Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Ayıdan stratejik ortak mı olurmuş?

 

Seksenli yıllarda soğuk, karanlık bir kış gecesi  Karadeniz açıklarında   çok sayıda tekneye ait ışıklar görmüş ve  ciddi ciddi Sovyet işgalinin başladığı korkusuna  kapılmıştım. Balıkçı teknelerinin ışıkları yüzünden büyüklerinde kısa süreli  bir panik yaşadığını  hatırlıyorum. Nede olsa Fatsa Türkiye'de stratejik bir konumdaydı ve Rus işgalinin Fatsa'dan başlayacağına inananlar vardı. Ne zaman elektrikler kesilse fısıltı gazetesi Rus, Bulgar gizli servisleriyle iş birliği yapan silah kaçakçılarını suçlardı.

Yeni neslin  soğuk savaş ruh halini anlayabilmesi mümkün değil.

Az çok okumuş yazmış  yaşı 50’yi devirmiş olanlar çocuklukta yaşadığım o  hissi bilir. Bir önceki yazımda (Çok yaşa Stalin)  Sovyet korkusu ve tehditleri sonucu batıyla nasıl stratejik ortaklık kurmak zorunda kaldığımızı ve bu sayede çok kaliteli olmasa da demokratik bir yaşama geçtiğimizi yazmıştım.  Stalin korkusu  sayesinde bu gözler devletin tek kanalında da olsa parti liderlerinin adil bir şekilde açık oturumlarda kozlarını paylaşabildiklerini ve seçim sonuçlarına razı bir şekilde gönül rahatlığıyla muhalefete çekile bildiklerini gördü. 

O yıllarda Komünist Rusya sanki farklı bir gezegende, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz karanlıklar ve korku imparatorluğuydu.

Hâlbuki Ruslar Amerikalılarla girdikleri silahlanma yarışında sıfırı tüketmiş, ekonomik iflasın eşiğine gelmiş, saplandıkları Afganistan bataklığından nasıl çıkacaklarını düşünen, parasız-pulsuz zavallı insanlarmış. 

Sovyetlerin yıkılması sonrası kırık dökük Lada marka arabalarıyla ellerinde ne varsa satmak için memlekete hücum eden Gürcüler sayesinde gerçeklerle tanıştık.

Yağmalanan ve çökmüş Rusya’yı  ayyaş Boris Yeltsin'in elinden kurtarmak ve eski gücüne tekrar kazandırmak için Kremlin kodamanları tarafından hazırlanmış bir proje olan  Putin halkın önüne konulmuş ve sonrasında KGB - ordu yöneticileri ve eski bürokratlar yönetimde  yerlerini tekrar almışlardı. Rusya'nın şu anki bütün üst düzey yöneticilerinin  eski Sovyetler Birliği duruyor olsaydı muhtemelen yine yönetimde olacağı söylenir.

Rusya'da neler döndüğünü ve Putin'in kafa yapısını anlatan ''İçmeyen bir sevgili isterim'' başlıklı yazımda, Rusya'nın aslında formalite seçimler sonucu kukla milletvekillerinin parlamentoya doluştuğu demokrasi görünümlü bir diktatörlük olduğunu örnekleriyle anlatmıştım. Zaten Putin’in kendisi de demokrasinin geleneksel olarak Rusya’ya uyumlu bir yönetim tarzı olmadığını açıkça dile getirmeye başlamış.

Şimdi bazıları Ruslarla yeni bir stratejik ortaklıktan bahsederken nasıl bir ülkeyle karşı karşıya olduğumuzu tekrar hatırlatayım istedim.

Stratejik ortaklık için AB bakanlığının Erasmus programı ile ilgili sitesinde Yerel/bölgesel, ulusal veya uluslararası düzeyde yenilikçi uygulamaların geliştirilmesi, transfer edilmesi ve/veya uygulanması amacıyla, program üyesi ülkelerdeki grup/kuruluşlar arasındaki stratejik işbirliği diye uzayan  bir tanımlama yapılmış.

