile ilişkisi 1950’ye  kadar  bilinmiyordu.

 

Doktor Richard Doll  sigara akciğer kanseri ilişkisini   bilimsel olarak ilk kez ortaya çıkaran isim olup  bilim tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı.

 

Lakin bilgi ve unvanını kendi menfaatleri için kullanan  doktor Doll’un  ölümünden sonra ortaya çıkan bazı gerçekler ahlak ve sağlam karakter sahibi olmayanların elinde bilimin ne derece suiistimal edilebileceğinin klasik bir örneğidir.

 

İngiltere’de 50’li yıllarda akciğer kanserinden ölümlerde geçmişe  göre muazzam bir artış dikkati çekmeye başlamış. 

 

Dr Doll akciğer kanserli hastaları normal insan gruplarıyla karşılaştırdığında  kanserli hastalarda sigara kullanımının yoğun olduğunu fark eder.

 

Bir yıl sonra 50 bin hekime bir anket yollayarak yeni bir çalışmaya başlar. O yıllarda hekimlerin neredeyse %90’ı sigara içmektedir. Hekimlerin takibinde akciğer kanserine bağlı  ölümlerin  sigara içenlerde içmeyenlere göre 17 kat fazla olduğunu ortaya koyar ve tütün -akciğer kanseri ilişkisini kesin olarak  kanıtlayarak yayınlar.

 

Sonraki yıllarda asbest işçilerinin genel topluma göre 13 kat fazla akciğer kanserine yakalanma riskine sahip olduğunu  belirler. Asbest sanayi iş verenlerinin  baskısına rağmen bu çalışmasını da yayınlar.

 

Bu başarıları sonrasında  akademide bir koltuk ve  çek defteri ile ödüllendirilerek  sir unvanı alır ve    kanser davalarında bilirkişi olarak ağzının içine bakılan bir hekim olur.

 

Vietnam savaşı sonrası kansere  yakalanan askerler 80’li yıllarda ordunun savaşta kullandığı sık ormanları kurutan ve yüz binlerce insanın ölmesine, 500 bin sakat doğuma  yol açan portakal gazı olarak bilinen bir kimyasal ajanın kendilerini kanser  ettiğini belirterek dava açarlar. Bilirkişi olarak doktor  Doll tayin edilir.

 

Portakal gazının kanser yaptığına yönelik veriler çok net olmasına rağmen Doll bu kimyasallar ile ilgili deneylerin sadece hayvanlarda yapıldığını ve son derece zayıf bir kanserojen olduğunu belirterek  bu maddenin kanserojen olduğuna dair geçmiş çalışmaların bilimsel değerinin olmadığını belirtir.

 

Portakal gazını  üreten Monsanto şirketi davadan hiç zarar görmeden kurtulur.

 

Sonraki yıllarda  yapılan çalışmalarda   Vietnam’da kimyasal ilacın yoğun püskürtüldüğü bölgelerde savaşanların % 110 daha yüksek oranda Lenfoma’ya yakalandığı, denizcilerde bu alanlarda savaşanların  akciğer kanserine yakalanma oranının  %58 daha yüksek olduğu belirlenir.

 

Bundan 2 yıl sonra kullanılmış nükleer yakıtı işleyen fabrikaların çevresinde yaşayan çocuklarda kansere yakalanma oranının yüksek olduğu,  annesi nükleer yakıt işleyen fabrikalarda çalışan çocuklarda daha yüksek oranda kan kanserinin ortaya çıktığı yayınlanır. Çocukları lösemi olan iki ailenin davasında  Doll bilirkişi atanır ve lösemi radyasyon arasında herhangi bir ilişki olmadığını raporlayınca aileler davayı kaybeder.

 

Adamımız durmaz. Alışmıştır paraya. Doksanların sonunda  plastik kaplarda bulunan vinil klorür ile uğraşan işçilerin beyin  ve karaciğer kanserine yakalandığını belirten çalışmalar yayınlanınca davalar açılır ve firmalar   Doll’un yaptığı sonuçların anlamlı olmadığına yönelik çalışmaları gösterilerek mahkemeden aklanır. Oysa Doll yaptığı çalışmada sadece genç işçileri katmış (maruziyet yılı az olan) ve tehlikeli olan bazı kimyasalları çalışmasına almamıştır.  

 

Yıllar önce tütün ve asbest ile akciğer kanseri arasında ilişkiyi saptayıp cesaretle  halkın yanında yer alan bir doktor  neden  şirketlerin tarafına geçmiştir.

 

Bunun sebebi ancak ölümünden bir yıl sonra    1979’dan 1987’ye kadar portakal gazını üreten şirkete  günlüğü 1500 dolardan danışmanlık yaptığının ortaya çıkması sonrası anlaşılmıştır.

 

Bilgi şüphesiz büyük bir güçtür.  Gücün para ve çıkar düşkünü , ahlaki zaafları olan insanların eline geçmesi  çocuklarını kansere kurban veren  birçok insan için olduğu gibi  bir felakettir.

 

Ön ekleri büyük kendisi küçük adamlar  nice hayatları bir imza ile  mahvedebilir.

 

Yazıma efsane replikle başladım, hemşerimiz  Kadir İnanır’ın bir repliği ile bitereyim; Atom fiziğine de profesörlüğe  de lanet olsun..

 

Keşke Dr Doll’ de bilimle uğraşacağına  Ceza Filmin deki Prof. Ali  gibi kumarbazlık  itlik hergelelik  öğrenseydi.  İnsanlığa bu kadar zarar veremezdi. 

Bazıları hiç okumamalı…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.