Yenilikçi uygulamaların geliştirilmesi, transfer edilmesi amacıyla iş birliği…

Stratejik ortaklık yapılması istenen Rusya'nın insani gelişmişlik, ekonomi ve hukuk, özgürlükler karnesini incelersek;

2016 Küresel Refah Endeksi sıralamasına göre Rusya. Kişisel özgürlüklerde 141, sağlıkta 101, siyasi ortamda 108, sosyal sermayede 116, güvenlikte 119’uncu sırayı almış (Toplam 149 ülke arasında  Türkiye 78, Rusya 95’inci )

Uluslararası Şeffaflık Örgütü  tarafından yayımlanan Yolsuzluk Algılama Endeksi 2016 raporuna göre  176 ülke arasında 131’inci, basın özgürlüğünde ise 148’inci olmuş

Şu ülkeye bakın her türlü insani gelişmişlikte nal topluyor. Değil stratejik ortak, Allah düşmanıma böyle dost vermesin.

Uzun süren komünist rejimin ülkenin sosyal  sermayesini tüketmesi ve çevre felaketlerine  yol açması Rusya için içinden çıkılması zor problemler.

Rusya’da  alkolizm, düşük sağlık hizmetleri ve çevre kirliliğinin sonucu mu bilinmez çok yüksek oranda anormal bebek doğum oranlarına rastlanmaktadır. Bütün teşviklere rağmen nüfus azalmasının önüne bir türlü geçilememektedir.

Alkolizmde dünya lideri… Bu ülkede alkolden kaynaklandığı sanılan sağlık sorunlarından her yıl yaklaşık yarım milyon kişi ölüyor, kaçak votkadan  en az 40 bin kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor. Lanset’te yayınlanan bir araştırmaya göre  55 yaşın altındaki erkeklerin 1/4’inin hayatını erken yaşta kaybetmesinde alkol başlıca rolü oynuyor (Bu oran 2006’dan önce  yüzde 37’idi)

Ruslar için ormandaki vahşi ayı benzetmesi geçmişte batı dünyasında sıklıkla yapılmıştır. Atalarımızda Ruslarla yaşadıkları tecrübeler sonrası ayıdan post Moskof’dan dost olmaz lafını boşuna söylememiştir.

Batıyla arasına mesafe koymuş ve izole edilmiş  bir Türkiye'nin ne Filistin (Kudüs) davasında etkili olabilme şansı, ne de Ruslarla karşılıklı sınırlara saygılı kazan-kazan ilişkisi sürdürebilmesi söz konusu değildir. Ayıyla baş başa kalmak çok akıl karı değil.

Ekonomik gücü devasa doğal kaynaklarına dayanan Rusya'nın ticari ilişkilerimizin  büyük bölümüne oluşturan AB ve ABD’nin yanında  ekonomisi cüce konumundadır. 2014’de Ukrayna ve Gürcistan’la yaşadığı işgal ve silahlı çatışmalar sonrası petrole dayalı ekonomisi uygulanan yaptırımlar sonucu büyük yara almış, para birimi %50 değer kaybetmiş, faiz oranları zıplamış ve piyasaları darmadağın olmuştu. 

Tamam batıyla ilişkilerimiz güllük, gülistanlık sayılmayabilir ve birçok konuda haklı itirazlarımız var.

Fakat yolsuzluklar batağında, alkolik ekonomisi kırılgan bir ülke, üstelik yeni Rusya maskesine rağmen kafa Sovyet kafası ve   rotası demokrasi, hukuk ve özgürlüklerin yakınından geçmiyor...

Bizim böyle bir ülkeden alınacak ve öğrenecek neyimiz olabilir?

Allah muhafaza bunlar bizi votkaya alıştırır, dibe çeker. Gelin Antalya’da tatilinizi yapın, sonra sen sağ ben selamet memleketinize dönün.

Rusya olmadı Çin verelim mi? Onu da sonraki yazıma bırakayım....

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?